Toplantıda görüş belirtmek, B2 düzeyinde fikrini gerekçeyle söylemek, başkasını dinlemek ve nazikçe söz almaktır.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Toplantıda söz almanın anlamı
CEFR B2 düzeyinde öğrenci, tanıdık bir konuda toplantıya katılabilir, fikrini gerekçelendirir ve başkasının görüşüne yanıt verir. Bu, ezber cümle okumak değil; dinleyip yerinde kalıp seçmektir. İş İngilizcesi dünyada sıkça simülasyon toplantısıyla öğretilir: biri gündemi açar, diğerleri maddeye görüş ekler. Ortaöğretimde bu, sınıf tartışmasından staj masasına giden bir köprüdür.
Görüş belirtmek, grup halinde karar alma geleneğinin parçasıdır; bugün çoğu ekip kısa, net ve saygılı katılım bekler. El kaldırmak veya Could I say something? demek sözü zorla almak değil, sıra istemektir. Telaffuz ipucu: Could I say something? kud ay sey sam-ting. B2’de hukuk dili gerekmez; günlük iş sözcükleri yeter. Unutma: dinlemek de görüş belirtmenin yarısıdır.
Örnek
Can-do örneği: Öğrenci In my opinion, we need more time. Bence daha fazla zamana ihtiyacımız var. cümlesini gerekçeyle sürdürür: We don't have the results yet. Henüz sonuçlarımız yok.
Görüş belirtme kalıpları ve telaffuz
En sık B2 kalıpları şunlardır. I think ... ay think: düşünüyorum ki. In my opinion, ... in may o-pi-ni-yın: bence. I believe that ... ay bi-liv det: inanıyorum ki. From my point of view, ... from may poynt ov viyu: bakış açıma göre. It seems to me that ... it simz tu mi det: bana öyle geliyor ki. As far as I'm concerned, ... ez far ez aym kın-sörnd: bana kalırsa. Bu liste ortaöğretim B2 sözcük dağarcığını aşmaz.
Kalıbı tek bırakma; hemen gerekçe ekle. Örnek: In my opinion, the deadline is too short because the team is small. Bence teslim tarihi çok kısa çünkü ekip küçük. I think ile I am thinking karışmasın: ikincisi şu anda kafa yormaktır, görüş bildirmez. Yönetici What's your view? vots yor viyu diye sorduğunda bu listeden birini seçmek yeter. Sık yanlış anlama şudur: uzun cümle daha profesyoneldir; oysa B2’de kısa gerekçe daha inandırıcıdır.
Örnek
Somut olay: Stajyer Deniz bütçe toplantısında şöyle der: From my point of view, we should wait until next month. Bakış açıma göre gelecek aya kadar beklemeliyiz. Gerekçe: The prices may fall. Fiyatlar düşebilir.
Katılmak ve nazikçe katılmamak
Tam katılma kalıpları nettir. I completely agree with you. ay kım-plit-li ı-gri viz yu: sana tamamen katılıyorum. That's a good point. zets ı gud poynt: doğru bir nokta. Kısmi katılma B2’de çok işe yarar: I see what you mean, but ... ay si vot yu min bat: ne demek istediğini anlıyorum ama. That's true, however ... zets tru, ha-ve-vır: bu doğru, yine de. Bu yumuşatma, Türkçedeki doğrudan hayırdan daha profesyonel durur.
Katılmama kaba olmamalı. I'm not sure I agree. aym nat şur ay ı-gri: katıldığımdan emin değilim. I don't quite agree with that. ay dont kwayt ı-gri viz zet: buna pek katılmıyorum. You are wrong yu ar rong ifadesi toplantıda sert kaçar; yerine gerekçe koy. Dünya genelinde iş İngilizcesi dersleri önce katılmayı, sonra nazik katılmamayı öğretir çünkü ilişkiyi korumak hedeftir. Gerekçe yoksa fikir zayıf kalır.
Örnek
Kısa diyalog: I think we should hire two people. Bence iki kişi işe almalıyız. Yanıt: That's a good point, but we don't have the budget. Doğru bir nokta ama bütçemiz yok.
Nazikçe söz kesmek ve söz almak
Toplantıda söz kesmek bazen gerekir; önemli olan nazik olmaktır. Sorry to interrupt, but ... sori tu in-tı-rapt bat: sözünü kestiğim için özür dilerim ama. Could I just add something here? kud ay cast ed sam-ting hiır: buraya bir şey ekleyebilir miyim? If I may, I'd like to say ... if ay mey, ayd layk tu sey: izin verirseniz şunu söylemek isterim. Before we move on, ... bi-for vi muv on: ilerlemeden önce. El kaldırmak da aynı nezaketi gösterir.
Türkçe konuşanlar bazen doğrudan Wait veyt veya Listen lisın diye girer; bu B2 iş ortamında kaba durur. Önce özür veya izin kalıbı, sonra fikir gelir. Başkan yoksa bile Can I come in here? ken ay kam in hiır (buraya girebilir miyim?) işe yarar. Bu kalıplar dünyada meeting skills ünitelerinin çekirdeğidir. Unutma: araya girdikten sonra kısa konuş; yoksa nezaket boşa gider.
Örnek
Sahne: Tartışma uzar. Ayşe elini kaldırır: Sorry to interrupt, but we haven't talked about the date yet. Sözünü kestiğim için özür dilerim ama tarihi henüz konuşmadık.
Tam bir toplantı diyaloğu
Aşağıdaki diyalog B2 sözcükleriyle yazılmıştır: proje tarihi üzerine kısa bir ekip toplantısı. Her cümlenin hemen ardından Türkçesi vardır. Konuşmacılar Mira, Can ve Ece’dir. Bu tür metinler Avrupa iş İngilizcesi kitaplarında rol oyunu olarak sık tekrarlanır. Amaç, kalıpları tek tek değil, gerçek sırayla duymaktır.
Mira: Let's start. What's your opinion about the new schedule? Başlayalım. Yeni takvim hakkında görüşünüz nedir? Can: In my opinion, it's too fast. We need two more weeks. Bence çok hızlı. İki haftaya daha ihtiyacımız var. Ece: I see what you mean, but the client is waiting. Ne demek istediğini anlıyorum ama müşteri bekliyor. Can: That's true, however the quality may fall. Bu doğru, yine de kalite düşebilir. Ece elini kaldırır: Could I just add something here? We can send a first version next week. Buraya bir şey ekleyebilir miyim? Gelecek hafta ilk sürümü gönderebiliriz. Mira: Good idea. I agree with Ece. Let's do that. İyi fikir. Ece’ye katılıyorum. Öyle yapalım.
Örnek
Öğrenci görevi: Can’ın yerine geç ve şunu ekle: As far as I'm concerned, quality is more important than speed. Bana kalırsa kalite hızdan daha önemlidir. Telaffuz: ez far ez aym kın-sörnd, kua-li-ti iz mor im-por-tınt zen spid.
Türkçe kaynaklı sık hatalar
Birinci tuzak: according to me ı-kor-ding tu mi. Türkçedeki bence bu kalıpla çevrilmez; doğrusu in my opinion veya I think dir. İkinci tuzak: I am agree ay em ı-gri. Agree fiildir, be almaz: I agree ay ı-gri. Üçüncü tuzak: in my idea in may ay-di-ya; doğrusu in my opinion veya my idea is that may ay-di-ya iz det. Bu üçü yazılı ödevlerde de sık çıkar.
Dördüncü tuzak: çok doğrudan hayır. No, you are wrong. no yu ar rong cümlesi toplantıyı gerer. Yerine I'm not sure I agree because ... aym nat şur ay ı-gri bi-koz. Beşinci tuzak: I think ile I am thinking karışması. Telaffuzda opinion sözcüğü o-pi-ni-yın olmalı, opinyon değil. Bu hataları fark etmek, toplantıda güven verir ve dinleyenlerin dikkatini içeriğe çeker.
Örnek
Yanlış: According to me, this plan is bad. Doğru: In my opinion, this plan needs changes because it is too expensive. Bence bu plan değişmeli çünkü çok pahalı.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Bence her zaman according to me ile çevrilir. Doğrusu: Bu kalıp doğal değildir. B2’de in my opinion veya I think kullanılır.
- Yanlış: I am agree doğrudur çünkü Türkçede katılıyorum bir durum gibi durur. Doğrusu: Agree fiildir; doğru biçim I agree ay ı-gri şeklindedir.
- Yanlış: Toplantıda söz kesmek her zaman kabalıktır, o yüzden beklemek gerekir. Doğrusu: Sorry to interrupt gibi kalıplarla nazikçe girmek beklenen bir B2 becerisidir.
- Yanlış: You are wrong demek net ve bu yüzden profesyoneldir. Doğrusu: İş toplantısında yumuşatılmış katılmama tercih edilir; gerekçe eklenir.
- Yanlış: I am thinking that görüş bildirir. Doğrusu: Bu yapı şu an düşünüyorum demektir. Görüş için I think kullanılır.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta öğrenci yalnızca görüş vermez; toplantıyı yönetir, gündemi özetler ve uzlaşma önerir. Daha fazla yumuşatma gelir: Would it be possible to ... vud it bi posıbıl tu gibi dolaylı istekler. Resmi tutanak dili, müzakere ve kültürel farklar eklenir. Bu ünitedeki temel kalıplar o basamağın iskeletidir; şimdi kısa diyalogda otomatikleşmeleri gerekir.
Özet
Toplantıda görüş belirtmek B2’de net kalıp, gerekçe ve nezaket ister. Katılma, katılmama ve söz alma cümlelerini telaffuzuyla birlikte kullan. Türkçe çeviri tuzaklarından kaçınarak kısa diyaloglarda pratik yap.