İki kıyafeti fiyat, renk ve beden bakımından karşılaştırıp uygun olanı seçmek ve mağazada nazik bir satın alma diyaloğu kurmak, A2 düzeyinde bağımsız alışveriş yapabilmenin temelidir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Alışverişte karşılaştırma neden temel bir beceridir?
CEFR A2 can-do hedefi açıktır: alışverişte iki ürünü basitçe karşılaştırabilir, fiyat ve renk hakkında konuşabilir ve birini seçebilirim. Dünya genelinde iletişimsel A2 derslerinde kıyafet ünitesi erken gelir çünkü ürünler görünür, kelimeler somuttur ve diyalog kısa tutulabilir. İki kazak yan yana geldiğinde önce bakılır, sonra hangisinin size göre olduğu söylenir.
Günlük karşılaştırmanın üç ayağı vardır: fiyat, renk ve beden. Fiyat için cher / chère (şer) pahalı, bon marché (bon marşe) ucuz demektir. Renkler A2 dağarcığındadır: bleu (blö), rouge (ruj), noir (nuar), blanc / blanche (blan / blanş). Beden için la taille (la tay) kullanılır. Mavi ve kırmızı kazak tutan iki öğrenci aslında bir karar konuşması başlatır.
Karşılaştırma bir tartışma değil, bir seçim dilidir. Mağazada bağırılmaz; kısa, net ve nazik cümleler kurulur. Satış görevlisi gösterir, sorar ve önerir. Bu bölümün pratik sonucu şudur: iki ürünü işaret ederek hangisinin daha uygun olduğunu söyleyebilir ve ardından satın alma adımına geçebilirsiniz.
Örnek
Regarde ce pull bleu et ce pull rouge. (Rögard sö pül blö e sö pül ruj.) Şu mavi kazak ile şu kırmızı kazağa bak. Le pull bleu est plus joli que le pull rouge. (Lö pül blö e plü joli kö lö pül ruj.) Mavi kazak kırmızı kazaktan daha güzel. Oui, mais le rouge est moins cher. (Ui, me lö ruj e muan şer.) Evet ama kırmızı olan daha ucuz. Alors, je prends le rouge. (Alor, jö pran lö ruj.) O zaman kırmızı olanı alıyorum.
plus, moins, aussi: iki ürünü cümlede yan yana koymak
Fransızcada eşit olmayan karşılaştırma iki kalıba yaslanır: plus ... que (plü ... kö) daha ... -den ve moins ... que (muan ... kö) daha az ... -den. Eşitlik için aussi ... que (osi ... kö) kadar denir. Sıfat, plus ile que arasına girer: plus cher que, plus petite que, moins joli que. Türkçedeki daha pahalı tek parça gibi durur; Fransızcada üç parça vardır ve sırası değişmez.
Cinsiyet uyumu A2'de vazgeçilmezdir. un pull eril olduğu için Ce pull est plus cher. (Sö pül e plü şer.) denir. une chemise dişil olduğu için Cette chemise est plus chère. (Set şömiz e plü şer.) denir. İki gömleği ölçü bandıyla karşılaştırmak plus grand / plus petit (plü gran / plü pöti) dilini görünür kılar. Satış görevlisi bedeni ölçerken sizin cümleniz somutlaşır.
Bu kalıplar çoğu ülkede tablo ezberiyle değil, iki nesneyi göstererek öğretilir. Dikkat: daha iyi için plus bon denmez; meilleur / meilleure (meyör) kullanılır. Deneme sonrası C'est trop grand. (Se tro gran.) çok büyük ve C'est trop petit. çok küçük cümleleri karara bağlanır.
Örnek
Cette chemise bleue est plus grande que la chemise blanche. (Set şömiz blö e plü grand kö la şömiz blanş.) Bu mavi gömlek beyaz gömlekten daha büyük. La blanche est moins chère. (La blanş e muan şer.) Beyaz olan daha ucuz. Cette chemise est aussi jolie que l'autre. (Set şömiz e osi joli kö lotr.) Bu gömlek diğeri kadar güzel. C'est trop grand. Vous avez plus petit ? (Se tro gran. Vu zave plü pöti?) Çok büyük. Daha küçük var mı?
Fiyat, renk ve beden sormak
Mağazada üç soru kapıyı açar. Fiyat: C'est combien ? (Se kombijen?) veya Combien ça coûte ? (Kombijen sa kut?). Renk: Vous l'avez en bleu ? (Vu lave an blö?) Mavi olanı var mı? Beden: Quelle taille, s'il vous plaît ? (Kel tay, sil vu ple?). Denemek için Je peux l'essayer ? (Jö pö leseye?) yeterlidir. Bu sorular A2'nin bilgi isteyebilirim hedefini karşılar.
Satış görevlisi not alıyorsa bedeni, rengi ve fiyatı yazıyor olabilir. Sizin işiniz kısa cevap vermektir: Taille M, en rouge, pour moi (pur mua). Deneme sonrası üç cümle yeter: C'est trop petit. (Se tro pöti.) C'est trop grand. C'est parfait. (Se parfe.) trop (tro) aşırı demektir; très (tre) ise çok anlamındadır ve ikisi karıştırılmamalıdır.
Bu soru kalıpları dil öğretiminde işlevsel dil diye anılır: amaç dilbilgisi ezberi değil, bir işi bitirmektir. İletişimsel derslerde alışveriş bir sahne olarak kurulur: bakmak, sormak, denemek, karar vermek. Siz de liste değil, bu sahneyi öğreniyorsunuz.
Örnek
Bonjour, je cherche une chemise. (Bonjur, jö şerş ün şömiz.) Merhaba, bir gömlek arıyorum. Quelle taille ? Taille M, s'il vous plaît. Vous l'avez en blanc ? (Vu lave an blan?) Beyazı var mı? Oui. Vous pouvez l'essayer. (Ui. Vu puve leseye.) Evet. Deneyebilirsiniz. C'est parfait. C'est combien ? Quinze euros. (Kenz öro.) On beş avro.
Kasada satın alma diyaloğu
Karar verildikten sonra dil değişir: artık karşılaştırmıyorsunuz, alıyorsunuz. En güvenli A2 cümlesi Je prends cette chemise. (Jö pran set şömiz.) Bu gömleği alıyorum. Daha nazik istek: Je voudrais ceci, s'il vous plaît. (Jö vudre sösi, sil vu ple.) Kasa la caisse (la kes) olarak anılır. Kasada iki fiyatı son kez karşılaştırmak doğaldır: Celle-ci est moins chère. Je prends celle-ci. (Sel si e muan şer. Jö pran sel si.)
Ödeme A2'de iki yoldur: par carte (par kart) kartla, en espèces (an espes) nakit. Görevli sorabilir: Vous payez comment ? (Vu peye komon?) Nasıl ödüyorsunuz? Fiyatı duymak için euros (öro) sayılarına alışın: dix euros (diz öro), vingt euros (ven öro), vingt-cinq euros (vent senk öro). Fiş hazırlanırken sizin cümleniz kısa ve net kalmalıdır.
Nezaket bu sahnede kültürdür. Bonjour ile girilir, s'il vous plaît ile istenir, merci ve au revoir ile çıkılır. Fransa'da mağazaya selamsız girmek soğuk karşılanır. Küçük ritüel, doğru kelime kadar önemlidir.
Örnek
Bonjour. Je prends cette chemise et ce pull. (Jö pran set şömiz e sö pül.) Bu gömleği ve bu kazağı alıyorum. Le pull est plus cher que la chemise. Kazak gömlekten daha pahalı. C'est quarante euros. (Se karant öro.) Kırk avro. D'accord. Je paie par carte. (Dakor. Jö pe par kart.) Tamam. Kartla ödüyorum. Merci, au revoir.
Farklı ürünleri fiyat açısından karşılaştırmak
Bazen karşılaştırılan şeyler aynı türden değildir: bir yanda ayakkabı, öte yanda şapka. Yine de fiyat dili aynı kalır. Les chaussures sont plus chères que le chapeau. (Le şosür so plü şer kö lö şapo.) Ayakkabılar şapkadan daha pahalı. Le chapeau est moins cher. Şapka daha ucuz. Bütçe dar ise Je n'ai pas assez d'argent pour les deux. (Jö ne pa ase darjan pur le dö.) İkisi için yeterli param yok. A2 olumsuzluğu ne ... pas ve assez (ase) burada yeter.
Farklı ürünleri karşılaştırmak hangisi gerekli sorusunu da açar. Dil yargılamaz; fiyatı ve tercihi söyler. Je prends les chaussures. Le chapeau, c'est trop cher pour moi. (Jö pran le şosür. Lö şapo, se tro şer pur mua.) Ayakkabıları alıyorum. Şapka benim için çok pahalı. Böylece karşılaştırma satın alma kararına bağlanır.
İndirim tabelası gördüğünüzde yeni dilbilgisi öğrenmezsiniz. A2 için en solde (an sold) indirimde ve C'est moins cher maintenant. (Se muan şer mentnan.) Şimdi daha ucuz yeterlidir. Bildiğiniz plus / moins kalıbı yeni bir sahneye taşınır.
Örnek
Les chaussures coûtent trente euros. Le chapeau coûte dix euros. (Le şosür kut trant öro. Lö şapo kut diz öro.) Ayakkabılar otuz, şapka on avro. Les chaussures sont plus chères que le chapeau. Je n'ai pas assez d'argent pour les deux. Je prends les chaussures. İkisi için param yetmiyor. Ayakkabıları alıyorum.
Telaffuz ipuçları ve diyalogu baştan sona kurmak
Telaffuz mağazada sizi anlaşılır kılar. plus plü gibi söylenir ve s çoğu zaman okunmaz; plus cher plü şer olur. moins muan diye burun ünlüsüyle biter. que kö gibi kısadır. cher ve chère seste birbirine yakındır. s'il vous plaît sil vu ple diye bağlanarak söylenir; kelimeleri koparmayın. taille tay diye biter. A2'de mükemmel R şart değildir; anlaşılır olmak şarttır.
Şimdi parçaları tek sıraya dizin: girmek, karşılaştırmak, sormak, denemek, seçmek, ödemek. Bu sıra, A2 alışveriş ünitelerinin omurgasıdır. Aynı kalıplar restoranda iki yemek veya otelde iki oda için de çalışır. Dilbilgisi değişmez, sahne değişir. İki ürün gördüğünüzde içinizden bir Fransızca cümle kurmak, bu ünitenin en etkili ödevidir.
Türkçede vurgu sıkça kelimenin sonuna gider; Fransızcada grup daha düz durur. C'est combien ? içinde vurguyu hafifçe combien üzerine koyun. Nazik tempo, doğru kalıptan ayrı düşünülmez: yavaş ve net konuşmak, yanlış ama hızlı konuşmaktan iyidir.
Örnek
Bonjour, monsieur. Je regarde ces deux chemises. (Bonjur, mösiyö. Jö rögard se dö şömiz.) Bu iki gömleğe bakıyorum. Celle-ci est plus jolie, mais elle est plus chère. Bu daha güzel ama daha pahalı. Quelle taille ? M, s'il vous plaît. Je peux l'essayer ? Oui, bien sûr. (Ui, biyen sür.) C'est parfait. C'est combien ? Vingt-cinq euros. D'accord, je la prends. Par carte, s'il vous plaît. Merci, au revoir.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: plus cher de veya Türkçe daha pahalıdan kalıbını olduğu gibi aktarmak Doğrusu: Karşılaştırmada bağlaç que dir: plus cher que, moins cher que. Burada de kullanılmaz.
- Yanlış: une chemise cher veya cette pull gibi cinsiyet uyumsuzluğu Doğrusu: Eril cher, dişil chère dir. un pull için ce pull, une chemise için cette chemise denir.
- Yanlış: Mağazada doğrudan Je veux ça. demek Doğrusu: A2'de nazik istek Je voudrais... veya karar cümlesi Je prends... ile yapılır. Je veux kaba duyulabilir.
- Yanlış: C'est combien le prix ? diye fiyatı iki kez sormak Doğrusu: Ya C'est combien ? ya Combien ça coûte ? yeter. Fiyat kelimesini eklemek Türkçe düşüncedir.
- Yanlış: plus bon veya très cher ile trop cher yi aynı sanmak Doğrusu: Daha iyi için meilleur / meilleure (meyör) kullanılır. très çok, trop ise aşırı / fazla demektir.
Bir adım ileri
Bir üst bantta alışveriş dili iade ve şikayete uzanır: beden uymazsa değiştirmek, gerekçe söylemek gerekir. Karşılaştırmalar de plus en plus cher gibi dereceli yapılara ve isim karşılaştırmalarına çıkar. la chemise que je préfère türü relatif yapılar ve kısa si cümleleri B1 kapısını açar. Siz şimdilik iki ürün, üç soru ve bir karar ile yetinin; temel sağlam olsun.
Özet
A2 alışverişinde iki ürün plus ... que, moins ... que ve aussi ... que ile karşılaştırılır; fiyat, renk ve beden sorulur. Karar Je voudrais veya Je prends ile kasaya taşınır; ödeme par carte veya en espèces ile biter. Nezaket kalıpları ve doğru uyum, bu kısa diyaloğu gerçek hayatta işe yarar kılar.