Conditionnel présent, iş ve meslek hayatında istekleri, nazik ricaları, teklifleri ve önerileri daha yumuşak ve saygılı biçimde ifade etmemizi sağlar.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Conditionnel présent ne anlatır?
Conditionnel présent, Türkçedeki “isterdim”, “yapabilir miydiniz?” veya “yardımcı olabilir misiniz?” gibi yumuşak anlatımlara benzer. İş ortamında doğrudan Donnez-moi ce dossier. demek, “Bana bu dosyayı verin.” anlamına gelir ve sert duyulabilir. Bunun yerine Pourriez-vous me donner ce dossier, s’il vous plaît ? diyebiliriz: “Bu dosyayı bana verebilir misiniz, lütfen?”
Bu kip, konuşanın isteğini kesin bir emir gibi değil, kibar bir beklenti veya olasılık gibi sunar. En sık kullanılan kalıplardan biri Je voudrais... yani “... isterdim” ifadesidir. Örneğin Je voudrais vous demander un service. cümlesi “Sizden bir iyilik rica etmek isterdim.” demektir. Je voudrais ifadesi je veux ifadesinden daha naziktir.
Örnek
Je voudrais vous demander de l’aide pour ce rapport. — Bu rapor için sizden yardım istemek isterdim. Pourriez-vous regarder cette page avec moi ? — Bu sayfaya benimle birlikte bakabilir misiniz?
Yapılışı: kök ve ekler
Conditionnel présent çoğu fiilde mastar köküne imparfait ekleri getirilerek yapılır. Ekler şunlardır: -ais, -ais, -ait, -ions, -iez, -aient. Örneğin parler fiilinde kök parler- olarak kalır: je parlerais, “konuşurdum”; nous parlerions, “konuşurduk”. finir fiilinde de je finirais, “bitirirdim” biçimi kullanılır.
Sonu -re ile biten fiillerde son e düşer. répondre fiilinin kökü répondr- olur ve je répondrais biçimi ortaya çıkar. Bazı yaygın fiiller düzensiz kök kullanır: être → ser-, avoir → aur-, pouvoir → pourr-, devoir → devr-, vouloir → voudr-. Ekler yine aynıdır.
Telaffuzda son eklerin çoğu yazıldığı gibi ayrı ayrı duyulmaz. Je voudrais yaklaşık olarak “jö vudre”, je pourrais “jö pure”, vous pourriez “vu puriye” şeklinde söylenir. Bu Türkçe yazımlar yalnızca yaklaşık telaffuz ipucudur; Fransızcadaki burun ve yuvarlak ünlü sesleri tam olarak karşılamaz.
Örnek
Je voudrais partir plus tôt aujourd’hui. — Bugün daha erken ayrılmak isterdim. Je pourrais terminer le travail demain. — İşi yarın bitirebilirim. Nous devrions vérifier les informations. — Bilgileri kontrol etmeliyiz / kontrol etmemiz gerekir.
Nazik rica ve izin isteme
Bir iş arkadaşından rica ederken Pourriez-vous... ? ve Est-ce que vous pourriez... ? kalıpları kullanılır. İkisi de “... yapabilir misiniz?” anlamındadır; pourriez-vous daha kısa ve resmî, est-ce que vous pourriez ise konuşmada daha açıklayıcıdır. Cümleye s’il vous plaît eklemek nezaketi artırır.
İzin isterken Est-ce que je pourrais... ? kalıbı çok kullanışlıdır. Örneğin Est-ce que je pourrais quitter le bureau à quatre heures ? “Saat dörtte ofisten çıkabilir miyim?” demektir. Daha doğrudan Je peux quitter le bureau ? da doğrudur; ancak conditionnel kullanılan biçim daha nazik ve özellikle yöneticiyle konuşurken daha uygundur.
Örnek
Durum: Çalışanın ailevi bir işi vardır. Est-ce que je pourrais reporter la réunion à demain, s’il vous plaît ? — Toplantıyı yarına erteleyebilir miyim, lütfen? Yönetici şöyle cevap verebilir: Oui, bien sûr. Ce serait possible demain à dix heures. — Evet, tabii. Yarın saat onda mümkün olabilir.
Teklif, öneri ve tavsiye
Conditionnel présent yalnızca rica için kullanılmaz; teklif ve öneri yapmak için de kullanılır. Je pourrais vous aider. “Size yardım edebilirim.” anlamına gelir, fakat teklif daha yumuşak duyulur. Nous pourrions organiser une courte réunion. cümlesi “Kısa bir toplantı düzenleyebiliriz.” demektir ve ortak bir öneri sunar.
Tavsiye verirken Vous devriez... kalıbı kullanılır. Bu yapı “... yapmalısınız” anlamına gelir; emirden daha naziktir. Örneğin Vous devriez envoyer un message au client. “Müşteriye bir mesaj göndermelisiniz.” demektir. À votre place, je... yani “Sizin yerinizde olsaydım...” kalıbı da tavsiyeyi yumuşatır.
Örnek
Nous pourrions préparer le document ensemble. — Belgeyi birlikte hazırlayabiliriz. Vous devriez parler avec votre responsable. — Yöneticinizle konuşmalısınız. À votre place, je demanderais plus de temps. — Sizin yerinizde olsaydım daha fazla zaman isterdim.
Toplantıda ve iş e-postasında kullanım
Toplantılarda söz alırken conditionnel, önerinin kesin emir olmadığını gösterir. Je proposerais de commencer par ce point. “Bu noktadan başlamayı önerirdim.” demektir. Serait-il possible de déplacer la réunion à demain ? ise “Toplantıyı yarına almak mümkün olur mu?” anlamında resmî bir sorudur.
E-postalarda selamlama ve teşekkür ifadeleriyle birlikte conditionnel kullanmak iletişimi daha profesyonel yapar. Örneğin Pourriez-vous me confirmer la date de la réunion ? “Toplantı tarihini doğrulayabilir misiniz?” demektir. E-postanın sonunda Je vous en remercierais. ifadesi “Bunun için size minnettar olurum.” anlamına gelir; B1 düzeyinde bu kalıbı tanımak yeterlidir.
Örnek
Kısa diyalog: — Pourriez-vous m’envoyer le fichier demain ? — Dosyayı yarın gönderebilir misiniz? — Oui, je vous l’enverrai demain matin. — Evet, dosyayı yarın sabah size gönderirim. Burada gelecek zaman kullanıldığı için yanıt daha kesin ve doğaldır.
Dilek ve koşul anlamı
Conditionnel présent, bir dileği veya gerçekleşmesi bir koşula bağlı durumu da anlatabilir. J’aimerais travailler dans une entreprise internationale. “Uluslararası bir şirkette çalışmak isterdim.” demektir. Nous accepterions cette proposition. cümlesi “Bu öneriyi kabul ederdik.” anlamına gelir; çoğu zaman devamında bir koşul bulunur.
Koşul cümlesinde sık kullanılan yapı si + imparfait, conditionnel présent biçimidir. Örneğin Si j’avais plus de temps, je suivrais une formation. “Daha fazla zamanım olsaydı bir eğitime katılırdım.” demektir. Si bölümünde conditionnel kullanılmaz; bu önemli bir kuraldır. Bu kullanım, gerçek olmayan veya şu anda kesinleşmemiş durumları anlatır.
Örnek
Si la réunion finissait plus tôt, je rentrerais chez moi. — Toplantı daha erken bitseydi eve dönerdim. İnceleme: finissait imparfait, rentrerais conditionnel présenttir. Dilek örneği: J’aimerais améliorer mon français professionnel. — Meslekî Fransızcamı geliştirmek isterdim.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Je voudraisais denir. Doğrusu: Yanlıştır; vouloir fiilinin conditionnel kökü voudr- olur. Doğru biçim Je voudrais. şeklindedir.
- Yanlış: Si j’aurais le temps, je viendrais. denir. Doğrusu: Yanlıştır. Si bölümünden sonra imparfait gelir: Si j’avais le temps, je viendrais. — Zamanım olsaydı gelirdim.
- Yanlış: Je veux vous demander... her zaman en nazik biçimdir. Doğrusu: Je veux doğrudur, ancak “istiyorum” anlamında daha doğrudan ve sert duyulabilir. Nazik bir rica için Je voudrais vous demander... daha uygundur.
- Yanlış: Conditionnel présent yalnızca geçmişte gerçekleşmeyen olayları anlatır. Doğrusu: Bu kip geçmişte gerçekleşmeyen durumları anlatmakla sınırlı değildir; şimdiki dilekleri, nazik ricaları, teklifleri ve tavsiyeleri de anlatır. Örneğin Pourriez-vous m’aider ? şimdiki zamanda yapılan nazik bir ricedir.
- Yanlış: Vous pourriez de m’aider denir. Doğrusu: Modal fiilden sonra mastar doğrudan gelir: Vous pourriez m’aider ? — Bana yardım edebilir misiniz? Burada de kullanılmaz.
Bir adım ileri
Bir üst sınıfta conditionnel présent ile conditionnel passé arasındaki farkı öğreneceksiniz. J’aurais accepté gibi conditionnel passé, geçmişte gerçekleşmemiş veya gerçekleşmesi varsayılan durumları anlatır. Ayrıca resmî mektuplarda daha ileri nezaket kalıpları ve dolaylı anlatım üzerinde çalışacaksınız. Böylece yalnızca doğru cümle kurmakla kalmayıp konuşmanın resmiyet düzeyini de daha iyi ayarlayabileceksiniz.
Özet
Conditionnel présent, Fransızcada nazik rica, izin, teklif, tavsiye ve dilek anlatmak için kullanılır. Yapısı çoğunlukla mastar kökü ile -ais, -ais, -ait, -ions, -iez, -aient eklerinden oluşur; bazı fiiller düzensiz kök alır. İş hayatında Je voudrais, Pourriez-vous, Je pourrais ve Vous devriez kalıpları özellikle yararlıdır.