B1 öğrencisi evini, eşyalarını ve mahallesini bağlı cümlelerle tarif eder; kira ilanını ve kısa bir konut konuşmasını takip eder.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
B1’de konut: ne yapabilirsin?
Avrupa dil çerçevesine göre B1 öğrencisi kendi evini ve mahallesini basit, bağlı cümlelerle tarif edebilir; kira ilanındaki temel bilgiyi anlar; eşya ve konum sorularına cevap verir. Bu ‘yapabilirim’ hedefi liste ezberinden farklıdır: sözcüğü tanımak yetmez, Wo steht der Schrank? Dolap nerede duruyor? sorusuna yer ve eşya ile cevap vermek gerekir. Konut ünitesi derslerde çoğu zaman A2 sonunda başlar, B1’de ilan dili ve karşılaştırma ile derinleşir.
Günlük hayatta birçok genç Wohngemeinschaft (voon-gemaynşaft), kısaca WG, yani ev paylaşımında oturur. İlanda 2-Zimmer-Wohnung (tsvay-tsimmer-vonung) iki odalı daire demektir; mutfak ve banyo oda sayılmaz. Die Miete (miite) kira, die Nebenkosten (neeben-kosten) gider ve aidattır. Kesit resim, iç mekânı ile sokağı birlikte gösterir; B1 tam da bu iki düzlemi bir arada anlatmanı ister. DaF derslerinde konut, on yıllardır gerçek bir yaşam görevi olarak işlenir çünkü yeni gelenlerin hayatı çoğu kez ev aramakla başlar.
Örnek
Ich wohne in einer Zweizimmerwohnung im ersten Stock. Die Lage ist ruhig und der Balkon geht nach Süden. İki odalı bir dairede, birinci katta oturuyorum. Konum sakin ve balkon güneye bakıyor. Telaffuz: vonung, erşten ştok, laage, ruuhig, züüden.
Ev türleri, katlar ve odalar
Türkçede ‘ev’ hem müstakil binayı hem daireyi karşılar. Almancada das Haus (haus) bina veya müstakil ev, die Wohnung (vonung) dairedir. das Einfamilienhaus (ayn-familiyen-haus) bir ailenin evi, das Mehrfamilienhaus çok daireli apartman, das Reihenhaus (rayen-haus) sıra evidir. Ich wohne in einem Haus. Bir evde oturuyorum. Ich wohne in einer Wohnung. Bir dairede oturuyorum. İkinci cümlede einer dişil dativ artikelidir; in konumda dativ ister.
Kat adlarında zemin kat ile birinci kat karıştırılmamalıdır. das Erdgeschoss (ert-geşos) zemin kattır. Onun üstü der erste Stock veya die erste Etage (etaaje) birinci kattır; zemin kata erster Stock denmez. der Keller (keller) bodrum, das Dachgeschoss çatı katı, der Aufzug asansördür. Odalar: das Wohnzimmer (von-tsimmer) oturma odası, das Schlafzimmer (şlaaf-tsimmer) yatak odası, die Küche (kühe) mutfak, das Badezimmer banyo, der Flur hol, der Balkon, die Terrasse (terasö), die Waschküche (vaş-kühe) çamaşır odası. Die Waschmaschine steht in der Waschküche. Çamaşır makinesi çamaşır odasında duruyor.
Örnek
Unsere Wohnung hat vier Zimmer: ein Wohnzimmer, zwei Schlafzimmer und ein Arbeitszimmer. Die Küche ist klein, aber die Terrasse ist groß. Im Keller gibt es eine Waschküche. Dairemizin dört odası var: bir oturma, iki yatak ve bir çalışma odası. Mutfak küçük ama teras büyük. Bodrumda çamaşır odası var.
Mobilya, eşya ve konum fiilleri
die Möbel (mööbel) mobilya demektir ve yalnızca çoğuldur; tekil parça için das Möbelstück denir. Oturma odası listesi: das Sofa / die Couch (kauç), der Sessel (zessel) berjer, der Couchtisch sehpa, der Schrank (şrank) dolap, das Regal raf, der Fernseher televizyon, die Lampe, der Teppich (tepih) halı, die Vorhänge (for-henge) perdeler, der Tisch (tiş), der Stuhl (ştuul). Yatak odasında das Bett, der Nachttisch komodin, der Kleiderschrank giysi dolabı vardır.
Konumda üç fiil ayrılır: ayakta duranlar stehen (ştehen), yatan veya serili olanlar liegen (liigen), asılı olanlar hängen (hengen). Das Sofa steht an der Wand. Kanepe duvarın yanında duruyor. Der Teppich liegt auf dem Boden. Halı yerde. Die Lampe hängt über dem Tisch. Lamba masanın üstünde asılı. İki yönlü edatlar in, an, auf, über, vor, hinter, neben, zwischen konumda dativ alır. Varlık kalıbı Es gibt akkuzatif alır: Im Wohnzimmer gibt es ein großes Sofa und zwei Sessel. Oturma odasında büyük bir kanepe ve iki berjer var.
Örnek
A: Wo steht der Fernseher? B: Er steht auf dem Regal, neben der Lampe. Die Fernbedienung liegt auf dem Couchtisch. A: Televizyon nerede duruyor? B: Rafın üstünde, lambanın yanında. Kumanda sehpanın üstünde.
Mahalle, çevre ve konum tarifleri
Mahalle sözcükleri evi sokağa bağlar. die Nachbarschaft (naahbaar-şaft) komşuluk, die Umgebung (um-gebung) çevre, der Stadtteil semt, der Nachbar / die Nachbarin komşudur. Sık sıfatlar: ruhig (ruuhig) sakin, zentral (tsentraal) merkezi, grün yeşil, laut gürültülü, verkehrsgünstig ulaşımı elverişli. Wir wohnen in einem ruhigen Stadtteil, nicht weit vom Zentrum. Merkeze uzak olmayan sakin bir semtte oturuyoruz. nicht weit von ‘-den uzak değil’ kalıbı hem ilanda hem sözlü tarifte işe yarar.
Sokak unsurları resimde somutlaşır: die Straße (ştraase), die Straßenlaterne sokak lambası, der Fahrradständer (faaraat-ştender) bisiklet parkı, der Garten bahçe, der Spielplatz oyun alanı, die Bushaltestelle otobüs durağı, der Supermarkt, der Park, der Hinterhof arka avlu. Vor dem Haus gibt es einen Garten und einen Fahrradständer. Die Straßenlaterne steht an der Ecke. Evin önünde bahçe ve bisiklet parkı var. Sokak lambası köşede duruyor. Ev tarifi B1’de ‘okula nasıl gidilir’ cümlesiyle tamamlanır: Ich brauche zehn Minuten zu Fuß zum Supermarkt. Markete yürüyerek on dakikam gider.
Örnek
A: Wie ist die Umgebung? B: Sehr ruhig. Es gibt einen kleinen Park und einen Spielplatz. Der Supermarkt ist fünf Minuten entfernt. A: Çevre nasıl? B: Çok sakin. Küçük bir park ve oyun alanı var. Market beş dakika uzaklıkta.
Kalıplar, ilan dili ve kısa diyalog
Ev arama kalıpları B1’de ezbere değer: Ich suche eine möblierte Wohnung. Eşyalı bir daire arıyorum. Ist die Wohnung unmöbliert? Daire eşyasız mı? Die Kaltmiete beträgt 650 Euro, plus 120 Euro Nebenkosten. Net kira 650 avro, artı 120 avro gider. die Kaution (kau-tsiyon) depozito, der Vermieter / die Vermieterin ev sahibi, der Mieter kiracıdır. möbliert eşyalı, unmöbliert eşyasızdır. İlan kısaltmalarını tanımak yeter: Zi oda, Whg daire, NR sigara içilmez, KM net kira.
Betimleme üç bloktur: ev türü ve kat; odalar ve eşya; mahalle. Ich wohne in einer Dreizimmerwohnung im zweiten Stock. Im Wohnzimmer stehen ein Sofa und ein Couchtisch. Die Wohnung liegt in einer ruhigen Straße, in der Nähe von einem Park. Üç odalı dairede, ikinci katta oturuyorum. Oturma odasında kanepe ve sehpa duruyor. Daire sakin bir sokakta, bir parka yakın. Ev gezme diyaloğu: A: Guten Tag, ich habe einen Termin zur Besichtigung. B: Kommen Sie rein. Das ist das Wohnzimmer, hell und groß genug. A: Gibt es einen Balkon? B: Ja, und der Keller ist auch dabei. A: Merhaba, gezi randevum var. B: Buyurun. Burası oturma odası, aydınlık ve yeterince büyük. A: Balkon var mı? B: Evet, bodrum da dâhil.
Örnek
A: Warum gefällt dir die Wohnung? B: Weil sie hell ist und die Lage zentral, aber ruhig ist. Die Küche ist zwar klein, aber es gibt eine Terrasse. A: Daire neden hoşuna gidiyor? B: Çünkü aydınlık; konum merkezi ama sakin. Mutfak gerçi küçük ama teras var. zwar ... aber ‘gerçi ... ama’ B1 bağlacıdır.
Türkçe kaynaklı sık hatalar
Birinci tuzak ‘ev’ sözcüğüdür. Öğrenci her konuta Haus der; apartman dairesi Wohnung ister. İkinci tuzak kat sayımıdır: erster Stock zemin katın üstüdür, zemin kat değildir. Üçüncü tuzak Möbel sözcüğünün yalnızca çoğul olmasıdır; ein Möbel denmez. Dördüncü tuzak edattır: konumda in einer Wohnung, in einem Haus, im dritten Stock dativ ister. Ich wohne in eine Wohnung yanlıştır.
Beşinci tuzak fiildir. Türkçe ‘kanepe odada var’ der; Almanca Das Sofa steht im Wohnzimmer ister. Halı için liegt, tablo için hängt gerekir. Altıncı tuzak Zimmer ile Wohnung karışmasıdır: üç odalı daire Dreizimmerwohnung olur, drei Wohnungen üç daire demektir. Yedinci tuzak gemütlich (gemüütlih) ile bequem ayrımıdır: ilki iç açıcı atmosfer, ikincisi koltuk gibi somut rahatlıktır. Yanlış: Ich wohne in ein Haus in zweite Stock. Das Sofa liegt neben Fenster. Doğru: Ich wohne in einem Haus im zweiten Stock. Das Sofa steht neben dem Fenster.
Örnek
Yanlış: Meine Wohnung ist bequem und hat drei Wohnungen. Doğru: Meine Wohnung ist gemütlich und hat drei Zimmer. Dairem iç açıcı ve üç odası var.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Haus her türlü konut demektir. Doğrusu: Haus bina veya müstakil evdir; daire için Wohnung kullanılır.
- Yanlış: erster Stock zemin kattır. Doğrusu: Zemin kat Erdgeschoss, onun üstü erster Stocktur.
- Yanlış: Möbel tekil de kullanılır. Doğrusu: Möbel yalnızca çoğuldur; tek parça Möbelstück olur.
- Yanlış: Eşyalar için hep liegen veya ist yeter. Doğrusu: Ayaktakiler stehen, yatanlar liegen, asılılar hängen alır.
- Yanlış: in eine Wohnung doğru konum cümlesidir. Doğrusu: Konumda dativ gerekir: in einer Wohnung.
Bir adım ileri
B2’de aynı konu göreli cümle ve edilgenle genişler: die Wohnung, die ich gemietet habe; Die Küche wurde renoviert. Ev sahibine resmî şikâyet veya tadilat mektubu yazılır. Dilek cümlesi kurulur: Wenn ich mehr Geld hätte, würde ich ein Haus kaufen. İlan kısaltmaları çözülür, semt karşılaştırması uzun metinde gerekçelenir. B1’deki net tarif, B2’de görüşe dönüşür.
Özet
B1 konut seti ev türü, oda, eşya ve mahalleyi ayrı sözcüklerle kurar. Konumda dativ, stehen / liegen / hängen ve kısa diyalog günlük işi taşır. Türkçe ‘ev / var / kat’ alışkanlığını hedef dile çevirmek hem sınav betimlemesini hem gerçek ev aramayı kolaylaştırır.