A2 düzeyinde telefon, internet, posta ve müşteri hizmetleri dilini kullanarak İtalya’da temel iletişim ihtiyaçlarını karşılayabilirsin.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Telefonda ve internette kısa iletişim
İtalyanca telefonda ilk söz genellikle Pronto? olur; telaffuzu pronto dur ve Türkçedeki alo işlevini görür. A2 can-do’su kendini tanıtmak ve isteği tek cümlede söylemektir: Buongiorno, sono Elif, vorrei parlare con il servizio clienti. (Günaydın, ben Elif, müşteri hizmetleriyle konuşmak isterdim.) vorrei (vorrey) nazik istektir; voglio daha sert durur. Karşı taraf Chi parla? (ki parla) diyebilir; cevap Sono Ali, un cliente. (Ben Ali, bir müşteriyim.) şeklindedir.
Aramak fiilleri chiamare (kiamare) ve telefonare (telefonare) olarak öğrenilir. Meşgul hat La linea è occupata. (la linea e okkupata) ile anlatılır. Mesaj için Posso lasciare un messaggio? (posso laşare un mesacco) yeter. Cep il cellulare, numara il numero, geri aramak richiamare (rikiamare) sözcüğüdür. Evdeki sahnede telefon ve internet birlikte kullanılır: Non ho Internet. (İnternetim yok.), Qual è la password del wifi? (kval e la password del vayfay: Wifi şifresi nedir?), Può inviarmi un’e-mail? (Bana bir e-posta gönderebilir misiniz?). Non sento bene. iyi duyamıyorum; Può ripetere, per favore? lütfen tekrar eder misiniz? Müşteri hattında kapanış Grazie, arrivederci. olur; ciao fazla samimidir.
Örnek
Pronto, servizio clienti, come posso aiutarla? (Alo, müşteri hizmetleri, size nasıl yardımcı olabilirim?) — Buongiorno, ho un problema con Internet. (Günaydın, internetimle ilgili bir sorunum var.) — Mi dia il suo numero, per favore. (Lütfen numaranızı verin.) — Certo: tre, quattro, cinque. (Tabii: üç, dört, beş.) Sayıları yavaş ve tek tek söylemek A2 stratejisidir.
Postanede form ve taahhütlü mektup
Postane İtalyancada l’ufficio postale (luffiçço postale) dur; yalnızca la posta mektup ve kargo hizmetinin adıdır, bina değildir. A2 can-do’su pul almak, mektup türünü söylemek ve formdaki ad-adres alanlarını doldurmaktır. Pul il francobollo (il frankobollo), mektup la lettera, zarf la busta, taahhütlü mektup la raccomandata (la rakkomandata) sözcükleridir. Taahhütlü gönderi kaybolursa takip edilebilir; bu yüzden form dikkatle doldurulur.
Formda gönderen il mittente (il mittente), alıcı il destinatario (il destinataryo), adres l’indirizzo, posta kodu il CAP alanları vardır. Memur yavaş konuşursa öğrenci Può aiutarmi con il modulo? (Modülde bana yardım eder misiniz?) diyebilir. Dünya genelinde bu konu rol oynama ile öğretilir: gişede kısa istek, fiyat sorma, form. Vorrei una raccomandata per la Turchia. (Türkiye’ye taahhütlü bir mektup isterdim.) Quanto costa? (kuanto kosta: Ne kadar tutar?) fiyat için yeterlidir.
Örnek
Gişede somut konuşma: Buongiorno, vorrei spedire questa lettera. (Günaydın, bu mektubu göndermek isterdim.) — Normale o raccomandata? (Normal mi taahhütlü mü?) — Raccomandata, per favore. Devo compilare un modulo? (Taahhütlü, lütfen. Bir form doldurmam gerekiyor mu?) — Sì, scriva qui il mittente e il destinatario. (Evet, buraya göndereni ve alıcıyı yazın.)
Postanede paket bırakmak
Paket il pacco (il pakko) erkek addır; gişede teslim etmek günlük bir A2 görevidir. Göndermek için en doğal fiil spedire (spedire) dur; inviare daha çok e-posta ve mesajda, mandare günlük konuşmada da duyulur. Öğrenci paketi uzatır ve amacı söyler: Vorrei spedire questo pacco. (Bu paketi göndermek isterdim.) Görevli tartabilir: Devo pesare il pacco. (Paketi tartmam gerekiyor.) Ağırlık fiyatı değiştirir.
Hedef ülke ve hız seçilir. Per quale città? (Hangi kent için?) sorusuna şehir adı yeter. È fragile. (e fracile: Kırılır.) derseniz dikkat istersiniz. Makbuz istemek A2 için uygundur: Posso avere una ricevuta? (riçevuta: Bir makbuz alabilir miyim?). Tarihçe olarak Avrupa’da postane, 19. yüzyıldan beri sıradan insanın uzaklara yazı ve nesne ulaştırdığı kamu hizmetidir; bugün aynı gişede kargo da görülür. Can-do: paketi teslim etmek, fiyatı sormak, makbuzu almak.
Örnek
Buongiorno, vorrei spedire questo pacco a Roma. (Günaydın, bu paketi Roma’ya göndermek isterdim.) — Cosa c’è dentro? (İçinde ne var?) — Dei libri. Non è fragile. (Kitaplar. Kırılır değil.) — Va bene. Sono dodici euro. (Tamam. On iki avro.) — Ecco, grazie. Arrivederci. (Buyurun, teşekkürler. Hoşça kalın.)
Kapıda teslimat: postacı ve imza
Postacı il postino / la postina (il postino, la postina) dur. Kapıdaki sahne, paketin eve ulaştığı andır: Ho un pacco per Lei. (Sizin için bir paketim var.) A2’de alıcı kendini tanıtır ve imza atabilir: Deve firmare qui. (Burayı imzalamanız gerekiyor.) firmare (firmare) imzalamaktır. Evde yoksanız komşuya bırakma veya tekrar gelme cümleleri de basittir: Non c’è nessuno. (Kimse yok.), Passo più tardi. (Daha sonra uğrarım.).
Teslimatı anlamayan kişi yavaş ve yüksek sesle, kısa cümle bekler. È per me, grazie. (Benim için, teşekkürler.) kabul cümlesidir. Yanlış kapıysa Ha sbagliato indirizzo. (Yanlış adrese geldiniz.) denir. Günlük hayatta bu diyalog otel resepsiyonunda kargo bırakıldığında da tekrarlanır. Can-do: kapıda paketi tanımak, imza atmak veya yanlış adresi nazikçe söylemek. Bir sonraki pratik, kurye uygulamasındaki kısa durum mesajlarını okumaktır; A2’de yine aynı sözcükler geçer: pacco, consegna (konseña: teslimat), firma.
Örnek
Kapı diyaloğu: Buongiorno, sono il postino. Ho un pacco per Lei. (Günaydın, ben postacıyım. Sizin için bir paketim var.) — Sì, sono io. Devo firmare? (Evet, benim. İmzalamam gerekiyor mu?) — Sì, qui per favore. (Evet, buraya lütfen.) — Ecco. Grazie mille, arrivederci. (Buyurun. Çok teşekkürler, hoşça kalın.)
Taahhütlü mektubu almak ve müşteri hizmeti
Gişede memurun taahhütlü mektubu uzatması, gönderinin kayıtlı olduğunu gösterir. Alıcı kimliğini söyleyebilir: Sono il destinatario. C’è una raccomandata per me? (Alıcı benim. Benim için taahhütlü mektup var mı?) Memur Ecco la raccomandata. (İşte taahhütlü mektup.) der. İmza yine gerekebilir. Bu sahne müşteri hizmetinin yüz yüze halidir: kısa istek, belgenin adı, teşekkür.
Sorun olursa A2 şikâyeti tek nedene indirilir. Ho un problema. (Bir sorunum var.) açılıştır. Il pacco non è arrivato. (Paket gelmedi.) La connessione non funziona. (Bağlantı çalışmıyor.) Operatör Mi dia il numero di prenotazione. (Rezervasyon numaranızı verin.) diyebilir. Bekleme Resti in linea, per favore. (Hatta kalın lütfen.) ile duyulur. Can-do: gişede veya telefonda sorunu bir cümlede söylemek, istenen numarayı vermek, sonucu Ho capito, grazie. ile kapatmak. Resmi şikâyet mektubu B1 işidir; A2’de sözlü ve kısa yeter.
Örnek
Buongiorno, c’è una raccomandata per Mehmet Yılmaz? (Günaydın, Mehmet Yılmaz için taahhütlü mektup var mı?) — Sì, mi dia un documento, per favore. (Evet, lütfen bir belgenizi verin.) — Ecco il passaporto. (İşte pasaport.) — Grazie. Firmi qui. Ecco la lettera. (Teşekkürler. Burayı imzalayın. İşte mektup.)
Türkçe konuşanların sık yaptığı dil hataları
Türkçedeki telefon etmek kalıbı İtalyancaya fare un telefono diye taşınmaz; doğrusu chiamare veya telefonare dur. la posta ile l’ufficio postale karışır: ilki hizmet ve gönderiler, ikincisi binadır. pacco erkek addır; la pacco yanlıştır, il pacco doğrudur. Telefona Ciao ile çıkmak arkadaş arasındadır; müşteri hattında Pronto? veya Buongiorno beklenir.
lettera mektuptur, İngilizce letter ile aynı yazılsa da telaffuzu lettera dur; e-mail ayrı tutulur: inviare un’e-mail. spedire paket ve mektup, inviare özellikle dijital gönderi için seçilir. Formda indirizzo yalnız sokak değil tüm adrestir; ülke ayrıca paese yazılır. Sayıları bitişik okumak anlaşılmaz; İtalyan gişesi ve çağrı merkezi rakamları tek tek ister. Bu hatalar rol oynamada bilinçle düzeltilir: her İtalyanca sözcük tam kalıp olarak tekrarlanır, Türkçe sözdizimi bire bir çevrilmez.
Örnek
Yanlış: telefon etmek istiyorum diye Voglio fare telefono. Doğru: Vorrei telefonare / Vorrei chiamare il servizio clienti. (Müşteri hizmetlerini aramak isterdim.) Yanlış: Dov’è la posta? bina sorulurken. Doğru: Dov’è l’ufficio postale? (Postane nerede?) Yanlış: la pacco è arrivata. Doğru: Il pacco è arrivato. (Paket geldi.)
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Telefon etmek için fare un telefono demek. Doğrusu: İtalyanca chiamare veya telefonare kullanılır. Vorrei chiamare il servizio clienti. doğrudur.
- Yanlış: posta sözcüğünü postane binası sanmak. Doğrusu: la posta gönderi hizmetidir; bina l’ufficio postale dur. Yol sorarken ikinci kalıp gerekir.
- Yanlış: pacco sözcüğünü dişil kullanmak (la pacco). Doğrusu: il pacco erkektir. Il pacco è arrivato. ve questo pacco denir.
- Yanlış: Müşteri hattında telefona Ciao ile başlamak. Doğrusu: Resmi aramada Pronto? veya Buongiorno kullanılır; ciao arkadaş ortamına aittir.
- Yanlış: Mektup, e-posta ve paketi aynı fiille ve aynı adla karıştırmak. Doğrusu: la lettera kâğıt mektup, un’e-mail elektronik postadır. Paket ve mektup için spedire, e-posta için çoğu zaman inviare seçilir.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta (A2 sonu ve B1) aynı hizmetler daha uzun gerekçe ve geçmiş zamanla anlatılır: paket neden gecikti, faturanın tarihi, iade kodu. Poste Italiane’nin banka ve fatura işlemleri, sesli menüde tuş seçme ve resmi e-posta kalıpları eklenir. Şikâyet artık tek cümle değil kısa paragraf olur; nazik koşul kipi ve bağlaçlar devreye girer. Öğrenci o noktada gişe, telefon ve çevrimiçi formu aynı sözvarlığıyla birbirine bağlar.
Özet
A2’de telefon Pronto?, isim ve tek cümlelik istekle açılır; internet sorunları kısa kalıplarla söylenir. Postanede lettera, raccomandata ve pacco ayrılır, formda mittente ile destinatario doldurulur. Müşteri hizmetinde sorun bir cümlede verilir; Türkçeden bire bir çeviri yerine tam İtalyanca kalıplar ezberlenir.