QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Günlük konuşma: Tercih, hedef ve sorumluluk konuşma

Yabancı Diller · İngilizce B1 · Eğitim ve İş Yaşamı
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Eğitim ve iş yaşamında tercih, hedef ve sorumluluk cümleleri; B1 öğrencisinin kendini net, nazik ve güvenilir biçimde anlatmasını sağlar.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Tercih, hedef ve sorumluluk: günlük dilin üç ayağı

Bu sahnedeki profesyoneller sence kariyer hedeflerini mi yoksa günlük sorumluluklarını mı konuşuyor?

Okul koridorunda, staj ofisinde ve aile sofrasında insanlar sürekli seçer, planlar ve görev alır. B1 öğrencisi şunu yapabilir: nedenini kısaca söyleyerek tercihini belirtmek, yakın gelecek için hedef kurmak ve günlük sorumluluğunu anlatmak. CEFR bu düzeyi planlar, umutlar ve kişisel görüşler hakkında konuşabilme ile tanımlar. Yani amaç cümle ezberi değil, gerçek hayatta işe yarayan konuşmadır.

Dünyada yabancı dil derslerinde bu üç başlık genelde eğitim ve iş ünitesinde birleştirilir; öğrenci rol kartıyla kısa bir toplantıya girer. Konunun günlük hayattaki yeri somuttur: I prefer group work (ay prıFER grup vörk) diyen öğrenci proje ekibini etkiler. My goal is to pass the exam (may gol iz tu pas di igzem) diyen kişi takvime bağlanır. I'm responsible for the poster (aym risPONSıbıl for dı postır) diyen kişi güven verir.

Sık görülen yanlış anlama, bu konuşmaların yalnızca iş görüşmesine ait sanılmasıdır. Oysa spor kulübü kaptanı da, kütüphane nöbetçisi de aynı kalıpları kullanır. Konuşma odaklı iş İngilizcesi, yazışma ağırlıklı eski derslerin yerini almıştır; B1'de hâlâ amaç resmi rapor değil, yüz yüze netliktir. Dışarıda yürüyen meslektaşlar bile mola sırasında What do you want to do next year? (vot du yu vant tu du nekst yır?) diye sorar.

Örnek

A: What do you want to do after school? (vot du yu vant tu du aftır skul?) Okuldan sonra ne yapmak istiyorsun? B: I want to study tourism. My goal is to work in a hotel. (ay vant tu stadı turizm. may gol iz tu vörk in ı houtel.) Turizm okumak istiyorum. Hedefim bir otelde çalışmak. A: I'd rather work with people than sit at a desk all day. (ayd RA:dır vörk vid piipıl den sit et ı desk ool dey.) Bütün gün masada oturmaktansa insanlarla çalışmayı tercih ederim.

Tercihleri nazikçe söylemek

Toplantı odasındaki kişiler hangi çalışma biçimini tercih ediyor olabilir?

Tercih cümlesi, isteğini kapıyı çarpmadan söylemenin yoludur. B1'de üç kalıp yeter: I prefer X to Y (ay prıFER eks tu vay), I'd rather artı yalın fiil (ayd RA:dır), I like X more than Y (ay layk eks mor den vay). Prefer fiilinden sonra isim veya -ing gelir: I prefer teamwork to working alone (ay prıFER tiimvörk tu vörking ıloun) Takım çalışmasını yalnız çalışmaya tercih ederim. Would rather sonrası to almaz: I'd rather start early (ayd RA:dır start örli) Erken başlamayı tercih ederim.

Toplantıda neden eklemek B1 için doğaldır: because (bikoz) veya so (sou). Örnek: I prefer morning meetings because I feel more awake (ay prıFER morning miitings bikoz ay fiil mor ıveyk) Sabah toplantılarını tercih ederim çünkü daha uyanık hissederim. Türkçedeki daha çok seviyorumu her yerde I love (ay lav) ile çevirmek iş konuşmasında abartılı durur; I prefer veya I'd rather daha uygundur.

Dünyada bu kalıplar sıkça menü, ders seçimi ve mesai saati diyaloglarıyla öğretilir. Öğrenci önce iki seçenek görür, sonra nedenini bir cümlede ekler. Sık tuzak, prefer ile than (den) kullanmaktır; doğrusu to (tu) veya rather than (ra:dır den) yapısıdır. Kısa diyalog, uzun paragraftan daha çok işe yarar çünkü tercih konuşması çoğu zaman otuz saniye sürer.

Örnek

A: Do you want to meet online or in the office? (du yu vant tu miit onlayn or in di ofis?) Çevrimiçi mi yoksa ofiste mi görüşmek istersin? B: I'd rather meet in the office. I prefer face-to-face talks to video calls. (ayd RA:dır miit in di ofis. ay prıFER feys-tu-feys tok tu vidyo kolz.) Ofiste görüşmeyi tercih ederim. Yüz yüze konuşmayı görüntülü aramalara tercih ederim. A: OK. I like that more than a long chat on the phone. (okey. ay layk det mor den ı long çet on dı foun.) Tamam. Bunu uzun bir telefon sohbetinden daha çok beğeniyorum.

Hedef ve planları anlatmak

Bu ofistekiler bu yıl için hangi iş hedeflerinden söz ediyor olabilir?

Hedef, yapılabilir ve zamana bağlı bir plandır; hayalden farkı budur. B1'de sık kalıplar şunlardır: I want to (ay vant tu), I'm going to (aym going tu), I'm planning to (aym planning tu), I hope to (ay houp tu), My goal is to (may gol iz tu). Hepsinin ardından yalın fiil gelir: My goal is to finish the project this month (may gol iz tu finish dı procekt dis manth) Hedefim projeyi bu ay bitirmek. Yakın ve kararlı plan için going to doğal durur.

Ofiste hedef konuşması sıkça haftalık planla birleşir. This year I want to learn better English for my job (dis yır ay vant tu lörn betır ingliş for may cob) Bu yıl işim için daha iyi İngilizce öğrenmek istiyorum. I'm going to take an evening course (aym going tu teyk en iivning kors) Akşam kursuna gideceğim. Will (vil) ani karar ve tahmin içindir; önceden düşünülmüş hedefte going to veya planning to daha nettir.

Dünyada bu konu zaman çizelgesi, poster hedefi ve kısa sunumla öğretilir. Öğrenci üç cümle kurar: şimdi ne olduğu, hedefi ve ilk adımı. Sık yanlış anlama, her gelecek cümlesini will ile kurmaktır. I will be a doctor (ay vil bi ı doktır) mümkün olsa da, somut plan I'm going to study medicine (aym going tu stadı medisin) Tıp okuyacağım daha B1'e yakındır.

Örnek

A: What is your goal this term? (vot iz yor gol dis törm?) Bu dönem hedefin nedir? B: I want to get a part-time job. I'm planning to work in a bookshop on Saturdays. (ay vant tu get ı part-taym cob. aym planning tu vörk in ı bukşop on setırdeyz.) Yarı zamanlı iş bulmak istiyorum. Cumartesileri bir kitapçıda çalışmayı planlıyorum. A: That's a clear plan. I hope to do the same next year. (dets ı kliır plen. ay houp tu du dı seym nekst yır.) Bu net bir plan. Umuyorum gelecek yıl ben de aynısını yaparım.

Sorumlulukları net söylemek

Öğrenciler bu ofiste hangi iş sorumluluklarını tartışıyor olabilir?

Sorumluluk cümlesi, kimin hangi işi üstlendiğini netleştirir. B1 kalıpları: I'm responsible for (aym risPONSıbıl for) artı isim veya -ing, I have to (ay hev tu) artı yalın fiil, It's my job to (its may cob tu), I take care of (ay teyk keır ov). Örnek: I'm responsible for the emails (aym risPONSıbıl for dı iimeylz) E-postalardan ben sorumluyum. I have to call the customers every morning (ay hev tu kol dı kastımırz evri morning) Her sabah müşterileri aramak zorundayım.

Have to dış kural ve görev içindir; should (şud) tavsiyedir, must (mast) ise çok güçlü ve kişisel zorunluluk hissi taşır. İş yerinde çoğu günlük görev için have to yeter: We have to finish this before Friday (vi hev tu finish dis bifor fraydey) Bunu cuma gününden önce bitirmek zorundayız. You should check the numbers (yu şud çek dı nambırz) Sayıları kontrol etsen iyi olur. Türkçedeki mecburum her seferinde must olmaz.

Sorumluluk konuşması dünya genelinde görev kartı ve mini rol oynama ile öğretilir. Öğrenci önce işini bir cümlede söyler, sonra kime rapor verdiğini ekler. Sık tuzak, responsible of demektir; doğru edat for (for) dir. Bir başka tuzak, I am agree gibi kalıpları görev cümlesine karıştırmaktır; kabul için I agree (ay ıGRİİ) yeter.

Örnek

A: Who is responsible for the presentation? (hu iz risPONSıbıl for dı prezenteyşın?) Sunumdan kim sorumlu? B: I am. I have to prepare the slides. Leyla takes care of the numbers. (ay em. ay hev tu priper dı slaydz. leyla teyks keır ov dı nambırz.) Benim. Slaytları hazırlamak zorundayım. Leyla sayılarla ilgileniyor. A: Good. We should meet at four to check everything. (gud. vi şud miit et for tu çek evriting.) Güzel. Her şeyi kontrol etmek için saat dörtte buluşsak iyi olur.

İş yerinde üç konuyu bir arada konuşmak

Profesyoneller bu toplantıda proje hakkında hangi tercih, hedef ve sorumlulukları konuşuyor olabilir?

Gerçek konuşmada tercih, hedef ve sorumluluk ayrı ayrı durmaz; aynı üç dakikada yan yana gelir. B1 öğrencisi şunu yapabilir: kısa bir toplantıda neyi tercih ettiğini, neyi bitirmek istediğini ve kimin hangi işi aldığını sırayla söylemek. Kalıplar değişmez, sıra değişir. Önce tercih, sonra görev, en sonda tarihli hedef konuşmak dinleyiciye kolay gelir.

Proje planı sahnesi dünya derslerinde klasik bir rol oynama ortamıdır çünkü üç dil işlevi birden ister. Öğrenci uzun cümle kurmak zorunda değildir. I'd rather do the design. I'm responsible for the photos. My goal is to finish them by Thursday. (ayd RA:dır du dı dizayn. aym risPONSıbıl for dı foutouz. may gol iz tu finish dem bay törzdey) Tasarımı yapmayı tercih ederim. Fotoğraflardan ben sorumluyum. Hedefim onları perşembe gününe kadar bitirmek. Bu üç cümle bir iş bölümü için yeter.

Nezaket B1'de abartılı resmiyet demek değildir. Please (pliiz), I think (ay think) ve Is that OK? (iz det okey?) toplantıyı yumuşatır. Karşı çıkarken kapıyı kapatmayan yol: I'd rather not do that because I have another job (ayd RA:dır not du det bikoz ay hev ınağır cob) Başka bir işim olduğu için onu yapmamayı tercih ederim. Böylece hem tercih hem gerekçe hem de dolaylı sorumluluk aynı anda durur.

Örnek

A: We need a plan for the school project. Who wants to do what? (vi niid ı plen for dı skul procekt. hu vants tu du vot?) Okul projesi için bir plana ihtiyacımız var. Kim ne yapmak istiyor? B: I'd rather write the text. I prefer writing to speaking in front of the class. (ayd RA:dır rayt dı tekst. ay prıFER rayting tu spiiking in frant ov dı klas.) Metni yazmayı tercih ederim. Sınıf önünde konuşmaktansa yazmayı tercih ederim. C: Then I'm responsible for the poster. My goal is to finish it before Monday. We have to practise on Tuesday. (den aym risPONSıbıl for dı postır. may gol iz tu finish it bifor mandey. vi hev tu prektis on tuzdey.) O zaman posterdan ben sorumluyum. Hedefim onu pazartesiden önce bitirmek. Salı günü prova yapmak zorundayız. A: I like this plan. Is that OK for everyone? (ay layk dis plen. iz det okey for evriyan?) Bu planı beğeniyorum. Herkes için uygun mu?

Türkçe kaynaklı hatalar ve telaffuz ipuçları

Türkçe düşünen öğrenci İngilizce kalıbı kelime kelime çevirince hata büyür. I'd rather to stay yanlıştır çünkü rather sonrası to almaz; doğrusu I'd rather stay (ayd RA:dır stey) dir. I prefer coffee than tea yanlıştır; doğrusu I prefer coffee to tea (ay prıFER kofi tu tii) dir. I am responsible of the files yanlıştır; doğru edat for dur: I am responsible for the files (ay em risPONSıbıl for dı faylz).

Bir başka sık hata, her zorunluluğu must ile kurmaktır. Türkçedeki mecburum, iş listesinde çoğu zaman have to olur. I must to go hem to fazla hem de tını olarak serttir; I have to go (ay hev tu gou) Gitmek zorundayım yeter. Hedef cümlesinde My goal is becoming a teacher yerine My goal is to become a teacher (may gol iz tu bikam ı tiiçır) kullanılır. I am agree hiç kurulmaz; I agree (ay ıGRİİ) denir.

Telaffuzda vurgu anlamı taşır. prefer ikinci hecede: prıFER. rather: RA:dır. responsible: risPON-sı-bıl, uzun kelimede vurgu ikinci hecededir. goal: gol, career: kırıİR, duty: DUuti, meeting: Mİİting, because: bikoz. I'd rather bitişik duyulur: aydRA:dır. Ayna karşısında üç kez yavaş, üç kez normal hızda tekrar, sonra kısa diyalog en kalıcı yoldur.

Örnek

Yanlış: I'd rather to work at home. I prefer home than the office. I am responsible of the calls. I must to finish this. Doğru: I'd rather work at home. (ayd RA:dır vörk et houm) Evde çalışmayı tercih ederim. I prefer home to the office. (ay prıFER houm tu di ofis) Evi ofise tercih ederim. I am responsible for the calls. (ay em risPONSıbıl for dı kolz) Aramalardan ben sorumluyum. I have to finish this. (ay hev tu finish dis) Bunu bitirmek zorundayım.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Hedef ile hayal aynı şeydir; I want to be rich demek yeterli bir hedeftir. Doğrusu: Hedef, zamana ve ilk adıma bağlıdır. I want to save money this year. I'm going to work on Saturdays. (ay vant tu seyv mani dis yır. aym going tu vörk on setırdeyz) Bu yıl para biriktirmek istiyorum. Cumartesileri çalışacağım daha nettir.
  • Yanlış: I'd rather sonrası to gelir: I'd rather to stay. Doğrusu: Would rather sonrası yalın fiil gelir: I'd rather stay (ayd RA:dır stey). to bu kalıpta kullanılmaz.
  • Yanlış: responsible ile of kullanılır; prefer ile than kullanılır. Doğrusu: Doğrusu responsible for (risPONSıbıl for) ve prefer X to Y (prıFER eks tu vay) kalıplarıdır. than karşılaştırma more than içinde kalır.
  • Yanlış: Her gelecek ve her zorunluluk will veya must ister. Doğrusu: Kararlı plan için going to veya planning to; günlük görev için have to daha doğaldır. must çok güçlüdür, will ise ani karar ve tahmin içindir.
  • Yanlış: İş yerinde I want her zaman yeter; nazik biçim gerekmez. Doğrusu: İstek için I'd like (ayd layk) ve tercih için I'd rather toplantıda daha uygun durur. I want açık ama bazen sert tınlar.

Bir adım ileri

Bir üst dil düzeyinde öğrenci aynı fikirleri daha uzun gerekçe, karşılaştırma ve basit koşul cümleleriyle bağlar. Hayali kariyer için If I got the job, I would... gibi yapılar devreye girer; bu B1'in hemen ötesidir. Toplantı dilinde başkasının sözünü aktarma ve daha resmi rica kalıpları eklenir. Şimdilik kısa, doğru ve nedenli üç cümle yeter: tercih, görev, tarihli hedef.

Özet

B1 öğrencisi eğitim ve iş yaşamında I prefer, I'd rather, my goal is to, I'm going to, I'm responsible for ve I have to kalıplarıyla kendini anlatabilir. Tercih nazaket, hedef yön, sorumluluk güven üretir; üçü aynı kısa diyalogda yan yana durur. Türkçeden bire bir çeviri ve yanlış edatlar en sık tuzaklardır; vurguyu doğru yerde tutmak anlaşılırlığı artırır.

Örnek sorular

1. Which sentence shows a preference?
  1. I would rather study at home.
  2. I finished my homework.
  3. I am going to the library.
  4. I have a test tomorrow.
Cevabı göster
Doğru cevap: I would rather study at home.
‘Would rather’ ifadesi tercih belirtmek için kullanılır. Diğer seçenekler bilgi verir, tercih belirtmez.
2. Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir hedef belirtir?
  1. I want to become a doctor.
  2. I am reading a book.
  3. I like pizza.
  4. I went to school yesterday.
Cevabı göster
Doğru cevap: I want to become a doctor.
‘I want to become a doctor’ ifadesi bir hedefi belirtir. Diğerleri bilgi veya geçmiş zamana dair cümlelerdir.
3. Which of the following sentences expresses a responsibility?
  1. I have to finish my project by Friday.
  2. I enjoy watching movies.
  3. I visited my friend last week.
  4. I will travel next summer.
Cevabı göster
Doğru cevap: I have to finish my project by Friday.
‘Have to’ yapısı zorunluluk ve sorumluluk belirtir. Diğer cümleler sorumluluk içermez.
4. Which sentence would you use to talk about your future goal?
  1. I hope to travel the world one day.
  2. I am eating lunch now.
  3. I watched a movie yesterday.
  4. I like playing football.
Cevabı göster
Doğru cevap: I hope to travel the world one day.
‘I hope to…’ yapısı gelecekteki bir hedefi belirtir. Diğer cümleler hedef belirtmez.
5. Aşağıdaki cümlelerden hangisi sorumluluk bildirir?
  1. I must do my homework every day.
  2. I like my teacher.
  3. I went to the park.
  4. I am listening to music.
Cevabı göster
Doğru cevap: I must do my homework every day.
‘Must’ yapısı zorunluluk ve sorumluluk belirtir. Diğerleri sorumluluk içermez.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Kelime: Dersler, iş görevleri ve mesleki becerilerOkuma-dinleme: İş ilanı ve öğrenci deneyimi ›