QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Kelime: Toplum, eşitlik ve değişim kelime seti

Yabancı Diller · İngilizce B2 · Toplum ve Kültürel Değişim
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Toplum, eşitlik ve değişim sözcük seti, B2 öğrencisinin birlikte yaşam, adalet ve dönüşüm hakkında açık konuşmasını sağlar.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Society ve Community: Birlikte Yaşamın Adı

El ele duran bu insanlar hangi toplumsal değeri gösteriyor?

B2 can-do hedefi şudur: I can describe my community and say how people live together. (Ay ken di-skrayb may ko-mün-ı-ti end sey hav pipıl liv tu-gedır.) Türkçede toplum ile topluluk karışabilir; İngilizcede society (sı-say-ı-ti) genel düzeni, community (ko-mün-ı-ti) mahalle veya ortak amaçlı grubu anlatır. A healthy society needs respect and diversity. (I hel-ti sı-say-ı-ti niidz ri-spekt end day-vör-sı-ti.) Sağlıklı bir toplum saygı ve çeşitliliğe ihtiyaç duyar.

Dünyada bu konu öğrencinin kendi çevresini tarif etmesiyle öğretilir; CEFR kültürlerarası yeterliği de yanına koyar. Genel anlamda çoğunlukla artikelsiz kullanılır: Society is changing fast. (Sı-say-ı-ti iz çeyn-cing fast.) Toplum hızla değişiyor. Günlük hayatta Our community planted trees in the park. (Avır ko-mün-ı-ti plan-tid triz in dı park.) mahalle eylemini anlatır. Citizen (si-ti-zın) vatandaş, unity (yü-nı-ti) birlik, identity (ay-den-tı-ti) kimlik demektir.

Örnek

A: Do you feel part of a community? (Du yu fil part ov ı ko-mün-ı-ti?) Kendini bir topluluğun parçası hissediyor musun? B: Yes. In my neighbourhood people share food and help newcomers. (Yes. In may ney-bı-hud pipıl şer fud end help nü-ka-mırz.) Evet. Mahallemde insanlar yemek paylaşır ve yeni gelenlere yardım eder.

Eşitlik, Adalet ve Fırsat Sözcükleri

Tartı sahnesi toplumda neyin dengede olmasını anlatıyor?

B2 can-do hedefi: I can give my opinion about equality and fairness. (Ay ken giv may ı-pin-yın ı-baut i-kua-lı-ti end fer-nes.) Equality (i-kua-lı-ti) isimdir; equal (i-kuıl) sıfattır. Fairness (fer-nes) adillik, justice (cas-tis) adalet, rights (rayts) haklar demektir. Resimdeki tartı, equal sharing of resources (i-kuıl şe-ring ov ri-zo-sız) fikrini gösterir.

Inequality (i-nı-kua-lı-ti) eşitsizlik, discrimination (dis-kri-mı-ney-şın) ayrımcılık, prejudice (pre-cu-dis) önyargı demektir. Somut okul olayı: kız ve erkek takımına aynı salon saati verilmezse bu unequal treatment (an-i-kuıl trit-mınt) olur. Kalıp: Everyone should have equal opportunities. (Ev-ri-van şud hev i-kuıl o-pır-tü-nı-tiz.) Herkesin eşit fırsata sahip olması gerekir. Treat people fairly (trit pipıl fer-li) insanlara adil davran demektir.

Örnek

Haber cümlesi: The new rule supports equal pay for women and men. (Dı niu rul sı-ports i-kuıl pey for vi-mın end men.) Yeni kural kadınlar ve erkekler için eşit ücreti destekler. Görüş: I believe fairness starts at school. (Ay bi-liv fer-nes starts et skul.) Adaletin okulda başladığına inanıyorum.

Değişim, İlerleme ve Kuşaklar

Kent bahçesini birlikte kuran insanlar nasıl bir değişim yaratıyor?

B2 can-do hedefi: I can describe social change and compare past and present. (Ay ken di-skrayb so-şıl çeync end kım-per past end pre-zınt.) Change (çeync) hem isim hem fiildir: Society is changing ve We need change aynı kökü kullanır. Progress (pro-gres) ilerleme, improve (im-pruv) geliştirmek, reform (ri-form) düzeni düzeltmek demektir. Kent bahçesi, küçük ama görünür bir positive change (po-zı-tiv çeync) örneğidir.

B2 okuma metinleri tarımdan kente, sonra dijital hayata geçişi sade dille anlatır. Traditional (trı-diş-ı-nıl) geleneksel, modern (mo-dırn) modern, generation (ce-nı-rey-şın) kuşak sözcükleri karşılaştırmada işe yarar. Kalıp: Young people can make a difference. (Yang pipıl ken meyk ı di-fı-rıns.) Gençler fark yaratabilir. Take action (teyk ek-şın) harekete geçmek, raise awareness (reyz ı-ver-nes) farkındalık yaratmak demektir.

Örnek

Last spring our class turned an empty lot into a city garden. (Last spring avır klas törnd en emp-ti lot in-tu ı si-ti gar-dın.) Geçen bahar sınıfımız boş bir arsayı kent bahçesine çevirdi. We wanted to improve the neighbourhood and bring people together. (Vi van-tid tu im-pruv dı ney-bı-hud end bring pipıl tu-gedır.) Mahalleyi geliştirmek ve insanları bir araya getirmek istedik.

Ortak Sorunlar, Tartışma ve İş Birliği

Sokak panosundaki insanlar hangi ortak sorunu çözmeye çalışıyor olabilir?

B2 can-do hedefi: I can discuss local problems and suggest solutions. (Ay ken dis-kas lo-kıl prob-lımz end sır-cest sı-lu-şınz.) Issue (i-şu) mesele, solve (solv) çözmek, cooperate (ko-o-pı-reyt) iş birliği yapmak, volunteer (vo-lın-tir) gönüllü olmak demektir. Pano sahnesi, insanların share ideas (şer ay-di-ız) ve find solutions (faynd sı-lu-şınz) pratğini gösterir. Kalıp: We should work together to solve this problem. (Vi şud vörk tu-gedır tu solv dis prob-lım.) Bu sorunu çözmek için birlikte çalışmalıyız.

Dil derslerinde mahalle toplantısı canlandırması yaygındır; öğrenci hem dinler hem önerir. Campaign (kem-peyn) kampanya, meeting (mi-ting) toplantı, suggestion (sıc-ces-çın) öneri bu sahnede doğal akar. Türkçe konuşanlar sıkça discuss about der; doğrusu discuss a problem şeklindedir. Listen to different opinions (li-sın tu dif-rınt ı-pin-yınz) farklı görüşleri dinlemek, sağlıklı tartışmanın temelidir.

Örnek

A: The park is dirty. What can we do? (Dı park iz dör-ti. Vot ken vi du?) Park kirli. Ne yapabiliriz? B: Let's start a volunteer campaign and put up a notice board. (Lets start ı vo-lın-tir kem-peyn end put ap ı no-tis bord.) Bir gönüllü kampanyası başlatalım ve duyuru panosu koyalım. A: Good idea. Everyone should have a voice. (Gud ay-di-ı. Ev-ri-van şud hev ı voys.) İyi fikir. Herkesin sesi olmalı.

Hak Talebi, Yurttaşlık ve Barışçıl Katılım

Kent meydanındaki kalabalık hangi hakkı talep ediyor olabilir?

B2 can-do hedefi: I can talk about citizens' rights and peaceful protest. (Ay ken tok ı-baut si-ti-zınz rayts end pis-ful pro-test.) Demand (di-mand) talep etmek, protest (pro-test) protesto, demonstrate (de-mın-streyt) gösteri yapmak demektir. Resim, equal rights (i-kuıl rayts) için toplanmayı gösterir. Kalıp: People gathered in the square to demand equal rights. (Pipıl ge-dırd in dı skver tu di-mand i-kuıl rayts.) İnsanlar eşit hak talep etmek için meydanda toplandı.

B2 derslerinde yurttaşlık, şiddet ayrıntısı olmadan barışçıl katılım sözcükleriyle işlenir. Freedom of speech (fri-dım ov spiç) ifade özgürlüğü, peaceful (pis-ful) barışçıl, public space (pab-lik speys) kamusal alan demektir. Kalıp: have the right to (hev dı rayt tu) hakkı olmak. Every citizen has the right to be heard. (Ev-ri si-ti-zın hez dı rayt tu bi hörd.) Her vatandaşın dinlenilme hakkı vardır.

Örnek

Kısa konuşma: We are here because we want equal rights for all. (Vi ar hir bi-koz vi vant i-kuıl rayts for ol.) Buradayız çünkü herkes için eşit hak istiyoruz. This is a peaceful meeting and we respect the law. (Dis iz ı pis-ful mi-ting end vi ri-spekt dı lo.) Bu barışçıl bir toplantıdır ve yasaya saygı gösteririz.

Türkçe Kaynaklı Sık Hatalar ve Doğru Kalıplar

Türkçe konuşan B2 öğrencileri society önüne gereksiz the koyar; genel anlamda in society doğrudur. Equal sıfat, equality isim, equally (i-kuıl-li) zarftır: They should be treated equally. (Dey şud bi tri-tid i-kuıl-li) People çoğuldur: People are denir, People is denmez. Change isimken a big change, fiirken things change kullanılır.

Discuss about kalıbı hakkında konuşmak çevirisinden doğar; doğrusu discuss equality veya talk about equality şeklindedir. Make a change doğrudur, do a change yanlıştır. Interested in social issues (in-tır-es-tid in so-şıl i-şuz) doğru, interested on yanlıştır. Opportunity fırsat, possibility olasılıktır; eşit fırsat derken equal opportunities seçilir.

Örnek

Yanlış: In the society people is not equal. Doğru: In society people are not always equal. (In sı-say-ı-ti pipıl ar not ol-veyz i-kuıl.) Toplumda insanlar her zaman eşit değildir. Yanlış: We discussed about the problem. Doğru: We discussed the problem and suggested a solution. (Vi dis-kast dı prob-lım end sır-ces-tid ı sı-lu-şın.) Sorunu tartıştık ve bir çözüm önerdik.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Society ile community aynı şeydir. Doğrusu: Society büyük resmi ve genel yaşam düzenini, community ise mahalle, okul veya yüz yüze grubu anlatır.
  • Yanlış: Eşitlik, herkesin aynı kişi olması demektir. Doğrusu: Equality herkese aynı hak ve fırsatı vermek demektir; insanlar farklı olabilir, muamele adil olmalıdır.
  • Yanlış: Change yalnızca ani ve büyük bir devrimdir. Doğrusu: B2 dilinde change yavaş iyileşmeyi de kapsar; kent bahçesi veya okul kuralı da social change örneğidir.
  • Yanlış: Protest her zaman şiddet demektir. Doğrusu: Ders sözcük setinde asıl kalıp peaceful protest ve yasal, barışçıl hak talebidir.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta öğrenci aynı temayı daha uzun görüş yazılarında ve haber yorumlarında işler. Inclusion, kamu politikası ve medya dili gibi daha soyut başlıklar eklenir. Karşı savı özetleyip kendi gerekçesini paragraf paragraf kurması beklenir. Bu B2 sözcük seti o basamağın zeminidir.

Özet

Bu sette society, community, equality ve change günlük toplumsal konuşmanın omurgasıdır. Öğrenci mahalle, hak, fırsat ve ortak eylemi B2 kalıplarıyla anlatabilir. Artikelsiz society, çoğul people are ve discuss gibi noktalar Türkçe kaynaklı hataları düzeltir.

Örnek sorular

1. Which word best describes a society where everyone has the same rights and opportunities?
  1. Equality
  2. Tradition
  3. Diversity
  4. Authority
Cevabı göster
Doğru cevap: Equality
Equality means everyone has the same rights and opportunities, which fits the description.
2. Which of the following words means 'a process of becoming different over time'?
  1. Change
  2. Stability
  3. Heritage
  4. Isolation
Cevabı göster
Doğru cevap: Change
Change refers to the process of becoming different, especially over time.
3. Which word is used for a group of people living together in an organized way?
  1. Society
  2. Individual
  3. Custom
  4. Minority
Cevabı göster
Doğru cevap: Society
Society is the term for a group of people living in an organized community.
4. Which word describes the presence of many different types of people or things in a group?
  1. Diversity
  2. Inequality
  3. Tradition
  4. Conformity
Cevabı göster
Doğru cevap: Diversity
Diversity means having a variety of different people or things together.
5. Which word means 'fair treatment for everyone in society'?
  1. Justice
  2. Privilege
  3. Prejudice
  4. Tradition
Cevabı göster
Doğru cevap: Justice
Justice is the concept of fair treatment for all members of society.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Dil bilgisi: Devrik Yapılar (Inversion after Negative Adverbials)Günlük konuşma: Kibarca karşı çıkma diyaloğu ›