Bir iş görüşmesinde Fransızca olarak kendini tanıtmak, deneyimlerini açıkça anlatmak ve işe neden uygun olduğunu kibar kalıplarla göstermek gerekir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
İş görüşmesine hazırlanma ve temel kalıp
İş görüşmesinden önce ilanı dikkatle okumak ve işin görevlerini anlamak önemlidir. Aday, hangi becerilere sahip olduğunu ve neden bu işle ilgilendiğini önceden düşünmelidir. Başvuruyu kibar biçimde ifade etmek için Je voudrais postuler à ce poste. denir. Bu cümle “Bu pozisyona başvurmak istiyorum.” anlamına gelir.
Bu kalıpta je voudrais, doğrudan emir vermek yerine nazik bir istek bildirir. Telaffuzu yaklaşık olarak “jö vud-re” şeklindedir. Postuler fiili “başvurmak”, un poste ise “bir pozisyon” demektir. Bir iş ilanına cevap verirken Je suis intéressé(e) par ce poste. yani “Bu pozisyonla ilgileniyorum.” cümlesi de kullanılabilir.
Örnek
Bonjour, je voudrais postuler à ce poste. J’ai lu votre annonce et ce travail m’intéresse beaucoup. Türkçesi: “Merhaba, bu pozisyona başvurmak istiyorum. İlanınızı okudum ve bu iş ilgimi çok çekiyor.” Burada aday önce amacını söylüyor, sonra ilanı okuduğunu ve işle ilgilendiğini belirtiyor.
Görüşmeye başlama ve kendini tanıtma
Görüşmenin başında selam vermek, teşekkür etmek ve kendini kısa biçimde tanıtmak uygun olur. Bonjour, merci de me recevoir. cümlesi “Merhaba, beni kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.” anlamındadır. Ardından Je m’appelle Deniz et je suis lycéen. denebilir. Bu cümle “Benim adım Deniz ve lise öğrencisiyim.” demektir.
Kendini tanıtırken yaş, eğitim ve işle bağlantılı ilgi alanı hakkında birkaç bilgi vermek yeterlidir. Je suis en classe de seconde. ifadesi Fransa’daki lise sisteminde “Lisenin ilk sınıfındayım.” anlamına gelir; sınıf adları ülkelere göre değişebilir. Daha kısa ve doğal bir ifade olan Je suis lycéen(ne). de kullanılabilir. Görüşmede uzun ve ezberlenmiş bir konuşma yerine kısa, anlaşılır ve doğru cümleler tercih edilmelidir.
Örnek
Recruteur : Bonjour, présentez-vous, s’il vous plaît.<br>Candidat : Bonjour. Je m’appelle Elif. Je suis lycéenne et je m’intéresse à l’informatique. Türkçesi: “İşe alım görevlisi: Merhaba, lütfen kendinizi tanıtın. Aday: Merhaba. Benim adım Elif. Lise öğrencisiyim ve bilişimle ilgileniyorum.” Présentez-vous ifadesi “Kendinizi tanıtın.” anlamındadır; telaffuzu yaklaşık “prezante vu” şeklindedir.
Deneyimleri ve becerileri anlatma
Aday, daha önce yaptığı okul projesi, gönüllülük çalışması, kulüp etkinliği veya kısa süreli iş hakkında konuşabilir. İş deneyimi yoksa bunu saklamak yerine sahip olduğu becerileri anlatmak daha doğrudur. Je n’ai pas encore d’expérience professionnelle, mais j’ai participé à un projet scolaire. cümlesi “Henüz mesleki deneyimim yok, ama bir okul projesine katıldım.” demektir.
Becerileri belirtmek için Je suis organisé(e), sérieux/sérieuse et ponctuel(le). denebilir. Bu cümlede sıfatlar kişinin cinsiyetine göre değişebilir; konuşurken doğru biçimi kullanmak önemlidir. Dil becerileri için Je parle turc et anglais, et j’apprends le français. cümlesi kullanılabilir. Telaffuzu yaklaşık “jö parl türk e angle, e japrã lö franse” şeklindedir.
Örnek
J’ai travaillé sur un projet d’équipe à l’école. J’ai appris à écouter les autres, à respecter les délais et à présenter une idée. Türkçesi: “Okulda bir ekip projesinde çalıştım. Başkalarını dinlemeyi, teslim tarihlerine uymayı ve bir fikri sunmayı öğrendim.” Bu örnek, resmi iş deneyimi olmayan bir öğrencinin okul deneyimini işe yarayan becerilerle ilişkilendirdiğini gösterir.
Sorulara cevap verme ve beden dili
İşe alım görevlisi adayın güçlü ve geliştirmesi gereken yönlerini sorabilir. Quels sont vos points forts ? sorusu “Güçlü yönleriniz nelerdir?” demektir. Cevap verirken yalnızca Je suis gentil. gibi genel bir sıfat söylemek yerine kısa bir örnek eklemek daha etkilidir. Je suis patient et j’aime aider les autres. cümlesi “Sabırlıyım ve başkalarına yardım etmeyi seviyorum.” anlamına gelir.
Bir zayıf yön sorulduğunda kendini tamamen olumsuz tanımlamamak gerekir. Je suis parfois un peu timide, mais je fais des efforts pour parler devant un groupe. denebilir. Türkçesi “Bazen biraz çekingenim, ama bir grubun önünde konuşmak için çaba gösteriyorum.” şeklindedir. Görüşme sırasında göz teması kurmak, dik oturmak, dinlerken başını hafifçe sallamak ve söz kesmemek olumlu bir izlenim verir; ancak yapay hareketlerden kaçınılmalıdır.
Örnek
Recruteur : Pourquoi voulez-vous ce travail ?<br>Candidat : Je veux ce travail parce que j’aime travailler avec les enfants. Je suis patient et j’ai déjà aidé des élèves dans un projet scolaire. Türkçesi: “İşe alım görevlisi: Bu işi neden istiyorsunuz? Aday: Bu işi istiyorum çünkü çocuklarla çalışmayı seviyorum. Sabırlıyım ve daha önce bir okul projesinde öğrencilere yardım ettim.” Cevap, isteği bir beceri ve somut deneyimle destekliyor.
Görüşmeyi bitirme ve sonraki adım
Görüşmenin sonunda aday, işle ilgili uygun bir soru sorabilir. Quels sont les horaires de travail ? “Çalışma saatleri nelerdir?” demektir. Quand est-ce que vous donnerez votre réponse ? ise “Ne zaman cevap vereceksiniz?” anlamına gelir. Bu tür sorular ilgiyi gösterir ve görüşmenin bilinçli biçimde tamamlanmasına yardım eder.
Aday ayrılırken teşekkür etmelidir. Merci pour votre temps. J’espère avoir de vos nouvelles bientôt. cümlesi “Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. Yakında sizden haber almayı umuyorum.” demektir. Motivasyon mektubunda da benzer bir yapı kullanılır: Je vous écris pour présenter ma candidature. yani “Adaylığımı sunmak için size yazıyorum.” Bu mektup, görüşmede söylenecekleri daha düzenli biçimde destekler.
Örnek
Candidat : Merci pour votre temps. Le poste m’intéresse beaucoup. Je reste à votre disposition si vous avez besoin d’autres informations.<br>Recruteur : Merci. Nous vous contacterons bientôt. Türkçesi: “Aday: Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. Pozisyonla çok ilgileniyorum. Başka bilgilere ihtiyaç duyarsanız ulaşabilirsiniz. İşe alım görevlisi: Teşekkürler. Sizinle yakında iletişime geçeceğiz.”
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: “Başvurmak” için her zaman demander fiili kullanılır. Doğrusu: İş veya pozisyon için en uygun fiil postuler fiilidir. Je voudrais postuler à ce poste. “Bu pozisyona başvurmak istiyorum.” demektir; telaffuzu yaklaşık “jö vud-re postüle a sö post” şeklindedir.
- Yanlış: Je suis intéressé ifadesi kadın ve erkek adaylarda hiç değişmez. Doğrusu: Sıfat, konuşanın cinsiyetine göre intéressé veya intéressée olabilir. Türkçedeki “ilgileniyorum” ifadesi gibi tek biçimli düşünmek Fransızcada hata oluşturabilir.
- Yanlış: İş görüşmesinde yalnızca mesleki deneyim anlatılabilir; okul çalışmaları önemli değildir. Doğrusu: Öğrenciler okul projelerini, kulüp çalışmalarını ve gönüllülük deneyimlerini becerilerle ilişkilendirerek anlatabilir. Örneğin J’ai appris à travailler en équipe. “Ekip çalışması yapmayı öğrendim.” demektir.
- Yanlış: Je veux ce travail ifadesi her durumda en kibar başvuru cümlesidir. Doğrusu: Bu cümle anlaşılır olsa da doğrudan ve güçlü bir ifade olabilir. Daha nazik bir başlangıç için Je voudrais postuler à ce poste. veya Je suis très intéressé(e) par cette offre. kullanılabilir.
Bir adım ileri
Bir üst sınıfta iş görüşmesi daha uzun ve daha bağımsız biçimde yürütülebilir. Adaydan özgeçmişindeki bilgileri açıklaması, geçmişteki bir sorunu nasıl çözdüğünü anlatması ve farklı görüşme sorularına hazırlıksız cevap vermesi beklenebilir. Ayrıca resmi e-posta, motivasyon mektubu ve telefon görüşmesi gibi iş başvurusu türleri karşılaştırılabilir. Bunun için geçmiş zaman, neden-sonuç bağlaçları ve daha ayrıntılı görüş bildirme kalıpları geliştirilecektir.
Özet
Fransızca iş görüşmesinde aday önce nazikçe başvuru amacını söyler, sonra kendisini, deneyimlerini ve becerilerini tanıtır. Je voudrais postuler à ce poste., Je suis motivé(e) ve Merci pour votre temps. gibi kalıplar temel iletişimi kurar. Başarılı bir görüşme için doğru dil bilgisi kadar hazırlık, açık konuşma, uygun beden dili ve somut örnekler de önemlidir.