Okul dersleri, iş görevleri ve mesleki beceriler aynı dil ailesindendir; bunları B1 İngilizcesiyle anlatmak hem sınıfta hem gelecekteki iş hayatında kapı açar.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Dersler, konular ve okul görevleri
CEFR B1 can-do hedefine göre öğrenci kendi eğitimini basit cümlelerle anlatabilir. Okul dersi için subject (sabcıkt) yaygındır; bir ders saati ise lesson (lesın) olabilir. Sık ders adları şunlardır: Maths (mefs), Science (sayıns), History (histri), Geography (ciografi), Art (art), Music (miuzik), PE (pii ii) ve IT (ay tii). Kalıp: My favourite subject is Science because it is interesting. (May feyvırıt sabcıkt iz sayıns bikoz it iz intıresting.) En sevdiğim ders fendir çünkü ilginçtir.
Okul görevleri ilerideki iş görevlerine benzer. homework (homvörk) ev ödevi, exam (igzem) sınav, project (procekt) proje, presentation (prezenteşın) sunum demektir. Dünyada bu konu çoğu zaman haftalık timetable (taymteybl) yani ders programı üzerinden öğretilir. Öğrenci I have English on Tuesday and Thursday. (Ay hev ingliş on tuzdey end tözdey.) diyerek salı ve perşembe İngilizce olduğunu söyler.
Örnek
Somut diyalog: A: What subjects do you study? (Vat sabcikts du yu stadi?) B: I study Maths, History and IT. I am good at IT. (Ay stadi mefs, histri end ay tii. Ay em gud et ay tii.) A: Do you have an exam this week? (Du yu hev ın igzem dis viik?) B: Yes, I have a History exam on Friday. (Yes, ay hev ı histri igzem on fraydi.) Türkçesi: Hangi dersleri okuyorsun? Matematik, tarih ve bilişim okuyorum. Bilişimde iyiyim. Bu hafta sınavın var mı? Evet, cuma günü tarih sınavım var.
İş hayatında takım çalışması
İş yerinde çoğu görev tek başına bitmez. teamwork (tiimvörk) takım çalışması demektir; team kısmı tiim gibi uzar. B1 kalıbı: I like working in a team. (Ay layk vörking in ı tiim.) Takım içinde çalışmayı severim. Bir başka kalıp: We share ideas and help each other. (Vi şer aydiaz end help içı adır.) Fikirlerimizi paylaşır ve birbirimize yardım ederiz.
Okulda grup ödevi, işteki takım çalışmasına hazırlıktır. Öğrenci In our group I am responsible for the poster. (In avır grup ay em risponsıbl for dı postır.) diyebilir; grubumuzda afişten ben sorumluyum. responsible for (risponsıbl for) bir görevden sorumlu olmak demektir. Sık yanlış: I am in team demek; doğrusu I am in a team veya I work in a team şeklindedir.
Örnek
Kısa diyalog: A: Do you like teamwork? (Du yu layk tiimvörk?) B: Yes, I do. We can finish the work faster. (Yes, ay du. Vi ken finiç dı vörk fastır.) A: What is your task in the team? (Vat iz yor task in dı tiim?) B: I find information and my friend writes the text. (Ay faynd infımeyşın end may frend rayts dı tekst.) Türkçesi: Takım çalışmasını sever misin? Evet. İşi daha çabuk bitirebiliriz. Takımdaki görevin nedir? Ben bilgi buluyorum, arkadaşım metni yazıyor.
İş yerinde iş birliği
Cooperation (kou-opı-reyşın) iş birliği demektir; fiil hali cooperate (kouopıreyt) şeklindedir. B1 düzeyinde daha sık kullanılan ifade work together (vörk tugeğır) yani birlikte çalışmaktır. Kalıp: We need to cooperate to finish this job. (Vi niid tu kouopıreyt tu finiç dis cob.) Bu işi bitirmek için iş birliği yapmamız gerekiyor. help each other (help içı adır) birbirine yardım etmek anlamındadır.
İş birliği takım çalışmasına yakındır ama vurgu paylaşım ve destektedir. Bir ofiste Can you help me with this report? (Ken yu help mii viz dis ripört?) Bu rapor konusunda bana yardım eder misin? demek kibar ve B1 için yeterlidir. Günlük hayatta spor takımı, kermes ve sınıf projesi de iş birliği ister. Dünyada bu konu sıkça rol oynama ile öğretilir; öğrenciler çalışan ve müşteri rolüne girerek yardım ister.
Örnek
Somut olay: İki stajyer bir görevi paylaşır. A: This task is difficult. Can we work together? (Dis task iz difikılt. Ken vi vörk tugeğır?) B: Of course. I can call the customer and you can write the notes. (Ov kors. Ay ken kol dı kastımır end yu ken rayt dı nots.) Türkçesi: Bu görev zor. Birlikte çalışabilir miyiz? Tabii. Ben müşteriyi ararım, sen notları yazarsın.
İş ortamında yaratıcı düşünme
Creative thinking (krieytiv thinking) yaratıcı düşünme demektir. creative (krieytiv) sıfatı yeni ve farklı fikir üreten kişi veya iş için kullanılır. B1 kalıpları: I have a new idea. (Ay hev ı niu aydie.) Yeni bir fikrim var. We need to think of a better way. (Vi niid tu think ov ı betır vey.) Daha iyi bir yol düşünmemiz gerekiyor. Problem çözmek için solve a problem (solv ı problem) denir.
Okulda resim, müzik ve proje dersleri yaratıcı düşünmeyi besler. İş yerinde müşteri sorunu, yeni ürün veya sınıf etkinliği için yeni fikir gerekir. Örnek: Let’s make a poster with bright colours to get more attention. (Lets meyk ı postır viz brayt kalırz tu get mor ıtenşın.) Daha çok dikkat çekmek için parlak renkli bir afiş yapalım. Türkçe konuşanlar bazen I am creative person der; doğrusu I am a creative person (Ay em ı krieytiv pörsın) şeklinde a gelir.
Örnek
Kısa diyalog: A: We have a problem. Nobody reads our school magazine. (Vi hev ı problem. Noubadi riidz avır skuul megızin.) B: I have an idea. We can add photos and short stories. (Ay hev ın aydie. Vi ken ed fotouz end şört storiz.) A: That is a creative idea! (Det iz ı krieytiv aydie!) Türkçesi: Bir sorunumuz var. Kimse okul dergimizi okumuyor. Bir fikrim var. Fotoğraf ve kısa hikâye ekleyebiliriz. Bu yaratıcı bir fikir!
Proje planlama ve iş görevleri
Bir project (procekt) belirli bir süre içinde biten iştir. Planlamak için plan (plen) fiili kullanılır: We plan our project before we start. (Vi plen avır procekt bifor vi start.) Başlamadan önce projemizi planlarız. Önemli kelimeler: task (task) görev, deadline (dedlayn) son teslim tarihi, meeting (miiting) toplantı. Kalıp: The deadline is next Monday. (Dı dedlayn iz nekst mandey.) Son teslim tarihi gelecek pazartesidir.
İş görevlerini anlatırken I am responsible for... (Ay em risponsıbl for) kalıbı B1 için çok işe yarar. I send emails and answer the phone. (Ay send iimeylz end ansır dı foun.) E-posta gönderir ve telefona bakarım. Günlük hayatta okul gezisi veya bilim fuarı da mini bir projedir. Öğrenci adımları sırayla söyler: First we make a list. Then we share the tasks. Finally we check the work. (Först vi meyk ı list. Den vi şer dı tasks. Faynıli vi çek dı vörk.) Önce liste yaparız. Sonra görevleri paylaşırız. Son olarak işi kontrol ederiz.
Örnek
Somut plan örneği: Our class project is a career day. I am responsible for the invitations. The deadline is 10 May. We have a meeting every Wednesday. (Avır klas procekt iz ı kırır dey. Ay em risponsıbl for dı inviteyşınz. Dı dedlayn iz tentı mey. Vi hev ı miiting evri venzdey.) Türkçesi: Sınıf projemiz bir meslek günü. Davetiyelerden ben sorumluyum. Son tarih 10 Mayıs. Her çarşamba toplantımız var.
İş görüşmesi ve profesyonel iletişim
Job interview (cob intıvyu) iş görüşmesi demektir. İşe başvurmak apply for a job (ıplay for ı cob) kalıbıyla söylenir. CV (sii vii) özgeçmiş, experience (ikspiriıns) deneyim, skill (skil) beceridir. Sık soru: Tell me about yourself. (Tel mii ıbaut yörself.) Bana kendinden bahset. Cevap kısa tutulur: I am a student. I am good at IT and teamwork. I want to work in an office. (Ay em ı student. Ay em gud et ay tii end tiimvörk. Ay vant tu vörk in ın ofis.)
Profesyonel iletişim kibar, net ve dinlemeye açıktır. Nice to meet you. (Nays tu miit yu.) Tanıştığımıza memnun oldum. Could you repeat that, please? (Kud yu ripiit det, pliiz?) Bunu tekrar eder misiniz lütfen? Dünyada iş görüşmesi rol oyunu neredeyse her B1 kitabında vardır çünkü gerçek bir can-do görevidir. Yaş için I am 17 years old (Ay em seventiin yırz ould), deneyim için I have two years of experience (Ay hev tu yırz ov ikspiriıns) denir.
Örnek
İş görüşmesi simülasyonu: İşveren: Why do you want this job? (Vay du yu vant dis cob?) Öğrenci: Because I like working with people and I want to learn new skills. (Bikoz ay layk vörking viz piipıl end ay vant tu lörn niu skilz.) İşveren: What are your strengths? (Vat ar yor strengts?) Öğrenci: I am organised and I can work in a team. (Ay em organayzd end ay ken vörk in ı tiim.) Türkçesi: Bu işi neden istiyorsun? Çünkü insanlarla çalışmayı seviyorum ve yeni beceriler öğrenmek istiyorum. Güçlü yönlerin neler? Düzenliyim ve takım içinde çalışabilirim.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Work ve job her cümlede aynı anlamda kullanılır. Doğrusu: Work genel çalışma ve iş yerini, job ise belirli bir mesleği veya kadroyu anlatır. I go to work at eight. ama I have a new job.
- Yanlış: Ödev ve proje için make homework veya make a project denir. Doğrusu: Doğrusu do homework ve do a project kalıplarıdır. Make daha çok yemek yapmak veya hata yapmak gibi üretim için kullanılır.
- Yanlış: Meslek ve ders alışkanlığı I am work veya I am study ile anlatılır. Doğrusu: Alışkanlık ve meslek için geniş zaman gerekir: I work in a shop. I study English. Şu an olan iş için I am studying denir.
- Yanlış: Yaş ve deneyim I have 16 years diye söylenir. Doğrusu: Yaş için I am 16 years old. Deneyim için I have two years of experience. denir. I have 16 years İngilizcede bu anlamda kullanılmaz.
- Yanlış: Lesson, class ve course her zaman birbirinin yerine geçer. Doğrusu: lesson bir ders saati, class sınıf veya ders grubu, course ise bir eğitim programı için daha uygundur. B1'de English class ve English lesson ikisi de duyulur.
Bir adım ileri
Bir üst düzeyde öğrenci iş e-postası yazar, bir iş ilanını daha ayrıntılı yorumlar ve bir mesleğin iyi ve zor yanlarını bağlaçlarla anlatır. Hayali kariyer cümleleri ve daha zengin beceri sözcükleri devreye girer. Resmi işle günlük sohbet dili ayrımı netleşir. Staj raporu, basit tartışma yazısı ve daha uzun iş görüşmesi diyalogları beklenir.
Özet
Bu konuda ders adları, okul görevleri, takım çalışması, iş birliği, yaratıcı düşünme, proje planlama ve iş görüşmesi sözcüklerini B1 düzeyinde işledik. Her İngilizce kalıp okul ve iş durumlarına bağlandı, telaffuz Türkçe harflerle verildi. Bundan sonra kendi derslerinizi, görevlerinizi ve hayalinizdeki işi kısa diyaloglarla anlatabilirsiniz.