A2 Fransızcasında tatil planı, nazik öneri kalıplarıyla tarih, yer, bütçe ve etkinlik üzerinde kısa cümlelerle anlaşmaktır.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Tatil planına birlikte başlamak
CEFR A2 can-do hedefi şudur: öğrenci ne zaman ve nereye gideceğini kısa cümlelerle söyleyebilir, arkadaşının planını da sorabilir. Dünyada bu ünite çoğu dil okulunda plans and suggestions başlığıyla öğretilir; çünkü plan tek başına emir gibi durur, nazik olmak için öneri gerekir. Evde takvim açmak Türkiye'de de Fransa'da da aynı ilk adımdır: önce gün, sonra yer. A2'nin omurgası yakın gelecektir: On va partir samedi. (On va partir samdi.) Cumartesi gideceğiz. On va réserver un hôtel. (On va rezerve ön otel.) Bir otel ayırtacağız.
Sık sözcükler A2 sınırındadır: les vacances (le vakanS) tatil, un voyage (ön vuayaj) yolculuk, un séjour (ön sejur) konaklama, une semaine (ün sömèn) bir hafta, un week-end (ön vik-end) hafta sonu. Partir en vacances (partir an vakanS) tatile çıkmak demektir; Türkçedeki tatil yapmak kalıbını kelimesi kelimesine taşımayın. Kısa sorular yeter: Tu es libre en août ? (Tü e libr an ut?) Ağustosta serbest misin? Quand est-ce qu'on part ? (Kan es kö on par?) Ne zaman gidiyoruz? On part en juillet. (On par an jüiye.) Temmuzda gidiyoruz. Fransa'da birçok aile août ayını uzun tatil için seçer; bu kültürel not ezber tarih değil, günlük konuşmada sık duyulan bir tercihtir.
Örnek
Lina : Tu es libre en juillet ? (Lina: Tü e libr an jüiye?) Temmuzda serbest misin? Can : Oui, une semaine. (Can: Vi, ün sömèn.) Evet, bir hafta. Lina : Super. On va regarder le calendrier. (Lina: Süper. On va rögarde lö kalandriye.) Harika. Takvime bakacağız. Can : On part le dix ? (Can: On par lö dis?) Onunda gider miyiz? Lina : D'accord. (Lina: Dakor.) Tamam.
Acentede nazik öneri vermek
Öneri, A2'de emirden ayrılır. Türkçe hadi gidelim bazen sert durur; Fransızca günlük dilde yumuşak kalıplar yeğlenir. En işlek A2 kalıpları şunlardır: Tu veux + fiil (tü vö) ister misin, Ça te dit de + fiil (sa tö di dö) içinden geliyor mu, On peut + fiil (on pö) yapabiliriz, Je te propose de + fiil (jö tö propoz dö) sana şunu öneriyorum, On pourrait + fiil (on puvre) yapabiliriz belki, Si on allait + yer (si on ale) gitsek? On pourrait kulağa B1 gibi gelse de öneri kalıbı olarak A2 derslerinde erken verilir; bütün koşul kipini ezberlemeniz beklenmez. Telaffuz ipucu: pourrait puvre, son t okunmaz.
Seyahat acentesi konuşması gerçek hayatta broşür ve fiyatla yürür. Görevli seçenek sunar, müşteri kabul, erteleme veya karşı öneri yapar. Je vous propose un séjour à la mer. (Jö vu propoz ön sejur a la mer.) Size deniz kenarında bir konaklama öneriyorum. Vous préférez la montagne ? (Vu prefere la montany?) Dağı mı tercih edersiniz? la mer (la mer) deniz, la plage (la plaj) plaj, la montagne (la montany) dağ, une ville (ün vil) kent. Karşı taraf kısa yanıt verir: Pourquoi pas. (Purkua pa.) Neden olmasın. Je préfère la mer. (Jö prefere la mer.) Denizi tercih ederim. C'est trop cher. (Se tro şer.) Çok pahalı. A2'de uzun pazarlık yok; fiyat için cher / pas cher yeter.
Örnek
Agent : Ça vous dit, un week-end à la mer ? (Ajan: Sa vu di, ön vik-end a la mer?) Denizde bir hafta sonu içinden geliyor mu? Ece : Oui, mais ce n'est pas trop cher ? (Ece: Vi, me sö ne pa tro şer?) Evet ama çok pahalı değil değil mi? Agent : Non. Je vous propose cet hôtel. (Ajan: Non. Jö vu propoz set otel.) Hayır. Bu oteli öneriyorum. Ece : D'accord, on va voir. (Ece: Dakor, on va vuar.) Tamam, bakacağız.
Yer, otel ve bütçeyi netleştirmek
Planın ikinci adımı yer ve konaklamadır. A2 öğrenci üç şeyi sorabilir: nerede, kaç gün, kaç para. Où est-ce qu'on va ? (U es kö on va?) Nereye gidiyoruz? On reste trois jours. (On rest trua jur.) Üç gün kalıyoruz. C'est combien ? (Se konyen?) Kaç para? un hôtel (ön otel) otel, une chambre (ün şanbr) oda, avec petit-déjeuner (avek pöti dejöne) kahvaltı dahil, près de la plage (pre dö la plaj) plaja yakın. Tablet veya ekran üzerinden seçmek bugünün günlük hayatıdır; cümleler yine kısadır. Cet hôtel est bien. (Set otel e byen.) Bu otel iyi. Celui-là est trop petit. (Sölüi la e tro pöti.) Şu çok küçük.
Karar vermek için karşılaştırma A2'de basittir: plus cher (plü şer) daha pahalı, moins cher (muan şer) daha ucuz, plus grand (plü gran) daha büyük. Je voudrais une chambre pour deux. (Jö vudre ün şanbr pur dö.) İki kişilik bir oda isterim. Je voudrais nazik istek kalıbıdır; A1'den gelir, A2 seyahat konuşmasının da omurgasıdır. Rezervasyon fiili réserver (rezerve): On réserve cet hôtel ? (On rezerv set otel?) Bu oteli ayırtıyor muyuz? Kabul: Oui, c'est parfait. (Vi, se parfe.) Evet, mükemmel. Red veya erteleme: Non, je préfère l'autre. (Non, jö prefere lotr.) Hayır, ötekini tercih ederim. On va réfléchir. (On va refleşir.) Düşüneceğiz.
Örnek
Ada : Cet hôtel est près de la mer. (Ada: Set otel e pre dö la mer.) Bu otel denize yakın. Deniz : Oui, mais il est plus cher. (Deniz: Vi, me il e plü şer.) Evet ama daha pahalı. Ada : Et celui-là ? Il est moins cher. (Ada: E sölüi la? İl e muan şer.) Ya şu? Daha ucuz. Deniz : D'accord. On réserve celui-là. (Deniz: Dakor. On rezerv sölüi la.) Tamam. Şunu ayırtıyoruz.
Otele varınca planı doğrulamak
Plan evde biter sanılır; oysa günlük konuşma resepsiyonda da sürer. A2 can-do: öğrenci adını, kaç gece kaldığını ve rezervasyonunu basit cümlelerle söyleyebilir. Bonjour, j'ai une réservation. (Bonjur, je ün rezervasyon.) Merhaba, rezervasyonum var. Au nom de Yılmaz. (O nom dö Yılmaz.) Yılmaz adına. Pour deux nuits. (Pur dö nui.) İki gece. une clé veya otellerde sıkça une carte (ün kart) anahtar kartı. Görevli kısa sorar: Vous avez une réservation ? (Vuz ave ün rezervasyon?) Rezervasyonunuz var mı? C'est pour combien de nuits ? (Se pur konyen dö nui?) Kaç gece? Telaffuz: nuit nui, t okunmaz.
Bu sahne öneri değil, planın doğrulanmasıdır; yine de A2 öğrenci nazik istek ekleyebilir. Je voudrais un plan de la ville, s'il vous plaît. (Jö vudre ön plan dö la vil, sil vu ple.) Şehir planı isterim lütfen. Le petit-déjeuner est à quelle heure ? (Lö pöti dejöne e a kel ör?) Kahvaltı saat kaçta? à quelle heure (a kel ör) saat kaçta, A2 zaman sorusudur. Tatil planı böyle somutlaşır: tarih evde seçilir, otel ekranda seçilir, kapı kartı masada alınır. Uzun şikayet metinleri B1'dir; A2'de Ça ne marche pas. (Sa nö marş pa.) Çalışmıyor, yeter. Teşekkür kalıbı unutulmaz: Merci beaucoup. (Mersi boku.) Çok teşekkürler.
Örnek
Réception : Bonjour. Vous avez une réservation ? (Resepsiyon: Bonjur. Vuz ave ün rezervasyon?) Merhaba. Rezervasyonunuz var mı? Eren : Oui, au nom de Kaya. Pour deux nuits. (Eren: Vi, o nom dö Kaya. Pur dö nui.) Evet, Kaya adına. İki gece. Réception : Voici votre carte. (Resepsiyon: Vuasi votr kart.) İşte kartınız. Eren : Merci. Le petit-déjeuner est à quelle heure ? (Eren: Mersi. Lö pöti dejöne e a kel ör?) Teşekkürler. Kahvaltı saat kaçta? Réception : De sept à dix. (Resepsiyon: Dö set a dis.) Yediden ona.
Plajda etkinlik önermek, kabul ve red
Tatil yerinde plan yeniden açılır: sabah deniz, öğleden sonra gezi. A2 öğrenci etkinlik önerebilir, kabul edebilir, nazikçe hayır diyebilir. Kalıplar aynıdır, fiiller değişir: nager (naje) yüzmek, se reposer (sö röpoze) dinlenmek, visiter (vizite) gezmek, marcher (marşe) yürümek, prendre un café (prandr ön kafe) kahve içmek. Ça te dit de nager ? (Sa tö di dö naje?) Yüzmek içinden geliyor mu? Si on allait au marché ? (Si on ale o marşe?) Pazara gitsek? On pourrait visiter le musée. (On puvre vizite lö müze.) Müzeyi gezebiliriz. Müze sözcüğü A2 kültür gezilerinde yaygındır; uzun sanat yorumu beklenmez.
Kabul kısa olur: Oui, super ! (Vi, süper!) Evet, harika! Bonne idée. (Bon ide.) Güzel fikir. Pourquoi pas. (Purkua pa.) Neden olmasın. Red de nazik kalmalıdır; Türkçe konuşanlar bazen Non deyip keser, Fransızca günlük dilde gerekçe veya karşı öneri ekler. Non, merci. Je suis fatigué. (Non, mersi. Jö süi fatige.) Hayır teşekkürler. Yorgunum. Je n'ai pas envie. (Jö ne pa anvi.) İçimden gelmiyor. Je préfère me reposer. (Jö prefere mö röpoze.) Dinlenmeyi tercih ederim. Plus tard, d'accord ? (Plü tar, dakor?) Daha sonra, tamam mı? Böylece ilişki bozulmaz. A2 can-do: öneriye kısa olumlu veya olumsuz yanıt verebilir, başka bir plan önerebilir.
Örnek
Nora : Ça te dit de nager ? (Nora: Sa tö di dö naje?) Yüzmek içinden geliyor mu? Emre : Non, merci. Je suis fatigué. On pourrait prendre un café. (Emre: Non, mersi. Jö süi fatige. On puvre prandr ön kafe.) Hayır teşekkürler. Yorgunum. Kahve içebiliriz. Nora : D'accord. Et après, on visite le marché ? (Nora: Dakor. E apre, on vizit lö marşe?) Tamam. Sonra pazarı gezer miyiz? Emre : Pourquoi pas. (Emre: Purkua pa.) Neden olmasın.
Türkçe kaynaklı hatalar ve bütün bir diyalog
Türkçe konuşan A2 öğrencisi sıkça anlamı doğru, kalıbı yanlış üretir. Birinci hata: faire des vacances demek. Doğrusu partir en vacances veya passer des vacances (pase de vakanS) tatile çıkmak / tatil geçirmek. İkinci hata: Je te propose aller gibi de unutmak. Doğrusu Je te propose de + fiil. Üçüncü hata: her öneriyi Allons ! ile emir gibi kurmak; arkadaş arasında On y va ? (on i va?) gider miyiz daha doğaldır. Dördüncü hata: Tatil için diye pour vacances demek; pour les vacances (pur le vakanS) gerekir. Beşinci hata: si on allait kalıbında aller fiilini şimdiki zamanda bırakmak; kalıp allait ile ezberlenir, bütün geçmiş zaman konusu A2'nin ilerisidir.
Bu hataları düzeltmenin yolu uzun dilbilgisi değil, kısa diyalog tekraridir. Önce tarih, sonra yer, sonra öneri, sonra kabul veya karşı öneri. Telaffuzda Türkçeden gelen tuzaklar: hôtel h'si okunmaz, otel; août ut; plage plaj, g yumuşak; budget büdje, t okunmaz; réservation rezervasyon, s harfi z gibi. Soru ezberi: Ça te dit de... ? On pourrait... ? Tu veux... ? Yanıt ezberi: D'accord. Je préfère... Plus tard. Bir üst adım B1'de uzun gerekçe ve e-posta olacaktır; şimdilik dört beş cümlelik konuşma yeter ve gerçektir.
Örnek
Selin : Tu es libre en août ? (Selin: Tü e libr an ut?) Ağustosta serbest misin? Mert : Oui. Ça te dit de partir à la mer ? (Mert: Vi. Sa tö di dö partir a la mer?) Evet. Denize gitmek içinden geliyor mu? Selin : Oui. On pourrait réserver un petit hôtel. (Selin: Vi. On puvre rezerve ön pöti otel.) Evet. Küçük bir otel ayırtabiliriz. Mert : Super. On va regarder les dates ce soir. (Mert: Süper. On va rögarde le dat sö suar.) Harika. Tarihlere bu akşam bakacağız. Selin : D'accord. Je te propose de rester une semaine. (Selin: Dakor. Jö tö propoz dö reste ün sömèn.) Tamam. Bir hafta kalmayı öneriyorum. Mert : Parfait. (Mert: Parfe.) Mükemmel.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Faire des vacances veya faire vacances demek, Türkçe tatil yapmak kalıbını bire bir taşımak. Doğrusu: Doğrusu partir en vacances veya passer des vacances demektir. Fiil faire bu anlamda kullanılmaz.
- Yanlış: Je te propose aller à Izmir gibi de ekini unutmak. Doğrusu: proposer de + fiil kalıbı zorunludur: Je te propose d'aller à Izmir. A2'de bu de düşmez.
- Yanlış: Her öneriyi Allons à la plage ! diye emir kipiyle kurmak. Doğrusu: Günlük arkadaş konuşmasında On y va ?, Ça te dit de... ? veya On pourrait... daha doğaldır. Emir sert durabilir.
- Yanlış: Si on va à la mer ? deyip Si on allait kalıbını şimdiki zamanda bırakmak. Doğrusu: Öneri kalıbı Si on allait + fiil / yer olarak ezberlenir. Bütün geçmiş zaman konusunu şimdi açmanız gerekmez.
- Yanlış: Reddederken yalnızca Non deyip kesmek. Doğrusu: A2'de bile Non, merci. Je préfère... veya Je suis fatigué. eklemek nazik ve gerçektir. Karşı öneri konuşmayı sürdürür.
Bir adım ileri
Bir üst düzeyde, kabaca B1'de, aynı tatil konuşması uzar: neden bu oteli istediğinizi gerekçelendirir, e-postayla rezervasyon yazar, gecikme veya iptali anlatırsınız. Koşul kipi önerinin ötesine geçer; il faut que sonrası gibi yapılar planı zorunlulukla bağlar. Şikayet, iade ve alternatif güzergâh konuşması da B1'e bırakılır. Şimdilik A2 hedefi nettir: kısa öneri, kısa kabul, kısa karşı plan.
Özet
A2'de tatil planı; tarih sormak, yer ve otel seçmek, nazik öneri vermek, kabul veya karşı öneri yapmak demektir. Kalıplar Ça te dit de, On pourrait, Je te propose de, On va + fiil ve Je voudrais etrafında döner. Evde takvim, acentede broşür, ekranda otel, resepsiyonda kart ve plajda etkinlik aynı dilin beş sahnesidir.