QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Kelime: Ev işleri, boş zaman ve günlük etkinlikler

Yabancı Diller · İngilizce A2 · Günlük rutin ve şu an
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Ev işleri, boş zaman ve günlük etkinlikler; A2 öğrencisinin hem alışkanlıklarını Present Simple ile hem de şu anı Present Continuous ile anlatmasını sağlayan temel yaşam dilidir.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Günlük rutin ve şu an: iki zaman, iki iş

Resimdeki kişiler günün hangi saatinde hangi ev işini yapıyor gibi görünüyor?

CEFR A2 düzeyinde öğrenci şunu yapabilir: kendi gününü basit cümlelerle anlatmak ve şu anda ne yaptığını söylemek. Dünyada bu ünite neredeyse her dil okulunda daily routine (dey-li ru-tin: günlük rutin) başlığıyla gelir; çünkü herkesin bir günü vardır ve bu, konuşmayı başlatmanın en doğal yoludur. Alışkanlık ve tekrarlayan işler için Present Simple (pre-zınt sim-pıl) kullanırız: I get up at seven o'clock. (ay get ap et sevın o-klok: Saat yedide kalkarım.) Şu anda süren iş için Present Continuous (pre-zınt kın-tin-yu-ıs) kullanırız: I am making my bed now. (ay em mey-king may bed nav: Şu anda yatağımı topluyorum.)

Ev işleri bu rutinin görünmez ama ağır parçasıdır. Sabah çoğu öğrenci I make the bed (ay meyk dı bed: yatağımı toplarım) der; akşam I do the dishes (ay du dı dişiz: bulaşık yıkarım) der. Sıklık zarfları A2 can-do listesinin belkemiğidir: always (ol-veyz: her zaman), usually (yu-ju-ı-li: genellikle), often (of-ın: sık sık), sometimes (sam-taymz: bazen), never (ne-vır: hiçbir zaman). Örnek: I usually tidy my room after school. (ay yu-ju-ı-li tay-di may rum af-tır skul: Genellikle okuldan sonra odamı toplarım.) Bu tek cümlede hem rutin hem ev işi vardır.

Günlük hayatta bu dil, misafir öğrenciyle, kuzenle veya yeni arkadaşla konuşurken çıkar. What do you do in the morning? (vat du yu du in dı mor-ning: Sabahları ne yaparsın?) çok sık duyulan bir sorudur. Cevap kısa ve net olmalıdır: I have breakfast and I help my mother. (ay hev brek-fıst end ay help may ma-dır: Kahvaltı yaparım ve anneme yardım ederim.) Resimdeki sahne tam da bu konuşmanın görsel halidir: insanlar günün belli saatlerinde belli işleri tekrar eder.

Örnek

Durum: Ayşe her cumartesi ev işi yapar; öğretmen şu anı sormuyor. Doğru cümle: She does the housework on Saturdays. (şi daz dı haws-vörk on se-tır-deyz: Cumartesileri ev işi yapar.) Yanlış olurdu: She is doing the housework on Saturdays. çünkü on Saturdays bir alışkanlık zamanıdır, kamera önündeki şu an değildir. İpucu: takvim sözcüğü (every day, on Mondays, at the weekend) görürsen Present Simple seç.

Ev işleri sözlüğü: do mu, make mi?

Resimde gördüğün işleri İngilizce nasıl adlandırırsın: do mu make mi?

A2 sözlüğünde ev işlerinin omurgası iki küçük fiildir: do (du) ve make (meyk). Türkçede ikisi de yapmak gibi durur; İngilizcede işin türü fiili değiştirir. Genel ev işi ve temizlik işleri do ister: do the housework (du dı haws-vörk: ev işi yapmak), do the dishes (du dı dişiz: bulaşık yıkamak), do the laundry (du dı lon-dri: çamaşır yıkamak), do the shopping (du dı şo-ping: alışveriş yapmak), do the ironing (du dı ay-ı-ning: ütü yapmak). Yatak ve yiyecek ise çoğu zaman make ister: make the bed (meyk dı bed: yatağı toplamak), make breakfast (meyk brek-fıst: kahvaltı hazırlamak), make dinner (meyk di-nır: akşam yemeği hazırlamak).

Başka sık A2 işleri şunlardır: tidy up (tay-di ap: toplamak, düzenlemek), vacuum the floor (vak-yum dı flor: elektrik süpürgesiyle süpürmek), sweep the floor (svip dı flor: süpürmek), mop the floor (mop dı flor: paspaslamak), clean the windows (klin dı vin-doz: camları silmek), take out the rubbish (teyk avt dı ra-biş: çöpü çıkarmak), walk the dog (vok dı dog: köpeği gezdirmek), feed the cat (fid dı ket: kediyi beslemek), water the plants (vo-tır dı plants: çiçekleri sulamak). Telaffuz ipucu: housework haws-vörk gibi okunur; house ile work bitişir, ikinci hece kısa ve öndedir.

Sınıfta bu sözcükler çoğu ülkede resimli kart, ev planı ve mime (jestle gösterme) ile öğretilir. Öğretmen bir hareket yapar, öğrenci adı söyler. Bu, ezberi bedene bağlar. Somut bir gün: Ege saat sekizde kalkar, yatağını toplar, kahvaltı hazırlar, sonra çöpü çıkarır. İngilizcesi: He gets up at eight. He makes the bed. He makes breakfast. Then he takes out the rubbish. (Hi gets ap et eyt. Hi meyks dı bed. Hi meyks brek-fıst. Den hi teyks avt dı ra-biş.) Dört kısa cümle, dört görünür iş.

Örnek

Mini metin: On Sundays I do the housework with my family. I make my bed and I tidy my room. My father does the shopping. My sister does the dishes. I never iron the clothes. I sometimes vacuum the living room. (Pazarları ailemle ev işi yaparım. Yatağımı toplar ve odamı düzenlerim. Babam alışveriş yapar. Kız kardeşim bulaşık yıkar. Giysileri asla ütülemem. Bazen oturma odasını süpürürüm.) Görev: do ve make geçen fiil öbeklerini ayır. Cevap: do the housework, do the shopping, do the dishes / make my bed.

Aile içinde işleri paylaşmak

Resimdeki aile üyelerinden hangisi hangi işi yapıyor?

A2 can-do hedefi yalnızca kendi işini söylemek değildir; başkasının işini de üçüncü tekil şahısla anlatmaktır. Bu yüzden he, she, it ile gelen -s A2'nin kırmızı çizgisidir: She cleans the bathroom. (şi klinz dı ba-srum: Banyo temizler.) He takes out the rubbish. (hi teyks avt dı ra-biş: Çöpü çıkarır.) Olumsuzda does not / doesn't (daz-ınt) gelir: My brother doesn't cook. (may bra-dır daz-ınt kuk: Erkek kardeşim yemek pişirmez.) Soru kalıbı sabittir: Does your mother work at home? (daz yor ma-dır vörk et hom: Annen evde iş yapar mı?) Cevap: Yes, she does. / No, she doesn't.

Paylaşımı anlatan A2 kalıpları şunlardır: help with (help vid: ... konusunda yardım etmek), share the housework (şer dı haws-vörk: ev işini paylaşmak), It's my turn. (its may törn: Sıra bende.) We take turns. (vi teyk törnz: Sırayla yaparız.) Örnek diyalog: - Who does the laundry in your house? - My father does. I help him on Saturdays. (- Evde çamaşırı kim yıkar? - Babam yıkar. Cumartesileri ona yardım ederim.) Who (hu: kim) özne sorusudur; ardından fiil yalın değil, üçüncü tekil gibi çekilir: Who does...? değilse bile Who helps...? gibi düşün.

Dünyada bu tema sık sık cinsiyet rollerini de konuşturur; A2'de yargı değil gözlem cümlesi yeter: In my family everybody helps. (in may fe-mı-li ev-ri-ba-di helps: Benim ailemde herkes yardım eder.) Everybody tekil kabul edilir, fiile -s gelir. Somut olay: Zeynep'in evinde anne yemek pişirir, baba bulaşık yıkar, Zeynep köpeği gezdirir, küçük kardeş masayı kurar. İngilizce özet: Mum cooks. Dad does the dishes. Zeynep walks the dog. Her little brother lays the table. (Mam kuks. Ded daz dı dişiz. Zeynep voks dı dog. Hör lit-ıl bra-dır leyz dı tey-bıl.) lay the table (leyt dı tey-bıl: sofrayı kurmak) A2 mutfak işidir.

Örnek

Kısa diyalog ve Türkçesi: - Do you share the housework at home? - Yes, we do. I walk the dog and I tidy my room. My mum cooks and my dad does the ironing. - What about your sister? - She never helps. She always plays computer games! (- Evde ev işini paylaşır mısınız? - Evet. Köpeği gezdiririm ve odamı toplarım. Annem yemek pişirir, babam ütü yapar. - Peki kız kardeşin? - O hiç yardım etmez. Hep bilgisayar oyunu oynar!) Dikkat: şikayet bile A2'de always + Present Simple ile yapılır; abartılı Present Continuous henüz B1 işidir.

Günü sıraya koymak: first, then, after that

Resim bir günün planını mı, yoksa dağınık işleri mi gösteriyor? Sırayı nasıl okursun?

Rutini anlatmak yalnızca fiil listesi değildir; işleri sıraya koymaktır. A2 bağlaç ve sıra sözcükleri şunlardır: first (först: önce), then (den: sonra), next (nekst: ardından), after that (af-tır det: ondan sonra), finally / last (fay-nı-li / last: son olarak). Zaman bağları: before breakfast (bi-for brek-fıst: kahvaltıdan önce), after school (af-tır skul: okuldan sonra), in the morning / afternoon / evening (in dı mor-ning / af-tır-nun / iv-ning). at night (et nayt: geceleyin) ayrı kalıptır; in the night demeyiz. Hafta sonu: at the weekend (et dı vik-end) Britanya A2'sinde yaygındır; on the weekend Amerikan çeşididir, ikisini karıştırmadan birini tutmak yeter.

Organize edilmiş bir cumartesi örneği: First I make my bed. Then I have breakfast. After that I do the shopping with my mum. Next I tidy my room. Finally I go out with my friends. (Önce yatağımı toplarım. Sonra kahvaltı yaparım. Ondan sonra annemle alışveriş yaparım. Ardından odamı toplarım. Son olarak arkadaşlarımla dışarı çıkarım.) Bu metin bir plan cümlesidir; öğretmenler dünyada sık sık öğrenciden kendi Saturday timetable (se-tır-dey taym-tey-bıl: cumartesi çizelgesi) yazmasını ister. Çizelge, dilbilgisini takvime bağlar.

Şu an ile planı ayırmak A2'nin ince işidir. Plan ve alışkanlık: I do my homework at five. (Ödevimi beşte yaparım.) Kamera şu anı çekiyorsa: I am doing my homework at the moment. (ay em du-ing may hom-vörk et dı mo-mınt: Şu anda ödevimi yapıyorum.) at the moment (et dı mo-mınt), now (nav), right now (rayt nav) sürekli zamanın işaret fişeğidir. Ev işi cümlesinde de aynı kural işler: I usually cook in the evening, but I am not cooking now. I am reading. (Genellikle akşam yemek pişiririm ama şu an pişirmiyorum. Okuyorum.)

Örnek

Sıralama görevi. Karışık notlar: çöp, kahvaltı, yatak, park, bulaşık. Öğrenci metni: First I make the bed. Then I have breakfast. After breakfast I do the dishes. Next I take out the rubbish. Finally I go to the park. (Önce yatağı toplarım. Sonra kahvaltı yaparım. Kahvaltıdan sonra bulaşık yıkarım. Ardından çöpü çıkarırım. Son olarak parka giderim.) After breakfast zaman öbeğidir, fiil çekmez; after I have breakfast ise cümleciktir, A2'nin üst sınırına yakındır ama doğrudur.

Birlikte yemek ve boş zaman

Resimde aile birlikte ne hazırlıyor ve bu bir ev işi mi, yoksa birlikte geçirilen zaman mı?

Yemek hazırlamak hem ev işi hem de aile etkinliğidir. A2 mutfak fiilleri sadedir: cook (kuk: yemek pişirmek), make a salad (meyk ı se-lıd: salata yapmak), cut the vegetables (kat dı ve-cı-tı-bılz: sebze doğramak), wash the fruit (voş dı frut: meyveyi yıkamak), set / lay the table (set / ley dı tey-bıl: sofrayı kurmak), do the washing-up (du dı vo-şing ap: bulaşık yıkamak, Britanya). Diyalog: - What are you doing? - We are making dinner together. I am cutting the tomatoes and my dad is cooking the pasta. (- Ne yapıyorsunuz? - Birlikte akşam yemeği hazırlıyoruz. Ben domates doğrayorum, babam makarna pişiriyor.) Burada kamera açık olduğu için Present Continuous vardır.

Boş zaman A2'de free time (fri taym) veya leisure time (le-jır taym; le-jır: lejır gibi, j yumuşak) diye geçer. Sık etkinlikler: watch TV / a film (voç ti-vi / ı film), listen to music (lis-ın tu myu-zik: müzik dinlemek; to unutulmaz), read a book (rid ı buk), play football (pley fut-bol: topsuz, the yok), play the guitar (pley dı gi-tar: enstrümanda the var), go for a walk (go for ı vok: yürüyüşe çıkmak), meet friends (mit frendz), go shopping (go şo-ping), play computer games (pley kım-pyu-tır geymz). Kalıp: in my free time + Present Simple. At the moment ile boş zaman da şu ana çekilir: I am watching a film now.

Günlük hayatta ev işi bitince boş zaman başlar; bu sıra birçok kültürde aynıdır ve ders kitapları bunu bilinçle kullanır. Somut öğrenci günü: I do my homework first. Then I help my mother in the kitchen. After that I have free time. I usually play basketball or I listen to music. (Önce ödevimi yaparım. Sonra mutfakta anneme yardım ederim. Ondan sonra boş zamanım olur. Genellikle basketbol oynar veya müzik dinlerim.) Can-do hedefi: hem yükümlülüğü hem zevki aynı kısa paragrafta yan yana koyabilmek. Resimdeki birlikte yemek sahnesi tam bu köprüdür: iş vardır, ama iş birlikte yapılınca etkinliğe döner.

Örnek

İki zamanlı mini diyalog: - Do you cook at the weekend? - Yes, I do. I often make a cake with my mum. - And what are you doing right now? - I am not cooking. I am listening to music in my room. (- Hafta sonu yemek pişirir misin? - Evet. Sık sık annemle kek yaparım. - Peki şu anda ne yapıyorsun? - Yemek pişirmiyorum. Odamda müzik dinliyorum.) Çözüm: birinci soru alışkanlık (Do you cook), ikinci soru şu an (are you doing). Öğrenci iki kapıyı ayrı açmayı burada görür.

Türkçe kaynaklı sık hatalar

Birinci büyük tuzak, her cümleyi I am ...ing ile kurmaktır. Türkçede şimdiki zaman hem alışkanlığı hem anı taşıyabilir; İngilizcede taşımaz. I am doing the housework every day yanlıştır çünkü every day tekrar bildirir. Doğrusu: I do the housework every day. (Her gün ev işi yaparım.) Ters tuzak da vardır: kameranın önünde iş dururken I vacuum now demek. Doğrusu: I am vacuuming now. Kuralı tek cümlede tut: takvim varsa yalın fiil, now / at the moment varsa am/is/are + -ing.

İkinci tuzak do / make ve ev sözcüklerinin bire bir çevirisidir. Türkçe ev temizlemek öğrenciyi wash the house veya wash the home demeye iter; doğrusu clean the house (klin dı haws) veya do the housework dir. I make my homework yanlıştır; ödev do homework ister, yatak make the bed ister. listen music eksik kalır: listen to music. I play the football fazla the alır; sporlarda the yoktur, enstrümanda vardır. in the weekend yerine at the weekend de. Üçüncü tekil -s unutulması da Türkçeden gelir çünkü Türkçe fiil kişiye göre bu kadar değişmez: She do the dishes değil, She does the dishes.

Dördüncü tuzak sıklık zarfının yeridir. Türkçe ben her zaman odamı toplarım sırası, İngilizcede özne ile asıl fiilin arasına zarf sokar: I always tidy my room. (ay ol-veyz tay-di may rum.) I tidy always my room A2'de kulağı tırmalar. be fiilinde zarf sondan değil be den sonra gelir: She is never late. Olumsuz alışkanlıkta don't / doesn't yeter: I don't like ironing. (ay dont layk ay-ı-ning: Ütü sevmam.) I am not like ironing karışıktır; like durum fiilidir, A2'de sürekli zamana pek girmez. Bu bölümü bir kontrol listesi gibi kullan: zaman, fiil çifti, the, zarf yeri, üçüncü tekil -s.

Örnek

Düzeltme alıştırması. Yanlış: I am cook with my family every Sunday. I wash the house. I make my homework. I listen music in my free time. My brother play the football. Doğru metin: I cook with my family every Sunday. I clean the house. I do my homework. I listen to music in my free time. My brother plays football. (Her pazar ailemle yemek pişiririm. Evi temizlerim. Ödevimi yaparım. Boş zamanımda müzik dinlerim. Erkek kardeşim futbol oynar.) Beş hata, beş A2 kuralı.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: I am doing the housework every day. gibi her gün tekrarlayan işi Present Continuous ile söylemek. Doğrusu: Takvim ve sıklık varsa Present Simple gerekir: I do the housework every day. Present Continuous yalnızca şu an süren iş içindir: I am doing the housework now.
  • Yanlış: wash the house, make homework, listen music, play the football gibi bire bir çeviriler. Doğrusu: Doğrusu clean the house / do the housework, do homework, listen to music, play football (sporda the yok). Yatak ise make the bed kalır.
  • Yanlış: Üçüncü tekilde -s unutup She do the dishes demek; everybody için de yalın fiil kullanmak. Doğrusu: She does the dishes. Everybody helps at home. does / doesn't soru ve negatife de yayılır: Does he cook?
  • Yanlış: Sıklık zarfını cümlenin sonuna veya fiilden sonraya koymak: I tidy always my room. Doğrusu: Zarf genellikle özne ile asıl fiil arasında durur: I always tidy my room. be varsa hemen ardından gelir: I am never tired after sport.
  • Yanlış: Boş zamanı anlatırken I very like football veya enstrüman-spor the kuralını ters çevirmek. Doğrusu: I like football very much. / I really like football. Spor: play basketball. Çalgı: play the guitar.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta, B1'de aynı tema geçmişe ve deneyime açılır. used to ile çocukluk rutini anlatılır: eskiden her akşam bulaşık yıkardım, artık yıkamıyorum. Present Perfect ev işine already / yet / just ile girer: yatağı henüz toplamadım, çöpü az önce çıkardım. Bağlaçlar uzar: after I finish, while I am cooking. Boş zamanda görüş bildirilir, gerekçe eklenir, iki kişinin günü karşılaştırılır. A2'de kurduğun kısa, doğru cümleler B1'de bu daha uzun anlatının iskeleti olur; iskelet eğriyse hikâye yıkılır.

Özet

A2'de ev işi, boş zaman ve günlük etkinlik üçlüsü, Present Simple ile alışkanlığı ve Present Continuous ile şu anı ayırma becerisine dayanır. do/make, sıklık zarfları, sıra sözcükleri ve kısa diyaloglar bu beceriyi günlük hayata bağlar. Türkçeden gelen zaman, the ve fiil çifti tuzaklarını bilinçle düzeltmek, bir sonraki düzeyde daha uzun ve doğru anlatının kapısını açar.

Örnek sorular

1. Which word means 'to clean the floor'?
  1. Sweep
  2. Cook
  3. Read
  4. Draw
Cevabı göster
Doğru cevap: Sweep
'Sweep' means to clean the floor, usually with a broom. The other options are not related to cleaning the floor.
2. Which activity is usually done for fun in free time?
  1. Play chess
  2. Wash the dishes
  3. Make the bed
  4. Iron clothes
Cevabı göster
Doğru cevap: Play chess
'Play chess' is a leisure activity, while the others are house chores.
3. Which of the following is a housework activity?
  1. Vacuum the carpet
  2. Go swimming
  3. Ride a bike
  4. Listen to music
Cevabı göster
Doğru cevap: Vacuum the carpet
'Vacuum the carpet' is a housework activity. The others are leisure activities.
4. Which verb means 'to prepare food'?
  1. Cook
  2. Paint
  3. Sing
  4. Dance
Cevabı göster
Doğru cevap: Cook
'Cook' means to prepare food. The other verbs are not related to preparing food.
5. Which activity do you usually do after waking up?
  1. Brush your teeth
  2. Go to bed
  3. Wash the car
  4. Go shopping
Cevabı göster
Doğru cevap: Brush your teeth
After waking up, people usually brush their teeth as part of their morning routine.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Dil bilgisi: Şimdiki Zaman (Present Continuous)Günlük konuşma: Şu anda ne yaptığını söyleme diyaloğu ›