A2 düzeyindeki öğrenci, yavaş ve net bir mağaza ilanını okuyup kısa bir müşteri-satış görevlisi diyaloğunu anlayarak kıyafet alışverişinde fiyat, beden ve deneme gibi temel işleri yapabilir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Mağaza kapısının önünde: Gördüğünü adlandırmak
CEFR A2 can-do hedefi şudur: Öğrenci, yavaş ve net okunan kısa bir mağaza ilanının konusunu anlayabilir; açık-kapalı, ürün türü ve basit bir davet cümlesini yakalayabilir. Dünyada bu konu çoğu zaman görev temelli öğretilir: önce fotoğrafa bakılır, sonra tabeladaki iki-üç sözcük okunur, en sonda kısa diyalog dinlenir. İletişimsel yöntemde alışveriş sahneleri uzun süredir ilk işlevsel ünitelerden biridir, çünkü öğrenci selamlaşmadan hemen sonra fiyat ve beden sormak zorunda kalır.
Fransızcada mağaza çoğu zaman un magasin (un ma-ga-zen) veya küçük giyim dükkânı için une boutique (ün bu-tik) diye anılır. Kıyafetlerin genel adı les vêtements (le vet-man) sözcüğüdür. Kapıdaki yazı ouvert (u-ver) ise mağaza açık, fermé (fer-me) ise kapalıdır. Vitrin la vitrine (la vi-trin) olarak adlandırılır. Öğrenci bu sözcükleri görüntüyle eşleştirirse dinleme metnine geçmeden önce zihninde bir sahne kurmuş olur.
Günlük hayatta bir Fransız caddesinde önce vitrine bakılır, sonra içeri girilir. Dersin sırası da budur: dış görünüm, ilan, içerisi, tezgâh, prova kabini. Böylece okuma ve dinleme birbirini destekler; öğrenci metni boşlukta değil, bir mekânda duyar. Sık yanlış anlama şudur: tabela dekor sanılır; oysa A2’de tabela, dinlemeden önceki ilk okuma metnidir.
Örnek
Bonjour, le magasin est ouvert ? (bon-jur, lö ma-ga-zen e tu-ver?) — Merhaba, mağaza açık mı? Yanıt: Oui, bienvenue ! (ui, byen-vö-nü) — Evet, hoş geldiniz! Kısa tabela örneği: Boutique de vêtements — ouvert (bu-tik dö vet-man — u-ver) — Giyim mağazası — açık.
Vitrin ilanını okumak: Ürün, fiyat ve davet
A2 can-do hedefi: Öğrenci, vitrindeki kısa bir ilanda ürün adını, fiyatı ve varsa indirim sözcüğünü tanır. İlan edebiyat metni değildir; üç-dört satır, büyük punto, tekrarlayan kalıplardır. Dünyada Fransızca derslerinde vitrin fotoğrafı sık kullanılır, çünkü öğrenci gerçek hayatta önce camdaki yazıyı okur. Fiyat her zaman sayı ve para birimiyle gelir: euro (ö-ro).
Kışlık mont için temel sözcük un manteau (un man-to), kazak için un pull (un pül) sözcüğüdür. Fiyat sormadan önce etiketteki kalıbı tanımak gerekir: prix (pri) fiyat demektir. İndirim sözcüğü çoğu vitrinde soldes (sold) veya en promotion (an pro-mo-syon) olarak görünür. Bon marché (bon mar-şe) ucuz/uygun, cher (şer) pahalı demektir. A2’de uzun reklam cümlesi beklenmez; öğrenci manteau d'hiver, 79 euros (man-to di-ver, soixante-dix-neuf ö-ro) gibi kısa bir satırı çözebilmelidir.
Günlük hayatta vitrin, mağazanın sessiz satıcısıdır. Öğrenci sayıları 1-100 arasında tanıyorsa fiyatı sesli okuyabilir. Sık yapılan hata, etiketi İngilizce gibi soldan sağa ‘discount’ aramaktır; Fransızca vitrinde önce ürün, sonra fiyat, bazen du lundi au samedi (dü lö-di o sam-di) gibi çalışma günü yazılır. Bir sonraki adım dinlemedir: aynı ürün, içeride birinin ağzından tekrar edilir.
Örnek
Örnek vitrin ilanı: SOLDES. Manteau d'hiver : 79 euros. Pulls : 19 euros. Ouvert du lundi au samedi, 10 h - 19 h. (sold. man-to di-ver: soixante-dix-neuf ö-ro. pül: diz-nöf ö-ro. u-ver dü lö-di o sam-di, diz ör a diz-nöf ör.) Türkçesi: İndirim. Kışlık mont: 79 avro. Kazaklar: 19 avro. Pazartesiden cumartesiye açık, 10.00-19.00. Okuma sorusu: Mont kaç avro? Yanıt: Il coûte 79 euros. (il kut soixante-dix-neuf ö-ro) — 79 avro tutuyor.
Mağazanın içi: Reyon, renk ve basit tarif
A2 can-do hedefi: Öğrenci, mağaza içinde yavaş söylenen yer tarifini ve temel kıyafet adlarını anlayabilir. İçerisi, vitrinden daha gürültülüdür; bu yüzden dinleme metni kısa tutulur. Öğretmen önce reyonları gösterir, sonra müşteri cümlesini dinletir. Dünya genelinde A2 kitapları burada renk, beden ve giysi türünü aynı sahnede birleştirir, çünkü gerçek müşteri tek sözcükle konuşmaz.
Temel giysiler A2 sınırında kalır: un pull (pül) kazak, un manteau (man-to) mont, un pantalon (pan-ta-lon) pantolon, une jupe (jüp) etek, une robe (rob) elbise, une chemise (şö-miz) gömlek, un t-shirt (ti-şört), des chaussures (de şo-sür) ayakkabı. Renkler: noir (nuar) siyah, blanc (blan) beyaz, rouge (ruj) kırmızı, bleu (blö) mavi, vert (ver) yeşil, gris (gri) gri. Yer tarifi çok basittir: à droite (a druat) sağda, à gauche (a goş) solda, au fond (o fon) dipte, ici (i-si) burada.
Günlük hayatta müşteri önce bakınır, sonra yardım ister. Satış görevlisinin ilk cümlesi neredeyse her zaman aynıdır. Öğrenci bu kalıbı ezberlerse dinleme metninin başını kaçırmaz. Sık yanlış anlama: her giysi adının Türkçedeki cinsiyetini Fransızcaya taşımaktır. Fransızcada article öğrenilmeden reyon gezilmez: un / une / des sözcükleri kıyafetin kimliği gibidir.
Örnek
Kısa yer tarifi: Les manteaux sont à droite. Les pulls sont au fond. (le man-to son ta druat. le pül son to fon.) — Montlar sağda. Kazaklar dipte. Müşteri: Je cherche un pull bleu, s'il vous plaît. (jö şerş un pül blö, sil vu ple.) — Mavi bir kazak arıyorum, lütfen.
Tezgâhta diyalog: İsteme, fiyat, ödeme
A2 can-do hedefi: Öğrenci, yavaş konuşulan kısa bir müşteri-satış görevlisi diyaloğunda selamlaşma, istek, fiyat ve basit kararı anlayabilir. Tezgâh, dinleme metninin kalbidir. Cümleler kısa, kalıplar sabittir. Dünyada bu diyalog neredeyse her A2 kitabında vardır, çünkü işlevsel dilin en görünür örneğidir. Nezaket, A2’de süs değil zorunluluktur: doğrudan je veux yerine je voudrais (jö vu-dre) tercih edilir.
Temel kalıplar şunlardır. Yardım: Je peux vous aider ? (jö pö vu ze-de?) — Size yardım edebilir miyim? İstek: Je voudrais un pull, s'il vous plaît. (jö vu-dre un pül, sil vu ple.) — Bir kazak isterdim, lütfen. Fiyat: C'est combien ? (se kon-byen?) veya Ça coûte combien ? (sa kut kon-byen?) — Ne kadar? Karar: Je le prends. (jö lö pran.) — Bunu alıyorum. Je le laisse. (jö lö les.) — Bırakıyorum. Kasa la caisse (la kes) sözcüğüdür. Ödeme: Par carte ou en espèces ? (par kart u an es-pes?) — Kartla mı nakit mi?
Günlük hayatta tezgâh konuşması otuz saniyeyi geçmeyebilir. Bu yüzden dinleme sınavında öğrenci her sözcüğü değil, anahtar sözcüğü yakalar: ürün, beden, fiyat, evet/hayır. Sık yanlış anlama, fiyat sorusunu Türkçeden çevirmektir. Combien argent ? Fransızcada kullanılmaz. Başka bir hata, s'il vous plaît (sil vu ple) sözünü unutmaktır; A2’de bu kalıp neredeyse her istek cümlesinin sonundadır.
Örnek
Kısa diyalog: — Bonjour, je peux vous aider ? — Bonjour, je cherche un pull. — Oui, voilà. Ça coûte 25 euros. — Je le prends, s'il vous plaît. (— bon-jur, jö pö vu ze-de? — bon-jur, jö şerş un pül. — ui, vua-la. sa kut ven-senk ö-ro. — jö lö pran, sil vu ple.) Türkçesi: — Merhaba, size yardım edebilir miyim? — Merhaba, bir kazak arıyorum. — Evet, işte. 25 avro. — Alıyorum, lütfen.
Prova kabini: Denemek, beden ve kısa yorum
A2 can-do hedefi: Öğrenci, prova kabininde beden, kalıp ve basit beğeni cümlelerini anlayabilir; gerekirse ‘büyük/küçük/uygun’ diyebilir. Denemek fiili essayer (e-se-ye) sözcüğüdür. Kabinin adı la cabine d'essayage (la ka-bin de-se-yaj) şeklindedir. İzin isteme kalıbı sabittir: Est-ce que je peux essayer ? (es-kö jö pö e-se-ye?) — Deneyebilir miyim? Beden sözcüğü la taille (la tay) olarak öğrenilir, İngilizce size ile karıştırılmaz.
Beden konuşması A2’de çok kısadır. Quelle taille ? (kel tay?) — Hangi beden? Yanıt örnekleri: Je fais du 38. (jö fe dü trant-üit.) — 38 giyerim. Vous avez ça en 40 ? (vu za-ve sa an karant?) — Bu 40 beden var mı? Yorum kalıpları: C'est trop grand. (se tro gran.) — Çok büyük. C'est trop petit. (se tro pö-ti.) — Çok küçük. C'est trop cher. (se tro şer.) — Çok pahalı. Ça me va. (sa mö va.) — Bana uyuyor. Ça ne me va pas. (sa nö mö va pa.) — Bana uymuyor. C'est parfait. (se par-fe.) — Mükemmel.
Günlük hayatta prova kabini, müşterinin en dürüst cümlelerini söylediği yerdir. Dinleme metninde kapı tıklatılır, satış görevlisi dışarıdan sorar: Ça va ? (sa va?) — Nasıl, uygun mu? Öğrenci bu iki hecelik soruyu kaçırırsa tüm sahneyi kaçırır. Sık yanlış anlama, essayer sözcüğünü İngilizce essay ile karıştırmaktır; burada yazı değil giysi denenir. Bir başka hata, pantolon için çoğul kullanmaktır: Fransızcada un pantalon tekil ve erildir.
Örnek
Prova diyaloğu: — Est-ce que je peux essayer ce manteau ? — Oui, la cabine d'essayage est ici. Quelle taille ? — Je fais du 40. — Alors, voilà. — C'est trop grand. Vous avez ça en 38 ? (— es-kö jö pö e-se-ye sö man-to? — ui, la ka-bin de-se-yaj e ti-si. kel tay? — jö fe dü karant. — a-lor, vua-la. — se tro gran. vu za-ve sa an trant-üit?) Türkçesi: — Bu montu deneyebilir miyim? — Evet, prova kabini burada. Bedeniniz? — 40 giyerim. — O zaman buyurun. — Çok büyük. 38’i var mı?
Telaffuz, Türkçe kaynaklı hatalar ve dinlerken ne yakalanır
A2 can-do hedefi: Öğrenci, mağaza sahnesindeki anahtar sözcükleri Türkçe harflerle verilen ses ipuçlarıyla tanır ve dinlerken her cümleyi değil fiyat, beden, renk ve evet-hayır kararını yakalar. Fransızca mağaza dilinde birkaç ses Türkçe konuşura yabancıdır. je voudrais (jö vu-dre) sözünde ‘j’ harfi ‘jandarma’daki j gibidir, ‘c’ değildir. s'il vous plaît (sil vu ple) tek nefeste söylenir; üç ayrı sözcük gibi okunmaz. taille (tay) sözünde ‘ille’ Türkçedeki ‘tay’ya yakındır, ‘tayl’ değildir. essayer (e-se-ye) üç hecedir. magasin (ma-ga-zen) sözünün sonu ‘zen’ gibi burundan biter.
Türkçe kaynaklı hatalar ayrı bir çalışma ister, çünkü öğrenci önce aklındaki Türkçe cümleyi kelime kelime çevirir. ‘Ben istiyorum’ kalıbı je veux diye düşer; mağazada bu kaba duyulabilir, je voudrais daha uygundur. ‘Kaç para?’ sorusu combien argent diye uydurulur; doğrusu c'est combien ? veya ça coûte combien ? şeklindedir. ‘Size’ sözcüğü İngilizceden sızar; Fransızcada beden la taille sözcüğüdür. ‘Pantolon’ çoğul sanılır; un pantalon tekildir. Article unutulursa cümle A2 düzeyinde bile yarım kalır: je cherche pull eksiktir, je cherche un pull doğrudur.
Dinleme stratejisi A2’de şudur: metni iki kez dinle, birinci kez sahneyi (vitrin mi, tezgâh mı, kabin mi) anla, ikinci kez sayıyı ve kararı yaz. Öğrenci her sözcüğü çözmek zorunda değildir. Anahtar liste kısadır: bonjour, pull, manteau, taille, essayer, combien, euro, trop grand, trop petit, je le prends. Bu listeyi sesli tekrar etmek, dinleme başarısını sözlük ezberlemekten daha çok yükseltir. Bir sonraki adım, aynı sahneyi öğrencinin kısa yanıtlarla tamamlamasıdır; henüz uzun şikâyet mektubu yazılmaz.
Örnek
Yanlış ve doğru: Yanlış: Je veux ça. Combien argent ? Size 38. Doğru: Je voudrais ça, s'il vous plaît. C'est combien ? Je fais du 38. (jö vu-dre sa, sil vu ple. se kon-byen? jö fe dü trant-üit.) — Bunu isterdim, lütfen. Ne kadar? 38 giyerim. Telaffuz kartı: cabine d'essayage = ka-bin de-se-yaj; caisse = kes; cher = şer; bon marché = bon mar-şe.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Mağazada her zaman Je veux demek yeterlidir, çünkü ‘istiyorum’ demektir. Doğrusu: A2’de nezaket kalıbı Je voudrais (jö vu-dre) tercih edilir; s'il vous plaît neredeyse her isteğin sonuna eklenir.
- Yanlış: Fiyat sorusu Türkçeden çeviriyle Combien argent ? olur. Doğrusu: Doğru kalıplar C'est combien ? ve Ça coûte combien ? şeklindedir; argent bu soruya eklenmez.
- Yanlış: Beden için İngilizce ‘size’ veya uydurma size kullanılır. Doğrusu: Fransızcada beden la taille (tay) sözcüğüdür. Kalıp: Quelle taille ? / Je fais du 38.
- Yanlış: un pantalon İngilizcedeki pants gibi çoğul sanılır. Doğrusu: Fransızcada un pantalon tekil ve erildir; article un ile kullanılır.
- Yanlış: essayer İngilizce essay gibi ‘yazı yazmak’ sanılır veya prova kabini atlanır. Doğrusu: essayer (e-se-ye) giysiyi denemektir. Kabinin adı la cabine d'essayage sözcüğüdür.
Bir adım ileri
Bir üst dil basamağında, yaklaşık B1’de, öğrenci yalnızca almak veya bırakmakla kalmaz; iade, değişim ve kısa şikâyeti de konuşur. Je voudrais échanger ce pull gibi cümleler, neden gösterme ve geçmişte yapılan alışverişi anlatma devreye girer. Online sipariş, kargo ve beden tablosu gibi günlük metinler uzar; sıfatlar karşılaştırmalı kullanılır. A2’nin kısa vitrin ilanı, B1’de müşteri yorumu ve iade koşuluna dönüşür. Bu yüzden şimdi anahtar kalıpları sağlam tutmak, sonra uzun diyaloğu taşır.
Özet
A2’de mağaza ilanı ve müşteri diyaloğu, vitrinden prova kabinine giden kısa bir yol haritasıdır. Öğrenci ürün, fiyat, beden ve nezaket kalıplarını je voudrais, c'est combien, essayer, taille çevresinde tanır. Türkçeden bire bir çeviri yerine hazır mağaza cümlelerini dinlemek, gerçek alışverişte işe yarayan beceridir.