Tavsiye köşesi ve topluluk röportajı okuyup dinleyerek B1 düzeyinde nazik öneri vermeyi, kişisel hikâyeyi anlamayı ve mahallede teşekkür etmeyi öğrenirsin.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Tavsiye köşesinin dünyadaki yeri
İngilizce konuşulan birçok ülkede insanlar dertlerini bir köşeye yazar. Bu köşenin adı advice column (ıd-vays ka-lım) yani tavsiye köşesidir. Okur sorununu kısa tutar; yazar yargılamadan yol gösterir. CEFR B1 can-do hedefi şudur: tanıdık bir konuda yazılmış net bir tavsiye metninin ana fikrini ve önerisini anlayabilirsin.
Dünyada bu yazılar gazeteyle büyümüş, sonra radyoya ve okul yayınlarına geçmiştir. Bazı ülkelerde dert dinleyen yazara agony aunt (e-gı-ni ant) denir; acı dinleyen nazik bir ses demektir. Amaç emir yağdırmak değil, seçenek sunmaktır. Topluluk röportajı da aynı ruhtadır: biri konuşur, herkes dinler. Sahnedeki anlatıcı kişisel hikâyesini paylaşır; dinleyenler farklı yaşlardandır. Şu cümleyi tanı: I want to share my story with the community. (ay vant tu şer may sto-ri viz dı kı-mün-ı-ti) Topluluğumla hikâyemi paylaşmak istiyorum. Dinlerken her ayrıntıyı değil, duyguyu ve ana olayı yakala.
Örnek
Örnek köşe: Dear Sam, My neighbour plays loud music at night. I can't sleep. What should I do? (diır sem, may ney-bır pleys laud miu-zik et nayt. ay kent slip. vat şud ay du?) Sevgili Sam, Komşum gece yüksek müzik çalıyor. Uyuyamıyorum. Ne yapmalıyım? Yanıt: You should talk to your neighbour politely. If I were you, I would write a short note first. (yu şud tok tu yor ney-bır pı-layt-li. if ay vör yu, ay vud rayt ı şort not först) Komşunla nazikçe konuşmalısın. Yerinde olsam önce kısa bir not yazardım.
Tavsiye metnini okumak ve teşekkür yazmak
Bir tavsiye metninde iki parça vardır: sorun ve öneri. Sorun çoğu zaman I have a problem (ay hev ı pra-blım) veya I can't sleep (ay kent slip) gibi günlük cümlelerle gelir. Öneri ise You should... (yu şud), Why don't you...? (vay dont yu) ve If I were you, I would... (if ay vör yu, ay vud) kalıplarıyla biter. Okurken önce bu iki parçayı işaretle; sonra anahtar sözcüklere bak: problem (pra-blım), advice (ıd-vays), together (tı-ge-dır).
Okuduktan sonra teşekkür etmek toplumsal yaşamın parçasıdır. Evde kısa bir not yeter. Thank you for your kind advice. It helped me a lot. (tenk yu for yor kaynd ıd-vays. it helpt mi ı lot) Nazik tavsiyen için teşekkür ederim. Bana çok yardımcı oldu. Resimdeki öğrenci tam bu notu yazıyor olabilir. Unutma: advice sayılamaz bir addır; an advice demezsin, some advice (sam ıd-vays) veya a piece of advice (ı pis ov ıd-vays) dersin. B1 yazma hedefi: izlenimini ve teşekkürünü kısa bir kişisel notta anlatabilirsin.
Örnek
Teşekkür notu: Dear Sam, Thank you for your advice. I talked to my neighbour and now it is quiet at night. I am happy. (diır sem, tenk yu for yor ıd-vays. ay tokt tu may ney-bır end nau it iz kua-yıt et nayt. ay em he-pi) Sevgili Sam, Tavsiyen için teşekkür ederim. Komşumla konuştum ve artık gece sessiz. Mutluyum.
Topluluk röportajını dinlemek
Röportaj dinlemek tavsiye okumaktan biraz farklıdır çünkü ses, duraklama ve tekrar vardır. B1 dinleme can-do hedefi: açık standart konuşmada tanıdık konuların ana noktalarını takip edebilirsin. Sık sorular şunlardır: How long have you lived here? (hav long hev yu livd hiır) Ne zamandır burada yaşıyorsun? What do you like about this neighbourhood? (vat du yu layk ı-baut dis ney-bı-hud) Bu mahallede neleri seversin? Can you give us some advice? (ken yu giv as sam ıd-vays) Bize biraz tavsiye verir misin?
Her sözcüğü yazmak zorunda değilsin. Üç kutu çiz: kişi, sorun, öneri. Farklı yaşlar bir araya gelince konuşmacı daha yavaş ve daha sade konuşur; bu senin lehinedir. Kısa diyalog: A: Could you tell us about the park? (kud yu tel as ı-baut dı park) Parkı bize anlatır mısın? B: Of course. People come here to talk and to share books. (ov kors. pi-pıl kam hiır tu tok end tu şer buks) Elbette. İnsanlar konuşmak ve kitap paylaşmak için gelir. Yerel radyolar mahalle röportajını sık kullanır çünkü komşunun sesi güven verir. B1'de ana fikir ve bir ayrıntı yeter: The main idea is that neighbours should help each other. (dı meyn ay-di-ı iz det ney-bırz şud help iç a-dır) Ana fikir, komşuların birbirine yardım etmesi gerektiğidir.
Örnek
Röportaj parçası: Interviewer: What should new families do here? (in-tır-vu-ır: vat şud niu fe-mi-liz du hiır) Yeni aileler burada ne yapmalı? Neighbour: They should say hello and come to the park on Sunday. (ney-bır: dey şud sey he-lo end kam tu dı park on san-dey) Merhaba demeli ve pazar günü parka gelmeliler.
Nazik kalıplar, telaffuz ve park sohbeti
Tavsiye emir gibi durmamalıdır. B1 kalıpları şunlardır: You could try... (yu kud tray) Şunu deneyebilirsin. It might help if you... (it mayt help if yu) Şunu yaparsan işe yarayabilir. Have you thought about...? (hev yu tot ı-baut) Bunu düşündün mü? Why don't we...? (vay dont vi) Neden ... yapmıyoruz? Telaffuz ipucu: should (şud) kısa ve yumuşak, must (mast) daha serttir ve tavsiyede çoğu zaman fazla güçlü kalır. could (kud) seçenek sunar; bu yüzden mahalle sohbetinde daha güvenlidir.
Parkta kitap değişimi dilin günlük hayattaki yeridir. Komşular şöyle konuşabilir: Would you like to exchange this book? (vud yu layk tu iks-çeync dis buk) Bu kitabı değişmek ister misin? Yes, please. What do you think about the story? (yes pliz. vat du yu tink ı-baut dı sto-ri) Evet lütfen. Hikâye hakkında ne düşünüyorsun? I think you should read it slowly. It is about friends in a small town. (ay tink yu şud rid it slov-li. it iz ı-baut frendz in ı smol tavn) Bence yavaş okumalısın. Küçük bir kasabadaki arkadaşlar hakkında. Kitabı bitirince köşeye benzer bir cümle kurulur: If I were you, I would start with the short stories. (if ay vör yu, ay vud start viz dı şort sto-riz) Yerinde olsam kısa hikâyelerle başlardım.
Örnek
Çözümlü mini diyalog: A: This book is difficult. (dis buk iz di-fi-kılt) Bu kitap zor. B: Why don't you read two pages a day? You could also ask a neighbour. (vay dont yu rid tu pey-ciz ı dey? yu kud ol-so ask ı ney-bır) Neden günde iki sayfa okumuyorsun? Bir komşuya da sorabilirsin. A seçeneği görür, B emir vermez; B1'de doğru tavsiye tonu budur.
Türkçe kaynaklı sık hatalar
Türkçeden gelen ilk tuzak, ad ile fiilin karışmasıdır. Ad advice (ıd-vays), fiil advise (ıd-vayz) ayrıdır. Yanlış: Can you give me an advice? Doğru: Can you give me some advice? (ken yu giv mi sam ıd-vays) Bana biraz tavsiye verir misin? İkinci tuzak: You should to go. Türkçedeki -meli eki İngilizcede to istemez. Doğru: You should go and talk. (yu şud go end tok) Gidip konuşmalısın. Üçüncü tuzak: bence sözünü according to me diye çevirmek; B1'de doğal olan I think (ay tink) veya In my opinion (in may ı-pin-yın) kalıbıdır.
Listen me de yaygındır; listen (li-sın) fiili to ister: Please listen to the interview. (pliz li-sın tu di in-tır-vu) Lütfen röportajı dinle. Kardeşine You must stop now demek kavga gibi durur; nazik tavsiye You should stop now (yu şud stop nau) daha uygundur. neighbour (ney-bır) yazımına ve community (kı-mün-ı-ti) vurgusuna dikkat et; vurgu kı-MÜN-ı-ti biçimindedir. Sınıfta bu hataları utanç değil harita gibi kullan: yanlışı gör, doğrusunu yanına yaz. Bu, tavsiye köşesinin kendi yöntemidir.
Örnek
Dört çift: 1) Yanlış an advice / doğru some advice. 2) Yanlış should to talk / doğru should talk. 3) Yanlış according to me it is good / doğru I think it is good (ay tink it iz gud) Bence bu iyi. 4) Yanlış listen me please / doğru listen to me please (li-sın tu mi pliz) Lütfen beni dinle.
Topluluk bahçesinde tavsiye paylaşmak
Topluluk bahçesi, farklı yaşların aynı toprağa eğildiği yerdir. Orada hem bitki hem söz ekilir. We plant vegetables together. (vi plant vec-tı-bılz tı-ge-dır) Birlikte sebze ekiyoruz. Older neighbours give us useful advice about water and sun. (ol-dır ney-bırz giv as yu-sı-ful ıd-vays ı-baut vo-tır end san) Daha yaşlı komşular su ve güneş hakkında işe yarar tavsiye verir. B1 can-do hedefi: günlük işler üzerine basit görüş alışverişi yapabilirsin. Dünyada bu bahçeler mahalle bağını güçlendirmek için kullanılır; ders kitabı da aynı sahneyi seçer çünkü dil görünür hale gelir.
Sen sorabilirsin: What should we do if the plants get too dry? (vat şud vi du if dı plants get tu dray) Bitkiler fazla kurursa ne yapmalıyız? Yanıt sade kalır: You should water them in the morning. (yu şud vo-tır dem in dı mor-ning) Onları sabah sulamalısın. Why don't we ask the community centre for more seeds? (vay dont vi ask dı kı-mün-ı-ti sen-tır for mor sidz) Neden topluluk merkezinden daha çok tohum istemiyoruz? Konuşmacı kişisel hikâye de ekler: When I was young, my neighbour taught me this. (ven ay voz yang, may ney-bır tot mi dis) Gençken komşum bana bunu öğretti. Sen ana fikri not alır ve teşekkür edersin: Thanks for sharing your story. (tenks for şe-ring yor sto-ri) Hikâyeni paylaştığın için teşekkürler.
Örnek
Bahçe sohbeti: A: The tomatoes look weak. (dı tı-ma-toz luk vik) Domatesler zayıf görünüyor. B: You could put them in the sun. It might help if you water them today. (yu kud put dem in dı san. it mayt help if yu vo-tır dem tı-dey) Onları güneşe koyabilirsin. Bugün sularsan işe yarayabilir. A sorun söyler, B iki nazik seçenek verir; bu B1 tavsiye modelidir.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Advice sayılabilen bir addır; an advice denir. Doğrusu: Advice (ıd-vays) sayılamaz. some advice veya a piece of advice (ı pis ov ıd-vays) kullanılır.
- Yanlış: Should den sonra to gelir çünkü Türkçede -meli fiile bağlanır. Doğrusu: You should talk (yu şud tok) doğrudur. should yalın fiil ister; to eklenmez.
- Yanlış: Tavsiyede must ile should aynıdır; ikisi de zorunluluk bildirir. Doğrusu: Must (mast) sert zorunluluktur. Mahalle tavsiyesinde should veya could daha nazik ve B1 için daha uygundur.
- Yanlış: Röportajı anlamak her sözcüğü çözmek demektir. Doğrusu: B1'de kişi, sorun ve bir öneriyi yakalamak yeter. Ana fikir cümlesi dinlemenin hedefidir.
- Yanlış: Bence her zaman according to me diye çevrilir. Doğrusu: Doğal B1 karşılık I think (ay tink) veya In my opinion (in may ı-pin-yın) kalıbıdır.
Bir adım ileri
Bir üst düzeyde daha uzun röportajlar, satır arasındaki anlam ve dolaylı anlatım gelir. She advised me to talk to my neighbour. (şi ıd-vayzd mi tu tok tu may ney-bır) Komşumla konuşmamı tavsiye etti, gibi cümleler beklenir. Samimi not ile daha resmî mektup ayrımı netleşir. Radyo haberi ile köşe yazısının üslup farkı da o seviyede çalışılır; sen şimdilik ana fikir, nazik kalıp ve teşekkür notunda kal.
Özet
Tavsiye köşesi sorun ve nazik öneriyi okutur; topluluk röportajı aynı fikri sesle getirir. B1'de should, could ve If I were you yeter; advice sayılamaz ve dinlemek her sözcüğü avlamak değildir. Park, bahçe ve teşekkür notu bu dili gerçek hayata taşır.