QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Uygulama: Ayrıntılı gezi planı yazma ve doğaçlama konuşma tekrarı

Yabancı Diller · İngilizce B2 · Küresel Seyahat ve Hareketlilik
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Ayrıntılı gezi planı yazmak ve yolda çıkan aksaklıkta doğaçlama konuşmak, B2 öğrencisini ezber cümlelerden bağımsız gezgin diline taşır.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Haritada birlikte karar vermek: konu neden evrensel?

Grup, Avrupa haritası üzerinde hangi şehirleri hangi sırayla bağlamaya çalışıyor?

Birçok ülkede yabancı dil dersinde gezi planı, görev temelli öğrenmenin klasik parçasıdır. Öğretmen gerçek bir harita, süre ve bütçe verir; grup güzergâhı birlikte kurar. CEFR B2 can-do hedefi şudur: I can write a detailed itinerary and justify my choices to others. (Ay ken rayt ı di-TEYLD ay-Tİ-nə-rı-ri end cas-ti-fay may çoy-sız tu a-dırz.) Yani ayrıntılı güzergâh yazabilir ve seçimlerimi gerekçelendirebilirim.

Tarihte de yolculuk yazılı plana yaslanırdı. 18. yüzyıl Grand Tour gezginleri not defteri tutardı; 19. yüzyılda Baedeker rehberleri Avrupa'yı gün gün tarif ederdi. Bugün aynı işi uygulamalar ve sizin defteriniz görür. Sınıfta harita üzerinde tartışmak, bu eski alışkanlığın işbirlikçi hâlidir.

Karar dilinde B2 kalıpları yeterlidir. Shall we start in Prague? (Şel vi start in Prag?) Prag'dan başlayalım mı? We could spend two nights in Vienna. (Vi kud spend tu nayts in Viyena.) Viyana'da iki gece geçirebiliriz. If we take the night train, we save a hotel night. (İf vi teyk dı nayt treyn, vi seyv ı ho-tel nayt.) Gece trenine binersek bir otel gecesi kazanırız. Telaffuz: itinerary sözcüğünü ay-Tİ-nə-rı-ri diye, vurguyu ikinci heceye koyarak söyleyin.

Örnek

A: Let's keep the plan simple: Berlin, then Prague, then Budapest. (Lets kip dı plen sim-pıl: Berlin, den Prag, den Budapeşt.) Planı sade tutalım: Berlin, sonra Prag, sonra Budapeşt. B: I'd rather skip Berlin and fly straight to Prague. (Ayd ra-dır skip Berlin end flay streyt tu Prag.) Berlin'i atlayıp doğrudan Prag'a uçmayı tercih ederim. A: All right, but then we must book the flight today. (Ol rayt, bat den vi mast buk dı flayt tu-dey.) Tamam, ama o zaman uçağı bugün ayırtmalıyız.

Gün gün yazmak: iskelet, saat ve yedek plan

Tahtadaki Güneydoğu Asya planında günler nasıl numaralanmış ve yanına hangi bilgiler eklenmiş?

Ayrıntılı plan bir öykü değil, okunabilir bir çizelgedir. Başlıkta yer, tarihler ve kimlerin gideceği durur. Her gün için sabah, öğleden sonra ve akşam kutuları açılır. Ulaşım cümlesi net olur: Take the 08.40 train from Bangkok to Chiang Mai. (Teyk dı eyti for-ti treyn from Beng-kok tu Çyang May.) Bangkok'tan Chiang Mai'ye 08.40 trenine binin. Konaklama ayrı satırdadır: Check in at the riverside hostel. (Çek in et dı ri-vır-sayd hos-tel.) Nehir kenarındaki hostele giriş yapın.

B2'de zaman bağlaçları planı yetişkin metnine çevirir. By the time we arrive, the market will be closed. (Bay dı taym vi ı-RAYV, dı mar-kit vil bi klozd.) Vardığımızda pazar kapanmış olacak. In case it rains, we will visit the museum instead. (İn keys it reynz, vi vil vi-zit dı mu-zi-ım ins-ted.) Yağmur yağarsa onun yerine müzeyi gezeceğiz. As long as we leave before noon, we can catch the ferry. (Ez long ez vi liv bi-for nun, vi ken keç dı fe-ri.) Öğleden önce yola çıktığımız sürece feribota yetişiriz.

Yedek plan, B2 yazısının olgunluk işaretidir. Her yoğun güne bir Plan B (plen bi) notu ekleyin. Dünya sınıflarında öğretmenler sıkça yağmur günü kutusu ister; bu, metni ezber listesinden çıkarır. Telaffuz: accommodation (ə-ko-mə-DEY-şın) sözcüğünde vurgu sondan ikinci hecededir.

Örnek

Trip to Northern Thailand, 12–14 March, two travellers, mid-range budget. Kuzey Tayland gezisi, 12-14 Mart, iki gezgin, orta bütçe. Day 1: Morning flight to Chiang Mai. Afternoon: old city temples. Evening: night market. Stay: city hostel. 1. Gün: Sabah uçak. Öğleden sonra eski kent tapınakları. Akşam gece pazarı. Konaklama: kent hosteli. Day 2: Day trip to Doi Suthep. If the weather is bad, visit the cooking school instead. 2. Gün: Doi Suthep. Hava kötüyse yemek okulu. Day 3: Morning café. Afternoon train back to Bangkok. 3. Gün: Sabah kafe, öğleden sonra Bangkok treni.

Tarife okumak: aktarma, yerel saat ve bütçe

Öğrenci Güney Amerika planını yazarken uçuş tarifesinin hangi sütunlarına bakıyor olabilir?

Çok günlük kıtalararası planda uçuş tarifesi defterin yanındadır çünkü saatler yanıltabilir. departure (di-PAR-çır) kalkış, arrival (ı-RAY-vıl) varış, layover (LEY-o-vır) aktarma beklemesidir. We have a three-hour layover in Lima. (Vi hev ı tri-avır LEY-o-vır in Lima.) Lima'da üç saatlik aktarmamız var. The flight lands at 22.15 local time. (Dı flayt lends et tven-ti tu fiftin lo-kıl taym.) Uçak yerel saat 22.15'te iner.

Bütçe satırı abartısız ve gerçekçi durmalıdır. Estimated cost per person: around 80 dollars a day, including food and local buses. (Es-tı-mey-tid kost pır pör-sın: ı-ravnd ey-ti dolırz ı dey...) Kişi başı tahmini maliyet: yemek ve yerel otobüsler dahil günde yaklaşık 80 dolar. We cannot afford a taxi every day. (Vi ke-not ı-FORD ı tak-si ev-ri dey.) Her gün taksiye gücümüz yetmez. Para birimini açık yazın; doların hangi ülkenin doları olduğu planda belirsiz kalmasın.

Aktarma dilinde işe yarayan kalıplar şunlardır. Do I need to collect my luggage? (Du ay nid tu kı-LEKT may la-gic?) Bavulumu almam gerekiyor mu? Is this a domestic or an international connection? (İz dis ı do-MES-tik or ın in-tə-NA-şı-nıl kə-NEK-şın?) Bu iç hat mı, uluslararası aktarma mı? Telaffuz: schedule İngiliz kullanımında çoğu kez ŞE-dyul, Amerikan kullanımında SKE-jul; B2'de ikisini de tanımanız yeter.

Örnek

Defter notu: 26 July: Flight 4502, São Paulo 09.10 to Lima 11.40. Layover 2 hours 20 minutes. Then a flight to Cusco, arrive 15.05. No checked luggage. Budget that day: airport snack and a bus to the hostel, about 25 dollars. 26 Temmuz: 4502 seferi, São Paulo 09.10-Lima 11.40. Aktarma 2 saat 20 dakika. Sonra Cusco, varış 15.05. Teslim bavul yok. O günkü bütçe: havalimanı atıştırmalık ve hostele otobüs, yaklaşık 25 dolar.

İstasyon panosu planı bozunca: doğaçlama konuşma

Öğrenci elindeki planı dijital panoyla karşılaştırırken hangi aksaklığı fark etmiş olabilir?

Yazılı plan gerçeğin taslağıdır; pano ise son sözü söyler. B2 can-do burada şöyledir: I can deal with unexpected travel problems and get the information I need. (Ay ken dil vid an-ik-SPEK-tid tre-vıl prob-lımz end get di in-fə-MEY-şın ay nid.) Beklenmedik yolculuk sorunlarıyla başa çıkabilir ve ihtiyacım olan bilgiyi alabilirim. Gecikme, iptal ve peron değişimi üç klasik sahnedir. Panodaki delayed (di-LEYD) gecikti, cancelled (KEN-sıld) iptal, platform (PLAT-form) peron demektir.

Görevliye ilk cümle kısa ve kibar olsun. Excuse me, my train to Munich is listed as delayed. How long is the delay? (Ek-skyuz mi, may treyn tu Myunik iz lis-tid ez di-LEYD. Hav long iz dı di-LEY?) Affedersiniz, Münih trenim gecikmiş görünüyor. Gecikme ne kadar? Have I missed my connection? (Hev ay mist may kə-NEK-şın?) Aktarmamı kaçırdım mı? Could you tell me which platform I need now? (Kud yu tel mi viç PLAT-form ay nid nav?) Şimdi hangi perona gitmem gerektiğini söyler misiniz?

Doğaçlama, ezber diyaloğu aynen okumak değil, aynı iskeleti yeni bilgiyle doldurmaktır. Sınıfta aynı sahneyi üç kez oynayın: on dakika gecikme, iptal, başka kente yönlendirme. Her tekrarda saat ve kent değişsin. Telaffuz tuzağı: delay di-LEY, dilay değil; cancelled KEN-sıld diye kısa bitsin.

Örnek

Student: Excuse me, the board says the 16.20 to Lyon is delayed. Is it still leaving today? (Ek-skyuz mi, dı bord seyz dı siks-tin tven-ti tu Li-yon iz di-LEYD. İz it stil li-ving tu-dey?) Pano 16.20 Lyon treninin geciktiğini söylüyor. Bugün hâlâ kalkacak mı? Staff: Yes, it will leave from platform 7 at about 17.05. Your connection in Lyon should still be possible. (Yes, it vil liv from PLAT-form se-vın et ı-bavt sevın-o-fayv.) Yaklaşık 17.05'te 7. perondan kalkacak. Lyon aktarmanız hâlâ mümkün olmalı. Student: Thanks. If I miss it, where can I rebook? (Tenks. İf ay mis it, ver ken ay ri-BUK?) Kaçırırsam bileti nereden yenilerim? Staff: At the information desk next to platform 1. (Et di in-fə-MEY-şın desk nekst tu PLAT-form van.) 1. peronun yanındaki danışmada.

Kafede planı masaya yatırmak: uzlaşma dili

Kafedeki öğrenciler basılı planlarda hangi günü değiştirmeye hazır görünüyor?

Gezi planı tek kişinin emri değildir; kafede basılı kâğıtlar açıldığında B2'nin sosyal tarafı başlar. Can-do: I can negotiate changes to a plan and reach a compromise. (Ay ken ni-GO-şi-eyt çeyn-cız tu ı plen end riç ı KOM-prı-mayz.) Planda değişiklik müzakere edebilir ve uzlaşmaya varabilirim. Burada I'd rather (ayd ra-dır) tercih ederim, What if we... (vot if vi) ya şöyle yapsak, I'm not keen on (aym not kin on) pek istekli değilim kalıpları işe yarar.

Kibar itiraz, hayır demeden yön değiştirir. The museum is a good idea, but we might be too tired after the hike. (Dı mu-zi-ım iz ı gud ay-di-ı, bat vi mayt bi tu ta-yıd af-tır dı hayk.) Müze iyi fikir ama yürüyüşten sonra çok yorgun olabiliriz. Why don't we swap Thursday and Friday? (Vay dont vi svop Törz-dey end Fray-dey?) Perşembe ile Cuma'yı niye değiştirmiyoruz? Let's keep Saturday free in case something interesting comes up. (Lets kip Se-tır-dey fri in keys sam-ting in-trıs-ting kamz ap.) Cumartesiyi boş bırakalım, ilginç bir şey çıkarsa diye.

Dünya genelinde bu sahne bilgi boşluğu etkinliği olarak da kurulur: her öğrencinin planında farklı bir aksaklık vardır, kafede birleşip tek metin çıkarırlar. Günlük hayatta hostelde, trende veya gerçek bir kafede aynı konuşma döner. Telaffuz: rather RA-dır; compromise KOM-prı-mayz, vurgu baştadır.

Örnek

A: I'm not keen on another cathedral. We've seen three already. (Aym not kin on ı-na-dır kı-Tİ-drıl. Viv sin tri ol-re-di.) Bir katedral daha pek içimden gelmiyor. Üç tane gördük bile. B: Fair point. What if we take a river trip instead? (Fer poynt. Vot if vi teyk ı ri-vır trip ins-ted?) Haklısın. Onun yerine nehir turuna ne dersin? A: That works, as long as it doesn't cost too much. (Det vörks, ez long ez it dazınt kost tu maç.) Olur, fazla pahalı olmadığı sürece. B: I'll check the price and write it on the plan. (Ayl çek dı prays end rayt it on dı plen.) Fiyatına bakıp plana yazarım.

Türkçe kaynaklı sık hatalar ve B2 düzeltmeleri

Türkçeden bire bir çeviri, gezi metnini B1'de bırakır. En sık tuzak travel ile trip ayrımıdır. Travel (TRE-vıl) genel ve genellikle sayılamazdır; trip (trip) belirli, sayılabilen bir yolculuktur. I love travel yerine I love travelling. (Ay lav TRE-vı-ling.) Seyahat etmeyi severim. We made a travel to Italy yanlıştır; doğrusu We took a trip to Italy. (Vi tuk ı trip tu İ-tı-li.) İtalya'ya bir gezi yaptık.

Tatil edatı ve araç edatı da kayar. Türkçe tatile gitmek kalıbı go to holiday üretmesin; doğrusu go on holiday (go on HO-li-dey) veya Amerikan go on vacation (go on vey-KEY-şın). Uçakta in the plane değil on the plane (on dı pleyn) denir; trende de on the train. Otel cümlesinde artikeli unutmayın: We will stay in a hotel near the station. (Vi vil stey in ı ho-tel nir dı stey-şın.) İstasyona yakın bir otelde kalacağız.

Soru ve öneri dizilişi Türkçe söz dizimini kopyalamasın. How much cost the ticket? yerine How much does the ticket cost? (Hav maç daz dı ti-kit kost?) Bilet ne kadar? I suggest you to go yerine I suggest that you go veya I suggest going. (Ay sı-GEST going.) Gitmeni öneririm. Planda çoğu kez yalın geniş zaman yetmez: We're taking the 09.00 train. (Vir tey-king dı nayn o klok treyn.) Yarın 09.00 trenine biniyoruz.

Örnek

Yanlış: We will make a travel and stay in hotel. Doğru: We will take a trip and stay in a hotel. (Vi vil teyk ı trip end stey in ı ho-tel.) Yanlış: I suggest you to book now. Doğru: I suggest that you book now. (Ay sı-GEST dıt yu buk nav.) Yanlış: How much cost the hostel? Doğru: How much does the hostel cost? (Hav maç daz dı hos-tel kost?)

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Travel ve trip aynıdır; we made a travel denir. Doğrusu: Travel genel ve çoğu kez sayılamazdır; belirli yolculuk trip veya journey ile sayılır. Doğrusu: We took a trip.
  • Yanlış: Tatile gitmek go to holiday diye çevrilir. Doğrusu: Edat on'dur: go on holiday veya go on vacation. To holiday B2'de doğal durmaz.
  • Yanlış: Uçakta in the plane, otelde stay in hotel (artikelsiz) denir. Doğrusu: Araçta on the plane / on the train kullanılır. Otel sayılabilirdir: stay in a hotel.
  • Yanlış: How much cost the ticket? ve I suggest you to book now doğru soru ve öneridir. Doğrusu: Özne-yardımcı fiil gerekir: How much does the ticket cost? Öneride to yok: I suggest that you book now veya I suggest booking now.

Bir adım ileri

Bir üst dil basamağında (B2+/C1) aynı konu şikâyet e-postası, sürdürülebilir turizm tartışması ve uzun ikna yazısına açılır. Öğrenci yalnızca plan yazmaz; gecikme için resmi dilek, karşılaştırma veya turizm etiği üzerine görüş de üretir. Doğaçlama konuşma, çağrılı sunum ve soru yağmuruna dönüşür. Bu dersteki gün gün iskelet, o düzeyde daha uzun ve nüanslı metnin omurgası olmayı sürdürür.

Özet

Ayrıntılı gezi planı; gün, ulaşım, konaklama, bütçe ve yedek planı B2 dilinde görünür kılar. İstasyon ve kafedeki doğaçlama, yazdığınız metni hayata bağlar. Türkçeden gelen edat, artikel ve fiil tuzaklarını bilmek, planınızın gerçekten işe yaramasını sağlar.

Örnek sorular

1. Which sentence best describes how you will travel from Istanbul to Paris in your detailed travel plan?
  1. I will take a direct flight from Istanbul to Paris.
  2. I will walk from Istanbul to Paris.
  3. I will drive a boat from Istanbul to Paris.
  4. I will ride a bicycle from Istanbul to Paris.
Cevabı göster
Doğru cevap: I will take a direct flight from Istanbul to Paris.
A direct flight is the most realistic and appropriate way to travel between these two cities in a travel plan.
2. Which option correctly describes a type of accommodation in a travel itinerary?
  1. I will stay at a hostel in the city center.
  2. I will sleep in the airport every night.
  3. I will camp in the middle of the street.
  4. I will stay in a classroom.
Cevabı göster
Doğru cevap: I will stay at a hostel in the city center.
Staying at a hostel is a common and realistic accommodation choice in a travel plan.
3. Which sentence is appropriate for describing a planned activity during your trip?
  1. On the second day, I will visit the Louvre Museum.
  2. On the second day, I will do nothing all day.
  3. On the second day, I will stay in my room.
  4. On the second day, I will only eat breakfast.
Cevabı göster
Doğru cevap: On the second day, I will visit the Louvre Museum.
Visiting a museum is a typical activity included in a detailed travel plan.
4. Which phrase would you use to start an improvised speech about your travel plan?
  1. Let me tell you about my travel itinerary.
  2. I don't want to talk about my trip.
  3. I forgot everything about my journey.
  4. I have no plans at all.
Cevabı göster
Doğru cevap: Let me tell you about my travel itinerary.
This phrase is a suitable and natural way to begin an improvised speech about a travel plan.
5. Which sentence uses the correct time expression for a travel plan?
  1. I will arrive in Rome on Monday morning.
  2. I will arrive in Rome yesterday.
  3. I will arrive in Rome last week.
  4. I will arrive in Rome two years ago.
Cevabı göster
Doğru cevap: I will arrive in Rome on Monday morning.
The correct time expression for a future event in a travel plan is 'on Monday morning.'
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Okuma-dinleme: Seyahat günlüğü ve ulaşım duyurusu