QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Kelime: Seyahat, göç ve küresel hareketlilik kelime seti

Yabancı Diller · İngilizce B2 · Küresel Seyahat ve Hareketlilik
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Seyahat, göç ve küresel hareketlilik kelime seti, B2 öğrencisinin insanların neden ve nasıl sınır aştığını havaalanından kampüse kadar doğru sözcük ve kalıplarla anlatmasını sağlar.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Havaalanından dünyaya: seyahat ve hareketlilik

Kalkış kapısındaki farklı milletlerden yolcular size hangi seyahat sözcüklerini düşündürüyor?

İnsanlar ticaret, öğrenme ve güvenlik için uzun zamandır yer değiştirir; günümüzde bu hareketin en hızlı yüzü uçuşlardır. B2 öğrencisi bir uçuşu planlayabilir, gecikmeyi açıklayabilir ve havaalanında yol tarifi isteyebilir. Resimdeki uluslararası kalkış kapısı, bavulların ve dillerin aynı anda bulunduğu bir departure lounge (dı-PAAR-çır launc), yani kalkış salonudur. Global mobility (globıl mo-Bİ-li-ti) bu sahnenin adıdır: insanlar eğitim, iş veya tatil için sınırları aşar.

Sözcükleri ayırmak B2 nin temelidir. Travel (tre-vıl) genel eylemdir ve çoğu zaman fiil gibi işler. Trip (trip) belirli, çoğu zaman kısa bir gidiş-dönüştür. Journey (cör-ni) yolculuğun kendisini, bazen uzun ve yorucu olanı anlatır. Flight (flayt) uçuş, passenger (pe-sın-cır) yolcu, destination (des-ti-NEY-şın) varış yeri, itinerary (ay-Tİ-nı-rı-ri) gezi planıdır. Biniş kartı boarding pass (bor-ding pas), kapı gate (geyt), işlem check-in (çek-in) adını alır.

Aktarmalı uçuşta connection (kı-NEK-şın) veya layover (LEY-o-vır) vardır. Uçuş delayed (dı-LEYD) ise gecikmiştir, cancelled (KEN-sıld) ise iptal edilmiştir. Luggage (LA-gic) sayılamaz bir addır; iki bavul için two suitcases (tu SUUT-keys-iz) veya two pieces of luggage denir. Uzun uçuştan sonra jet lag (cet leg) yani saat farkı yorgunluğu görülür. Güvenlik security check (sı-KYU-ri-ti çek), bagaj teslim yeri baggage claim (BA-gic kleym) olarak adlandırılır. Dünya okullarında bu set rol oyunu, anons dinleme ve bilet okuma ile öğretilir.

Örnek

Somut havaalanı diyaloğu: A: Excuse me, which gate is the flight to Berlin? (Afedersiniz, Berlin uçuşu hangi kapıdan?) B: Gate 14. Boarding starts in twenty minutes. (Kapı 14. Biniş yirmi dakika içinde başlıyor.) A: Thanks. Is there a long layover? (Teşekkürler. Uzun bir aktarma var mı?) B: Only forty minutes, so go straight to the departure gate. (Sadece kırk dakika, bu yüzden doğrudan kalkış kapısına gidin.) Telaffuz ipucu: Berlin = ber-LİN, boarding = BOR-ding, straight = STREYT.

Göç, sınır kapısı ve resmi belgeler

Sınırdaki pasaport ve bavullar turistik seyahat ile göç arasındaki farkı nasıl gösterir?

Göç, kısa tatilden ayrı bir kelime ailesidir. To migrate (tu MAY-greyt) genel olarak yer değiştirmektir. To emigrate (tu E-mi-greyt) kendi ülkesinden çıkıp gitmektir. To immigrate (tu İ-mi-greyt) başka bir ülkeye girip yerleşmektir. Aynı kişi çıkış ülkesinden bakınca emigrant (E-mi-grınt), varış ülkesinden bakınca immigrant (İ-mi-grınt) olur. Migrant (MAY-grınt) genel sözcüktür. Refugee (re-fyu-Cİİ) savaş veya zulüm nedeniyle koruma arayan kişidir; asylum (ı-SAY-lım) sığınma talebidir. Bu sözcükler B2 haber metinlerinde sık çıkar ve turistle eşitlenemez.

Sınır kapısında belgeler konuşur. Passport (PAS-port) kimlik belgesidir. Visa (Vİİ-zı) giriş iznidir. Uzun kalışta residence permit (RE-zi-dıns pör-mit), çalışmada work permit (VÖRK pör-mit) gerekir. Customs (KAS-tımz) gümrük, border control (BOR-dır kın-TROL) pasaport kontrolüdür. İşe yarar kalıplar şunlardır: to go through customs (gümrükten geçmek), to apply for a visa (vizeye başvurmak), to settle down (yerleşmek), to relocate (rii-lo-KEYT, iş veya aile nedeniyle taşınmak). Homeland (HOM-lend) ana vatan, host country (HOST kan-tri) ev sahibi ülkedir.

Günlük hayatta bu sahne aile ziyareti, mevsimlik iş veya kalıcı taşınma olarak görünür. Sınıfta sınır memuru ile yolcu diyaloğu yaygındır çünkü hem kelime hem nezaket kalıbı öğretir. Unutulmaması gereken ayrım şudur: turist geri dönmeyi planlar, göçmen yerleşmeyi hedefler, sığınmacı koruma arar. Yirminci yüzyılda birçok ülke işgücü göçü aldı; bugün de hareketlilik haberlerin ve aile öykülerinin parçasıdır.

Örnek

Sınır diyaloğu: Officer: Can I see your passport and visa, please? (Pasaportunuzu ve vizenizi görebilir miyim lütfen?) Traveller: Of course. I am visiting relatives for two weeks. (Tabii. Akrabalarımı iki haftalığına ziyaret ediyorum.) Officer: How long will you stay in the host country? (Ev sahibi ülkede ne kadar kalacaksınız?) Traveller: Until the fifteenth of August, then I return to my home country. (On beş Ağustos a kadar, sonra kendi ülkeme dönerim.) officer = O-fi-sır, relatives = RE-lı-tivz.

Yüksek hızlı tren ve kara yoluyla uluslararası hareket

Avrupa da yüksek hızlı trene binen çok uluslu yolcular hangi hareketlilik türünü temsil ediyor?

Uçak tek seçenek değildir. High-speed train (HAY-spiid treyn) Avrupa da şehirler ve ülkeler arasında yaygındır. To board a train trene binmektir. Platform (PLET-form) peron, ticket (Tİ-kit) bilet, timetable (TAYM-tey-bıl) tarife demektir. Aktarma için change trains (çeync treynz) kalıbı kullanılır. Kara yolunda coach (koç) uzun mesafe otobüsü, border crossing (BOR-dır kro-sing) sınır geçişidir. Birçok öğrenci için ilk uluslararası hareket bir tren veya otobüs yolculuğudur.

Commute (kı-MYUT) her gün işe veya okula gidip gelmektir; bazı sınır kentlerinde bu gidiş-geliş uluslararası olabilir. Overcrowded (o-vır-KRAU-did) aşırı kalabalık vagonu anlatır. Tarihte demiryolları insanları uçaklardan önce birbirine bağladı; bugün fiyat ve çevre nedeniyle tren hâlâ tercih edilir. Dünya sınıflarında harita üstünde güzergâh çizmek, bilet metni okumak ve peron duyurusu dinlemek bu setin klasik yoludur.

İşine yarayan kısa kalıplar şunlardır. Is this seat taken? (Bu koltuk dolu mu?) Does this train go to Vienna? (Bu tren Viyana ya gidiyor mu?) I need to change trains in Munich. (Münih te tren değiştirmem gerekiyor.) The train is on time. (Tren saatinde.) Telaffuz: Vienna = vi-YE-nı, Munich = MYU-nik, seat = siit, taken = TEY-kın.

Örnek

Somut olay: Ayşe, değişim için Prag a gidecektir. Biletinde departure 08:40, arrival 14:15, change in Vienna yazar. İstasyonda şöyle sorar: Excuse me, which platform is the high-speed train to Vienna? (Afedersiniz, Viyana yüksek hızlı treni hangi perondan?) Görevli: Platform 7. You have a connection there, so do not wait on the platform too long. (Peron 7. Orada aktarmanız var, bu yüzden peronda fazla beklemeyin.) Prag = prag, connection = kı-NEK-şın.

Deniz yolu, liman ve uzun yolculuk

Limandaki gemiler ve yük hareketi uluslararası seyahatin hangi yüzünü gösterir?

Port (port) ve harbour (HAR-bır) deniz hareketliliğinin merkezidir. İnsanlar ferry (FE-ri) ile kısa deniz aşırı geçiş yapar; cruise (kruz) tatil amaçlı gemi yolculuğudur. Eski ve edebi metinlerde uzun deniz yolculuğu için voyage (VOY-ıc) tercih edilir. Limanda yolcu ile yük yan yanadır; bu yüzden kelime seti hem turizmi hem ticareti kapsar. Ada ülkelerine veya boğazlara giden öğrenciler feribot duyurusunu anlamalıdır.

Duyuru ve uyarı kalıpları B2 dinleme sınavlarında sık çıkar. The ferry is delayed due to rough weather. (Feribot kötü hava nedeniyle gecikti.) Passengers must stay in the terminal until boarding. (Yolcular binişe kadar terminalde kalmalıdır.) Terminal (TÖR-mi-nıl) havaalanı, liman veya otogar binası olabilir. Rough weather (raf VE-dır) kötü hava, due to (duu tu) nedeniyle demektir. Bavul yine luggage dir; güverte için on deck (on dek) kalıbı görülebilir.

Dünyada bu konu harita, güzergâh ve duyuru metniyle öğretilir. Günlük hayatta tatil, yük gemisi haberi veya ada ziyareti olarak çıkar. Bir sonraki düşünme basamağı, aynı yolculuğu uçak, tren ve gemi ile karşılaştırıp süre, fiyat ve çevre açısından konuşabilmektir. Liman resmi, hareketliliğin yalnızca yolcu değil yük, iş ve bekleyiş de olduğunu hatırlatır.

Örnek

Liman anonsu: Attention please. The ferry to the island will leave from gate B in fifteen minutes. All passengers should have their tickets and passports ready. (Dikkat lütfen. Adaya giden feribot on beş dakika içinde B kapısından kalkacak. Tüm yolcular biletlerini ve pasaportlarını hazır bulundurmalıdır.) island = AY-lınd, leave = liiv, ready = RE-di. Kısa yanıt: We should go to gate B now. (Şimdi B kapısına gitmeliyiz.)

Eğitim hareketliliği: pasaport, harita ve kampüs

Kütüphanedeki pasaport ve haritalar hangi küresel eğitim sözcüklerini çağrıştırıyor?

Kütüphane sahnesi, hareketliliğin yalnız bavul değil belge, plan ve dil hazırlığı olduğunu gösterir. Study abroad (STA-di ı-BROOD) yurtdışında okumaktır. Exchange student (iks-ÇEYNC STU-dınt) değişim öğrencisidir. Gap year (gep yır) lise ile üniversite arasında bir yıl ara vermektir. Host family (host FE-mi-li) ev sahibi aile, host country gidilen ülke, home country kendi ülkesidir. Culture shock (KAL-çır şok) yeni kültüre alışırken yaşanan şaşkınlıktır; homesick (HOM-sik) sıla hasreti çeken kişidir. Avrupa daki öğrenci değişim programları bu sözcükleri günlük dile indirmiştir.

B2 yapabilirim hedefi şudur: öğrenci yurtdışı eğitim planını anlatır, avantaj ve dezavantaj tartışır, kısa başvuru metni yazar. Kalıplar: I would like to apply for an exchange programme. (Bir değişim programına başvurmak istiyorum.) Living abroad has improved my English. (Yurtdışında yaşamak İngilizcemi geliştirdi.) At first I felt homesick, but then I got used to it. (İlk başta sıla hasreti çektim ama sonra alıştım.) Multicultural (mal-ti-KAL-çır-ıl) çok kültürlü ortamı anlatır. To fill in a form form doldurmak, to book accommodation (tu buk ı-ko-mı-DEY-şın) konaklama ayırtmaktır.

Hazırlık listesi pratiktir: pasaport süresi, vize, konaklama, sağlık sigortası ve güzergâh. Harita üstünde destination işaretlemek, itinerary yazmak ve ev sahibi aileye kısa bir tanıtım metni hazırlamak sınıfta sık yapılan işlerdir. Eğitim hareketliliği turizmden daha uzun sürer; bu yüzden residence permit ve to settle in (yerleşip alışmak) sözcükleri de bu sete girer. Öğrenci, gittikten sonra hem akademik hem günlük dili aynı anda kullanır.

Örnek

Kısa başvuru metni: Dear Sir or Madam, I am a secondary school student and I would like to study abroad next year. I can stay with a host family and I am ready to share my culture. Could you please send me information about the exchange programme? (Sayın yetkili, ortaöğretim öğrencisiyim ve gelecek yıl yurtdışında okumak istiyorum. Ev sahibi bir aileyle kalabilirim ve kültürümü paylaşmaya hazırım. Değişim programı hakkında bilgi gönderir misiniz?) Madam = ME-dım, share = şeer, information sayılamaz addır.

Türkçe konuşanların sık yaptığı hatalar ve sağlam kalıplar

Türkçeden bire bir çeviri bu konuda en çok burada bozar. I made a travel yanlıştır; doğrusu I went on a trip veya I travelled to Italy (ay tre-vıld tu İ-tı-li) şeklindedir. I am going to abroad yanlıştır çünkü abroad (ı-BROOD) zarftır ve to almaz; doğrusu I am going abroad veya I am going to Italy dir. Arrive to Istanbul yerine şehir için arrive in Istanbul, havaalanı gibi nokta için arrive at the airport kullanılır. Bu üç hata yazılı sınavda ve konuşmada hemen göze çarpar.

Luggage ve information sayılamaz; a luggage veya informations denmez. Uçak için Türkçe deki in eylemine kapılıp in the plane demek yaygındır; doğal İngilizce çoğu zaman on the plane der. Sıfat olarak touristic yerine tourist tercih edilir: a tourist city, tourist information. Holiday (HO-li-dey) İngiliz İngilizcesinde tatildir; vacation (vey-KEY-şın) Amerikan İngilizcesinde daha sıktır. Fiil olarak travel, belirli kısa gezi için isim olarak trip, uzun yolun kendisi için journey seçilir.

Göç fiillerinin yönü karışır. Türkiye den başka bir ülkeye yerleşen kişi Türkiye den emigrates, gittiği ülkeye immigrates. People zaten çoğuldur; peoples halklar anlamındadır, yolcular için kullanılmaz. Nazik istek kalıbı sınavda puan kazandırır: Could you tell me where the baggage claim is? (Bagaj teslim yeri nerede, söyler misiniz?) Would you mind showing me your passport? (Pasaportunuzu gösterir misiniz?) mind = maynd, showing = ŞO-ing.

Örnek

Yanlış-doğru mini metin. Yanlış: Last year I made a travel to abroad with two luggages and I arrived to Berlin. Doğru: Last year I went on a trip abroad with two suitcases and I arrived in Berlin. (Geçen yıl iki bavulla yurtdışına gezmeye gittim ve Berlin e vardım.) Yanlış: She immigrated from her homeland. Doğru yön: She emigrated from her homeland and immigrated to Canada. (Ana vatanından göç etti ve Kanada ya göçmen olarak gitti.) Canada = KE-nı-dı.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Travel sayılabileceği ve I made a travel denebileceği düşüncesi. Doğrusu: Travel çoğunlukla fiildir veya genel, sayılamaz bir addır. Belirli gezi için trip, yolun kendisi için journey kullanılır: go on a trip, travel to Spain.
  • Yanlış: Emigrate ile immigrate nin aynı yönü anlattığı, ikisinin de sadece gelmek olduğu. Doğrusu: Emigrate çıkış ülkesinden gitmektir, immigrate varış ülkesine gelip yerleşmektir. Bakış açısı değişince aynı kişi için her iki sözcük de doğru olabilir.
  • Yanlış: I am going to abroad ve arrive to kalıplarının doğru olduğu. Doğrusu: Abroad zarftır, to abroad olmaz. Varışta şehir için arrive in, havaalanı ve istasyon için arrive at kullanılır.
  • Yanlış: Refugee, immigrant ve tourist sözcüklerinin aynı kişi türünü anlattığı. Doğrusu: Turist kısa süre kalır ve döner. Göçmen yerleşmeyi hedefler. Sığınmacı koruma arar. Haber metninde bu ayrım hem dil hem anlam hatası doğurur.
  • Yanlış: Luggage sayılabilir ve uçakta in the plane demek her zaman doğal olduğu. Doğrusu: Luggage sayılamaz; a suitcase veya a piece of luggage denir. Uçak yolculuğunda doğal İngilizce çoğu zaman on the plane kullanır.

Bir adım ileri

Bir üst dil basamağında aynı konu yalnızca kelime listesi olmaktan çıkar; öğrenci göç, turizm ve eğitim hareketliliğini kısa görüş yazısında tartışır. Avantaj-dezavantaj, neden-sonuç ve karşılaştırma bağlaçları güçlenir. Haber ve röportaj metinlerinde daha soyut sözcükler, örneğin uyum, işgücü ve çevre maliyeti, B2 nin üstüne eklenir. Konuşmada ise vize reddi, gecikmeli aktarma veya ev sahibi aile sorunu gibi uzun, akıcı anlatılar beklenir.

Özet

Seyahat sözcükleri uçuş, tren ve feribotun pratik dilini; göç sözcükleri yön, belge ve kalış amacını öğretir. B2 öğrencisi trip, journey, emigrate, immigrate ve study abroad ayrımını hem diyalogda hem kısa metinde kullanabilir. Türkçeden çeviri hatalarını düzeltmek, bu kelime setini gerçek havaalanı, sınır ve kampüs durumlarında işe yarar hale getirir.

Örnek sorular

1. Which word best describes a person who moves to another country to live there permanently?
  1. Immigrant
  2. Tourist
  3. Passenger
  4. Guide
Cevabı göster
Doğru cevap: Immigrant
An immigrant is someone who moves to another country to live there permanently, while a tourist or passenger is only visiting.
2. Which of the following is a document you need to enter a foreign country?
  1. Visa
  2. Ticket
  3. Map
  4. Suitcase
Cevabı göster
Doğru cevap: Visa
A visa is an official document that allows you to enter and stay in a foreign country.
3. Which word means 'to travel regularly between home and work'?
  1. Commute
  2. Migrate
  3. Emigrate
  4. Visit
Cevabı göster
Doğru cevap: Commute
To commute means to travel regularly between home and work or school.
4. Which term describes the movement of people from rural areas to cities?
  1. Urbanization
  2. Vacation
  3. Pilgrimage
  4. Excursion
Cevabı göster
Doğru cevap: Urbanization
Urbanization is the process where people move from rural areas to cities, increasing urban populations.
5. Choose the correct word: 'Many people _______ to other countries for better job opportunities.'
  1. migrate
  2. commute
  3. explore
  4. guide
Cevabı göster
Doğru cevap: migrate
People migrate to other countries for better job opportunities; 'migrate' means to move from one place to another.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Dil bilgisi: Geleceğin İleri Zamanları (Future Perfect and Continuous)Günlük konuşma: Plan değiştirme ve çözüm bulma diyaloğu ›