Hava durumunu, mevsimleri ve giysileri İspanyolca söyleyerek günlük yaşamda ne giyeceğimizi ve havanın nasıl olduğunu basitçe anlatabiliriz.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Hava durumu kelimeleri
İspanyolcada hava durumunu sormak için ¿Qué tiempo hace? denir. Bu cümlenin Türkçe karşılığı “Hava nasıl?”dır. Havanın güneşli olduğunu söylemek için Hace sol., sıcak olduğunu söylemek için Hace calor., soğuk olduğunu söylemek için Hace frío. kullanılır.
Temel hava durumu kelimeleri şunlardır: el sol “güneş”, la lluvia “yağmur”, la nieve “kar”, el viento “rüzgâr”, la nube “bulut” ve la tormenta “fırtına”. “Yağmur yağıyor” demek için Llueve., “Kar yağıyor” demek için Nieva. denir.
Telaffuz için bazı ipuçları şöyledir: sol yaklaşık “sol”, llueve “yüeve”, nieve “niyebe” ve frío “friyo” şeklinde okunur. İspanyolcada h harfi çoğu zaman okunmaz; örneğin hace kelimesi yaklaşık “ase” diye söylenir.
Örnek
—¿Qué tiempo hace? —Hace sol, pero hace frío. Türkçesi: “Hava nasıl? Güneşli, ama hava soğuk.” Burada pero “ama” anlamındadır.
Mevsimler ve hava ile ilişki kurma
Dört mevsimin İspanyolca adları şunlardır: la primavera “ilkbahar”, el verano “yaz”, el otoño “sonbahar” ve el invierno “kış”. Mevsimi sormak için ¿Qué estación es? denir. Cevap verirken Es verano. veya Es el invierno. gibi basit cümleler kurulabilir.
Mevsim ve hava durumunu birlikte söyleyebiliriz: En verano hace calor. “Yazın hava sıcak.”, En invierno hace frío. “Kışın hava soğuk.” demektir. En primavera llueve. “İlkbaharda yağmur yağar.”, En otoño hace viento. ise “Sonbaharda rüzgâr eser.” anlamına gelir.
Telaffuzda primavera yaklaşık “primavera”, verano “berano”, otoño “otonyo” ve invierno “inbiyerno” şeklindedir. İspanyolcada v sesi çoğu zaman Türkçedeki “b” sesine yakın duyulur; ancak yazarken kelimenin doğru biçimini kullanmak gerekir.
Örnek
Es otoño. Hace viento y está nublado. Türkçesi: “Sonbahar. Rüzgâr esiyor ve hava bulutlu.” Está nublado kalıbı “Hava bulutlu” demektir; nublado yaklaşık “nublado” okunur.
Giysi adları
Giysi sormak için ¿Qué ropa lleva? denebilir. Bu soru “Ne giyiyor?” anlamındadır. Temel giysi kelimeleri arasında la camiseta “tişört”, el vestido “elbise”, los pantalones “pantolon”, la falda “etek”, el abrigo “mont”, la chaqueta “ceket”, la bufanda “atkı”, los guantes “eldiven” ve las botas “botlar” vardır.
Bir kişinin ne giydiğini söylemek için llevar fiili kullanılır. Llevo una camiseta. “Tişört giyiyorum.”, Lleva un abrigo. “O, mont giyiyor.” demektir. Burada un ve una “bir” anlamında kullanılır; giysi adının cinsiyetine göre değişir.
Bazı kelimelerin telaffuzu şöyledir: camiseta “kamiseta”, vestido “bestido”, abrigo “abrigo”, bufanda “bufanda” ve botas “botas”. İspanyolcada kelimenin başındaki h okunmadığı için la falda gibi açık yazılan kelimeler daha kolay okunur.
Örnek
Llevo una chaqueta, una bufanda y unas botas. Türkçesi: “Bir ceket, bir atkı ve bir çift bot giyiyorum.” unas, çoğul ve dişil isimlerle kullanılan “bazı/birkaç” anlamındaki belirsiz artikeldir.
Havaya uygun giysi seçimi
Giysi seçerken hava durumunu dikkate alırız. Yağmur yağdığında un impermeable “yağmurluk” ve un paraguas “şemsiye” kullanabiliriz. Cuando llueve, llevo un impermeable y unas botas. cümlesi “Yağmur yağdığında yağmurluk ve bot giyerim.” anlamındadır.
Sıcak havada una camiseta, unos pantalones cortos “şort” veya un vestido tercih edilebilir. Soğuk havada un abrigo, una bufanda, unos guantes ve unas botas giyebiliriz. “-ile/-la/-le” anlamı veren con ile Voy con paraguas. “Şemsiye ile gidiyorum.” diyebiliriz.
Bir öneri yapmak için A1 düzeyinde Lleva un abrigo. “Mont giy.” veya daha yumuşak biçimde Puedes llevar un abrigo. “Bir mont giyebilirsin.” denebilir. puedes kelimesi burada “-ebilirsin” anlamına gelir ve yaklaşık “püedes” diye okunur.
Örnek
—Está lloviendo. ¿Qué llevo? —Lleva un impermeable y un paraguas. Türkçesi: “Yağmur yağıyor. Ne giyeyim/ne alayım? Yağmurluk giy ve şemsiye al.” Bu kısa konuşmada hava durumu ile giysi arasında doğrudan bağlantı kurulmuştur.
Mevsimlere göre kıyafet anlatma
Sonbaharda hava serin veya bulutlu olabilir. Bu durumu En otoño está nublado. ve Hace fresco. cümleleriyle anlatabiliriz. Hace fresco “Hava serin” demektir; fresco yaklaşık “fresko” okunur.
Kış için En invierno hace frío. Llevo un abrigo, una bufanda y unos guantes. denebilir. İlkbahar için En primavera llueve. Llevo un impermeable. cümlesi uygundur. Yazın ise En verano hace calor. Llevo un vestido. diyebiliriz.
Giysinin rengini de ekleyebiliriz: una chaqueta negra “siyah bir ceket”, un vestido rojo “kırmızı bir elbise” ve unas botas marrones “kahverengi botlar” demektir. A1 düzeyinde önce giysinin adını doğru söylemek, sonra rengi eklemek daha kolaydır.
Örnek
En otoño hace fresco y está nublado. Llevo una chaqueta y una bufanda. Türkçesi: “Sonbaharda hava serin ve bulutlu. Ceket ve atkı giyiyorum.” Bu örnekte mevsim, hava durumu ve giysi tek kısa metinde birleştirilmiştir.
Kısa konuşma ve günlük kullanım
Günlük bir konuşmada önce selamlaşabilir, sonra hava durumunu sorabiliriz. —Hola, Ana. ¿Qué tiempo hace? —Hace sol, pero hace frío. —Entonces, llevo un abrigo. Türkçesi: “Merhaba Ana. Hava nasıl? Güneşli, ama hava soğuk. O zaman bir mont giyiyorum.” Entonces “o zaman” anlamındadır.
Kendi kıyafetimizi anlatırken Llevo..., başka bir kişinin kıyafetini anlatırken Lleva... kalıbını kullanırız. ¿Llevas una chaqueta? “Ceket giyiyor musun?” sorusudur; cevap olarak Sí, llevo una chaqueta. veya No, llevo un abrigo. denebilir.
Bu konuyu öğrenirken öğrenciler bir hava durumu kartı seçip iki cümle kurabilir: önce Hace... veya Está... ile havayı, sonra Llevo... ile giysiyi söyleyebilir. Örneğin Está nublado. Llevo una chaqueta. “Hava bulutlu. Ceket giyiyorum.” anlamına gelir.
Örnek
—¿Qué estación es? —Es invierno. —¿Qué llevas? —Llevo un abrigo, una bufanda y unas botas. Türkçesi: “Hangi mevsim? Kış. Ne giyiyorsun? Mont, atkı ve bot giyiyorum.” Bu diyalog, konunun temel soru-cevap biçimini gösterir.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: “Hava sıcak” demek için doğrudan Es calor. denir. Doğrusu: Doğru kalıp Hace calor. şeklindedir. Hava durumu anlatılırken sıcak ve soğuk için genellikle hacer fiilinin bu biçimi kullanılır.
- Yanlış: Hace lluvia. cümlesi “Yağmur yağıyor” demektir. Doğrusu: Doğru ifade Llueve. şeklindedir. “Kar yağıyor” için de Nieva. kullanılır.
- Yanlış: Estoy un abrigo. “Mont giyiyorum” demektir. Doğrusu: Giysi giymeyi anlatmak için llevar kullanılır: Llevo un abrigo. Estoy ise kişinin durumu veya bulunduğu yeri anlatan estar fiilinin birinci tekil biçimidir.
- Yanlış: Mevsim adlarının başına her zaman el veya la getirmek zorunludur. Doğrusu: Mevsim adları bazen artikelle, bazen artikelsiz kullanılabilir. A1 düzeyinde Es verano. ve En el verano hace calor. gibi kullanımları görmek normaldir; kalıbı cümle içinde öğrenmek daha güvenlidir.
Bir adım ileri
Bir üst sınıfta hava durumunu daha ayrıntılı anlatmaya ve sıcaklık derecelerini söylemeye başlayacaksınız. Hace veinte grados. “Yirmi derece.” ve La temperatura es de diez grados. “Sıcaklık on derece.” gibi cümleler öğrenilebilir. Ayrıca yakın gelecek planlarıyla hava durumunu birleştirerek Mañana voy al parque si hace sol. “Yarın hava güneşliyse parka gidiyorum.” denebilir. Giysiler konusu da renkler, kumaşlar, bedenler ve mağazada alışveriş yapma konuşmalarıyla genişler.
Özet
Hava durumunu sormak için ¿Qué tiempo hace?; güneşli, sıcak ve soğuk havayı anlatmak için Hace sol, Hace calor ve Hace frío kalıpları kullanılır. Mevsimler la primavera, el verano, el otoño ve el invierno olarak söylenir. Giysileri anlatırken Llevo... ve Lleva... kalıplarıyla havaya uygun seçimleri basitçe açıklayabiliriz.