QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Ev betimleme yazısı ve sözlü tanıtım

Yabancı Diller · Almanca B1 · Konut ve Yaşam Alanı
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

B1 öğrencisi evini, odalarını ve yaşam düzenini bağlı cümlelerle hem yazarak hem kısa sözlü tanıtımla anlatabilir.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Ev betimlemesi B1 can-do olarak ne işe yarar

Dünyanın birçok dil sınıfında ev konusu A1’de kelime listesi olarak başlar, B1’de ise bir göreve dönüşür. Öğrenci artık yalnız das Sofa (das zo-fa) koltuk demez; In meinem Wohnzimmer steht ein großes Sofa vor dem Fenster. (in may-nem von-tsim-ır şteet ayn gro-ses zo-fa for dem fens-ter) Oturma odamda pencerenin önünde büyük bir koltuk duruyor, diyebilir. CEFR B1 can-do hedefi şudur: öğrenen, evini ve günlük yaşam düzenini basit, anlaşılır, bağlı cümlelerle yazabilir ve kısa bir sözlü tanıtımda sunabilir. Sınavlarda konut, oda arkadaşı ve ev tarifi temaları bu yüzden sık çıkar.

Betimlemenin iskeleti birçok ülkede benzerdir: önce konum, sonra evin türü, ardından odalar, en sonda izlenim. Sözlü tanıtımda dinleyiciye yol göstermek gerekir: Zuerst zeige ich euch das Wohnzimmer. (tsu-erst tsay-ge ih oyh das von-tsim-ır) Önce size oturma odasını gösteriyorum. Eski dil kitapları mobilya resminin altına ad yazdırırdı; bugün öğrenci bir arkadaşı davet eder, bir odayı kiraya verir veya ailesine yeni evini anlatır. Günlük hayatta Kommst du zu mir? (komst du tsu mir?) Bana gelir misin? sorusu, ardından evin tarifini zorunlu kılar. Asıl iş sıfat yığmak değil; yer edatları, eşya fiilleri ve bağlı cümlelerle bir resmi dilde kurmaktır.

Örnek

Kısa model metin: Ich wohne in einer kleinen Wohnung in der Stadtmitte. Die Wohnung hat zwei Zimmer, eine Küche und ein Bad. Das Wohnzimmer ist hell und gemütlich. Am liebsten sitze ich dort auf dem Sofa und lese. (ih vo-ne in ay-nır klay-nen vo-nung in der ştat-mit-te. di vo-nung hat tsvay tsim-ır, ay-ne kü-he unt ayn bat. das von-tsim-ır ist hel unt ge-müt-lih. am lip-sten zit-se ih dort auf dem zo-fa unt le-ze) Şehir merkezinde küçük bir dairede oturuyorum. Dairenin iki odası, bir mutfağı ve bir banyosu var. Oturma odası aydınlık ve rahattır. En çok orada koltukta oturup kitap okumayı severim.

Evin dışı, bahçe ve ilk izlenim

Evin dış cephesi ve bahçe size nasıl bir yaşam tarzı düşündürüyor?

Sözlü tanıtım çoğu zaman kapının önünden başlar, çünkü dinleyici önce binayı hayal etmek ister. B1’de yeterli olan dil şudur: Das Haus liegt in einer ruhigen Straße. (das haus likt in ay-nır ru-i-gen ştra-se) Ev sakin bir sokakta duruyor. Es hat einen kleinen Garten und eine Garage. (es hat ay-nen klay-nen gar-ten unt ay-ne ga-ra-je) Küçük bir bahçesi ve bir garajı var. Ev türünü ayırmak önemlidir: das Einfamilienhaus (das ayn-fa-mi-li-en-haus) müstakil ev, das Mehrfamilienhaus (das mer-fa-mi-li-en-haus) apartman binası, die Wohnung (di vo-nung) daire. Türkçe ev sözcüğü her ikisini de kapsar; Almancada karıştırmak dinleyiciyi şaşırtır.

Dış betimlemede renk, kat ve çevre yeterlidir, abartılı mimari terim B1’i aşar. Kullanışlı kalıplar: Das Haus ist zweistöckig und gelb. (das haus ist tsvay-ştök-kih unt gelp) Ev iki katlı ve sarı. Vor dem Haus steht ein Baum. (for dem haus şteet ayn baum) Evin önünde bir ağaç duruyor. Hinter dem Haus gibt es einen Garten mit Blumen. (hin-ter dem haus gipt es ay-nen gar-ten mit blu-men) Evin arkasında çiçekli bir bahçe var. Yer bildirirken Dativ kullanılır, çünkü nesne orada durmaktadır, oraya gitmemektedir. Kısa diyalog: Wohnst du in einem Haus oder in einer Wohnung? (vonst du in ay-nem haus o-der in ay-nır vo-nung?) Evde mi dairede mi oturuyorsun? In einem kleinen Haus mit Garten. Das ist praktisch, weil ich einen Hund habe. (in ay-nem klay-nen haus mit gar-ten. das ist prat-tiş, vayl ih ay-nen hunt ha-be) Bahçeli küçük bir evde. Bu pratik, çünkü bir köpeğim var.

Örnek

Sözlü tanıtımın ilk otuz saniyesi: Hallo, ich möchte euch mein Haus zeigen. Es ist ein altes, aber schönes Haus am Stadtrand. Links sieht man den Garten, rechts die Straße. Im Sommer sitzen wir oft draußen. (ha-lo, ih möh-te oyh mayn haus tsay-gen. es ist ayn al-tes, a-ber şö-nes haus am ştat-rant. links zit man den gar-ten, rehts di ştra-se. im zo-mer zit-sen vir oft drau-sen) Merhaba, size evimi göstermek istiyorum. Kent kenarında eski ama güzel bir ev. Solda bahçe, sağda sokak görünür. Yazın sık sık dışarıda otururuz.

Oturma odasını bağlı cümlelerle anlatmak

Pencereden görünen sokak ve salonun düzeni size evi nasıl betimletir?

Oturma odası, ev betimlemesinin kalbidir çünkü hem mobilya hem atmosfer burada toplanır. Temel sözcükler B1’i aşmaz: das Wohnzimmer (das von-tsim-ır) oturma odası, das Fenster (das fens-ter) pencere, der Couchtisch (der kuhh-tiş) sehpa, der Sessel (der zes-el) berjer, der Fernseher (der fern-ze-er) televizyon, der Teppich (der tep-pih) halı. Eşyaların duruşu için üç fiil yeter: stehen (şte-en) ayakta duran şeyler için, liegen (li-gen) yatan şeyler için, hängen (hen-gen) asılı şeyler için. Das Sofa steht an der Wand. Die Fernbedienung liegt auf dem Tisch. Ein Bild hängt über dem Sofa. (das zo-fa şteet an der vant. di fern-be-di-nung likt auf dem tiş. ayn bild henkt ü-ber dem zo-fa) Koltuk duvarın yanında duruyor. Kumanda masanın üstünde yatıyor. Koltuğun üstünde bir tablo asılı.

Pencereden sokak görünüyorsa bu, metne hayat katar ve B1 bağlaçlarını doğal kullanmayı sağlar. Das Wohnzimmer ist hell, weil es ein großes Fenster zur Straße hat. (das von-tsim-ır ist hel, vayl es ayn gro-ses fens-ter tsur ştra-se hat) Oturma odası aydınlık, çünkü sokağa bakan büyük bir penceresi var. Es ist gemütlich, aber manchmal ein bisschen laut. (es ist ge-müt-lih, a-ber manh-mal ayn bis-hen laut) Rahat, ama bazen biraz gürültülü. Sıfatları isimden önce kullanırken çekim unutulmamalıdır: ein großes Fenster (ayn gro-ses fens-ter), eine gemütliche Wohnung (ay-ne ge-müt-li-he vo-nung). Kısa diyalog: Ist dein Wohnzimmer groß? (ist dayn von-tsim-ır gros?) Oturma odan büyük mü? Nicht sehr groß, aber sehr hell. Von hier kann man die Straße sehen. (niht zer gros, a-ber zer hel. fon hir kan man di ştra-se ze-en) Pek büyük değil ama çok aydınlık. Buradan sokak görünür.

Örnek

Yazılı paragraf örneği: Mein Wohnzimmer ist nicht besonders groß, aber sehr gemütlich. In der Mitte steht ein Couchtisch, und davor liegt ein weicher Teppich. Links steht das Sofa, rechts ein Sessel. Durch das Fenster sieht man die Straße. Abends sitze ich gern hier und trinke Tee. (mayn von-tsim-ır ist niht be-zon-ders gros, a-ber zer ge-müt-lih. in der mit-te şteet ayn kuhh-tiş, unt da-for likt ayn vay-her tep-pih. links şteet das zo-fa, rehts ayn zes-el. durh das fens-ter zit man di ştra-se. a-bents zit-se ih gern hir unt trin-ke te) Oturma odam pek büyük değil ama çok rahat. Ortada bir sehpa durur, önünde yumuşak bir halı yatar. Solda koltuk, sağda berjer vardır. Pencereden sokak görünür. Akşamları burada oturup çay içmeyi severim.

Mutfak, balkon ve evin günlük ritmi

Mutfak ile balkon arasındaki ilişkiyi hangi cümlelerle anlatırsınız?

Mutfak, evin işlevsel kalbidir; B1’de yemek fiilleri ve basit araç-gereç yeter. die Küche (di kü-he) mutfak, der Herd (der hert) ocak, der Kühlschrank (der kül-şrank) buzdolabı, die Spüle (di şpü-le) evye, der Schrank (der şrank) dolap. Kalıp: In der Küche gibt es einen Herd, einen Kühlschrank und eine Spüle. (in der kü-he gipt es ay-nen hert, ay-nen kül-şrank unt ay-ne şpü-le) Mutfakta ocak, buzdolabı ve evye var. es gibt (es gipt) vardır kalıbından sonra Akkusativ gelir: einen Herd, eine Spüle, ein Fenster. Türkçedeki var yapısını bire bir es hat diye çevirmek yanlıştır; evin odaları için Die Wohnung hat ..., odanın içindeki eşya listesi için çoğu zaman Es gibt ... daha doğaldır.

Balkon, mutfağı dışarıya bağlar ve B1 öğrencisine deshalb (des-halb) bu yüzden, außerdem (aus-er-dem) ayrıca gibi bağlaçlar sunar. Neben der Küche gibt es einen kleinen Balkon. (ne-ben der kü-he gipt es ay-nen klay-nen bal-kon) Mutfağın yanında küçük bir balkon var. Im Sommer frühstücken wir oft auf dem Balkon, deshalb ist er sehr wichtig für uns. (im zo-mer frü-ştük-ken vir oft auf dem bal-kon, des-halb ist er zer vih-tih für uns) Yazın kahvaltıyı sık sık balkonda yaparız, bu yüzden bizim için çok önemlidir. Diyalog: Kochst du oft selbst? (kohhst du oft zelpst?) Sık sık kendin mi yemek yaparsın? Ja, fast jeden Tag. Die Küche ist klein, aber praktisch. Und der Balkon ist direkt daneben. (ya, fast ye-den tak. di kü-he ist klayn, a-ber prat-tiş. unt der bal-kon ist di-rekt da-ne-ben) Evet, neredeyse her gün. Mutfak küçük ama pratik. Balkon da hemen yanında.

Örnek

Bağlı metin: Unsere Küche ist modern und hell. Es gibt einen großen Kühlschrank und einen neuen Herd. Die Tür führt zum Balkon. Dort stehen zwei Stühle und ein kleiner Tisch. Nach dem Essen trinken wir gern Kaffee draußen. (un-ze-re kü-he ist mo-dern unt hel. es gipt ay-nen gro-sen kül-şrank unt ay-nen noy-en hert. di tür fürt tsum bal-kon. dort şte-en tsvay ştü-le unt ayn klay-ner tiş. nah dem e-sen trin-ken vir gern ka-fe drau-sen) Mutfağımız modern ve aydınlık. Büyük bir buzdolabı ve yeni bir ocak var. Kapı balkona çıkar. Orada iki sandalye ve küçük bir masa durur. Yemekten sonra dışarıda kahve içmeyi severiz.

Yatak odası: düzen, dolap ve sessizlik

Yatağın ve dolabın konumunu hangi edatlarla anlatırsınız?

Yatak odası betimlemesi B1’de az eşya, net konum ve bir izlenim cümlesiyle kurulur. Temel sözcükler: das Schlafzimmer (das şlaf-tsim-ır) yatak odası, das Bett (das bet) yatak, der Schrank (der şrank) dolap, die Kommode (di ko-mo-de) şifonyer, die Lampe (di lam-pe) lamba, der Nachttisch (der naht-tiş) komodin. Konum kalıpları: Das Bett steht unter dem Fenster. (das bet şteet un-ter dem fens-ter) Yatak pencerenin altında duruyor. Der Schrank steht rechts neben der Tür. (der şrank şteet rehts ne-ben der tür) Dolap kapının sağında duruyor. Auf dem Nachttisch liegt ein Buch. (auf dem naht-tiş likt ayn buhh) Komodinin üstünde bir kitap yatıyor. Wechselpräpositionen denen iki yönlü edatlarda yer bildirirken Dativ, yön bildirirken Akkusativ seçilir: im Schrank dolabın içinde, in den Schrank dolabın içine.

İzlenim cümlesi metni B1 düzeyinde tamamlar: Das Zimmer ist ruhig und nicht zu groß. (das tsim-ır ist ru-ih unt niht tsu gros) Oda sakin ve pek büyük değil. Ich arbeite nicht im Schlafzimmer, deshalb kann ich dort gut schlafen. (ih ar-bay-te niht im şlaf-tsim-ır, des-halb kan ih dort gut şla-fen) Yatak odasında çalışmam, bu yüzden orada iyi uyuyabilirim. İlgi zamiri B1’de kısa tutulmalıdır: Das ist das Zimmer, das ich am liebsten mag. (das ist das tsim-ır, das ih am lip-sten mak) En çok sevdiğim oda budur. Diyalog: Wie ist dein Schlafzimmer? (vi ist dayn şlaf-tsim-ır?) Yatak odan nasıl? Es ist klein, aber sehr ruhig. Der Schrank ist groß, und das Bett ist bequem. (es ist klayn, a-ber zer ru-ih. der şrank ist gros, unt das bet ist be-kveem) Küçük ama çok sakin. Dolap büyük, yatak rahat.

Örnek

Sözlü oda tanıtımı: Jetzt sind wir im Schlafzimmer. Links steht das Bett, rechts der große Schrank. Zwischen Bett und Schrank steht eine kleine Kommode. Das Zimmer ist dunkelgrün und sehr ruhig. Hier kann ich gut schlafen und am Wochenende lange liegen bleiben. (yetst zint vir im şlaf-tsim-ır. links şteet das bet, rehts der gro-se şrank. tsvı-şen bet unt şrank şteet ay-ne klay-ne ko-mo-de. das tsim-ır ist dun-kel-grün unt zer ru-ih. hir kan ih gut şla-fen unt am vo-hen-en-de lan-ge li-gen blay-ben) Şimdi yatak odasındayız. Solda yatak, sağda büyük dolap duruyor. Yatakla dolap arasında küçük bir şifonyer var. Oda koyu yeşil ve çok sakin. Burada iyi uyur, hafta sonu uzun uzun yatabilirim.

Banyo, yazılı metin ve sözlü sunum düzeni

Bu banyoda neler var ve oda nasıl bir izlenim bırakıyor?

Banyo betimlemesi kısa tutulur; dinleyici uzun bir tesisat listesi beklemez. Sözcükler: das Badezimmer veya das Bad (das ba-de-tsim-ır / das bat) banyo, die Dusche (di du-şe) duş, die Badewanne (di ba-de-va-ne) küvet, das Waschbecken (das vaş-be-ken) lavabo, der Spiegel (der şpi-gel) ayna, das Handtuch (das hant-tuhh) havlu. Im Bad gibt es eine Dusche, aber keine Badewanne. (im bat gipt es ay-ne du-şe, a-ber kay-ne ba-de-va-ne) Banyoda duş var ama küvet yok. Der Spiegel hängt über dem Waschbecken. (der şpi-gel henkt ü-ber dem vaş-be-ken) Ayna lavabonun üstünde asılı. Temizlik ve büyüklük sıfatları yeter: sauber (zau-ber) temiz, klein (klayn) küçük, praktisch (prat-tiş) pratik. B1’de musluk markası veya kireç sorunu anlatmaya gerek yoktur.

Yazılı ev betimlemesi ile sözlü tanıtım aynı iskeleti paylaşır ama tempo farklıdır. Yazıda dört blok yeter: konum ve ev türü; odaların listesi; bir odanın ayrıntısı; kişisel izlenim. Sözlüde ise işaret cümleleri şarttır: Hier sehen Sie die Küche. (hir ze-en zi di kü-he) Burada mutfağı görüyorsunuz. Als Nächstes komme ich zum Bad. (als nehhs-tes ko-me ih tsum bat) Sırada banyo var. Süre olarak bir B1 sözlü tanıtım bir ila iki dakika yeter; her odaya otuz saniye ayırmak dinleyiciyi yorar. Bitiriş kalıbı: Das war eine kurze Tour durch meine Wohnung. Ich fühle mich hier sehr wohl. (das var ay-ne kur-tse tur durh may-ne vo-nung. ih fü-le mih hir zer vol) Bu, dairemde kısa bir turdu. Kendimi burada çok iyi hissediyorum. Öğrenci metni ezberlemek yerine iskeleti ezberlemelidir; böylece resmi değiştirince cümleler de değişir.

Örnek

Bütün evi toplayan B1 metin: Ich wohne in einem kleinen Haus mit Garten. Im Erdgeschoss gibt es ein Wohnzimmer, eine Küche und ein Bad. Oben liegt mein Schlafzimmer. Die Küche führt zum Balkon. Das Bad ist klein, aber sauber; es hat eine Dusche und ein großes Waschbecken. Am liebsten bin ich im Wohnzimmer, weil es hell und gemütlich ist. (ih vo-ne in ay-nem klay-nen haus mit gar-ten. im ert-ge-şos gipt es ayn von-tsim-ır, ay-ne kü-he unt ayn bat. o-ben likt mayn şlaf-tsim-ır. di kü-he fürt tsum bal-kon. das bat ist klayn, a-ber zau-ber; es hat ay-ne du-şe unt ayn gro-ses vaş-be-ken. am lip-sten bin ih im von-tsim-ır, vayl es hel unt ge-müt-lih ist) Bahçeli küçük bir evde oturuyorum. Zemin katta oturma odası, mutfak ve banyo var. Üstte yatak odam duruyor. Mutfak balkona çıkar. Banyo küçük ama temiz; duşu ve büyük bir lavabosu var. En çok oturma odasında bulunmayı severim, çünkü orası aydınlık ve rahattır.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Türkçedeki odam büyük kalıbını Mein Zimmer hat groß diye çevirmek. Doğrusu: Büyüklük ve nitelik için sein kullanılır: Mein Zimmer ist groß. (mayn tsim-ır ist gros) Odam büyük. haben oda sayısı ve eşya içindir: Das Zimmer hat ein Fenster.
  • Yanlış: Türkçe ev sözcüğünü her yerde Haus diye kullanmak. Doğrusu: Müstakil yapı das Haus, daire die Wohnung dur. Ich wohne in einer Wohnung im dritten Stock. (ih vo-ne in ay-nır vo-nung im drit-ten ştok) Üçüncü kattaki bir dairede oturuyorum.
  • Yanlış: es gibt kalıbından sonra yalın hâl kullanmak veya her var cümlesini es hat yapmak. Doğrusu: es gibt den sonra belirtme hâli gelir: Es gibt einen Balkon. (es gipt ay-nen bal-kon) Bir balkon var. Evin odaları için Die Wohnung hat zwei Zimmer daha doğaldır.
  • Yanlış: Yer bildirirken yön hâli kullanmak: Ich bin in die Küche. Doğrusu: Bir yerde bulunmak Dativ ister: Ich bin in der Küche. (ih bin in der kü-he) Mutfaktayım. Mutfağa gitmek ise Akkusativ ister: Ich gehe in die Küche.
  • Yanlış: Koltuk, kitap ve tablo için hep ist veya gibt deyip stehen, liegen, hängen fiillerini atlamak. Doğrusu: Ayakta duran mobilya steht, yatan nesne liegt, asılı nesne hängt: Das Bett steht an der Wand. Das Buch liegt auf dem Tisch. Der Spiegel hängt an der Wand.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta, B2’de ev betimlemesi yalnızca odaları sıralamak olmaktan çıkar. Öğrenci ilgi zamirleriyle uzun cümle kurar, ev ilanındaki kısaltmaları okur ve ev sahibine resmi e-posta yazar. Konjunktiv II ile hayali ev anlatılır: zengin olsam nasıl bir ev isterdim. Edilgen yapıyla binanın tarihi söylenir. Konu çevre, kira hukuku ve kent karşılaştırmasına da açılır; B1’deki net oda tarifi bu işlerin temelidir.

Özet

B1’de ev betimlemesi, konumdan odaya ve izlenime giden bağlı bir metindir. Öğrenci es gibt, stehen / liegen / hängen ve yer edatlarının Dativini kullanarak hem yazar hem kısa sözlü tur verir. Amaç süs sıfatı yığmak değil, dinleyicinin evi zihninde kurmasını sağlamaktır.

Örnek sorular

1. Aşağıdaki cümlede hangi kelime evin büyüklüğünü belirtir? „Unsere Wohnung hat 85 Quadratmeter und liegt im dritten Stock.“
  1. Quadratmeter
  2. Wohnung
  3. Stock
  4. liegt
Cevabı göster
Doğru cevap: Quadratmeter
„Quadratmeter“ kelimesi evin büyüklüğünü ölçen bir birimdir ve betimlemede alan bilgisi verir.
2. „Der Balkon ist nach Süden gerichtet und hat einen schönen Blick auf den Park.“ cümlesinde hangi bilgi balkonun yönünü belirtir?
  1. nach Süden
  2. Blick
  3. schön
  4. Park
Cevabı göster
Doğru cevap: nach Süden
„nach Süden“ ifadesi balkonun yönünü gösterir ve ev betimlemesinde yön bilgisi verir.
3. „Im Wohnzimmer steht ein großes, graues Sofa gegenüber dem Fernseher.“ cümlesinde hangi kelime mobilyanın rengini belirtir?
  1. graues
  2. großes
  3. Sofa
  4. Fernseher
Cevabı göster
Doğru cevap: graues
„graues“ kelimesi mobilyanın rengini belirtir ve betimlemede görsel ayrıntı sağlar.
4. „Die Küche ist modern eingerichtet und hat eine große Arbeitsfläche.“ cümlesinde hangi kelime mutfağın tarzını belirtir?
  1. modern
  2. eingerichtet
  3. große
  4. Arbeitsfläche
Cevabı göster
Doğru cevap: modern
„modern“ kelimesi mutfağın tarzını belirtir ve ev tanıtımında tarz bilgisi verir.
5. „Unsere Wohnung hat drei Zimmer: ein Schlafzimmer, ein Arbeitszimmer und ein Wohnzimmer.“ cümlesinde hangi kelime odaların sayısını belirtir?
  1. drei
  2. Zimmer
  3. Schlafzimmer
  4. Wohnzimmer
Cevabı göster
Doğru cevap: drei
„drei“ kelimesi odaların sayısını belirtir ve ev betimlemesinde nicel bilgi verir.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Kira ilanı ve ev tarifi dinleme