Olası çevre eylemlerinin gelecek sonuçlarını If + şimdiki zaman ve will ile gerçekçi, anlaşılır ve CEFR B1 düzeyinde anlatabiliriz.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Gerçek koşul cümleleri ve çevre konuşmaları
İngilizcede gerçek koşul, gelecekte olması mümkün bir durum ile onun sonucunu bağlar. Yapının adı First Conditional (först kındişınıl) dir. CEFR B1 can-do hedefi şudur: Çevreyle ilgili olası bir eylemin sonucunu if (if) ve will (vil) ile açıkça söyleyebilirim. Bu yapı, dünyadaki B1 kurslarında genellikle çevre ve gelecek planı ünitelerinde yer alır.
Koşul kısmı şimdiki zamandadır çünkü karar veya durum şimdi gerçekçidir, sonuç ise ileridedir. Sınıfta yeşil bir şehir düşünen öğrenciler şöyle der: If we build more parks, people will walk more. (İf vi bild mor parks, pipıl vil volk mor. — Daha çok park yaparsak insanlar daha çok yürür.) Bu cümle hayal değil, yapılabilir bir plandır.
Günlük hayatta aynı kalıp hava, ulaşım ve okul işleri için de kullanılır. If it is sunny tomorrow, we will work in the garden. (İf it iz sani tımorou, vi vil vörk in dı gardın. — Yarın güneşli olursa bahçede çalışacağız.) Çevre konuşmalarında sonuçlar gezegeni etkiler; bu yüzden bu ünite hem dil hem yaşam becerisi kazandırır.
Örnek
Somut sınıf diyaloğu: A: If we plant trees along the streets, the city will look nicer. (İf vi plant triz ılong dı strits, dı siti vil luk naysır. — Sokaklara ağaç dikersek şehir daha güzel görünür.) B: If the city looks nicer, more visitors will come. (İf dı siti luks naysır, mor vizitırz vil kam. — Şehir daha güzel görünürse daha çok ziyaretçi gelir.)
Yapı, sözcük sırası ve telaffuz
Temel kalıp sabittir: If + özne + şimdiki zaman, özne + will + yalın fiil. Olumsuz koşulda don't / doesn't (dount / dazınt), olumsuz sonuçta won't (vount) kullanılır. If cümlesi baştaysa virgül konur; sonuç baştaysa virgül gerekmez. Soru biçiminde will öne gelir.
Telaffuz ipuçları Türkçe harflerle şöyledir: if = if, will = vil, won't = vount, recycle = ri-say-kıl, plastic = plas-tik, planet = ple-nıt, energy = e-nır-ci, trees = triz. Örnek: If she uses less plastic, she will help the planet. (İf şi yuzız les plastik, şi vil help dı plenıt. — O daha az plastik kullanırsa gezegene yardım eder.)
Sıra değişebilir ama zamanlar değişmez. We will save water if we take shorter showers. (Vi vil seyv votır if vi teyk şortır şavırz. — Daha kısa duş alırsak suyu koruruz.) He/she/it ile koşul fiiline -s gelir. Bu kurallar B1 yazılı ve sözlü sınavlarda en çok puan kaybettiren noktalardır.
Örnek
Üç biçim yan yana: 1) If we save energy, our bills will be lower. (İf vi seyv enırci, avır bilz vil bi lovır.) 2) If he doesn't turn off the lights, he will waste energy. (İf hi dazınt törn of dı layts, hi vil veyst enırci.) 3) Will animals find food if we protect forests? (Vil enımılz faynd fud if vi prıtekt forısts?)
Geri dönüşüm ve atık
Sınıfta geri dönüşüm kutusu hazırlayan öğrenciler geleceği konuşur. If we recycle glass and paper, we will use fewer new things. (İf vi risaykıl glas end peypır, vi vil yuz fyuır niu tingz. — Cam ve kâğıdı geri dönüştürürsek daha az yeni şey kullanırız.) Bu, okulda hemen başlanabilecek gerçek bir plandır. B1 sözcükleriyle somut kalmak yeter.
Evde ve sokakta da aynı yapı işe yarar. If you put bottles in the right bin, the streets will be cleaner. (İf yu put botılz in dı rayt bin, dı strits vil bi klinır. — Şişeleri doğru kutuya atarsan sokaklar daha temiz olur.) Karışık atık ise olumsuz sonuç doğurur: If we mix all the waste, recycling will be harder. (İf vi miks ol dı veyst, risaykıling vil bi hardır.)
Sık yapılan bir Türkçe kaynaklı kayma, her iki cümleye de gelecek eklemektir. İngilizcede koşul şimdiki zamanda kalır. Grup çalışmasında öğrenciler birbirinin cümlesini bu kurala göre düzeltebilir. Böylece proje hem dil hem çevre kazanımı üretir.
Örnek
Kısa diyalog: A: If our class recycles every week, we will collect a lot of paper. (İf avır klas risaykılz evri vik, vi vil kılekt ı lot ov peypır.) B: If we collect a lot of paper, we will save many trees. (İf vi kılekt ı lot ov peypır, vi vil seyv meni triz. — Her hafta geri dönüştürürsek çok kâğıt toplarız. Çok kâğıt toplarsak birçok ağacı koruruz.)
Ağaç dikmek ve temiz hava
Ağaç dikmek, B1 çevre ünitelerinde en somut eylemlerden biridir. If we plant trees this spring, they will grow in a few years. (İf vi plant triz dis spring, dey vil grou in ı fyu yırz. — Bu bahar ağaç dikersek birkaç yıl içinde büyürler.) Sonuç gerçekçidir; ağaçlar gerçekten büyür ve bu yüzden First Conditional tam buraya uyar.
Faydalar da aynı kalıpla zincirlenir. If there are more trees, the air will be fresher. (İf der ar mor triz, di eır vil bi freşır. — Daha çok ağaç olursa hava daha taze olur.) If the air is fresher, children will play outside more. (İf di eır iz freşır, çildrın vil pley autsayd mor.) Bir eylem, bir sonraki sonucu doğurur; bu da konuşmayı uzun ve doğal kılar.
Dünyada birçok B1 kitabı ağaç, orman ve temiz hava örnekleriyle koşul öğretir çünkü sözcükler görünür ve tekrara uygundur. Öğrenci fotoğrafa bakıp kendi cümlesini kurabilir. If we look after young trees, they will be strong. (İf vi luk aftır yang triz, dey vil bi strong. — Genç ağaçlara bakarsak güçlü olurlar.)
Örnek
Okul dergisi cümlesi: If students plant one hundred trees, the school garden will be cooler in summer. (İf stüdınts plant van handrıd triz, dı skul gardın vil bi kulır in samır. — Öğrenciler yüz ağaç dikerse okul bahçesi yazın daha serin olur.)
Güneş, rüzgâr ve enerji tasarrufu
Temiz enerji, B1 çevre sözcük dağarcığının parçasıdır; ağır terimler gerekmez. If we use energy from the sun, we will make less dirty air. (İf vi yuz enırci from dı san, vi vil meyk les dörti eır. — Güneşten enerji kullanırsak daha az kirli hava üretiriz.) If the wind is strong, the machines will make electricity. (İf dı vind iz strong, dı mışinz vil meyk ilektrisiti. — Rüzgâr güçlüyse makineler elektrik üretir.)
Evdeki küçük adımlar da aynı kalıptadır ve öğrencinin günlük hayatına yakındır. If we turn off computers at night, we will save energy. (İf vi törn of kımpyutırz et nayt, vi vil seyv enırci.) If everyone saves energy, the city will need less power. (İf evrivan seyvz enırci, dı siti vil nid les pavır. — Herkes enerji tasarruf ederse şehir daha az güce ihtiyaç duyar.)
Tartışma dersinde öğrenci önce kendi evini, sonra okulu, sonra şehri konuşur. Böylece aynı yapı üç ölçekte tekrarlanır. Tekrar, B1’de kalıcılığı artırır. Yanlışlıkla would kullanmamak gerekir; o biçim hayali durumlar içindir ve bu düzeyin hedefi değildir.
Örnek
Tartışma örneği: A: If our school uses the sun for energy, our electricity will be cleaner. (İf avır skul yuzız dı san for enırci, avır ilektrisiti vil bi klinır.) B: If electricity is cleaner, we will help the planet. (İf ilektrisiti iz klinır, vi vil help dı plenıt.)
Bahçe, canlılar ve günlük işbirliği
Bahçede farklı çiçek ve sebze dikmek birçok canlıyı çeker. If we plant different flowers, more bees will come. (İf vi plant difrınt flauırz, mor biz vil kam. — Farklı çiçekler dikersek daha çok arı gelir.) If more bees come, plants will grow better. (İf mor biz kam, plants vil grou betır.) B1’de birçok farklı bitki ve hayvan demek yeter.
Aynı kalıp okul bahçesi ve ev balkonu için de geçerlidir. If we grow vegetables at school, we will eat fresher food. (İf vi grou vecıtıbılz et skul, vi vil it freşır fud.) If children spend time in the garden, they will learn about nature. (İf çildrın spend taym in dı gardın, dey vil lörn ıbaut neyçır. — Çocuklar bahçede vakit geçirirse doğayı öğrenir.) Dil, işbirliği ve çevre aynı anda gelişir.
Yanlış anlama sıkça şuradan gelir: Türkçede eğer ile kurulan cümle her iki yanda da gelecek gibi durabilir. İngilizcede ise koşul şimdiki zaman, sonuç will ister. Bahçe gibi görünür bir konuda bu kuralı tekrar etmek kalıcı öğrenme sağlar. Öğrenci fotoğraftaki eylemi cümleye döker ve arkadaşının cümlesini düzeltir.
Örnek
Kısa diyalog: A: If we water the garden every day, the plants will be strong. (İf vi votır dı gardın evri dey, dı plants vil bi strong.) B: If the plants are strong, birds will visit us. (İf dı plants ar strong, bördz vil vizit as. — Bahçeyi her gün sularsak bitkiler güçlü olur. Bitkiler güçlü olursa kuşlar bizi ziyaret eder.)
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Koşul tarafında da will kullanmak: If we will recycle, we will help. Doğrusu: Koşul şimdiki zamandadır: If we recycle, we will help. Türkçede iki yan da gelecek gibi durur; İngilizcede yalnızca sonuç will alır.
- Yanlış: Gerçek ve olası durum için would kullanmak. Doğrusu: would hayali veya düşük ihtimalli durumlar içindir ve bir üst düzeyin konusudur. B1 gerçek koşulda will kullanılır.
- Yanlış: he/she/it ile koşul fiiline -s koymamak: If she recycle, she will save water. Doğrusu: Doğrusu If she recycles, she will save water. (İf şi risaykılz, şi vil seyv votır.) Şimdiki zaman kuralı koşul cümlesinde de geçerlidir.
- Yanlış: if ile when’i aynı sanmak veya if baştayken virgülü unutmak. Doğrusu: when neredeyse kesin zaman içindir; if olasılık bildirir. If baştaysa virgül konur: If we plant trees, the air will be cleaner.
- Yanlış: Türkçe söz dizimini aynen aktarmak: If recycle we, will save we the planet. Doğrusu: İngilizce sıra sabittir: If + özne + fiil, özne + will + fiil. Önce kim, sonra eylem gelir.
Bir adım ileri
Bir üst dil düzeyinde hayali durumlar için Second Conditional gelir: koşulda past simple, sonuçta would. O zaman If we planted trees everywhere, the air would be much cleaner. gibi cümleler kurulur; bu henüz B1 hedefi değildir. Ayrıca unless, as long as ve karışık koşul cümleleri sonra öğretilir. Şimdilik gerçekçi çevre eylemlerini will ile net söylemek yeter. İyi yerleşen First Conditional, sonraki hayali ve pişmanlık cümlelerinin temelini oluşturur.
Özet
First Conditional, olası bir çevre eylemi ile onun gelecek sonucunu bağlar. Kalıp If + şimdiki zaman, will + fiildir ve geri dönüşüm, ağaç, enerji ve bahçe konuşmalarında her gün işe yarar. Türkçeden gelen will’i her iki cümleye koyma ve he/she ile -s unutma hatalarına dikkat ederek B1 can-do hedefini karşılarsınız.