QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Uygulama: Varsayımsal bir soruna çözüm öner, konuş ve tekrar et

Yabancı Diller · İngilizce B1 · İlişkiler ve Toplumsal Yaşam
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Varsayımsal bir soruna nazik çözüm önermek, B1 öğrencisinin ilişkilerde ve toplumsal yaşamda ikinci koşul cümlesi ile tavsiye kalıplarını konuşup tekrar ederek akıcı kullanmasını sağlar.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Varsayımsal sorun nedir ve neden çözüm öneririz

Kafedeki iki genç hangi varsayımsal sorunu çözmeye çalışıyor olabilir?

CEFR B1 can-do hedefine göre öğrenci tanıdık konularda görüşünü gerekçelendirir ve varsayımsal bir durum için çözüm önerir. Varsayımsal sorun henüz olmamış, hayali veya olursa ne olur diye düşünülen bir durumdur. Resimdeki iki genç kafede konuşur; bu, tavsiye vermenin en doğal yerlerinden biridir. Böyle bir sohbet dinlemek, önermek ve aynı cümleyi tekrar etmek üzerine kurulur.

İngilizcede bu konuşmalar çoğunlukla ikinci koşul cümlesiyle yapılır. Ana kalıp şöyledir: If I were you, I would ... (İf ay vör yu, ay vud ... — Yerinde olsam ... yapardım). Telaffuzda were vör gibi okunur; Türkçedeki ver ile karıştırmayın. would çoğu zaman vud diye kısadır, vuld diye uzatılmaz. Dünya genelinde B1 kitapları bu kalıbı giving advice yani tavsiye verme başlığıyla öğretir çünkü hem dilbilgisi hem nezaket bir aradadır.

Günlük hayatta bir arkadaşın sınav stresi, bir yanlış anlama veya bir grup işi bu dilin kullanıldığı yerlerdir. Öğrenci önce modeli dinler, sonra kendi cümlesini üretir, ardından sesli tekrar eder. Sık karışıklık şudur: varsayımsal cümle gerçek geçmiş zaman sanılır. Oysa If I were you nazik bir tavsiyedir, dün olan bir olayı anlatmaz.

Örnek

A: My best friend is angry with me. What should I do? (May best frend iz engri vid mi. Vot şud ay du? — En iyi arkadaşım bana kızgın. Ne yapmalıyım?) B: If I were you, I would talk to her tonight. (İf ay vör yu, ay vud tok tu hör tunayt. — Yerinde olsam bu gece onunla konuşurdum.) A: That is a good idea. I should try that. (Dat iz ı gud aydiı. Ay şud tray dat. — Bu iyi bir fikir. Bunu denemeliyim.)

Tavsiye kalıpları: should, why don't you, if I were you

Sınıftaki öğrenciler varsayımsal aile çatışmasına hangi kalıplarla çözüm öneriyor?

Tavsiye verirken B1 düzeyinde üç ana kalıp yeterlidir. Birincisi should (şud): You should listen to your parents. (Yu şud lisın tu yor perınts. — Aileni dinlemelisin.) İkincisi soru biçimidir: Why don't you ...? (Vay dont yu ...? — Neden ... yapmıyorsun?). Üçüncüsü en nazik olanıdır: If I were you, I would ... (İf ay vör yu, ay vud ...). Sınıfta varsayımsal bir aile çatışması konuşulurken öğrenciler bu üç kalıbı sırayla dener ve her cümleyi en az iki kez tekrar eder.

Somut bir olay düşünelim. Ali'nin kardeşi Ali'nin odasına izinsiz girmektedir. Öğrenci şöyle der: If I were you, I would talk to your brother calmly. (İf ay vör yu, ay vud tok tu yor bradır kamli. — Yerinde olsam kardeşinle sakin konuşurdum.) Sonra tekrar eder: You should close your door. (Yu şud kloz yor dor. — Kapını kapatmalısın.) Üçüncü seçenek: Why don't you write a short note? (Vay dont yu rayt ı şort not? — Neden kısa bir not yazmıyorsun?). Tekrar B1'de akıcılığın anahtarıdır; aynı cümleyi üç kez sesli söylemek kalıbı belleğe yerleştirir.

Dünyada bu kalıplar işlevsel dil olarak öğretilir: öğretmen modeli verir, öğrenci tekrar eder, sonra kendi sorununu üretir. Sık yapılan bir karışıklık must (mast) ile should (şud) arasındadır. Must çok serttir; arkadaş ve aile tavsiyesinde should yeter. Telaffuz ipucu: don't dont diye okunur, do not diye hecelemek B1 konuşmasını yavaşlatır.

Örnek

A: I argue with my brother every evening. (Ay argyu vid may bradır evri ivning. — Her akşam kardeşimle tartışıyorum.) B: You should stay calm first. (Yu şud stay kam först. — Önce sakin kalmalısın.) B: If I were you, I would share the room equally. (İf ay vör yu, ay vud şer dı rum ikvıli. — Yerinde olsam odayı eşit paylaşırdım.) A: Why don't I try that this week? (Vay dont ay tray dat dis vik? — Neden bunu bu hafta denemiyorum?)

İlişkilerde varsayımsal sorunlara çözüm

Kütüphanedeki grup kitaplara bakarak hangi ilişki sorununa çözüm arıyor?

İlişkiler B1'in en işlek konusudur çünkü her öğrencinin bir arkadaşı ve bir ailesi vardır. Varsayımsal ilişki sorunu örneği şudur: What would you do if your friend told your secret? (Vot vud yu du if yor frend told yor sikrıt? — Arkadaşın sırrını söylerse ne yapardın?). Olası çözüm: I would feel sad, but I would ask why. (Ay vud fil sed, bat ay vud ask vay. — Üzülürdüm ama nedenini sorardım.) Kütüphanede grup çalışması farklı çözümleri karşılaştırmak için uygundur; öğrenciler kısa not alır, sonra sesli okur.

Kısa bir diyalog kuralım. A: If my classmate never shares the group work, what should I do? (İf may klasmeyt nevır şerz dı grup vörk, vot şud ay du? — Sınıf arkadaşım grup işini hiç paylaşmazsa ne yapmalıyım?) B: If I were you, I would speak to the teacher first. (İf ay vör yu, ay vud spik tu dı tiçır först. — Yerinde olsam önce öğretmene konuşurdum.) A: That is a good idea. I should try that. (Dat iz ı gud aydiı. Ay şud tray dat. — Bu iyi bir fikir. Bunu denemeliyim.) Burada hem çözüm önerisi hem tekrarla onay vardır. Onay cümlesi de B1'dir: You are right. (Yu ar rayt. — Haklısın.)

Günlük hayatta bu konuşmalar parkta, mesajlaşırken ve yüz yüze olur. Bir sonraki pratikte öğrenci kendi listesini yazar, sonra kâğıda bakmadan söyler. Telaffuz ipucu: secret sikrıt, share şer, classmate klasmeyt. Bu üç sözcük ilişki diyaloglarında sık döner; her birini üç kez tekrar etmek yeter.

Örnek

Sorun metni: My friend does not answer my messages. (May frend daz not ansır may mesejız. — Arkadaşım iletilerime cevap vermiyor.) Çözüm A: You should wait one day. (Yu şud veyt van dey. — Bir gün beklemelisin.) Çözüm B: Why don't you call her? (Vay dont yu kol hör? — Neden onu aramıyorsun?) Çözüm C: If I were you, I would ask if she is busy. (İf ay vör yu, ay vud ask if şi iz bizi. — Yerinde olsam meşgul mü diye sorardım.)

Toplumsal yaşam: mahalle ve ortak sorunlar

Yetişkinler toplantıda varsayımsal mahalle sorununa nasıl çözüm öneriyor?

Toplumsal yaşamda varsayımsal sorun mahalle gürültüsü, çöp veya bakımsız bir park olabilir. Yetişkinler grup toplantısında şöyle konuşabilir: If the street is dirty, we should clean it together. (İf dı strit iz dörti, vi şud klin it tugedır. — Sokak kirlisiyse birlikte temizlemeliyiz.) Öğrenci B1'de bu cümleyi hem dinler hem tekrar eder. Yumuşak bir başka kalıp We could ... (Vi kud ... — ... yapabilirdik) şeklindedir. could kud diye okunur; kold diye uzatılmaz.

Somut metin: Problem: The neighbours play loud music at night. (Problem: Dı neyborz pley laud müzik et nayt. — Sorun: Komşular gece yüksek müzik çalıyor.) Çözüm 1: If I were you, I would visit them in the morning and explain politely. (İf ay vör yu, ay vud vizit dem in dı morning end ikspleyn pılaytli. — Yerinde olsam sabah onları ziyaret eder ve nazikçe anlatırdım.) Çözüm 2: Why don't you write a kind note? (Vay dont yu rayt ı kaynd not? — Neden nazik bir not yazmıyorsun?) Toplantıda herkes bir çözüm söyler; grup en nazik olanı seçer. Nazik sözcükler B1'de işe yarar: please (pliz), politely (pılaytli), kind (kaynd).

Dünyada B1 konuşma sınavlarında community issues yani mahalle konuları sık çıkar. Türkiye'de ortaöğretim öğrencisi aynı kalıpları okul meclisi veya sınıf başkanlığı konuşmasında da kullanabilir. Tekrar etmek için cümle önce yavaş, sonra normal hızda söylenir. Öğrenci We should talk to them first. (Vi şud tok tu dem först. — Önce onlarla konuşmalıyız.) cümlesini üç kez okur, üçüncüde kâğıda bakmaz.

Örnek

A: The park is full of rubbish. What should we do? (Dı park iz ful ov rabiş. Vot şud vi du? — Park çöp dolu. Ne yapmalıyız?) B: We could make a weekend clean-up. (Vi kud meyk ı vikend klin-ap. — Hafta sonu temizlik yapabilirdik.) C: If I were you, I would ask the school to help. (İf ay vör yu, ay vud ask dı skul tu help. — Yerinde olsam okuldan yardım isterdim.) A: Yes. We should start this Saturday. (Yes. Vi şud start dis satırdey. — Evet. Bu cumartesi başlamalıyız.)

Uygulama: konuş ve tekrar et

Parktaki öğrenci varsayımsal ilişki sorununu çözmek için listeye neler yazıyor olabilir?

Uygulamanın adı konuş ve tekrar et olduğu için yöntem basittir. Öğrenci önce parkta veya defterinde kısa bir liste yazar: sorun, iki çözüm, bir gerekçe. Sonra listeyi sesli okur. Örnek liste: Problem: I argue with my sister. (Problem: Ay argyu vid may sistır. — Sorun: Kız kardeşimle tartışıyorum.) Solution 1: I should stay calm. (Sıluşın van: Ay şud stay kam. — Çözüm 1: Sakin kalmalıyım.) Solution 2: If I were you, I would share the room equally. (Sıluşın tu: İf ay vör yu, ay vud şer dı rum ikvıli. — Çözüm 2: Yerinde olsam odayı eşit paylaşırdım.) Gerekçe: Because we both need space. (Bikoz vi bot nid speys. — Çünkü ikimizin de alana ihtiyacı var.)

İkinci adım eşli pratiktir. Partner A sorunu okur, Partner B çözümü söyler, sonra roller değişir. Aynı diyalog üç kez tekrar edilir; üçüncü tekrarda kâğıda bakılmaz. Telaffuz ipucu: would vud, should şud, because bikoz. Bu küçük ses farkı B1 konuşma notunu etkiler. Öğrenci her tekrarda bir sözcüğü daha net söylemeyi hedefler, yeni kalıp eklemez.

Üçüncü adım sınıf önünde kısa sunumdur. Öğrenci bir dakikada sorunu ve çözümünü anlatır. CEFR B1 hazırlıksız konuşmaya girebilmeyi ister; tekrar çalışması bu hazırlıksızlığı destekler. Günlük hayatta telefonla tavsiye isterken de aynı ritim kullanılır: dinle, öner, gerekçelendir, tekrar onayla. Onay için şu cümle yeter: I will try that. Thanks. (Ay vil tray dat. Tenks. — Bunu deneyeceğim. Teşekkürler.)

Örnek

Tekrar basamakları: 1) Yavaş oku. 2) Normal hızda oku. 3) Kâğıtsız söyle. Metin: If I were you, I would talk to her tonight. You should be kind. Why don't you start with a short message? (İf ay vör yu, ay vud tok tu hör tunayt. Yu şud bi kaynd. Vay dont yu start vid ı şort mesej? — Yerinde olsam bu gece onunla konuşurdum. Nazik olmalısın. Neden kısa bir iletiyle başlamıyorsun?)

Türkçe konuşanların sık yaptığı hatalar

Türkçe kaynaklı hataların başında koşul cümlesinin zamanı gelir. Türkçede yerinde olsam yapardım hem şimdi hem geçmiş gibi durabilir; İngilizcede B1'de bu yapı şimdi ve yakın gelecek için nazik tavsiyedir. Öğrenciler sıkça If I was you, I will talk der; bu yanlıştır. Doğrusu If I were you, I would talk (İf ay vör yu, ay vud tok) çiftidir. Ayrıca Why you don't call him? sözcük sırası Türkçeden kopyadır; doğrusu Why don't you call him? (Vay dont yu kol him? — Neden onu aramıyorsun?) şeklindedir.

İkinci sık hata sert modal kullanmaktır. Türkçede yapmalısın hem yumuşak hem sert olabilir. İngilizcede arkadaşa You must apologise now çok emredicidir. B1'de ilişkiler için You should apologise (Yu şud apolıcayz) veya If I were you, I would apologise daha uygundur. Üçüncü hata fiili atlamaktır: I think you to talk yerine I think you should talk (Ay think yu şud tok) denir. Dördüncü nokta tekrarın eksik kalmasıdır; kalıp bir kez söylenip geçilir, oysa B1 akıcılığı üç tekrarla gelir.

Beşinci hata varsayımsalı gerçek geçmiş sanmaktır. If I were you dün olan bir olayı anlatmaz; karşıdakinin yerine kendini koyarak çözüm önerir. Bu bölümü kapatırken her öğrenci kendi cümlesini yazıp üç kez sesli okumalıdır. Mini kontrol listesi: were ve would birlikte mi, don't you sırası doğru mu, must yerine should var mı, cümle üç kez tekrar edildi mi.

Örnek

Yanlış: If I was you, I will tell the teacher. Doğru: If I were you, I would tell the teacher. (İf ay vör yu, ay vud tel dı tiçır. — Yerinde olsam öğretmene söylerdim.) Yanlış: Why you don't wait? Doğru: Why don't you wait? (Vay dont yu veyt?) Yanlış: You must be quiet now, my friend. Daha uygun: You should be quiet, please. (Yu şud bi kvayıt, pliz.)

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: If I was you, I will ... demek B1'de yeterlidir. Doğrusu: Doğrusu If I were you, I would ... çiftidir. were ve would birlikte gider; will bu kalıpta kullanılmaz.
  • Yanlış: Why you don't ...? sözcük sırası Türkçedeki neden sen yapmıyorsun kalıbından gelir ve doğrudur. Doğrusu: İngilizcede yardımcı fiil öznenin önüne geçer: Why don't you ...? (Vay dont yu ...?).
  • Yanlış: Arkadaşa tavsiyede must her zaman güçlü ve net durur, bu yüzden daha iyidir. Doğrusu: must emir gibi gelir. İlişkilerde should veya If I were you, I would ... daha nazik ve B1'e uygundur.
  • Yanlış: If I were you gerçek geçmiş bir olayı anlatır. Doğrusu: Bu kalıp nazik varsayımsal tavsiyedir; şimdi veya yakın gelecek için kullanılır, dünü anlatmaz.
  • Yanlış: Kalıbı bir kez söylemek yeter; tekrar etmek zaman kaybıdır. Doğrusu: B1 akıcılığı aynı cümleyi yavaş, normal ve kâğıtsız olmak üzere üç kez söylemekle gelir.

Bir adım ileri

Bir üst düzeyde, B2'de öğrenci pişmanlık ve kaçırılmış fırsat için üçüncü koşul cümlesine geçer: olmasaydı şöyle olurdu anlamındaki yapılar. Karışık koşul cümleleri ve daha resmi öneriler, örneğin toplantıda I would suggest that gibi kalıplar eklenir. Ayrıca çözümler üzerine uzunca katılıp katılmamak, gerekçeyi derinleştirmek ve karşı öneri getirmek beklenir. B1'deki üç kısa kalıp o konuşmaların iskeleti olmayı sürdürür.

Özet

B1'de varsayımsal soruna çözüm önermek If I were you, I would ..., should ve Why don't you ...? kalıplarıyla yapılır. İlişki ve mahalle konularında öğrenci dinler, nazikçe önerir ve aynı cümleyi tekrar ederek akıcı hale getirir. Türkçeden gelen sözcük sırası ve sert must kullanımından kaçınmak, were ile would çiftini korumak bu dersin ölçülebilir hedefidir.

Örnek sorular

1. Arkadaşın sınavdan düşük not aldı ve üzgün. Ona nasıl yardımcı olabilirsin? En uygun çözümü seç.
  1. You can help him study for the next exam.
  2. You can ignore his feelings.
  3. You can tell him to stop studying.
  4. You can laugh at his mistake.
Cevabı göster
Doğru cevap: You can help him study for the next exam.
Arkadaşına yardımcı olmak için bir sonraki sınava hazırlanmasına destek olabilirsin. Diğer seçenekler uygun değildir.
2. Bir grup projesinde anlaşmazlık çıktı. Hangi cümleyle çözüm önerirsin?
  1. Let’s talk and find a solution together.
  2. Let’s stop working on the project.
  3. Let’s ignore the problem.
  4. Let’s blame each other.
Cevabı göster
Doğru cevap: Let’s talk and find a solution together.
Sorunu çözmek için birlikte konuşmak ve çözüm aramak en uygun yaklaşımdır.
3. Kardeşin odasını toplamıyor ve bu seni rahatsız ediyor. Ona nasıl bir öneride bulunabilirsin?
  1. Could you please tidy your room every day?
  2. You should never clean your room.
  3. Let’s leave the room messy.
  4. Don’t talk to me again.
Cevabı göster
Doğru cevap: Could you please tidy your room every day?
Nazik bir şekilde odasını toplamasını istemek en uygun ve yapıcı öneridir.
4. Bir arkadaşın yeni bir şehirde kayboldu. Ona nasıl yardımcı olabilirsin?
  1. I can send you a map and guide you.
  2. I can tell you to stay lost.
  3. I can ask you to find your own way.
  4. I can ignore your message.
Cevabı göster
Doğru cevap: I can send you a map and guide you.
Kaybolan birine harita gönderip yol göstermek en uygun yardımdır.
5. Bir arkadaşın çok stresli ve rahatlamak istiyor. Ona ne önerirsin?
  1. You should take a walk in the park.
  2. You should work more.
  3. You should ignore your feelings.
  4. You should not talk to anyone.
Cevabı göster
Doğru cevap: You should take a walk in the park.
Stresli birine yürüyüş yapmasını önermek rahatlatıcı bir çözümdür.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Okuma-dinleme: Tavsiye köşesi ve topluluk röportajı