Evimizin bölümlerini, eşyalarını ve mahalledeki hizmetleri tanıyarak günlük ihtiyaçlarımızı İspanyolca basit cümlelerle anlatabiliriz.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Ev bölümleri ve koridor
Ev bölümlerini tanımak için la casa (la kasa, ev), el pasillo (el pasiyo, koridor), el baño (el ban-yo, banyo), la habitación (la abitasyon, oda) ve la escalera (la eskalera, merdiven) kelimelerini kullanırız. Koridordaki askılık için el perchero (el perçero) denir. İspanyolcada isimlerin önünde çoğu zaman el veya la bulunur; bu nedenle kelimeyi artikeliyle öğrenmek yararlıdır.
Bir yerde bir şeyin bulunduğunu söylemek için hay kullanılır. Belirli bir eşyanın yerini anlatırken está veya birden fazla eşya için están kullanılır. Örneğin En el pasillo hay una escalera. cümlesi “Koridorda bir merdiven var.” demektir. El baño está al lado de la escalera. cümlesi ise “Banyo merdivenin yanındadır.” anlamına gelir.
Örnek
En el pasillo hay un perchero y una escalera. El baño está al lado del pasillo. — Koridorda bir askılık ve bir merdiven var. Banyo koridorun yanındadır. ¿Dónde está el baño? — Banyo nerede? Está al lado de la escalera. — Merdivenin yanında.
Oturma odası ve eşyalar
Oturma odası için İspanyolcada el salón ya da la sala de estar denebilir. Temel eşyalar arasında el sofá (el sofa, kanepe), la mesa (la mesa, masa), la silla (la siya, sandalye), la lámpara (la lampara, lamba), la televisión (la televizyon, televizyon) ve la ventana (la bentana, pencere) vardır. El sillón (el siyon) tek kişilik koltuk, la estantería (la estanteriya) ise kitaplıktır.
Eşyaların yerini söylemek için en (içinde, üzerinde), encima de (üstünde), debajo de (altında), delante de (önünde) ve al lado de (yanında) kalıplarını kullanırız. Örneğin La lámpara está encima de la mesa. “Lamba masanın üzerindedir.” demektir. Bir eşyanın özelliğini belirtmek için grande (büyük), pequeño (küçük), cómodo (rahat) ve nuevo (yeni) gibi sıfatlar kullanılabilir.
Örnek
En el salón hay un sofá, dos sillas y una televisión. La mesa está delante del sofá y la lámpara está encima de la mesa. — Oturma odasında bir kanepe, iki sandalye ve bir televizyon var. Masa kanepenin önünde, lamba da masanın üzerindedir.
Mutfak ve mutfak eşyaları
Mutfak için la cocina (la kosina) kelimesini kullanırız. Sık karşılaşılan eşyalar la nevera (la nebera, buzdolabı), el horno (el orno, fırın), el microondas (el mikroondas, mikrodalga fırın), el fregadero (el fregadero, evye), el plato (el plato, tabak), el vaso (el baso, bardak) ve la taza (la tasa, fincan) kelimeleridir. La cuchara kaşık, el tenedor çatal, el cuchillo bıçak demektir.
Mutfak eşyalarını tanıtırken sayı ve miktar ifadeleri kullanabiliriz: un ve una “bir”, dos “iki”, muchos “çok sayıda” ve pocos “az sayıda” anlamına gelir. Hay dos vasos en la mesa. cümlesinde “Masada iki bardak var.” denir. Bir şeyi istemek için kibarca Quiero... veya Necesito... kullanılabilir; örneğin Necesito una cuchara, por favor. “Bir kaşığa ihtiyacım var, lütfen.” demektir.
Örnek
—¿Dónde está el cuchillo? —Está al lado del plato. —¿Hay vasos limpios? —Sí, hay tres vasos en el armario. —Bıçak nerede? —Tabağın yanında. —Temiz bardak var mı? —Evet, dolapta üç bardak var.
Mahalledeki temel hizmetler
Mahalledeki önemli yerler arasında la biblioteca (la biblioteka, kütüphane), la oficina de correos (la ofisina de korreos, postane) ve la farmacia (la farmasya, eczane) bulunur. Ayrıca el centro de salud sağlık merkezi, la escuela okul ve el parque park anlamına gelir. Bu yerleri tanıtırken En mi barrio hay... kalıbı kullanılır. Bu kalıp “Benim mahallemde ... var.” demektir.
Bir yeri sormak için ¿Dónde está...? veya ¿Hay una farmacia cerca? denebilir. Cevap verirken Está cerca (yakında), está lejos (uzakta), está enfrente de (karşısında) ve está al lado de (yanında) kalıpları kullanılabilir. La biblioteca está enfrente de la oficina de correos. cümlesinde “Kütüphane postanenin karşısındadır.” denir.
Bir hizmeti kullanırken kısa ve nazik bir diyalog kurabiliriz. Örneğin postanede pul sormak için ¿Tiene sellos? denebilir. Eczanede basit bir ihtiyaç için Necesito una medicina. denebilir; ancak ciddi sağlık sorunlarında bir yetişkinden veya sağlık çalışanından yardım istemek gerekir.
Örnek
—Perdón, ¿dónde está la farmacia? —Está al lado de la biblioteca. —¿Está lejos? —No, está muy cerca. —Affedersiniz, eczane nerede? —Kütüphanenin yanında. —Uzak mı? —Hayır, çok yakın.
Alışveriş ve mahalle hizmetleri
Günlük yaşamda el supermercado (el supermerkado, süpermarket), la peluquería (la pelukeriya, kuaför) ve la lavandería (la labanderiya, çamaşırhane) sık kullanılan mahalle hizmetleridir. La tienda küçük dükkân, la panadería fırın ve el banco banka demektir. Bir mahallede bu yerlerin bulunup bulunmadığını sormak için ¿Hay un supermercado? denir.
Bir sorun olduğunda kısa bir açıklama yapmak gerekir. Örneğin çamaşırhanede makine çalışmıyorsa La máquina no funciona. (“Makine çalışmıyor.”) denebilir. Bir dükkânda aradığımız ürün yoksa No hay agua. (“Su yok.”) ya da No hay pan. (“Ekmek yok.”) diyebiliriz. Necesito ayuda, por favor. kalıbı “Yardıma ihtiyacım var, lütfen.” anlamında nazik ve kullanışlıdır.
Adres veya yön tarifinde kısa cümleler yeterlidir. El supermercado está cerca de mi casa. “Süpermarket evimin yakınında.” demektir. La peluquería está entre el banco y la lavandería. cümlesi “Kuaför banka ile çamaşırhanenin arasındadır.” anlamına gelir. Bu tür yer adlarından önce çoğunlukla el veya la artikeli bulunur.
Örnek
—Hola, ¿hay una lavandería cerca? —Sí, está entre el supermercado y la peluquería. —La máquina no funciona. Necesito ayuda, por favor. —Ahora viene un empleado. —Merhaba, yakında bir çamaşırhane var mı? —Evet, süpermarket ile kuaförün arasında. —Makine çalışmıyor. Yardıma ihtiyacım var, lütfen. —Bir görevli şimdi geliyor.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Hay ve está her zaman aynı kullanılır. Doğrusu: Hay bir yerde bir şeyin bulunduğunu genel olarak söyler: En la cocina hay una mesa. Belirli bir eşyanın yerini söylerken está kullanılır: La mesa está en la cocina.
- Yanlış: İspanyolcada “banyo” kelimesi baño diye artikelsiz öğrenilmelidir. Doğrusu: İsimleri artikeliyle öğrenmek daha doğrudur: el baño. İspanyolcada isimlerin cinsiyeti ve tekil-çoğul biçimi artikelle birlikte daha kolay fark edilir.
- Yanlış: En yalnızca “içinde” anlamına gelir; eşyanın üzerinde kullanılamaz. Doğrusu: En hem “içinde” hem de bağlama göre “üzerinde” anlamı verebilir: El libro está en la mesa. “Kitap masanın üzerinde.” demektir. Daha açık söylemek için encima de la mesa de kullanılabilir.
- Yanlış: Türkçedeki “eczane” sözcüğüne benzediği için İspanyolca sözcük farmacia değil, “eczane”ye benzer başka bir kelimedir. Doğrusu: Doğru kelime la farmaciadir. Telaffuzu Latin Amerika'nın birçok bölgesinde yaklaşık olarak “la farmasya”, İspanya'nın büyük bölümünde ise “la farmathya” şeklindedir.
Bir adım ileri
Bir üst sınıfta bu kelimeler yalnızca tek tek isimler olarak değil, daha uzun adres ve yön tarifleri içinde kullanılabilir. Öğrenciler primero, después ve al final gibi sıralama ifadeleriyle bir yere nasıl gidileceğini anlatmaya başlayabilir. Ayrıca evdeki günlük işleri limpiar (temizlemek), cocinar (yemek yapmak) ve lavar (yıkamak) fiilleriyle açıklayabilirler. Böylece “Nerede?” sorusundan “Ne yapıyorum ve hangi sırayla yapıyorum?” anlatımına geçilir.
Özet
Ev bölümlerini ve eşyaları adlandırırken isimleri artikelleriyle öğrenmek, yer bildirmek için hay, está ve están yapılarını doğru kullanmak gerekir. Mahalle hizmetlerini sormak ve tanıtmak için ¿Dónde está...?, ¿Hay...? ve En mi barrio hay... kalıpları yeterlidir. Bu kelimelerle basit adres tarifleri verebilir, alışveriş yapabilir ve günlük bir sorunu nazikçe açıklayabiliriz.