B1 düzeyinde iki şehri sade kalıplarla karşılaştırıp yol tarifi vermek, gerçek bir kentte kaybolmadan seçim yapmayı ve yardım istemeyi mümkün kılar.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Can-do hedefi: karşılaştırmak, yol sormak, tekrar etmek
CEFR B1 can-do şöyle okunur: kısa, net cümlelerle iki kenti karşılaştırabilirim; ulaşım tercihimi gerekçelendirebilirim; sokakta yol tarifi isteyip verebilirim. İngilizcesi: I can compare two cities. (İki şehri karşılaştırabilirim.) I can give and ask for directions. (Yol tarifi verebilir ve isteyebilirim.) Telaffuz: ay kın kımper tu sitiz / ay kın giv end ask fo direkşınz. Bu ders bir uygulama dersidir; yeni dilbilgisi yığını değil, bildiğin kalıpları bir göreve bağlama çalışmasıdır. Görev üç adımdır: karşılaştır, yol tarifi ver, aynı konuşmayı sesli tekrar et.
Dünyada B1 kent-ulaşım ünitesi çoğu programda harita, broşür ve rol oyunuyla işlenir. İşlevsel yaklaşım 1970’lerden beri yol tarifini klasik bir görev sayar çünkü hemen işe yarar. Günlük hayatta yeni mahalle, hastane, stadyum ve otel hep aynı dil becerisine bağlanır. Bir sonraki adımda aynı kalıpları daha uzun gerekçelerle kullanacaksın; şimdilik hedef, hatasız ve anlaşılır B1 cümledir.
Örnek
Görev kartı: Compare Istanbul and Izmir. Then give directions from the bus station to a museum. (İstanbul ile İzmir’i karşılaştır. Sonra otogarından bir müzeye yol tarifi ver.) Telaffuz: kımper istambul end izmir. Örnek çıktı: Istanbul is bigger and more crowded than Izmir. Izmir is quieter. From the bus station, go straight on, turn left at the traffic lights, and the museum is on your right. (İstanbul, İzmir’den daha büyük ve daha kalabalıktır. İzmir daha sessizdir. Otogardan düz git, trafik ışıklarında sola dön, müze sağındadır.)
Karşılaştırma kalıpları: -er, more, as ... as
B1’de temel karşılaştırma üç kalıptır. Kısa sıfat: bigger than (daha büyük). Uzun sıfat: more crowded than (daha kalabalık). Eşitlik: as modern as (kadar modern). Olumsuz eşitlik: not as cheap as (kadar ucuz değil). Telaffuz: bigır dan / mo kroudıd dan / ez modern ez / not ez çip ez. Düzensizler B1’de yeter: good – better – the best, bad – worse – the worst, far – farther / further. Türkçedeki “-den daha” kalıbı İngilizcede than ister, from değil.
Somut metin: Ankara is smaller than Istanbul, but it is the capital. Public transport in Istanbul is more varied than in many smaller cities. Izmir is not as busy as Istanbul, so the traffic is better. (Ankara, İstanbul’dan daha küçüktür ama başkenttir. İstanbul’da toplu taşıma birçok küçük kente göre daha çeşitlidir. İzmir, İstanbul kadar hareketli değildir, bu yüzden trafik daha iyidir.) Telaffuz: smolır dan / dı kepitıl / mo veerid / not ez bizi ez. Gerekçe bağla: because (çünkü), so (bu yüzden), but (ama). B1’de although (rağmen) da yeter: Although Istanbul is more expensive, many students still prefer it. (İstanbul daha pahalı olsa da birçok öğrenci yine onu tercih eder.)
Örnek
Boşluk doldurma çözümü: The tram is faster than the bus, but the metro is the fastest. (Tramvay otobüsten daha hızlıdır ama metro en hızlısıdır.) This street is less noisy than the main road. (Bu sokak ana yoldan daha az gürültülüdür.) Yanlış: more faster. Doğru tek karşılaştırma ekidir.
Kent yaşamı ve ulaşım sözcükleri
B1 sözcük setini abartmadan tut: city centre (şehir merkezi), suburb (banliyö), crowded (kalabalık), quiet (sessiz), historic (tarihi), modern (modern), traffic jam (trafik sıkışıklığı), public transport (toplu taşıma), metro / underground (metro), tram (tramvay), ferry (vapur), bike lane (bisiklet yolu), pedestrian (yaya). Telaffuz: siti sentır / sabörb / kroudıd / kvayıt / historik / trafik cem / pablik transpoort / metro / trem / feri / bayk leyn / pıdestriın. Araçla gitme kalıbı by ister: by bus, by metro, by tram, on foot (otobüsle, metroyla, tramvayla, yürüyerek). Türkçe “otobüsle” sıklıkla yanlışlıkla with bus olur; B1’de bunu düzelt.
Kısa karşılaştırma metni: In my city there are buses and a metro. The metro is more reliable than the bus in rush hour. I usually go to school on foot because I live near the centre. The ferry is slower than the metro, but it is more relaxing. (Kentimde otobüs ve metro var. Yoğun saatte metro otobüsten daha güvenilirdir. Merkeze yakın oturduğum için okula genellikle yürüyerek giderim. Vapur metrodan daha yavaştır ama daha dinlendiricidir.) Telaffuz: der a buses / mo rilaybıl / raş avır / on fut / slouvır / mo rilaksing. rush hour (yoğun saat) B1’de kalmalı; daha teknik kent planlama terimleri bu düzeyin dışındadır.
Örnek
Mini diyalog: A: How do you go to the city centre? B: I go by metro. It is cheaper and faster than a taxi. (A: Şehir merkezine nasıl gidersin? B: Metroyla giderim. Taksiden daha ucuz ve daha hızlıdır.) Telaffuz: hav du yu gou / bay metro / çipır end fastır dan ı taksi.
Yol tarifi: sor, tarif et, teyit et
Yol sorma kalıpları nazik ve kısa tutulur. Excuse me, how can I get to the museum? (Affedersiniz, müzeye nasıl gidebilirim?) Could you tell me the way to the bus station? (Otogara giden yolu söyler misiniz?) Is it far from here? (Buradan uzak mı?) Telaffuz: ekskyuz mi / hav kın ay get tu dı müziım / kud yu tel mi dı vey / iz it far from hir. Cevapta yönler: go straight on (düz git), turn left / turn right (sola dön / sağa dön), take the second turning on the left (soldan ikinci sokağı al), it’s on your left / right (solunda / sağında), opposite (karşısında), next to (bitişiğinde), between (arasında), at the traffic lights (trafik ışıklarında), go past the bank (bankayı geç). Türkçe kaynaklı hata: turn to left değil, turn left.
Mesafe ve süre B1’de yuvarlanır: It’s about ten minutes on foot. (Yürüyerek yaklaşık on dakika.) It’s not far. You can walk. (Uzak değil. Yürüyebilirsin.) Anlamadıysan teyit et: Sorry, could you say that again? (Pardon, tekrar söyler misiniz?) So I turn right at the lights, then go straight on? (Yani ışıklarda sağa dönüp sonra düz mü gideceğim?) Telaffuz: ıbaut ten minits on fut / sori kud yu sey dat ıgen. Harita uygulaması olsa bile yerli kişi bazen kısayol tarif eder; bu yüzden kulak ve ağız alıştırması şarttır.
Örnek
Tam tarif: From the hotel, go straight on for two hundred metres. Turn left at the traffic lights. Go past the supermarket. The metro station is opposite the park, next to the café. (Otelden iki yüz metre düz git. Trafik ışıklarında sola dön. Süpermarketi geç. Metro istasyonu parkın karşısında, kafenın bitişiğindedir.) Telaffuz: tu handrıd mitız / tön left / gou past / opızit dı park / nekst tu dı kafe.
Uygulama metni: iki kenti karşılaştır, sonra yol ver
Karşılaştırma ile yol tarifini tek görevde birleştir. Önce genel resim, sonra gerekçe, en sonda tariftir. Model: Istanbul is larger and more crowded than Izmir. There is more traffic, but public transport is better: metro, buses, trams and ferries. Izmir is smaller and quieter. The air feels cleaner, and you can walk more in the centre. (İstanbul, İzmir’den daha büyük ve daha kalabalıktır. Daha çok trafik vardır ama toplu taşıma daha iyidir: metro, otobüs, tramvay ve vapur. İzmir daha küçük ve daha sessizdir. Hava daha temiz gelir ve merkezde daha çok yürüyebilirsin.) Telaffuz: larçır / mo kroudıd / pablik transpoort iz betır / smolır end kvayitır / klinır. Nüfus sayısı uydurma; nitel karşılaştırma B1 için yeter ve daha güvenlidir.
İkinci adım, dinleyiciyi bir noktadan diğerine götürmektir. If you arrive at Izmir bus station and want to go to the seaside, take the metro to Konak, then walk down to the water. Go straight on, turn right at the big square, and the promenade is in front of you. (İzmir otogarına varıp sahile gitmek istersen Konak’a metroya bin, sonra suya doğru yürü. Düz git, büyük meydanda sağa dön, yürüyüş yolu karşındadır.) Telaffuz: ıf yu ırayv / teyk dı metro / wok daun / in frant ov yu. Görevi bitirmek için bir tercih cümlesi ekle: I prefer Izmir because it is less stressful, but Istanbul is more exciting. (Daha az stresli olduğu için İzmir’i tercih ederim ama İstanbul daha heyecanlıdır.)
Örnek
Yazılı çıktı kontrol listesi: en az üç karşılaştırma (bigger than / more ... than / not as ... as), bir gerekçe (because / so), dört yön ifadesi (turn left, go straight on, opposite, next to), bir süre (about ten minutes). Eksikse metni uzatma, kalıbı ekle.
Diyalog, sesli tekrar ve sınıf içi rol
Uygulama ancak tekrar ile kalıcı olur. Önce modeli dinle, sonra gölgele (aynı anda tekrarla), sonra rolleri değiştir. Diyalog: A: Excuse me, I am new here. Is this city more expensive than Ankara? B: Yes, it is a bit more expensive, but the metro is better. A: How can I get to the museum from here? B: Go straight on, take the second turning on the right, and the museum is opposite the park. It is about ten minutes on foot. A: So I turn right after the lights? B: Yes. You cannot miss it. (A: Affedersiniz, buraya yeniyim. Bu kent Ankara’dan daha pahalı mı? B: Evet, biraz daha pahalı ama metro daha iyi. A: Buradan müzeye nasıl gidebilirim? B: Düz git, sağdan ikinci sokağı al, müze parkın karşısında. Yürüyerek yaklaşık on dakika. A: Yani ışıklardan sonra sağa mı dönüyorum? B: Evet. Kaçırmazsın.) Telaffuz: ay em niu hir / ı bit mo ekspensiv / yu kanot mis it.
Tekrar rutini üç turdur. Tur 1: metni olduğu gibi oku. Tur 2: kent adlarını değiştir (Istanbul / Izmir / Ankara). Tur 3: hedefi değiştir (station, hospital, cinema, hotel). Eşli çalışmada biri bilerek hızlı konuşsun, diğeri Could you say that again, please? desin. Sınıf dışında aynı diyalogu ses kaydına alıp kendi telaffuzunla karşılaştır. Amaç ezber şiir değil, kalıpları ağızda hazır tutmaktır.
Örnek
Değiştirme örneği: How can I get to the hospital? yerine Could you tell me the way to the cinema? (Sinemaya giden yolu söyler misiniz?) Cevabı aynı iskelete oturt: düz git, dön, geç, karşında / bitişiğinde. Telaffuz: kud yu tel mi dı vey tu dı sinıma.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Türkçedeki “-den daha” yüzünden Istanbul is bigger from Ankara demek. Doğrusu: Karşılaştırmada than kullanılır: Istanbul is bigger than Ankara. from yer veya çıkış bildirir, karşılaştırma bağlacı değildir.
- Yanlış: more bigger, more faster gibi çift karşılaştırma. Doğrusu: Kısa sıfatta yalnızca -er, uzun sıfatta yalnızca more vardır. bigger, faster, more crowded, more expensive doğrudur.
- Yanlış: Yön tarifinde turn to left / turn to right ve araçta with bus. Doğrusu: turn left, turn right denir; to konmaz. Ulaşımda by bus, by metro, on foot kullanılır.
- Yanlış: Soru kalıbını Türkçe sırayla kurmak: How I can go to museum? Doğrusu: Yardımcı fiil öznenin önüne gelir ve artikeli unutma: How can I get to the museum? go to yerine yol sormada get to daha doğaldır.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta (B2) karşılaştırma yalnızca bigger than ile bitmez; whereas, however, on the other hand ile avantaj-dezavantaj yazısı yazılır. Yol tarifi çok adımlı ve koşullu olur: If you miss the tram, take the bus number five. Kent sorunları (konut, kirlilik, konjestiyon) daha soyut sözcüklerle tartışılır. Şimdilik B1 görevinde kal: üç net karşılaştırma, bir anlaşılır tarif, sesli tekrar.
Özet
B1’de iki kenti than, more ve as ... as ile karşılaştırır, ulaşımı by ve on foot ile anlatır, yolu turn left, go straight on, opposite ile tarif edersin. Türkçe kaynaklı tuzaklar from, with bus ve turn to left kalıplarıdır; bunları şimdi düzelt. Görevi bitirmek için modeli sesli tekrarla, kent ve hedef adlarını değiştir, aynı iskeleti başka bir sokakta yeniden kullan.