QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Okuma-dinleme: Randevu telefonu ve davet e-postası

Yabancı Diller · Almanca A2 · Hizmetler ve Sosyal Planlar
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

A2 düzeyinde Almanca öğrenen öğrenci, telefonla verilen basit bir randevuyu anlayıp not alabilir ve kısa bir davet e-postasını okuyup yanıtlayabilir.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Telefonla randevu dinlemek

Kadın neden takvimin yanındaki kalemi hazır tutuyor?

CEFR A2 can-do hedefi açıktır: Öğrenci, yavaş ve net konuşulan kısa bir telefon görüşmesinde günü, saati ve yeri yakalayabilir. Almanca konuşulan ülkelerde die Arztpraxis (okunuşu: dii arst-prak-zis) yani doktor muayenehanesi randevuyu çoğu zaman telefonla verir. Dinlerken üç soruyu aklınızda tutun: Kim konuşuyor, ne istiyor, ne zaman uygun? Tüm cümleleri kelimesi kelimesine çözmek bu düzeyde şart değildir.

Resimdeki genç kadın sabit telefonda konuşurken masada takvim ve kalem durur; çünkü sözlü randevu hemen yazılmazsa unutulur. Kulak verdiğiniz anahtar sözcükler şunlardır: der Termin (der ter-miin) randevu, am Montag (am mon-taak) pazartesi, um zehn Uhr (um tseen uur) saat on. Görüşme bitince tarihi deftere geçirmek A2'nin günlük can-do'sudur. Türkiye'de hat açılınca alo beklenir; Almanya'da ise önce kurum adı ve Guten Tag (guuten taak) gelir.

Örnek

Kısa dinleme. Sekreter: Praxis Dr. Klein, guten Tag. (Klein muayenehanesi, günaydın.) Hasta: Guten Tag. Mein Name ist Ayşe Yılmaz. Ich möchte einen Termin. (Günaydın. Adım Ayşe Yılmaz. Bir randevu istiyorum.) Sekreter: Wann passt es Ihnen? (Size ne zaman uyar?) Hasta: Am Dienstag um zehn Uhr, bitte. (Salı günü saat onda, lütfen.) Sekreter: Gut. Dienstag um 10 Uhr. (Tamam. Salı saat 10.) Hasta: Vielen Dank. Auf Wiederhören. (Çok teşekkürler. Telefonda hoşça kalın.) Kapatırken Auf Wiedersehen (auf viider-zeen) değil Auf Wiederhören (auf viider-höören) denir; çünkü birbirinizi görmez, yalnızca işitirsiniz.

Randevu kalıpları ve zaman söyleme

Randevu konuşmasının iskeleti A2'de üç kalıba sığar. Açılış: Guten Tag. Mein Name ist ... (Günaydın. Benim adım ...) İstek: Ich möchte einen Termin. (Bir randevu istiyorum.) Daha tam hali: Ich möchte einen Termin vereinbaren. (Bir randevu ayarlamak istiyorum.) Zaman cümlesi: Am Freitag um vierzehn Uhr. (Cuma günü saat ondörtte.) Resmi randevularda 24 saat dilimi duyabilirsiniz; vierzehn Uhr (fiir-tseen uur) 14.00 demektir.

İkinci grup, randevuyu değiştirme kalıplarıdır. Kann ich den Termin verschieben? (Randevuyu erteleyebilir miyim?) Ich muss den Termin absagen. (Randevuyu iptal etmek zorundayım.) Türkçe randevu almak kalıbı Almancaya Ich nehme einen Termin diye çevrilmez; bu cümle doğal değildir. Nezaket için ich will (ih vil) yerine ich möchte (ih möh-te) kullanın; will bu bağlamda sert durabilir. Fiil kuralı şudur: möchte çekilir, asıl iş fiili cümle sonunda kalır.

Örnek

Zaman söyleme. am Morgen (am mor-gen) sabahleyin, am Nachmittag (am naah-mit-taak) öğleden sonra, am Abend (am aa-bent) akşam. Saat: um drei Uhr (um dray uur) saat üç, um halb drei (um halp dray) iki buçuk. halb bir sonraki tam saate bakarak söylenir; bu yüzden halb drei üç buçuk değildir. Örnek diyalog. Hasta: Geht es auch am Mittwoch? (Çarşamba da olur mu?) Sekreter: Ja, um halb elf. (Evet, on buçukta.) Hasta deftere yazar: Çarşamba 10.30.

Randevu onayını okumak

Görevli kâğıda hangi bilgileri yazıyor olabilir?

Telefon bittikten sonra elinize kısa bir onay kâğıdı geçebilir; A2 okuma can-do'su bu kâğıttaki ad, gün, saat ve yeri doğru eşlemektir. Sağlık ocağı veya muayenehanede görevli, yaşlı bir hastaya randevuyu forma işler. Sizden beklenen, tabloyu roman gibi okumak değil ana kutuları taramaktır. Kutular genellikle şunlardır: Name (naa-me) ad, Datum (daa-tum) tarih, Uhrzeit (uur-tsayt) saat, Ort (ort) yer.

Tarih Almancada gün.ay.yıl sırasıyla durur: 12.03. on iki Mart demektir. Gün adı da görünebilir: Dienstag, den 12. März (diins-taak den tsvölf merz). Saat bazen 10:00 Uhr bazen 10 Uhr yazılır. Onayda bitte pünktlich kommen (bite pünkt-lih komen) yani lütfen dakik gelin uyarısı A2'de sık çıkar. Randevuya birkaç dakika erken gitmek bu hizmetlerde beklenen davranıştır.

Örnek

Form metni. Name: Mehmet Kaya (Ad: Mehmet Kaya) Termin: Mittwoch, 14. Mai, 10 Uhr (Randevu: Çarşamba, 14 Mayıs, saat 10) Arzt: Frau Dr. Klein (Doktor: Klein Hanım) Ort: Praxis, Zimmer 3 (Yer: muayenehane, oda 3) Öğrenci üç soruyu yanıtlar. Kim? Mehmet Kaya. Ne zaman? 14 Mayıs saat 10. Nerede? Oda 3. Frau Dr. (frau dok-tor) kadın doktor unvanıdır; telefonda da Sie (zii) ile konuşulur.

Davet e-postasını okumak

Yaşlı kadın e-postada kimi ve nereye davet ediyor olabilir?

İkinci metin türü kısa davet e-postasıdır. CEFR A2 can-do: Öğrenci, kişisel bir e-postada kimin kimi, nereye ve ne zaman çağırdığını anlayabilir. Resimdeki yaşlı kadın dizüstü bilgisayarda yazarken yanında takvim ve not kâğıdı vardır; çünkü davet tarihi takvimle çakışmasın diye önce bakılır. Okuma sırası şudur: önce Betreff (bet-ref) yani konu satırı, sonra hitap, sonra gün-saat-yer, en sonda imza.

Arkadaş ve ailede hitap Liebe Ayşe (lii-be ayşe) veya Lieber Mehmet (lii-ber mehmet) olur. Tanımadığınız yetişkine Sehr geehrte Frau ... (zeer ge-ehr-te frau) denir; bu kalıp A2 resmi yazışmanın kapısıdır. Davet fiili einladen (ayn-laa-den), ad ise die Einladung (dii ayn-la-dung) sözcüğüdür. Bitirme: Liebe Grüße (lii-be grüü-se) sevgiler. Konu satırında Einladung zum Geburtstag (ayn-la-dung tsum ge-burts-taak) doğum günü daveti okursanız metnin türünü hemen bilirsiniz.

Örnek

E-posta. Betreff: Einladung zum Geburtstag (Konu: Doğum günü daveti) Liebe Ayşe, am Samstag habe ich Geburtstag. Ich lade dich um 18 Uhr zu uns ein. Wir wohnen in der Gartenstraße 8. Kommst du? Liebe Grüße, Maria (Sevgili Ayşe, cumartesi doğum günüm var. Seni saat 18'de bize davet ediyorum. Gartenstraße 8'de oturuyoruz. Geliyor musun? Sevgiler, Maria) Üç cevap: Kim davet ediyor? Maria. Ne zaman? Cumartesi 18.00. Nerede? Gartenstraße 8. Kommst du? (komst duu) geliyor musun sorusudur ve yanıt bekler.

Davete kısa yanıt yazmak

A2 yazma can-do'su uzunca mektup değil, üç-dört cümlelik yanıttır. Önce teşekkür, sonra evet veya hayır, en sonda kapanış yazılır. Kabul: Vielen Dank für die Einladung. Ich komme gerne. (Davet için çok teşekkürler. Seve seve gelirim.) Red: Leider kann ich nicht kommen. (Ne yazık ki gelemem.) A2'de uzun mazeret zinciri beklenmez; bir gerekçe yeter: Ich habe am Samstag einen Termin. (Cumartesi bir randevum var.)

Hitap ve imzayı gelen e-postayla eşleştirin. Size du (duu) denmişse siz de du ile yanıt verin; Sie gelmişse Sie ile dönün. Karışık kullanmak A2'de sık görülen bir nezaket hatasıdır. Kapanışta yine Liebe Grüße yeter. İsterseniz Bis Samstag! (bis zamstaak) cumartesye kadar diye kısa bir sevinç cümlesi ekleyebilirsiniz. Göndermeden önce gün ve saati bir kez daha okuyun; yanlış gün, davetin en pahalı hatasıdır.

Örnek

Kabul yanıtı. Liebe Maria, vielen Dank für die Einladung. Ich komme gerne am Samstag um 18 Uhr. Bis Samstag! Liebe Grüße, Ayşe (Sevgili Maria, davet için çok teşekkürler. Cumartesi saat 18'de seve seve gelirim. Cumartesye kadar! Sevgiler, Ayşe) Red yanıtı. Liebe Maria, vielen Dank. Leider kann ich am Samstag nicht kommen. Ich habe einen Termin. Liebe Grüße, Ayşe (Sevgili Maria, çok teşekkürler. Ne yazık ki cumartesi gelemem. Bir randevum var. Sevgiler, Ayşe) İki metinde de önce teşekkür, sonra karar vardır.

Onayı göstermek, kültür ve öğrenme yolu

Adam resepsiyonda kâğıdı neden gösteriyor?

Telefon ve e-posta işi bitince gerçek mekânda kısa bir okuma-konuşma daha vardır. Yaşlı adam sağlık ocağında randevu yazısını resepsiyona uzatır. Kalıp: Guten Tag. Ich habe um 10 Uhr einen Termin. (Günaydın. Saat 10'da randevum var.) veya Hier ist meine Bestätigung. (İşte onayım.) Görevli adı ve saati kontrol eder. Bu sahne, dinlediğiniz telefonun ve okuduğunuz kâğıdın günlük hayattaki son halkasıdır.

Dünyada bu konu iletişimsel ve görev temelli işlenir: öğrenci sahte bir telefon kartıyla randevu alır, sonra kısa e-postayı okuyup yanıtlar. Telefon diyalogları iletişimsel ders kitaplarının klasik A2 görevidir; e-posta metinleri ise yazışma günlük hayata girince kitaplardaki yerini almıştır. Uluslararası A2 sınavlarında da kısa randevu dinleme ve kişisel ileti okuma sık çıkar. Sosyal randevu için die Verabredung (dii fer-ap-re-dung), hizmet randevusu için der Termin denir; ikisini karıştırmamak bu düzeyin kültür dilidir.

Örnek

Resepsiyon konuşması. Adam: Guten Tag. Ich bin Herr Yılmaz. Ich habe um 10 Uhr einen Termin bei Frau Dr. Klein. (Günaydın. Ben Yılmaz Bey. Saat 10'da Klein Hanım'da randevum var.) Görevli: Einen Moment, bitte. Ja, Zimmer 3. (Bir saniye lütfen. Evet, oda 3.) Adam: Vielen Dank. (Çok teşekkürler.) Not: Hizmet yerinde yine Sie vardır. Arkadaş davetinde ise du ve Kommst du? kalır. Aynı gün içinde iki üslup geçmek A2 öğrencisinin gerçek hayat becerisidir.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Randevu almak Almancada Ich nehme einen Termin diye söylenir. Doğrusu: Doğal kalıp Ich möchte einen Termin. veya Ich möchte einen Termin vereinbaren. şeklindedir. nehmen bu anlamda kullanılmaz.
  • Yanlış: halb drei üç buçuk demektir çünkü drei üçtür. Doğrusu: halb drei (halp dray) iki buçuktur. Almanca yarımı bir sonraki tam saate bakarak söyler.
  • Yanlış: Telefonda hoşça kal için Auf Wiedersehen denir; doktorla da du konuşulur çünkü görüşme kısadır. Doğrusu: Telefonda Auf Wiederhören denir. Tanımadığınız görevli ve hekimle her zaman Sie kullanılır.
  • Yanlış: Einladung hem fiil hem addır; e-postaya Ich Einladung dich yazılır. Doğrusu: Ad die Einladung, fiil einladen sözcüğüdür. Doğru cümle: Ich lade dich ein. (Seni davet ediyorum.)

Bir adım ileri

Bir sonraki basamakta, B1 düzeyinde randevuyu gerekçeyle ertelemek ve şikâyet etmek beklenir; weil ve deshalb ile neden cümlesi kurulur. E-postalar uzar: resmî Sie dilinde toplantı, staj veya okul gezisi yazılır. Online randevu ekranları ve sesli yanıt sistemleri dinlemeye eklenir. Amaç, A2'deki üç-dört cümlelik iskeleti gerçek büro ve sağlık diline taşımaktır.

Özet

A2'de telefon randevusu dinlemek gün, saat ve ad yakalamak; davet e-postası okumak ise kim, ne zaman, nerede sorularını yanıtlamaktır. Kalıplar kısadır: Ich möchte einen Termin, Ich lade dich ein, Ich komme gerne. Nezaket çizgisi nettir: hizmette Sie ve Auf Wiederhören, arkadaşta du ve Liebe Grüße.

Örnek sorular

1. Bir randevu almak için telefonda hangi ifadeyi kullanırsın?
  1. Ich möchte einen Termin machen.
  2. Ich habe Hunger.
  3. Ich gehe ins Kino.
  4. Ich spiele Fußball.
Cevabı göster
Doğru cevap: Ich möchte einen Termin machen.
Randevu almak için 'Ich möchte einen Termin machen.' ifadesi kullanılır.
2. Telefonla randevu alırken, karşı tarafa uygun olup olmadığını nasıl sorarsın?
  1. Passt es Ihnen am Montag?
  2. Wie alt bist du?
  3. Wo wohnst du?
  4. Was kostet das?
Cevabı göster
Doğru cevap: Passt es Ihnen am Montag?
'Passt es Ihnen am Montag?' ifadesi, karşı tarafın uygun olup olmadığını sormak için kullanılır.
3. Bir davet e-postasında 'bei mir zu Hause' ifadesi ne anlama gelir?
  1. Benim evimde
  2. Okulda
  3. Restoranda
  4. Parkta
Cevabı göster
Doğru cevap: Benim evimde
'bei mir zu Hause' ifadesi, davetin kişinin evinde olacağını belirtir.
4. Aşağıdaki saat ifadelerinden hangisi doğrudur?
  1. um 15 Uhr
  2. am gestern
  3. im Sommer
  4. zu Hause
Cevabı göster
Doğru cevap: um 15 Uhr
'um 15 Uhr' ifadesi, saat belirtmek için doğru bir ifadedir.
5. Aşağıdaki ifadelerden hangisi bir davet e-postasında kullanılabilir?
  1. Ich lade dich herzlich ein.
  2. Ich schlafe jetzt.
  3. Ich habe keine Zeit.
  4. Ich bin müde.
Cevabı göster
Doğru cevap: Ich lade dich herzlich ein.
'Ich lade dich herzlich ein.' ifadesi, bir davet e-postasında kullanılır.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Günlük konuşma: Davet etme, kabul etme ve nazikçe reddetmeUygulama: Randevu ayarlayıp sosyal planı canlandırma ›