B2 düzeyinde bir girişimci röportajını ve kısa yatırım sunumunu dinleyip okuyarak sorunu, çözümü, pazarı ve yatırım isteğini ayırt edebilirsin.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Röportaj ile sunumu ayırt etmek
B2 can-do hedefi şudur: Açık ve standart dilde yapılmış bir girişimci röportajının ana noktalarını anlayabilirsin. Röportajda soru-cevap vardır; amaç kişiyi, fikri ve başlangıç öyküsünü tanıtmaktır. Dinlerken üç sözcüğü işaretle: problem (problem), idea (aydiya), customer (kastımır). Bu üçü neredeyse her metinde geçer ve metni taşır.
Yatırım sunumu ise dinleyiciyi kısa sürede ikna etmeye çalışır. Konuşmacı tek başına ilerler; soru sonra gelir. Dünyada bu konu sıkça gerçek kısa videolarla öğretilir: önce sessiz izleme, sonra not alarak dinleme. Günlük hayatta bir uygulamanın tanıtım filmini izlediğinde aslında basitleştirilmiş bir sunum dinlemiş olursun. Kısa dikkat çekme geleneği, iş dünyasında birkaç dakikalık net konuşmalara dönüşmüştür.
Örnek
Kalıp: I started this because... (ay startıd dis bikoz) Türkçesi: Bunu ... olduğu için başlattım. Diyalog: What is your product? (vat iz yor prodakt) It is a simple app for students. (it iz ı simpl ep for studentz) Türkçesi: Ürününüz nedir? / Öğrenciler için basit bir uygulama. Telaffuz ipucu: app = ep; because = bikoz.
Yatırım sunumunun iskeletini dinlemek
Kısa bir sunumda sıra genelde sabittir: dikkat çekme, sorun, çözüm, kim kullanacak, ne isteniyor. B2 dinleyicisi bu basamakları ayırt edebilir. Tahtada çizilen iş planı, kulağın kaçırdığı sözcüğü gözle tamamlamanı sağlar. First (först), then (den), finally (faynıli) gibi sıra sözcükleri bölümleri bağlar.
Sınıf ortamında fiziksel sunum yavaş ve tekrara açıktır; bu da B2 için iyidir. Konuşmacı tahtaya problem ve solution (soluşın) yazınca sen de aynı kelimeleri metinde ararsın. Sık kalıp: We want to solve... (vi vant tu solv). İstek kısmında abartılı rakam bekleme; B2 metinlerinde istek genelde net ve kısadır: zaman, tavsiye veya başlangıç desteği.
Örnek
Örnek sunum parçası: Many students waste time on homework. Our tool helps them plan better. We need support to test it in two schools. (meni studentz veyst taym on houmvörk. avır tul helps dem plen betır. vi nid sıport tu test it in tu skuls) Türkçesi: Birçok öğrenci ödevde zaman yitiriyor. Aracımız daha iyi planlamalarına yardım eder. Bunu iki okulda denemek için desteğe ihtiyacımız var. Kalıp: We need support to... (vi nid sıport tu).
Pazar ve rakip dilini okumak-dinlemek
Pazar araştırması dinlerken B2 düzeyinde karşılaştırmalar yeter: more than (mor dan), less expensive (les ekspensiv), the same as (dı seym ez). Rakip analizi, senin fikrinin neden farklı olduğunu söyler. Flip-chart gibi görsel, sayıyı kulağa bağlamana yardım eder. Can-do: Kısa bir sunumda hedef kitleyi ve temel farkı anlayabilirsin.
Dünyada öğretmenler öğrencilere önce tabloyu okutur, sonra konuşmayı dinletir. Böylece target market (targıt market) ve competitor (kımpetitır) sözcükleri somutlaşır. Günlük hayatta bir ürünü arkadaşınla karşılaştırırken de aynı dil vardır. Yüzde uydurma; metinde sayı yoksa sen de sayı ekleme. Önemli olan, konuşmacının kimi müşteri saydığıdır.
Örnek
Örnek: Our main competitors are slower and more expensive. We focus on high school students. (avır meyn kımpetitırz ar slovır end mor ekspensiv. vi fokıs on hay skul studentz) Türkçesi: Başlıca rakiplerimiz daha yavaş ve daha pahalı. Biz lise öğrencilerine odaklanıyoruz. Telaffuz: focus = fokıs; competitor = kımpetitır. Kalıp: We focus on...
Çevrimiçi yatırımcı toplantısını takip etmek
Çevrimiçi toplantıda ses kesilebilir, slayt öne çıkar. B2 can-do: Net konuşulan kısa bir çevrimiçi sunumda ana isteği ve gerekçeyi anlayabilirsin. Yatırımcı soruları genelde kısadır: How does it work? (hav daz it vörk), Who will pay? (hu vil pey). Cevap da kısa olmalıdır. Investor (investır) her zaman banka demek değildir; fikir dinleyen kişi de olabilir.
Bu biçim, evden izlenen gerçek toplantı kayıtlarıyla öğretilir. Sen slayttaki başlığı duyduğun cümleyle eşleştirirsin. Günlük hayatta çevrimiçi sınıf sunumu da aynı dinleme yükünü taşır. Nazik red veya ek soru kalıplarını tanı: Could you explain that again? (kud yu ikspleyn det ıgen). Hız artınca panikleme; önce sorunu ve isteği yaz.
Örnek
Diyalog: How will you make money? (hav vil yu meyk mani) Users pay a small monthly fee. (yuzırz pey ı smol manthli fi) Türkçesi: Nasıl para kazanacaksınız? / Kullanıcılar küçük bir aylık ücret öder. Yatırımcı: I need more details later. (ay nid mor diteylz leytır) Türkçesi: Ayrıntıları sonra isterim. Telaffuz: fee = fi; monthly = manthli.
Sokakta bir dakikalık fikir: günlük dil
Günlük hayatta fikir her zaman sahnede anlatılmaz. Bazen bir sayfalık özet ve kısa sohbet yeter. B2 can-do: Yavaş ve açık bir sohbette iş fikrinin ne işe yaradığını anlayabilirsin. Sokak sohbeti süslü sözcük gerektirmez; This helps people... (dis helps pipıl) gibi düz cümle ister. Tek sayfa, dinleyicinin gözüyle kulağını birlikte kullanmasını sağlar.
Kısa anlatım geleneği, insanın dikkat süresinin sınırlı olmasından doğar. Okullarda önce bir dakikalık konuşma, sonra uzun sunum çalışılır. Yayayla sohbet, resmi toplantıdan daha çok günlük sözcük taşır: try (tray), save time (seyv taym), cheap (çip). Bir sonraki adım, aynı fikri daha düzenli bir sunuma çevirmektir. Metinde emin olmadığın şirket adı veya rakam uydurma.
Örnek
Sohbet: Hi, can I show you one page? (hay, ken ay şou yu van peyc) Sure. What is it? (şur. vat iz it) A plan that helps you find a cheap lunch near school. (ı plen det helps yu faynd ı çip lanç nir skul) Türkçesi: Merhaba, bir sayfa gösterebilir miyim? / Tabii. Ne o? / Okul yakınında ucuz öğle yemeği bulmana yardım eden bir plan. Telaffuz: cheap = çip; lunch = lanç.
Türkçe kaynaklı dinleme ve konuşma tuzakları
Türkçe düşünen öğrenci sıkça sözcüğü sözcüğüne çevirir. I will explain you the idea yanlış kalıptır; doğrusu I will explain the idea to you (ay vil ikspleyn di aydiya tu yu) olur. Make a company yerine B2'de start a company (start ı kampıni) veya set up a business (set ap ı biznıs) kullanılır. Invest fiildir, investment (investment) addır; ikisini karıştırmak dinlerken anlamı kaydırır.
Başka tuzak: borrow (borou) ve lend (lend). Ödünç alan kişi borrow eder, veren kişi lend eder. Yatırımcıdan destek isterken ise genelde invest kullanılır; her cümlede borrow denmez. Resmiyet abartılınca cümle B2'yi aşar ve anlaşılmaz. Çözüm: Özne-fiil-nesneyi kısa tut, sonra bir gerekçe ekle. Yanlış cümleyi doğru kalıbın yanına yazıp sesli oku; kulağın kalıbı ezberler.
Örnek
Yanlış: I need money for make business. Doğru: I need funding to start this business. (ay nid fanding tu start dis biznıs) Türkçesi: Bu işi başlatmak için kaynağa ihtiyacım var. Yanlış: Please invest me. Doğru: Please consider investing in our idea. (pliz kınsidır investing in avır aydiya) Telaffuz: funding = fanding; business = biznıs.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Yatırım sunumu yalnızca zengin kişilere satış konuşmasıdır. Doğrusu: Sunum, fikri net anlatma biçimidir. Dinleyici öğretmen, jüri veya arkadaş da olabilir; amaç her zaman nakit istemek değildir.
- Yanlış: Girişimci demek mutlaka teknoloji şirketi kuran kişi demektir. Doğrusu: Girişimci, bir soruna çözüm üretip bunu sunan kişidir. Küçük bir hizmet fikri de aynı dinleme metnine konu olabilir.
- Yanlış: Röportaj, resmi bir sorgu gibi sert ve uzun sorulardan oluşur. Doğrusu: B2 röportajı genelde kısa, açık sorulardır. Amaç öyküyü ve fikri anlamaktır, kişiyi köşeye sıkıştırmak değil.
- Yanlış: Profesyonel durmak için zor ve uzun sözcük kullanmak gerekir. Doğrusu: B2 metinlerinde net kısa cümle daha inandırıcıdır. Dinleyici önce sorunu ve çözümü anlamak ister.
- Yanlış: I have an idea for business her zaman yeterlidir. Doğrusu: Daha doğal B2: I have a business idea (ay hev ı biznıs aydiya). Article ve sözcük sırası anlamı taşır.
Bir adım ileri
Bir üst dil basamağında daha uzun konuşmaları, ima edilen eleştiriyi ve sayıların arkasındaki gerekçeyi ayırt etmen beklenir. Kendi sunumunu yazarken bağlaçları ve karşıt görüşü de yönetirsin. Çevrimiçi soru-cevapta hızlı ara soruları kaçırmadan not alırsın. Finans diline biraz daha yaklaşırsın ama yine abartılı uzman terimine gerek kalmaz.
Özet
Girişimci röportajı kişiyi ve öyküyü, yatırım sunumu ise sorunu, çözümü ve isteği anlatır. B2de sıra sözcükleri, karşılaştırma ve kısa kalıplarla ana fikri yakalarsın. Türkçeden birebir çeviri yerine net İngilizce kalıpları dinleyip tekrar etmek, hem anlamayı hem konuşmayı düzeltir.