QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Uygulama: Görev paylaşımı ve rica etme rol oyunu; genel tekrar

Yabancı Diller · İngilizce A2 · İşler ve rica etme
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Nazikçe rica etmek ve görevleri açıkça paylaşmak, A2 İngilizcesinde birlikte iş bitirmeyi kolaylaştırır.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Birlikte iş yapmak: ne yapabilirim?

Öğrenciler bu sınıfta görevleri nasıl paylaşıyor?

CEFR A2 can-do hedefi şudur: kısa ve basit cümlelerle birinden yardım isteyebilir, bir işi paylaşmayı önerebilir ve evet ya da hayır yanıtını anlayabilirsiniz. Birçok ülkede bu konu, 1970'lerden beri yaygın olan iletişimsel dil öğretimiyle işlenir; öğretmen yalnızca kural yazmaz, sizi gerçek bir görevin içine sokar. Sınıfta poster hazırlamak, meslek kartlarını sıralamak veya kısa bir sunumu bölmek, bu dilin doğal sahnesidir. Günlük hayatta da aynı sahne vardır: evde sofra kurmak, sporda malzeme taşımak, bir arkadaşınızın çantasını tutmak.

Görev paylaşırken herkesin ne yapacağını net söylemek önemlidir, yoksa iki kişi aynı işe koşar, bir iş de açıkta kalır. İngilizcede bu konuşma uzun nutukla değil, kısa kalıplarla yürür. Şunu söyleyebilirsiniz: Let's work together. (Hadi birlikte çalışalım.) Telaffuz ipucu: let's lets, work vörk, together tugezır gibi duyulur. Sonra işleri böleriz: kim çizer, kim yazar, kim resim arar; böylece hem dil hem iş biter.

Örnek

Somut olay: Üç öğrenci meslekler posteri yapacaktır. Eda: Let's make a poster about jobs. (Hadi meslekler hakkında bir poster yapalım.) Can: OK. I can draw a doctor and a cook. (Tamam. Ben bir doktor ve bir aşçı çizebilirim.) Mert: Great. I can write the names. (Harika. Ben adları yazabilirim.) Eda: I can find photos. (Ben fotoğraf bulabilirim.) Telaffuz: jobs cabz, draw dro, doctor doktır, cook kuk, write rayt, names neymz, find faynd, photos fotouz.

Rica etme kalıpları: Can you ve Could you

Öğrenciler birbirlerinden yardım isterken ne yapıyor?

A2 düzeyinde en işe yarar rica kalıpları şunlardır: Can you + fiil? ve biraz daha nazik olan Could you + fiil, please? İkisi de şimdi yardım istemek içindir; could burada geçmiş zaman anlatmaz. Cümlenin sonuna please eklemek, ricayı yumuşatır. Yanıtlar da kısadır: Sure. Of course. OK. Sorry, I can't. Telaffuz ipucu: can you kın yu, could you kud yu, please pliz, sure şur, of course ov kors, sorry sori.

Rica, emir değildir. Open the window. yalın hali kaba gelebilir; Can you open the window, please? ise sınıfta, evde ve otobüste güvenle kullanılır. Yardım isterken işi de adlandırın: Can you help me with this poster? (Bu poster konusunda bana yardım eder misin?) help me with kalıbı A2 için yeterlidir. Karşı taraf meşgulse Sorry, I can't. I'm busy. demek de bir beceridir; hayır demek her zaman kaba olmak zorunda değildir.

Örnek

Kısa diyalog: A: Can you help me, please? (Bana yardım eder misin, lütfen?) B: Sure. What can I do? (Tabii. Ne yapabilirim?) A: Could you carry these books? (Bu kitapları taşır mısın?) B: Of course. (Elbette.) Telaffuz: help help, carry keri, books buks, these diz. Olumsuz yanıt: A: Could you clean the board, please? (Tahtayı siler misin, lütfen?) B: Sorry, I can't. It's not my turn. (Üzgünüm, yapamam. Sıra bende değil.) turn törn, clean klin, board bord.

Görevleri bölmek: I'll, You can, Why don't you

Beyin fırtınasında öğrenciler görevleri nasıl paylaşıyor?

İşleri bölerken üç kalıp yeter: gönüllü olmak için I'll + fiil, başkasına iş önermek için You can + fiil ve nazikçe yönlendirmek için Why don't you + fiil? I'll burada yalnızca uzak gelecek planı değildir; şimdi işi üstlenmeyi de anlatır. How about you? ise sırayı karşıya çevirir. Telaffuz: I'll ayl, why don't you vay dont yu, how about you hav ebavt yu. Bu kalıplar dünya genelinde görev temelli derslerde sık tekrarlanır, çünkü gerçek bir işi bitirmeye yarar.

Net olmak karışıklığı keser. I'll write about teachers. (Ben öğretmenler hakkında yazarım.) You can draw a nurse. (Sen bir hemşire çizebilirsin.) Why don't you find a photo of a farmer? (Neden bir çiftçi fotoğrafı bulmuyorsun?) Meslek sözcükleri A2'de bu işin malzemesidir: teacher tiçı, nurse nörs, farmer farmır, waiter veytır, driver drayvır. Bir kişi işi kabul etmezse başka bir iş önerin; konuşma orada bitmek zorunda değildir.

Örnek

Beyin fırtınası örneği: Lina: We need a poster about jobs. I'll write the title. (Meslekler hakkında bir postere ihtiyacımız var. Ben başlığı yazarım.) Emre: You can draw a waiter and a driver. (Sen bir garson ve bir şoför çizebilirsin.) Lina: Why don't you find pictures of a farmer? (Neden bir çiftçi resmi bulmuyorsun?) Emre: OK. How about you? Can you colour the poster? (Tamam. Ya sen? Posteri boyayabilir misin?) Lina: Sure. I can colour it. (Tabii. Onu boyayabilirim.) Telaffuz: title taytıl, pictures pikçırz, colour kalır.

Rol oyunu 1: sınıf projesi

Rol oyununda öğrenciler rica etmeyi nasıl pratik ediyor?

Rol oyunu, bu konunun dünyada en sık kullanılan uygulama yoludur: siz bir işin içindesiniz, cümle ezberlemez, işi bitirmek için konuşursunuz. A2 can-do hedefi burada görünür hale gelir: bir gruba iş önerebilir, yardım isteyebilir ve kısa yanıt verebilirsiniz. Sahneyi kısa tutun; her öğrenci en az bir rica, bir teklif ve bir yanıt söylesin. Öğretmenin rolü sahneyi uzatmak değil, kalıpların gerçek bir işe bağlanmasını sağlamaktır.

Sınıf projesinde meslekler teması işe yarar, çünkü sözcükler tanıdıktır ve işler somuttur. Biri yazar, biri çizer, biri keser, biri tahtayı siler. Konuşurken göz teması ve please unutulmamalıdır. Bitince grubunuz iki dakikada işleri özetlesin: kim ne yaptı, kim kime yardım etti. Bu özet, dilin yalnızca oyun olmadığını, işin gerçekten paylaşıldığını gösterir.

Örnek

Rol oyunu metni: Selin: Let's start. Can you help me with the poster, please? (Hadi başlayalım. Poster konusunda bana yardım eder misin, lütfen?) Baran: Of course. What can I do? (Elbette. Ne yapabilirim?) Selin: Could you draw a cook and a teacher? (Bir aşçı ve bir öğretmen çizer misin?) Baran: Sure. I'll draw them. Why don't you write the names? (Tabii. Ben onları çizerim. Neden adları yazmıyorsun?) Selin: OK. I can write them. Can you give me a blue pen? (Tamam. Onları yazabilirim. Bana mavi bir kalem verir misin?) Baran: Here you are. (Buyur.) Selin: Thanks. (Teşekkürler.) Telaffuz: start start, give me giv mi, blue pen blu pen, here you are hiyu ar, thanks thenks.

Rol oyunu 2: evde ve günlük hayatta işler

Bu sahnede öğrenciler hangi işler için yardım istiyor olabilir?

Aynı kalıplar evde, serviste ve bahçede de çalışır. A2 sözcükleriyle günlük işler şunlardır: wash the dishes (bulaşıkları yıka), tidy the room (odayı topla), take out the rubbish (çöpü çıkar), open the window (pencereyi aç), close the door (kapıyı kapat), carry the bags (çantaları taşı). Telaffuz: wash voş, dishes dişiz, tidy taydi, rubbish rabiş, window vindov, door dor. Rica yine aynıdır: Can you ... please? Gönüllü olmak yine I'll ... ile olur.

Sık görülen gerçek sahne şudur: bir kişi meşguldür, öteki yardım ister, üçüncü kişi işi paylaşmayı önerir. Reddetmek de pratik edilmelidir, çünkü hayatta her rica kabul edilmez. Sorry, I can't. I'm tired. (Üzgünüm, yapamam. Yorgunum.) veya Sorry, I can't. It's late. (Üzgünüm, yapamam. Geç oldu.) nazik retlerdir. Sonra yeni bir iş önerin: I can't wash the dishes, but I can tidy the room. Bu cümle A2 sınırında kalır ve sorunu çözer.

Örnek

Ev sahnesi: Anne: Can you wash the dishes, please? (Bulaşıkları yıkar mısın, lütfen?) Ege: Sorry, I can't. I'm doing my homework. (Üzgünüm, yapamam. Ödevimi yapıyorum.) Anne: OK. Could you take out the rubbish later? (Tamam. Çöpü sonra çıkarır mısın?) Ege: Sure. I'll do it after dinner. (Tabii. Akşam yemeğinden sonra yaparım.) Kardeş: I can help too. I'll tidy the room. (Ben de yardım edebilirim. Odayı toplarım.) Anne: Thanks, both of you. (İkinize de teşekkürler.) Telaffuz: homework homvörk, later leytır, after dinner aftır dinır, both of you boz ov yu.

Türkçe kaynaklı hatalar ve genel tekrar

Türkçeden bire bir çeviri, rica cümlesini bozar. Bana yardım eder misin? karşılığı Do you help me? değildir; doğru kalıp Can you help me? veya Could you help me, please? şeklindedir. İkinci sık hata, fiilden önce to eklemektir: Can you to open the window? yanlıştır, çünkü can ve could yalın fiil ister: Can you open the window? Üçüncü hata, ricayı emre çevirmektir: You must help me çok sert durur; A2'de must rica kalıbı değildir. Dördüncü hata, nesne takısını unutmaktır: Can you give me pen? yerine Can you give me a pen? denir.

Genel tekrarda dört taşıyıcı kalıbı aklınızda tutun. Rica: Can you ..., please? / Could you ...? Kabul: Sure. / Of course. Ret: Sorry, I can't. Paylaşım: Let's ... / I'll ... / Why don't you ...? / How about you? Telaffuzu bir kez daha: can you kın yu, could you kud yu, please pliz, I'll ayl, sure şur. Sınıfta bir tur daha dönün: bir öğrenci rica etsin, öteki işi kabul veya ret etsin, üçüncü öğrenci yeni bir görev önerin. Bu tur, ünitenin uygulama hedefidir.

Örnek

Hata düzeltme: Yanlış: Do you help me the poster? Doğru: Can you help me with the poster, please? Yanlış: Can you to carry the bags? Doğru: Can you carry the bags? Yanlış: You must tidy the room now. (rica olarak) Doğru: Could you tidy the room, please? Yanlış: I will you help. Doğru: I'll help you. Mini tekrar diyaloğu: A: Let's share the work. I'll wash the dishes. (Hadi işi paylaşalım. Ben bulaşıkları yıkarım.) B: Why don't you open the window too? (Neden pencereyi de açmıyorsun?) A: Sorry, I can't. Can you do it, please? (Üzgünüm, yapamam. Sen yapar mısın, lütfen?) B: Of course. (Elbette.)

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Could you yalnızca can fiilinin geçmişidir, rica için kullanılmaz. Doğrusu: A2'de Could you ...? nazik ricadır; geçmiş anlamı cümleden ve durumdan anlaşılır.
  • Yanlış: Bir ricaya hayır demek her zaman kaba olur, o yüzden her zaman yes denmelidir. Doğrusu: Sorry, I can't. kısa ve nazik bir rettir; gerekirse başka bir iş önerebilirsiniz.
  • Yanlış: Rica cümlesinde please olmasa da cümle emir gibi durmaz. Doğrusu: Yalın emir (Open the door.) kaba gelebilir; A2'de please eklemek nazikliği belirgin biçimde artırır.
  • Yanlış: I'll yalnızca ilerideki bir planı anlatır, iş paylaşımında kullanılmaz. Doğrusu: I'll help you. ve I'll do the poster. gönüllü olmayı ve işi üstlenmeyi anlatır.
  • Yanlış: Türkçedeki yapar mısın bire bir Do you ...? ile çevrilir. Doğrusu: Rica için Can you veya Could you kullanılır; Do you help me? bu anlamda doğal değildir.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta, B1 düzeyinde riceler daha dolaylı ve uzun olur; şimdilik bunları kullanmak zorunda değilsiniz. Daha sonra Would you mind ...? gibi kalıplar ve kısa gerekçelerle ret etme çalışılır. İş yerinde e-posta ile rica etmek, bir planı uzunca müzakere etmek ve şikayeti nazikçe söylemek de sonraki basamağın işidir. Şimdi A2'de net, kısa ve nazik kalmak en doğru hedeftir.

Özet

A2'de rica Can you ve Could you ..., please? ile, iş paylaşımı Let's, I'll ve Why don't you ile yürür. Kabul Sure / Of course, ret Sorry, I can't kadardır. Rol oyunu bu kalıpları sınıf projesi ve ev işleri gibi gerçek sahnelerde bağlar.

Örnek sorular

1. Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir ricadır?
  1. Can you help me with my homework?
  2. I do my homework every day.
  3. My friend is at home.
  4. We play football on Sundays.
Cevabı göster
Doğru cevap: Can you help me with my homework?
Birisinden yardım isterken 'Can you help me with my homework?' ifadesi bir ricadır.
2. Aşağıdaki cümlelerden hangisi görev paylaşımı önerisidir?
  1. Let's clean the classroom together.
  2. I am tired today.
  3. She is reading a book.
  4. We have a test tomorrow.
Cevabı göster
Doğru cevap: Let's clean the classroom together.
'Let's clean the classroom together.' ifadesi, birlikte bir iş yapmayı önerir.
3. Aşağıdaki ifadelerden hangisi bir istekte bulunmak için kullanılır?
  1. Would you mind opening the window?
  2. I opened the window.
  3. The window is open.
  4. It is cold outside.
Cevabı göster
Doğru cevap: Would you mind opening the window?
'Would you mind opening the window?' bir ricadır.
4. Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir ricaya uygun değildir?
  1. She can sing very well.
  2. Can you close the door, please?
  3. Could you help me?
  4. Would you pass the bread?
Cevabı göster
Doğru cevap: She can sing very well.
'She can sing very well.' bir rica değil, bir yetenek belirtir.
5. Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir görev paylaşımıdır?
  1. You take out the trash, and I will wash the dishes.
  2. I like pizza.
  3. He is running fast.
  4. They are watching TV.
Cevabı göster
Doğru cevap: You take out the trash, and I will wash the dishes.
Bu cümlede iki kişi arasında görev dağılımı yapılmıştır.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Okuma-dinleme: İş yerinde kısa telefon konuşması