QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Tüketim ve Reklam Kelime Seti (Konsumverhalten, Marke, Rabatt)

Yabancı Diller · Almanca B2 · Tüketim Kültürü ve Reklam
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Tüketim davranışını, marka algısını ve indirim dilini B2 düzeyinde anlayıp kendi alışveriş kararlarını Almanca gerekçelendirebilirsin.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Tüketim kültürü ve B2 can-do hedefleri

Görselde marka logoları ve indirim etiketleri tüketicinin dikkatini nasıl çekiyor?

Tüketim kültürü, insanların neyi neden ve nasıl satın aldığını şekillendiren alışkanlıklar, değerler ve medya mesajlarıdır. CEFR B2 can-do hedefi şudur: güncel bir toplumsal konuda, örneğin reklam ve tüketimde, görüşünü gerekçeleriyle açıklayabilir; avantaj ile dezavantajı karşılaştırabilirsin. Almancada alanın anahtar sözcüğü das Konsumverhalten (okunuşu: das konzum-fer-haltın) yani tüketim davranışıdır. Dünyada bu konu çoğu zaman medya okuryazarlığı ve tüketici eğitimiyle birlikte işlenir; Almanya’da die Verbraucherbildung (di fer-brau-hır-bil-dung) okullarda bilinçli alışverişi hedefler. 20. yüzyılda kitle üretimi ve televizyon, 21. yüzyılda ise ekrandaki kişiselleştirilmiş reklam tüketimi hızlandırmıştır.

Günlük hayatta die Werbung (di ver-bung) ihtiyacın olmayan şeyi çekici gösterir. B2 cümlesi: Viele Jugendliche kaufen Dinge, die sie nicht wirklich brauchen. (Birçok genç, gerçekten ihtiyaç duymadıkları şeyleri satın alır.) brauchen yaklaşık brau-hın okunur. Karşıt görüş için Andererseits (ander-zayts) kullan: Andererseits können Rabatte sinnvoll sein, wenn man den Preis vergleicht. (Öte yandan fiyatı karşılaştırırsan indirimler anlamlı olabilir.) Bir sonraki bağlaç adımı je ... desto dir: Je mehr Werbung ich sehe, desto mehr möchte ich kaufen. (Ne kadar çok reklam görürsem o kadar çok satın almak isterim.)

Örnek

Somut durum: Öğrenci kulaklık rafında durur. Der: Ich würde das kaufen, wenn der Rabatt echt ist. (İndirim gerçekse bunu alırdım.) würde + fiil B2’de varsayımı yumuşakça anlatır; Türkçedeki alırdım gelecek zaman değildir. Kısa karşı bakış: Ohne Werbung würde ich weniger konsumieren. (Reklam olmasa daha az tüketirdim.)

Marke ve marka algısı

Markalı kutu ile jenerik kutu yan yana durunca hangisini daha kaliteli görüyorsun ve neden?

Die Marke (di mar-ke) marka demektir; cinsiyeti dişil olduğu için eine bekannte Marke (ayne be-kan-te mar-ke) dersin. Marka algısı, logo, renk ve hikâyenin ürüne ekstra değer yüklemesidir. B2 karşılaştırması: Markenprodukte sind oft teurer als No-Name-Produkte. (Markalı ürünler çoğu zaman isimsiz ürünlerden daha pahalıdır.) das No-Name-Produkt (das no-neym-pro-dükt) jenerik üründür; marketin kendi markası die Eigenmarke (di ay-gın-mar-ke) olarak da anılır. Tarihçe olarak markalar, üreticinin kendini taklitten ayırması için doğmuştur; günlük hayatta ise ayakkabıdan telefon kılıfına kadar kimlik sinyali verir.

Sık kalıp: Ich bin markentreu. (Ben markaya bağlıyım.) markentreu (mar-kın-troy) marka bağlılığıdır. Tersi: Für mich zählt der Preis, nicht die Marke. (Benim için fiyat önemli, marka değil.) zählt tselt gibi okunur; Preis uzun ay ile prayz’a yakındır, İngilizce price gibi kısa değildir. Neden sormak için: Warum vertrauen so viele Menschen bekannten Marken? (Neden bu kadar çok insan tanınmış markalara güvenir?) vertrauen dative ister: einer Marke vertrauen, der Qualität vertrauen.

Örnek

Kısa diyalog. A: Warum kaufst du immer dieselbe Marke? (Neden hep aynı markayı alıyorsun?) B: Weil ich der Qualität vertraue, obwohl es ein bisschen teurer ist. (Biraz daha pahalı olsa da kaliteye güvendiğim için.) obwohl (op-vol) B2’nin karşıtlık bağlacıdır ve fiili sona atar.

Rabatt, Sonderangebot ve fiyat dili

Market rafındaki yüzde indirim etiketleri markalı ve jenerik ürünün algılanan değerini nasıl değiştiriyor?

Der Rabatt (der ra-bat) indirimdir; eril, çoğul die Rabatte. Mağaza dili: Es gibt 20 Prozent Rabatt. (Yüzde 20 indirim var.) veya Die Jacke ist im Angebot. (Ceket indirimde.) das Sonderangebot (zon-der-an-ge-bot) özel teklif, der Schlussverkauf (şlus-fer-kauf) sezon sonu satışıdır. B2 kalıbı: Wegen des Rabatts kaufe ich mehr, als ich brauche. (İndirim yüzünden ihtiyacımdan fazla alıyorum.) wegen yazı dilinde genitif alır: des Rabatts. Öğrenci hayatı için der Studentenrabatt (ştu-den-tın-ra-bat) işe yarar.

Dünyada büyük indirim günleri Almancada da sıkça Black Friday diye anılır; asıl dil becerisi ise birim fiyatı sormaktır: Was kostet das pro Stück? (Tanesi ne kadar?) Türkçedeki yüzde yirmi indirimi zwanzig Rabatt diye kesmek eksik kalır; doğrusu zwanzig Prozent Rabatt veya 20 % Rabatt tir. Varsayım: Ohne Rabatt wäre das Produkt zu teuer für mich. (İndirim olmasa bu ürün benim için çok pahalı olurdu.) wäre (ve-re) Konjunktiv II’dir.

Örnek

Somut fiyat metni: Der ursprüngliche Preis war 40 Euro, jetzt kostet es 28 Euro. Der Rabatt beträgt 30 Prozent. (İlk fiyat 40 euroydu, şimdi 28 euro. İndirim yüzde 30 tutuyor.) betragen (be-traa-gın) tutmak / etmek anlamındadır; der Preis beträgt resmi ama B2’de yaygındır. Ek kalıp: zum halben Preis (tsum hal-bın prays) yarı fiyatına.

Kelime seti, kalıplar ve telaffuz

Öğrenciler aynı üründe logo ile jenerik görünümü indirimle birlikte nasıl karşılaştırıyor?

B2 kelime setini bir arada tut: der Konsum (kon-zum) tüketim, konsumieren (kon-zu-mi-rın) tüketmek, der Verbraucher / die Verbraucherin (fer-brau-hır) tüketici, preisbewusst (prays-be-vust) fiyat bilinçli, das Schnäppchen (şnep-hyın) kelepir, die Qualität (kva-li-tet) kalite, beeinflussen (be-ain-flu-sın) etkilemek, die Entscheidung (ent-şay-dung) karar, das Werbeplakat (ver-be-pla-kat) reklam afişi. Çatı cümle: Werbung beeinflusst unser Konsumverhalten stark. (Reklam tüketim davranışımızı güçlü biçimde etkiler.)

Yapıda B2 sınırını aşma. Edilgen: Es wird viel Werbung gemacht. (Çok reklam yapılıyor.) İlgi cümlesi: Produkte, die im Sonderangebot sind, verkaufen sich schnell. (Özel teklifte olan ürünler çabuk satılır.) sich verkaufen satılmak anlamında yansımalıdır. Telaffuz tuzakları: Qualität içindeki qu sesi kv’dir, ku değildir; Rabatt sonunda çift t kısa ve nettir; Marke kapalı e ile biter, Türkçe marka diye uzatma. Fikir kalıbı: Meiner Meinung nach sind Marken oft nur teurer, nicht besser. (Bence markalar çoğu zaman sadece daha pahalı, daha iyi değil.)

Örnek

Karşı çıkma kartı. A: Meiner Meinung nach sind Marken oft nur teurer, nicht besser. B: Das sehe ich anders. Eine gute Marke gibt Sicherheit. (Bunu farklı görüyorum. İyi bir marka güvenlik verir.) Meiner Meinung nach (may-nır may-nung nah) hem yazıda hem konuşmada standart B2 açılışıdır.

Market diyaloğu ve gerçek hayat

Öğrenciler markalı ve jenerik ürünü indirimle karşılaştırırken hangi gerekçeleri sıralıyor?

Alışveriş diyaloğu B2’de yalnızca fiyat sormak değildir; gerekçe, karşılaştırma ve nazik reddetme de vardır. Satıcı: Diese Marke ist heute im Angebot. Sie sparen fünfzehn Euro. (Bu marka bugün indirimde. On beş euro tasarruf edersiniz.) Müşteri: Klingt gut, aber ich vergleiche erst die Eigenmarke. (Kulağa hoş geliyor ama önce market markasıyla karşılaştıracağım.) klingen (kling-ın) kulağa gelmek; erst burada önce anlamındadır. Nazik ret: Danke, ich überlege es mir noch. (Teşekkürler, bir düşüneyim.)

Okul kantininden çevrimiçi sepete aynı dil işler. Arkadaşlar arasında: Hast du das wegen der Werbung gekauft? (Bunu reklam yüzünden mi aldın?) Cevap: Nein, ich habe den Preis verglichen. Mit Rabatt war die Marke plötzlich günstiger. (Hayır, fiyatı karşılaştırdım. İndirimle marka birden daha uygun oldu.) günstig (gün-stig) uygun fiyatlıdır, Türkçedeki güzel ile karıştırma. plötzlich (plöts-lih) birden anlamındadır. Sık yanlış anlama şudur: indirim görünce ürünün kendiliğinden kârlı olduğunu sanmak; oysa der Kilopreis veya tanesi sorulmadan karar eksik kalır.

Örnek

Üç replikli diyalog. A: Sollen wir die teure Marke nehmen? (Pahalı markayı alalım mı?) B: Nur wenn der Rabatt wirklich hoch ist. Sonst nehme ich das No-Name-Produkt. (Yalnızca indirim gerçekten yüksekse. Yoksa jenerik ürünü alırım.) A: Einverstanden. Qualität zählt, aber unser Budget auch. (Anlaşıldı. Kalite önemli ama bütçemiz de.) einverstanden (ayn-fer-ştan-dın) razıyım / anlaşıldı kalıbıdır.

Türkçe kaynaklı sık hatalar

Türkçe konuşanlar Marke sözcüğünü eril sanıp yanlış artikel seçebilir; sözlük hali die Marke dir, der Marke yalnızca datif veya genitiftir. Rabatt machen diye kalıp uydurmak da yaygındır; Almanca Rabatt geben, Rabatt gewähren (ge-ve-rın) veya mağaza dilinde Es gibt Rabatt kullanır. Werbung için İngilizce advertisement gibi her zaman sayılabilir tekil aramak yanlıştır: eine Werbung bir spot veya ilan olabilir, genel reklamcılık çoğu zaman die Werbung olarak kalır. Sözdizimi: Türkçe ben marka alıyorum kalıbını Ich kaufe Marke diye aktarmak eksik tınlar.

Doğrusu Ich kaufe Markenprodukte veya Ich kaufe eine bestimmte Marke dir. Edatlar ezberlenmeli: im Angebot, zum halben Preis, wegen der Werbung. aktuell şu anki demektir, İngilizce actual değildir; asıl / gerçek için eigentlich veya tatsächlich de. Cinsiyet ve sıfat: ein guter Marke yanlış, eine gute Marke doğru. Bu listeyi her diyalogdan sonra kontrol et; hata çoğu zaman kelime ezberinden değil, Türkçe cümleyi bire bir taşımakdan doğar.

Örnek

Düzeltme çifti. Yanlış: Ich habe Rabatt gemacht. Doğru: Ich habe Rabatt bekommen. (İndirim aldım.) Yanlış: Die Werbungen sind überall. Daha doğal: Werbung ist überall. veya Es gibt überall Werbung. Yanlış: der Marke ist teuer yalın halde. Doğru: Die Marke ist teuer.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Marke eril bir isimdir ve yalın halde der Marke denir. Doğrusu: Sözlük hali die Marke’dir; der Marke yalnızca datif veya genitifte çıkar.
  • Yanlış: Rabatt demek her zaman yüzde demektir ve sayı söylemeden yeter. Doğrusu: Netlik için sayı ve Prozent gerekir: zwanzig Prozent Rabatt veya 20 % Rabatt.
  • Yanlış: Ich kaufe Marke doğru ve yeterli bir B2 cümlesidir. Doğrusu: Doğal olan Ich kaufe Markenprodukte veya Ich kaufe eine bestimmte Marke’dir.
  • Yanlış: İndirimli ürün her zaman daha kârlıdır, etikete bakmak yeter. Doğrusu: Rabatt yanıltıcı olabilir; birim fiyat, kalite ve gerçek ihtiyaç birlikte bakılmadan günstig denmez.
  • Yanlış: Werbung her bağlamda çoğul ve sayılabilen bir listedir. Doğrusu: Çoğu B2 metninde Werbung genel süreçtir; tek spot için eine Werbung veya ein Werbespot daha nettir.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta tüketimi yalnızca alışveriş diyaloğu olmaktan çıkarıp Nachhaltigkeit (nah-hal-tig-kayt) yani sürdürülebilirlik ve eleştirel medya okumasıyla bağlarsın. Reklamın gizli ikna stratejilerini tarif eder, kaynaklı bir yorum yazısında toplumun neden tükettiğini tartışırsın. Dil olarak dolaylı anlatım, nominalizasyon ve daha yoğun edilgen rapor üslubu devreye girer. B2’de ben ne alırım vardı; sonra toplum neden böyle tüketir sorusu öne çıkar.

Özet

B2’de Konsumverhalten, die Marke ve der Rabatt ile kendi alışveriş kararını gerekçelendirir, marka ile jenerik ürünü karşılaştırırsın. Reklamın etkisini obwohl, andererseits ve würde kalıplarıyla tartarsın. Telaffuz, artikel ve Türkçeden bire bir çeviri tuzaklarını bilmek, market rafından tartışma yazısına kadar aynı kelime setini doğru kullanmanı sağlar.

Örnek sorular

1. Bir mağazada indirimli ürün almak isteyen müşteri hangi kelimeyi kullanır?
  1. Rabatt
  2. Marke
  3. Konsumverhalten
  4. Preis
Cevabı göster
Doğru cevap: Rabatt
Rabatt, Almancada indirim anlamına gelir ve indirimli ürün almak isteyen müşteri bu kelimeyi kullanır.
2. Bir ürünün kalitesini ve tanınırlığını gösteren kelime hangisidir?
  1. Rabatt
  2. Marke
  3. Konsumverhalten
  4. Verkauf
Cevabı göster
Doğru cevap: Marke
Marke, ürünün markasını ifade eder ve kalite ile tanınırlığı gösterir.
3. Tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarını inceleyen kavram hangisidir?
  1. Rabatt
  2. Marke
  3. Konsumverhalten
  4. Werbung
Cevabı göster
Doğru cevap: Konsumverhalten
Konsumverhalten, tüketicilerin tüketim davranışlarını ve alışveriş alışkanlıklarını ifade eder.
4. Bir mağazada %20 indirim yapan tabela hangi kelimeyi içerir?
  1. Marke
  2. Konsumverhalten
  3. Rabatt
  4. Preis
Cevabı göster
Doğru cevap: Rabatt
İndirim yapan tabelada Rabatt kelimesi kullanılır.
5. Tüketiciler hangi markayı tercih ederlerse daha kaliteli ürün aldıklarını düşünürler?
  1. Rabatt
  2. Marke
  3. Konsumverhalten
  4. Verkauf
Cevabı göster
Doğru cevap: Marke
Tüketiciler genellikle tanınmış Marke ürünlerini daha kaliteli olarak algılarlar.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Sıfat-Fiil Nitelemeleri (Partizip I/II als Attribut)Şikayet, İade ve Pazarlık Diyalogları ›