QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Okuma-dinleme: Öğrenme deneyimi üzerine blog yazısı

Yabancı Diller · İngilizce B2 · Yaşam Boyu Öğrenme
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

B2 öğrencisi, yaşam boyu öğrenme deneyimini blog ve podcast üzerinden okuyup dinleyerek ana fikri çıkarır ve kendi yolculuğunu sade kalıplarla anlatır.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Yaşam boyu öğrenme ve B2 can-do hedefi

Öğrenci İngilizceyi geliştirmek için çevresindeki hangi araçları kullanıyor?

Yaşam boyu öğrenme, diplomanın bittiği yerde durmayan, kişinin kendi hızında sürdürdüğü bir süreçtir. İngilizce B2 düzeyinde öğrenci şu can-do hedefine yönelir: I can understand articles and blogs related to education and personal development. (Ay ken andırstend artikıls end blogz rileytıd tu edyukeşın end pörsınıl divelıpmınt.) Yani eğitim ve kişisel gelişimle ilgili yazı ve blogların ana fikrini anlayabilirim. Bu hedef, yalnızca ders kitabı metinlerini değil, gerçek insanların deneyimlerini de kapsar.

Günlük hayatta bu konu her yerdedir: yeni bir işe hazırlanan biri dil pratik eder, bir öğrenci yurt dışı için dinleme çalışır, bir öğretmen kendi yöntemini yeniler. Resimdeki gibi kulaklık, kitap ve dizüstü bilgisayar, sakin bir öğrenme köşesidir. Öğrenci şöyle diyebilir: I usually listen to a podcast while I review my notes. (Ay yujuıli lisın tu ı podkast vayl ay rivyu may nots.) Genelde notlarımı gözden geçirirken bir podcast dinlerim. Telaffuz ipucu: usually = yujuıli, review = rivyu, notes = nots.

Yirminci yüzyılın ikinci yarısında uluslararası eğitim tartışmalarında yaşam boyu öğrenme fikri güçlenmiştir. Bugün ücretsiz podcast’ler, açık kütüphaneler ve kısa bloglar bu fikri herkesin masasına taşır. B2 öğrencisi kaydı bir kez değil, gerektiğinde iki kez dinleyerek ana noktayı ve bir ayrıntıyı ayırabilir. Böylece dinleme, okuma ve küçük not alma aynı alışkanlığın parçası olur.

Örnek

This month I have improved my listening by using short podcasts every morning. (Dis manth ay hev impruvd may lisıning bay yuzing şort podkasts evri morning.) Bu ay her sabah kısa podcast’ler kullanarak dinleme becerimi geliştirdim. Present perfect, B2’de geçmişteki alışkanlığın bugüne etkisini anlatmak için yeterlidir.

Öğrenme deneyimini blogda anlatmak

Öğrenci öğrenme deneyimini neden açık havada yazıyor olabilir?

Blog, yazarın kendi sesiyle düşündüğü, tarih sırasına dizilebilen kişisel bir yazı dizisidir. Öğrenme deneyimi blogu dört soruya cevap verir: Ne öğrendim, nasıl öğrendim, nerede zorlandım, bundan sonra ne yapacağım? B2 can-do hedefi şudur: I can write a clear blog post about a personal learning experience. (Ay ken rayt ı kliır blog post ıbaut ı pörsınıl lörning eksperiyıns.) Kişisel bir öğrenme deneyimi üzerine açık bir blog yazısı yazabilirim. Amaç uzun akademik metin değil, okuyan kişinin yolu takip edebileceği sade bir anlatıdır.

Açık havada yazmak, birçok öğrenci için dikkati toplamanın pratik bir yoludur. Dünya genelinde dil öğrenenler kısa yazılarla hem kendilerine hem başkalarına ayna tutar. İşe yarayan giriş kalıbı: In this post I would like to share my experience of learning English. (İn dis post ay vud layk tu şeer may eksperiyıns ov lörning İngliş.) Bu yazıda İngilizce öğrenme deneyimimi paylaşmak istiyorum. Telaffuz: would like = vud layk, share = şeer, experience = eksperiyıns.

Blogda ilerlemeyi abartmak zorunda değilsiniz; dürüst bir ayrıntı daha inandırıcıdır. Örnek: Writing about my progress helps me notice what still needs work. (Rayting ıbaut may progres helps mi notis vot stil nids vörk.) İlerlemem hakkında yazmak, hâlâ üzerinde çalışmam gereken şeyleri fark etmemi sağlar. B2’de progress sözcüğünde vurgu ilk hecededir: progres. Notice = notis. Böyle cümleler hem okuma hem yazma alıştırması olur.

Örnek

Two years ago I could hardly understand films without subtitles. Now I can follow most conversations if people do not speak too fast. (Tu yırz ıgo ay kud hardli andırstend films vidavt sabtaytılz. Nav ay ken falov most konverseyşınz if pipıl du not spiik tu fast.) İki yıl önce altyazısız filmleri zar zor anlıyordum. Şimdi insanlar çok hızlı konuşmazsa çoğu konuşmayı takip edebiliyorum.

Örnek bir blog yazısını okumak

Kütüphane panosundaki not kimin öğrenme deneyimini paylaşıyor olabilir?

B2 okuma hedefi somuttur: I can understand a blog post about a learning experience and find specific information. (Ay ken andırstend ı blog post ıbaut ı lörning eksperiyıns end faynd spısifik införmeyşın.) Öğrenme deneyimi üzerine bir blog yazısını anlayabilir ve belirli bir bilgiyi bulabilirim. Önce başlığa ve ilk cümleye bakarak konuyu tahmin ederiz, sonra anahtar sözcükleri tararız. Kütüphane panosuna asılan kısa bir not da aynı işi görür: deneyimi görünür kılar.

Şu örnek metni bu gözle okuyun. I started learning English at school, but I only became serious last year. I failed my first speaking test because I translated every sentence from Turkish. Then I changed my method: I listened to the same podcast three times and wrote five new phrases in a notebook. After three months I felt more confident. (Ay started lörning İngliş et skul, bat ay onli bikeım siriıs last yır. Ay feyld may först spiking test bikoz ay transleytıd evri sentıns frım Törkiş. Den ay çeyncd may metod: ay lisınd tu dı seym podkast tri taymz end rot fayv niu freyziz in ı notbuk. Aftır tri manths ay felt mor konfidınt.) Okulda İngilizceye başladım ama ancak geçen yıl ciddi oldum. Her cümleyi Türkçeden çevirdiğim için ilk konuşma sınavımda başarısız oldum. Sonra yöntemimi değiştirdim: aynı podcast’i üç kez dinledim ve deftere beş yeni ifade yazdım. Üç ay sonra daha özgüvenli hissettim.

Bu yazıda failed, method ve confident sözcükleri hikâyenin iskeletini taşır. Telaffuz: failed = feyld, method = metod, confident = konfidınt. Okur şu soruyu cevaplayabilir: Yazar neden ilk sınavda düştü? Cevap metnin içinde açıktır. B2’de her sözcüğü bilmek zorunda değilsiniz; bağlam ve tekrar eden kalıplar anlamı taşır. Panodaki not da aynı şekilde bir cümleyle yöntemi özetleyebilir.

Örnek

Soru: Yazar yöntemini nasıl değiştirdi? Cevap: He or she listened to the same podcast three times and wrote five new phrases. (Hi or şi lisınd tu dı seym podkast tri taymz end rot fayv niu freyziz.) Aynı podcast’i üç kez dinledi ve beş yeni ifade yazdı.

Kendi deneyimini yazmak: işe yarayan kalıplar

Evde günlük tutmak blog yazmaya nasıl bir basamak olur?

Kendi öğrenme yolculuğunu anlatırken B2’de üç parçalı bir iskelet yeter. Giriş: I would like to talk about how I learned to speak more freely. (Ay vud layk tu tok ıbaut hav ay lörnd tu spiik mor friili.) Daha serbest konuşmayı nasıl öğrendiğimden bahsetmek istiyorum. Gelişme: At first it was difficult, but then I started recording my voice. (Et först it voz difikılt, bat den ay started rikording may voys.) İlk başta zordu ama sonra sesimi kaydetmeye başladım. Sonuç: Looking back, I realise that small habits matter. (Luking bek, ay riyılayz det smol hebits metır.) Geriye bakınca küçük alışkanlıkların önemli olduğunu fark ediyorum.

Akşam evde günlük tutmak, blogun özel ve sakin halidir. Öğrenci şöyle yazabilir: Today I spent twenty minutes on pronunciation. The sound th is still hard for me. (Tudey ay spent tvanti minits on prınansıyeşın. Dı savnd th iz stil hard for mi.) Bugün telaffuza yirmi dakika ayırdım. th sesi benim için hâlâ zor. Telaffuz ipucu: spent = spent, twenty = tvanti, pronunciation = prınansıyeşın. Günlük, hatayı utanç değil malzeme yapar.

Sık kullanılan başka kalıplar şunlardır. What worked for me was repeating the same dialogue. (Vot vörkt for mi voz ripiting dı seym dayılog.) Benim için işe yarayan şey aynı diyaloğu tekrar etmekti. I used to be afraid of speaking, but now I try every day. (Ay yust tu bi ıfreyd ov spiking, bat nav ay tray evri dey.) Eskiden konuşmaktan korkardım ama şimdi her gün deniyorum. used to (yust tu) B2’de eski alışkanlık için temel bir yapıdır ve blogda sık görünür.

Örnek

Mini blog taslağı: Last term I joined an online speaking club. I was nervous at the beginning. After eight meetings I could share a short story without notes. I will continue next month. (Last törm ay coynd en onlayn spiking klab. Ay voz nörvıs et dı bigining. Aftır eyt mitingz ay kud şeer ı şort stori vidavt nots. Ay vil kontinyu nekst manth.) Geçen dönem çevrimiçi bir konuşma kulübüne katıldım. Başta gergindim. Sekiz buluşmadan sonra notsuz kısa bir hikâye paylaşabildim. Gelecek ay devam edeceğim.

Türkçe kaynaklı sık hatalar

Parkta yalnız başına not almak öğrenciye ne kazandırır?

Türkçe düşünen öğrenci blog yazarken cümleyi önce ana dilinde kurup kelime kelime aktarma eğilimindedir. I am agree yanlıştır; doğrusu I agree with this method. (Ay ıgri vith dis metod.) Bu yöntemle aynı fikirdeyim. Türkçedeki öğrenmek hem ders çalışmayı hem doğal yolla kazanmayı kapsar. Okulda çalışıyorsanız I study English every weekday. (Ay stadi İngliş evri vikdey.), podcast’ten kazanıyorsanız I learn a lot from podcasts. (Ay lörn ı lot frım podkasts.) daha doğal durur.

Zamanlar da karışır. Türkçede öğreniyorum hem şu anı hem alışkanlığı anlatabilir. İngilizcede alışkanlık için I write a short blog every Sunday. (Ay rayt ı şort blog evri Sandey.) denir. Şu anda masada yazıyorsanız I am writing about my experience now. (Ay em rayting ıbaut may eksperiyıns nav.) kullanılır. Parkta akşam not alan öğrenci, gün bitmeden deneyimi kaydeder; bu, hatayı sonra soğukkanlı görmesini kolaylaştırır. Telaffuz: Sunday = Sandey, writing = rayting.

Bir diğer tuzak, çok resmi cümle ile çok çocukça cümleyi karıştırmaktır. B2 blogu ne akademik makaledir ne de yalnızca English is very nice düzeyidir. Orta yol örneği: English has become part of my daily routine. (İngliş hez bikeım part ov may deyli rutin.) İngilizce günlük rutinimin bir parçası haline geldi. Süre anlatırken since two years demeyin. Doğrusu I have been learning English for two years. (Ay hev bin lörning İngliş for tu yırz.) For süre, since başlangıç noktasıdır.

Örnek

Yanlış: I am living here since three months and I am agree that podcasts are useful. Doğru: I have been living here for three months and I agree that podcasts are useful. (Ay hev bin living hiır for tri manths end ay ıgri det podkasts ar yusful.) Üç aydır burada yaşıyorum ve podcast’lerin yararlı olduğu konusunda aynı fikirdeyim.

Kısa diyalog: deneyim üzerine konuşmak

Okuma ve dinleme, konuşmayla birleşince kalıcı olur. Aşağıdaki kısa diyalog iki öğrencinin blog ve yöntem üzerine konuşmasını gösterir. A: Have you read that blog about learning English in six months? (Hev yu red det blog ıbaut lörning İngliş in siks manths?) Altı ayda İngilizce öğrenmek üzerine o blogu okudun mu? B: Yes, but I think six months is too short. I prefer slow and steady progress. (Yes, bat ay think siks manths iz tu şort. Ay prifır slov end stedi progres.) Evet ama bence altı ay çok kısa. Yavaş ve istikrarlı ilerlemeyi tercih ederim.

A: What has helped you most? (Vot hez helpt yu most?) Sana en çok ne yardım etti? B: Listening to the same story several times and then writing a short comment. (Lisıning tu dı seym stori sevırıl taymz end den rayting ı şort koment.) Aynı hikâyeyi birkaç kez dinlemek ve sonra kısa bir yorum yazmak. Bu konuşma B2 can-do hedefine de uyar: I can exchange opinions about learning methods. (Ay ken ekscencın opinyınz ıbaut lörning metodz.) Öğrenme yöntemleri hakkında görüş alışverişi yapabilirim. Telaffuz: prefer = prifır, several = sevırıl, comment = koment.

Dinlerken sözcükler bitişik ve yumuşak duyulur: Have you read çoğu zaman hev yu red gibi akar. Bir sonraki pratik adım, kendi beş cümlelik blog taslağınızı sesli okuyup kaydetmektir. Böylece okuma, yazma, konuşma ve dinleme aynı öğrenme deneyiminde birleşir. B2’de mükemmel vurgu değil, anlaşılır ve düzenli anlatım yeterlidir.

Örnek

Sınıf içi mini görev: Partnerinize sorun: What has changed in your English this year? (Vot hez çeyncd in yor İngliş dis yır?) Bu yıl İngilizcende ne değişti? Cevabı iki cümleyle verin, sonra bir cümlelik blog cümlesine dönüştürün.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Blog yazmak için neredeyse ana dil düzeyinde İngilizce gerekir. Doğrusu: B2’de amaç netliktir. Kısa, doğru cümlelerle deneyimi anlatmak yeter; mükemmel üslup beklenmez.
  • Yanlış: Bir podcast’i bir kez dinlemek anlamış olmak demektir. Doğrusu: Aynı kaydı iki veya üç kez dinlemek B2’de hem ana fikri hem ayrıntıyı ciddi biçimde güçlendirir.
  • Yanlış: Doğal yazı, her cümleyi önce Türkçe düşünüp kelime kelime çevirmektir. Doğrusu: Doğal blog cümleleri hazır kalıplarla kurulur. Kelime kelime çeviri hem hata hem yapaylık üretir.
  • Yanlış: Yaşam boyu öğrenme yalnızca okuldan çıkmış yetişkinler içindir. Doğrusu: Lise öğrencisi de her gün küçük alışkanlıklarla bu sürecin içindedir; blog ve podcast bunun görünür halidir.
  • Yanlış: Süre anlatırken I am learning English since two years denir. Doğrusu: Doğrusu I have been learning English for two years veya başlangıç yılıyla since 2023 şeklindedir. for süre, since nokta bildirir.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta öğrenci yalnızca kendi deneyimini anlatmakla kalmaz; iki blogu karşılaştırır, yazarın tutumunu fark eder ve daha uzun, iyi örgütlenmiş yazılar üretir. Dinlemede tek konuşmacılı yavaş podcast’in yerini daha hızlı röportajlar ve birden fazla ses alır. Yazmada ise neden-sonuç ve karşıt görüş cümleleri çoğalır. Şimdilik B2’de net deneyim anlatımı, ana fikir ve birkaç sağlam kalıp yeterlidir; temel oturursa sonraki basamak doğal gelir.

Özet

Bu derste yaşam boyu öğrenme, blog ve podcast üzerinden B2 okuma-dinleme can-do hedeflerine bağlandı. Öğrenci örnek metinleri, kalıpları ve kısa bir diyaloğu hedef dilde gördü; Türkçeden gelen zaman, çeviri ve agree türü hataları ayırdı. Bundan sonra kendi öğrenme deneyimini beş-sekiz cümlelik sade bir taslakla yazabilir ve aynı metni sesli dinleyerek pekiştirebilir.

Örnek sorular

1. Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir blog yazısında öğrenme deneyimini paylaşmak için uygundur?
  1. Last year, I decided to learn Spanish and it changed my perspective.
  2. The weather was very cold during winter.
  3. My favorite color is blue because it is calming.
  4. I usually go shopping on Sundays.
Cevabı göster
Doğru cevap: Last year, I decided to learn Spanish and it changed my perspective.
Bir öğrenme deneyimini anlatan cümle, kişisel bir öğrenme sürecinden ve bunun etkisinden bahsetmelidir. Diğer seçenekler kişisel bilgi veya alışkanlık içerir, öğrenme deneyimiyle ilgili değildir.
2. Bir blog yazısında 'I realized that learning online requires a lot of self-discipline.' cümlesi hangi ana fikri destekler?
  1. Online learning needs strong personal motivation.
  2. Learning languages is easy for everyone.
  3. Teachers are not important in online education.
  4. Online courses are always free.
Cevabı göster
Doğru cevap: Online learning needs strong personal motivation.
Cümlede, çevrim içi öğrenmenin öz disiplin gerektirdiği belirtiliyor. Bu, kişisel motivasyonun önemli olduğunu gösterir.
3. Aşağıdaki ifadelerden hangisi yazarın öğrenme deneyimiyle ilgili olumlu bir duyguya sahip olduğunu gösterir?
  1. "I felt proud when I finally understood the topic."
  2. "I was confused most of the time."
  3. "I didn't enjoy the process at all."
  4. "I gave up after a few days."
Cevabı göster
Doğru cevap: "I felt proud when I finally understood the topic."
Bu ifade, yazarın bir başarı hissi yaşadığını ve olumlu bir duyguya sahip olduğunu gösterir.
4. Aşağıdaki fiillerden hangisi bir öğrenme deneyimini anlatırken en çok kullanılır?
  1. discover
  2. paint
  3. travel
  4. cook
Cevabı göster
Doğru cevap: discover
"Discover" (keşfetmek), yeni bir şey öğrenme veya deneyimleme sürecini anlatırken yaygın olarak kullanılır.
5. Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir öğrenme deneyimini kronolojik olarak anlatmak için uygundur?
  1. First, I signed up for the course. Then, I started watching the videos.
  2. I never liked studying.
  3. Learning is sometimes boring.
  4. I think online courses are difficult.
Cevabı göster
Doğru cevap: First, I signed up for the course. Then, I started watching the videos.
Bu cümlede 'First' ve 'Then' bağlaçları kullanılarak olaylar sırasıyla anlatılmıştır.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Günlük konuşma: Hedef belirleme ve tavsiye alma diyaloğuUygulama: Kişisel gelişim planı yazma ve sunma tekrarı ›