Arkadaşlarla plan yaparken hem görüşünü net söylemek hem de etkinlik önerip öneriye nazikçe cevap vermek, B1 günlük İngilizcesinin kalbidir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Neden görüş söyler ve etkinlik öneririz?
CEFR B1 can-do hedefi şöyledir: öğrenci tanıdık konularda kişisel görüşünü söyleyebilir, başkasının fikrini sorabilir, öneride bulunabilir ve öneriye cevap verebilir. Kültür ve eğlence konuşmalarında bu dört hareket sıkça aynı anda olur. Biri filmi beğenmez, diğeri yürüyüş önerir, üçüncü kişi yorgun olduğunu söyler. Konuşmanın amacı tartışmayı kazanmak değil, birlikte yapılabilir bir plan bulmaktır.
Kafede oturan arkadaşlar çoğu zaman menüden çok akşamı konuşur. Türkiye'de bazen biri sen seç der ve konuşma biter; İngilizce günlük konuşmada ise herkes kısa cümleyle katılır. I think we should stay here a bit longer. (ay think vi şud stey hir ı bit longır; th için dili üst dişlerinin ucuna değdir) Bu gece burada biraz daha kalmalıyız, anlamına gelir. Gerekçe B1'de basittir: I'm tired. (aym tayırd) Yorgunum. veya It's cold outside. (its kold autsayd) Dışarısı soğuk.
Dünyanın birçok dil sınıfında bu konu hafta sonu planı veya dışarı çıkma başlığıyla işlenir. Öğretmen gerçek bir film listesi, konser afişi veya hava kartı verir; öğrenciler çiftler halinde bir karara varır. Amaç dilbilgisi ezberi değil, gerçek bir seçim yapar gibi konuşmaktır. Ev, park ve kafe değişir; ihtiyaç değişmez: fikir, gerekçe, öneri.
Örnek
A: I think this cafe is too noisy. (ay think dis kafe iz tu noyzi) Bence bu kafe çok gürültülü. B: I agree. How about the park? (ay ıgrii. hav ıbaut dı park) Katılıyorum. Parka ne dersin?
Görüş belirtme kalıpları
Görüş cümlesi B1'de kısa tutulur ve gerekçe hemen peşinden gelir. En güvenli kalıp I think (ay think) artı düz cümledir: I think the film is too long. (ay think dı film iz tu long) Bence film çok uzun. Olumsuzu I don't think (ay dont think) ile kurulur: I don't think it's a good idea. (ay dont think its ı gud aydiı) Bence bu iyi bir fikir değil. I think it's not demek hem ağır hem de bu düzeyde doğal değildir.
Daha resmi ama hâlâ B1 olan kalıp In my opinion (in may ıpinyın) şeklindedir: In my opinion, staying home is better. (in may ıpinyın, steying houm iz betır) Bence evde kalmak daha iyi. Tercih için I prefer (ay priför) isim veya -ing alır: I prefer comedy films. (ay priför komıdi filmz) Komedi filmlerini tercih ederim. I'd rather (ayd raadır) ise yalın fiil ister: I'd rather watch a series. (ayd raadır voç ı siriiz) Ben bir dizi izlemeyi tercih ederim.
Kararsızlık da görüşün parçasıdır. I'm not sure. (aym not şur) Emin değilim. Maybe (meybi) Belki. It depends. (it dipendz) Duruma göre değişir. Ev ortamında bu cümleler sert durmaz; tam tersine dinlediğini gösterir. Fikrini sorduğunda What do you think? (vot du yu think) Sen ne düşünüyorsun? yeterlidir. Uzun ve ağır cümlelere B1'de gerek yoktur.
Örnek
A: What do you think about the new series? (vot du yu think ıbaut dı niu siriiz) Yeni dizi hakkında ne düşünüyorsun? B: I think it's fun, but I'd rather watch a film tonight. (ay think its fan, bat ayd raadır voç ı film tunayt) Bence eğlenceli ama bu gece film izlemeyi tercih ederim.
Etkinlik önerme kalıpları
Öneri cümlesi davet gibi durmalı, emir gibi durmamalıdır. En sık üç kalıp şunlardır. Let's (lets) artı yalın fiil: Let's walk in the park. (lets volk in dı park) Hadi parkta yürüyelim. Why don't we (vay dont vi) artı yalın fiil: Why don't we play football? (vay dont vi pley futbol) Neden futbol oynamıyoruz? How about (hav ıbaut) ve What about (vot ıbaut) ise -ing ister: How about going to a concert? (hav ıbaut going tu ı konsırt) Konsere gitmeye ne dersin?
Biraz daha yumuşak seçenek We could (vi kud) artı yalın fiildir: We could visit a museum. (vi kud vizit ı miuzıım) Müzeyi ziyaret edebiliriz. Shall we (şel vi) özellikle ilk öneride doğaldır: Shall we meet at five? (şel vi miit et fayv) Saat beşte buluşalım mı? Parkta konuşurken bu kalıplar hava, zaman ve enerjiye göre seçilir. Yağmur varsa Let's go home. (lets gou houm) Hadi eve gidelim. Güneş varsa Why don't we stay a bit longer? (vay dont vi stey ı bit longır) Neden biraz daha kalmıyoruz?
Önerinin ardından tek kelimelik gerekçe konuşmayı büyütür. It's free. (its frii) Ücretsiz. It's near. (its niır) Yakın. It's fun. (its fan) Eğlenceli. B1'de üç gerekçe yeter: para, zaman, ilgi. Çok uzun savunma cümlesi bu düzeyin dışına çıkar. Aynı şekilde her cümleye please eklemek de gerekmez; kalıbın kendisi zaten naziktir.
Örnek
A: How about playing volleyball in the park? (hav ıbaut pleying volibol in dı park) Parkta voleybol oynamaya ne dersin? B: We could, but I'm a bit tired. Why don't we just walk? (vi kud, bat aym ı bit tayırd. vay dont vi cast volk) Olabilir ama biraz yorgunum. Neden sadece yürümüyoruz?
Öneriye cevap: katılmak, nazikçe hayır demek, başka fikir getirmek
Olumlu cevap kısa ve sıcaktır. That's a good idea. (dets ı gud aydiı) İyi fikir. Sounds great. (saundz greyt) Kulağa harika geliyor. I'd love to. (ayd lav tu) Çok isterim. Why not? (vay not) Neden olmasın? OK, let's do that. (okei, lets du det) Tamam, hadi öyle yapalım. Açık havada hızlı karar vermek gerekir; bu yüzden uzun övgü cümleleri yerine bu kısa tepkiler daha doğaldır.
Hayır demek B1'de kapıyı çarpmadan yapılır. Sert No. tek başına kaba durabilir. Daha iyi seçenekler: I'm not sure. (aym not şur) Emin değilim. I'd rather not. (ayd raadır not) Yapmamayı tercih ederim. Maybe another time. (meybi ınadır taym) Belki başka zaman. I don't really like crowded places. (ay dont riıli layk kraudıd pleysiz) Kalabalık yerleri pek sevmem. Gerekçe kişisel ve somut olursa karşı taraf kırılmaz.
En işe yarar hareket, hayırdan sonra yeni bir öneri getirmektir. How about a cafe instead? (hav ıbaut ı kafe insted) Onun yerine bir kafe nasıl? Why don't we watch a film at home? (vay dont vi voç ı film et houm) Neden evde film izlemiyoruz? Böylece konuşma durmaz, plan değişerek devam eder. Açık havadaki öğrenciler tam bunu yapar: bir fikir düşer, ikinci fikir ayağa kalkar. Bu, tartışma değil iş birliğidir.
Örnek
A: Let's go to a big concert tonight. (lets gou tu ı big konsırt tunayt) Hadi bu gece büyük bir konsere gidelim. B: I'd rather not. It's late. How about listening to music at home? (ayd raadır not. its leyt. hav ıbaut lisınning tu miuzik et houm) Yapmamayı tercih ederim. Geç oldu. Evde müzik dinlemeye ne dersin?
Türkçe konuşanların sık yaptığı hatalar
Birinci büyük hata fiilsiz katılmaktır. Türkçede katılıyorum deriz diye I am agree veya I am not agree yazılır. Doğrusu I agree. (ay ıgrii) ve I don't agree. (ay dont ıgrii) şeklindedir. agree fiildir, am istemez. Evde beyin fırtınası yaparken bu hata sık tekrarlanır çünkü cümle kulağa Türkçe sırayla gelir.
İkinci hata öneri kalıbının peşine yanlış fiil biçimi eklemektir. How about to go, Let's to go, Why we don't go Türkçe söz diziminin izidir. Doğrusu: How about going (hav ıbaut going), Let's go (lets gou), Why don't we go (vay dont vi gou). don't öznesinden hemen sonra gelir. Üçüncü hata bence sözünü According to me diye çevirmektir. Bu kalıp B1 günlük konuşmada doğal değildir; I think veya In my opinion yeter.
Dördüncü hata etkinlik duygusunu karıştırmaktır. Film sıkıcıysa The film is boring. (dı film iz boring) Film sıkıcı. Sen sıkıldıysan I'm bored. (aym bord) Sıkıldım. I am boring dersen ben sıkıcı bir insanım demiş olursun. Beşinci hata her cümleyi I think that yes ile bitirmektir. Kısa cevap I think so. (ay think sou) Bence öyle. veya I don't think so. (ay dont think sou) Bence değil. yeter. Beyin fırtınasında az ve doğru kalıp, uzun ve yanlış çeviriden iyidir.
Örnek
Yanlış: I am agree. How about to go cinema? Doğru: I agree. How about going to the cinema? (ay ıgrii. hav ıbaut going tu dı sinıma) Katılıyorum. Sinemaya gitmeye ne dersin?
Kültür, eğlence konuşması ve bu konunun sınıfta yeri
Görüş ve öneri kalıpları yalnız dilbilgisi konusu değildir; eğlence kültürünün konuşma biçimidir. Film, dizi, konser, spor maçı ve piknik hakkında konuşurken insanlar önce beğeniyi, sonra planı söyler. I love this song. Shall we go to the concert? (ay lav dis song. şel vi gou tu dı konsırt) Bu şarkıyı çok seviyorum. Konsere gidelim mi? B1'de sanat tarihi anlatılmaz; beğeni, zaman ve para konuşulur. Bu, dünyada da böyle öğretilir: gerçek seçenek, gerçek karar.
İletişimci derslerde öğretmen öğrencilerin bir plana birlikte varmasını ister. Çift çalışması, rol yapma ve gerçek afiş kullanma bu yüzden yaygındır. Dilbilgisi tablosunu tekrar etmek, kimin konuşacağına, kimin yumuşak hayır diyeceğine öğretmez. Sınıfta park, kafe ve ev sahneleri bu yüzden seçilir; çünkü günlük hayat tam orada döner. Öğrenci kalıbı ezberlemez, kalıpla iş bitirir.
Sık yanlış anlama şudur: nazik olmak için çok uzun cümle kurmak gerekir. B1'de tam tersi geçerlidir. Kısa kalıp, kısa gerekçe, yeni öneri. Karşı tarafın sözünü kesmeden What do you think? demek, uzun bir nutuktan daha kültürlü durur. Bir sonraki adımda gerekçeler uzar, ama bu düzeyde netlik nazikliktir.
Örnek
A: I prefer staying in. What do you think? (ay priför steying in. vot du yu think) Evde kalmayı tercih ederim. Sen ne düşünüyorsun? B: Sounds great. Let's cook and watch a film. (saundz greyt. lets kuk end voç ı film) Harika. Hadi yemek yapalım ve film izleyelim.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: I am agree / I am not agree demek. Doğrusu: agree fiildir. Doğrusu I agree ve I don't agree şeklindedir. am eklenmez.
- Yanlış: How about to go, Let's to go veya Why we don't go demek. Doğrusu: How about going, Let's go, Why don't we go kullanılır. How about fiilin -ing halini, diğerleri yalın fiili ister.
- Yanlış: Bence için her zaman According to me kullanmak. Doğrusu: Günlük B1 konuşmada I think veya In my opinion doğaldır. According to me bu bağlamda kulağa çeviri gibi gelir.
- Yanlış: Sıkılınca I am boring demek. Doğrusu: Kişi için I'm bored, etkinlik veya film için It's boring denir. I am boring ben sıkıcı biriyim anlamına gelir.
- Yanlış: Öneriyi reddederken sadece No deyip susmak. Doğrusu: Kısa gerekçe ve başka öneri eklenir: I'd rather not. How about ... instead? Konuşma böylece kırılmadan devam eder.
Bir adım ileri
Bir üst düzeyde öğrenci yalnız kalıp ezberlemekle kalmaz; fikrini örnekle gerekçelendirir ve karşı görüşü yumuşak bağlaçlarla dengeler. I see your point, but gibi ifadeler B2'ye yakındır. Ayrıca başkasının görüşünü aktarma (She thinks that...) ve varsayımsal öneri (If we had more time, we could...) devreye girer. Eğlence konuşması da uzar: yalnız film seçmek değil, filmin neden iyi olduğunu kısa örnekle anlatmak beklenir. Şimdilik hedef net, kısa ve nazik kalmaktır.
Özet
B1'de görüş I think, In my opinion, I prefer ve I'd rather ile; öneri Let's, Why don't we, How about -ing ve Shall we ile kurulur. Cevap kısa olur: katıl, gerekçeli hayır de, hemen başka fikir getir. Türkçeden gelen I am agree ve How about to go gibi kalıpları bırakıp az cümleyle gerçek plan yapmak bu düzeyin can-do hedefidir.