Kısa bir İspanyolca hava durumu bültenini okuyup dinleyerek havanın nasıl olduğunu anlar ve buna göre ne giyeceğine karar verirsin.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Kısa hava durumu bülteni nedir?
Kısa hava durumu bülteni, bugünün veya yarının havasını birkaç net cümleyle anlatan bir metin veya konuşmadır. Televizyonda harita, güneş veya bulut ikonu ve şehir adı görürsün. A1 düzeyinde senden bütün cümleyi kelimesi kelimesine çevirmen beklenmez; hoy (oy), bir yer adı ve bir hava kalıbını yakalaman yeter. CEFR A1 can-do şöyledir: yavaş ve tekrarlı söylenen basit hava ifadelerini anlayabilirim.
Dünyada bu konu önce ikon, sonra tek kalıp, sonra mini bülten sırasıyla öğretilir. Eski çağlarda insanlar gökyüzüne bakarak tahmin ederdi; radyo ve televizyon bültenleri bu bilgiyi her eve taşıdı. Günlük hayatta bülten, giysi kararının ilk adımıdır: güneş varsa ince giysi, yağmur varsa şemsiye. İspanya haritası üzerinde bir şehir adı geçtiğinde panikleme; A1'de en Madrid (en mad-ríd) veya en España (en es-pá-nya) demen yeter.
Dinlerken ilk turda sadece hava kelimesini, ikinci turda şehir ve günü işaretle. Okurken kalın yazılmış veya ikonun yanındaki sözcüğe bak. Hace sol (á-se sol; h sesi yoktur) görürsen hava açık ve güneşlidir. Bültenin selam kısmı da A1'dir: Buenos días (bué-nos dí-as) veya Buenas tardes (bué-nas tár-des).
Örnek
Buenos días. El tiempo en España: en Madrid hace sol. Hace calor. No llueve. Günaydın. İspanya'da hava: Madrid'de güneşli. Sıcak. Yağmur yağmıyor. Telaffuz: hace calor (á-se ka-lór), no llueve (no yué-be). Bu bülteni duyunca ince tişört ve güneş gözlüğü mantıklıdır.
A1 kalıpları ve uygulamada kısa tahmin
A1'de hava için ezberlenecek temel kalıplar az ve sabittir. Güneşli: hace sol (á-se sol). Sıcak: hace calor (á-se ka-lór). Soğuk: hace frío (á-se frí-o). Rüzgarlı: hace viento (á-se bién-to; v sesi b'ye yakındır). Bulutlu: está nublado (es-tá nub-lá-do). Yağmur: llueve (yué-be). Kar: nieva (nié-ba). İyi hava: hace buen tiempo (á-se buén tiém-po). Kötü hava: hace mal tiempo (á-se mal tiém-po).
Gün adları bültende sık geçer ve A1'dedir: lunes (lú-nes), martes (már-tes), miércoles (miér-ko-les), jueves (hué-bes), viernes (biér-nes), sábado (sá-ba-do), domingo (do-mín-go). Uygulama ekranında her günün yanında bir ikon ve bir kısa cümle görürsün. Okuma stratejisi: önce ikona bak, sonra yanındaki kalıbı oku. El tiempo (el tiém-po) hava durumu demektir; la semana (la se-má-na) hafta demektir.
Giysi kelimeleri de A1'dir ve bültenle birlikte öğrenilir. Una camiseta (ú-na ka-mi-sé-ta) tişört, un pantalón (un pan-ta-lón) pantolon, una chaqueta (ú-na ça-ké-ta) ceket, un abrigo (un ab-rí-go) mont, un jersey (un hér-sey) kazak, un paraguas (un pa-rá-guas) şemsiye, gafas de sol (gá-fas de sol) güneş gözlüğü. Fiiller: Llevo... (yé-bo) giyiyorum / üzerinde ... var; Me pongo... (me pón-go) ... giyiyorum, üzerime alıyorum.
Örnek
Uygulama metni: Lunes: hace sol. Martes: está nublado. Miércoles: llueve. Pazartesi: güneşli. Salı: bulutlu. Çarşamba: yağmur yağar. Soru-cevap: ¿Qué tiempo hace el lunes? (ke tiém-po á-se el lú-nes) Pazartesi hava nasıl? El lunes hace sol. Pazartesi güneşli.
Güneşli hava: pencereden bakıp ince giyinmek
Güneşli günde bülten genelde şunu tekrarlar: Hoy hace sol. (oy á-se sol) Bugün güneşli. Sıcaksa ekler: Hace calor. Yağmur yoksa: No llueve. A1 dinlemede bu üç cümleyi ayırt etmen yeter. Pencereye bakmak da bir bültendir: gökyüzü açık ve parlaksa hace sol dersin. CEFR A1 can-do: havanın güneşli veya sıcak olduğunu söyleyebilir ve basitçe ne giydiğimi anlatabilirim.
Giysi kararı kısa diyalogla yapılır. ¿Qué tiempo hace? (ke tiém-po á-se) Hava nasıl? Hace sol y hace calor. Güneşli ve sıcak. Entonces me pongo una camiseta y gafas de sol. (en-tón-ses me pón-go ú-na ka-mi-sé-ta i gá-fas de sol) O zaman tişört ve güneş gözlüğü giyerim. No llevo un abrigo. Mont giymiyorum. Dünya genelinde öğretmenler bu sahneyi resimle canlandırır: pencere, güneş, ince giysi.
Okuma ipucu: bültende sol (sol) ve calor (ka-lór) yan yana gelirse dışarıda uzun durabilirsin ama su ve şapka da düşünülür; A1'de şapka un sombrero (un som-bré-ro) veya daha sık una gorra (ú-na gó-rra) olabilir. Telaffuz tuzağı: İspanyolcada h yazılır ama okunmaz; hace asla hake değil, á-se'dir.
Örnek
Mini diyalog: Ana: Mira. Hace sol. Ana: Bak. Güneşli. Luis: Sí. Me pongo una camiseta. Luis: Evet. Tişört giyiyorum. Ana: Yo llevo gafas de sol. Ana: Ben güneş gözlüğü takıyorum. Bu sahne, bülteni hayata bağlar.
Serin hava: termometreye bakıp mont seçmek
Serin veya soğuk havada A1'in kilit cümlesi Hace frío. (á-se frí-o) Soğuk. Biraz serin için günlük dilde Hace un poco de frío. (á-se un pó-ko de frí-o) Biraz soğuk, denir; bu hâlâ A1'dir. Bülten bazen sayı söylemez, sadece frío der. Termometreye bakmak da aynı işi görür: düşük sıcaklık görünce hace frío dersin ve kalın giysi seçersin.
Giysi tarafı: Me pongo un abrigo. Mont giyiyorum. Llevo una chaqueta y un jersey. Ceket ve kazak giyiyorum. Diyalog: ¿Qué llevas? (ke yé-bas) Ne giyiyorsun? Llevo un abrigo porque hace frío. (yé-bo un ab-rí-go por-ke á-se frí-o) Soğuk olduğu için mont giyiyorum. Porque (por-ke) çünkü, A1 bağlacıdır ve bültenle giysiyi birleştirir.
Okul bahçesi sahnesi dünyada sık kullanılır çünkü öğrenci hem ölçer hem konuşur. Dinlerken frío sözcüğündeki í vurgusunu yakala: frí-o, iki hece. Yazarken accent işaretine dikkat et; frio yazmak A1'de sık görülen bir imla hatasıdır, doğrusu frío. Bültende mañana hace frío (ma-nya-na á-se frí-o) yarın soğuk, dersen çantanı akşamdan hazırlarsın.
Örnek
Bülten: Hoy en el colegio hace frío. No hace sol. Bugün okulda soğuk. Güneşli değil. Karar: Me pongo un abrigo y un pantalón. Mont ve pantolon giyiyorum. Soru: ¿Llevas una camiseta? Tişört mü giyiyorsun? No. Hace frío. Hayır. Soğuk.
Bulut, rüzgar ve yağmur: şemsiye kararı
Yağmurlu günün A1 cümlesi tek sözcüktür: Llueve. (yué-be) Yağmur yağıyor. Olumsuz: No llueve. Bulutlu: Está nublado. Rüzgarlı: Hace viento. Bu üçü bültende sık bir araya gelir. Hoy está nublado y hace viento. Llueve. Bugün bulutlu ve rüzgarlı. Yağmur yağıyor. Dinlerken llueve içindeki ll sesi Türkçedeki y'ye yakındır; l-l diye okumak yanlıştır.
Şemsiye: un paraguas (pa-rá-guas; gua bir hece gibi akıcı okunur). Cümle: Llevo un paraguas porque llueve. Yağmur yağdığı için şemsiye alıyorum. ¿Llevas un paraguas? Şemsiye alıyor musun? Sí, está nublado. Evet, bulutlu. Rüzgarda şemsiye zor tutulur ama A1'de bunu uzun anlatmazsın; hace mucho viento (á-se mú-ço bién-to) çok rüzgarlı, demen yeter. Mucho (mú-ço; ch Türkçe ç) A1 derece sözcüğüdür.
Yağmur bültenlerinde şehir farkı çıkabilir: bir yerde llueve, başka yerde hace sol. A1 okuma görevi şudur: iki cümleyi karşılaştırıp hangisinde şemsiye gerektiğini işaretlemek. Kar için nieva (nié-ba) kullanılır; Türkiye'de İspanyolca dersinde bu kalıp kış ünitesinde gelir. Si llueve, me pongo una chaqueta y llevo un paraguas. Yağmur yağarsa ceket giyerim ve şemsiye alırım. Si (si) eğer, basit A1 koşuludur; şimdiki zamanla kullanılır.
Örnek
Bülten: Buenas tardes. Está nublado. Hace viento. Llueve en el parque. İyi günler. Bulutlu. Rüzgarlı. Parkta yağmur yağıyor. Diyalog: ¿Qué haces? Ne yapıyorsun? Me pongo una chaqueta. Llevo un paraguas. Ceket giyiyorum. Şemsiye alıyorum.
Türkçe konuşanların sık karıştırdığı noktalar ve dinleme ipuçları
Türkçeden bire bir çeviri A1'de en büyük tuzaktır. Türkçe hava güzel / hava soğuk deriz ve bir isim cümlesi kurarız; İspanyolca çoğu zaman hacer (a-sér; h yok) fiiliyle hace der. Güneşli için hace sol, sıcak için hace calor, soğuk için hace frío, rüzgar için hace viento. Bulut ve yağmurda yapı değişir: está nublado, llueve. El tiempo es sol demek A1'de yanlıştır.
Giysilerde cinsiyet ve artikeli ezberle: una camiseta, una chaqueta, un abrigo, un paraguas, un pantalón. Un camiseta demek sık hatadır. Paraguas tekil durur; bir şemsiye un paraguas, iki şemsiye dos paraguas. Llevar ve ponerse karışır: üstünde duran giysi için llevo, giyme anı için me pongo pratik bir A1 ayrımıdır. Telaffuz: llueve yué-be, viento bién-to, hace á-se.
Dinleme ipucu: ilk dinlemede sadece hava kelimesini daire içine al, ikinci dinlemede giysi veya şehir adını ekle. Bültenler yavaş ve tekrarlıdır; aynı kalıp iki kez gelebilir. Okuma ipucu: ikon artı üç dört sözcük yeter. Bir sonraki adımda hız artar ama şimdi hedef kısa metindir. Kendi mini bültenini yaz: yer + hace / está / llueve + bir giysi cümlesi. Bu, CEFR A1 can-do'yu üretime çevirir: basit hava ve giysi cümleleri kurabilirim.
Örnek
Yanlış model: El tiempo es frío. Es lluvia. Un camiseta. Doğru mini bülten: Hoy hace frío. Está nublado. Me pongo un abrigo. No llevo gafas de sol. Bugün soğuk. Bulutlu. Mont giyiyorum. Güneş gözlüğü takmıyorum.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: El tiempo es sol / es calor / es frío demek. Doğrusu: Güneş, sıcak, soğuk ve rüzgarda hace sol, hace calor, hace frío, hace viento kullanılır. Es ile kurulmaz.
- Yanlış: Yağmur için está lluvia veya es lluvia demek. Doğrusu: A1'de yağmur fiille söylenir: llueve. Olumsuz: no llueve. Bulutlu ise está nublado.
- Yanlış: Hace yazısını hake diye okumak ve frío sözcüğündeki vurguyu atlamak. Doğrusu: h okunmaz: hace á-se'dir. frío iki hecedir (frí-o) ve accent işareti yazılmalıdır.
- Yanlış: Una yerine un camiseta; şemsiyeyi un paragüas veya plural sanmak. Doğrusu: una camiseta, una chaqueta dişil; un paraguas tekil bir şemsiyedir.
- Yanlış: Hava güzel cümlesini El tiempo es bueno diye bire bir çevirmek. Doğrusu: A1'de doğal kalıp hace buen tiempo veya somut olarak hace sol demektir.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta, A2'de hava tahmini gelecek zamanla gelir: mañana hará sol, va a llover. Bölgeler ve mevsimler karşılaştırılır, derece sayıları ve más frío que gibi yapılar eklenir. Dinleme metinleri biraz daha uzun ve hızlı olur; giyside kumaş, renk ve kat kat giyinme anlatılır. Sen şimdi A1 kalıplarını otomatikleştirirsen A2 bülteni sadece birkaç yeni fiil ekler.
Özet
A1'de kısa bülten, birkaç kalıbı yakalamaktır: hace sol, hace frío, está nublado, llueve. Aynı kalıplar giysi kararına bağlanır: me pongo una camiseta, llevo un abrigo, llevo un paraguas. Türkçeden çeviri yerine İspanyolca kalıbı olduğu gibi ezberle, h'yi okuma, ll'yi y gibi söyle.