QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Okuma-dinleme: Yemek tarifi ve restoran değerlendirmesi

Yabancı Diller · İngilizce B1 · Beslenme ve Günlük Tercihler
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Açık günlük İngilizceyle yazılmış bir yemek tarifi ile kısa bir restoran değerlendirmesini okuyup dinleyerek sırayı, ölçüleri ve görüş-gerekçe bağını B1 düzeyinde yakalayabilirsiniz.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Neden tarif ve restoran yorumu okuruz?

Görseldeki sahne bir ev mutfağı mı yoksa bir restoran mı ve sizce insanlar ne konuşuyor?

CEFR B1 can-do şudur: tanıdık konularda açık standart girdinin ana noktalarını anlarsınız. Yemek tarifi ve restoran yorumu tam bu alandır. recipe (re-sı-pi) tarif, review (ri-vyu) ise kısa değerlendirmedir. Bu metinler sıra bağlaçları, ölçü sözcükleri ve görüş sıfatları için doğal bir bağlamdır.

Günlük hayatta şöyle bir cümle çıkar: This cafe is near the school and the sandwiches are fresh. (Bu kafe okula yakın ve sandviçler taze.) Telaffuz: cafe (ka-fey), sandwich (send-viç), fresh (freş). Tarif yalnızca mutfakta işe yaramaz; aynı dil alışveriş listesinde ve siparişte de karşınıza çıkar.

Örnek

A: Do you want to eat out tonight? (A: Bu gece dışarıda yemek ister misin?) eat out (it avt) dışarıda yemek yemektir. B: Yes. I know a small restaurant. The fish is good and it is not expensive. (B: Evet. Küçük bir restoran biliyorum. Balık güzel ve pahalı değil.)

Bir tarifi adım adım okumak

B1 tarifi üç parçalıdır: başlık ve süre, ingredients (in-gri-di-yınts) yani malzemeler, instructions (in-strak-şınz) yani yapılış. two tomatoes (tu tı-ma-touz) sayılabilir; some oil (sam oyl) ve a little salt (ı lit-ıl solt) sayılamaz. water, flour (fla-ır) ve rice (rays) da sayılamayan isimlerdir.

Yapılışta sıra ve eylem birlikte gelir. First, wash the vegetables. (Önce sebzeleri yıka.) Then chop the onions and fry them in a little oil. (Sonra soğanları doğra ve az yağda kızart.) After that add the tomatoes and cook for ten minutes. Finally, serve it hot. (Ardından domatesleri ekle, on dakika pişir ve sıcaktan servis et.) Eylemler wash (voş), chop (çap), fry (fray), add (ed), serve (sörv) B1 tavanındadır.

Örnek

Easy tomato pasta. (Kolay domatesli makarna.) You need pasta, two tomatoes, some oil and a little salt. (Makarna, iki domates, biraz yağ ve az tuz gerekir.) Boil the pasta. Cut the tomatoes. Mix them with oil and salt. Serve with cheese if you like. (Makarnayı kaynat. Domatesleri kes. Yağ ve tuzla karıştır. İstersen peynirle servis et.) boil (boyl), mix (miks), cheese (çiz).

Restoran değerlendirmesini parçalara ayırmak

Bu restoran görseline bakınca fiyat, servis veya yemek hakkında ne tahmin edersiniz?

Kısa bir yorum dört başlığa dokunur: yemek, servis, fiyat ve ortam. The food is delicious but the service is slow. (Yemek nefis ama servis yavaş.) The restaurant is crowded in the evening. (Restoran akşamları kalabalık.) Prices are OK for students. (Fiyatlar öğrenciler için uygun.) Telaffuz: delicious (dı-li-şıs), crowded (krav-did).

Gerekçe B1'in kalbidir. I recommend this place because the staff is friendly. (Personel samimi olduğu için burayı tavsiye ederim.) I don't recommend it because the soup was cold. (Çorba soğuktu, tavsiye etmem.) Karşılaştırma da sık çıkar: This cafe is cheaper than the hotel restaurant. (Bu kafe otel restoranından daha ucuz.) cheaper than (çi-pır zen); yorumda good, nice, terrible (te-rı-bıl) ve great (greyt) yeter.

Örnek

I went to Green Garden last Saturday. I ordered a salad and grilled chicken. The chicken was tasty and the salad was fresh. The waiter was polite. It was a bit noisy but I had a good time. I will go there again. (Geçen cumartesi Green Garden'a gittim. Salata ve ızgara tavuk sipariş ettim. Tavuk lezzetli, salata taze idi. Garson nazikti. Biraz gürültülüydü ama iyi vakit geçirdim. Tekrar gideceğim.) ordered (or-dırd), grilled (grild), waiter (vey-tır), noisy (noy-zi).

Farklı kültürlerden yemekler ve nazik sorular

Bir arada sunulan yemeklerden hangilerini tanıyorsunuz ve hangisini denemek isterdiniz?

Uluslararası menü B1 tavanını aşmaz: soup, salad, rice, meat, fish, vegetables, dessert (dı-zört). dessert tatlıdır; desert çöldür. I'd like to try something vegetarian. (Vejetaryen bir şey denemek isterim.) I'd like (ayd layk) nazik istektir. Is this dish spicy? (Bu yemek acı mı?) spicy (spay-si).

Dünyada dil sınıflarında uluslararası yemek günleri yaygındır çünkü kelime somut, kültür görünür. A: What do you usually have for lunch? (Öğle yemeğinde genellikle ne yersin?) B: I usually have rice and vegetables. Sometimes I eat fish. (Genellikle pirinç ve sebze yerim. Bazen balık yerim.) Güvenlik cümleleri de B1'dedir: I don't eat meat. (Et yemem.) I'm allergic to nuts. (Kuruyemişe alerjim var.) allergic (ı-lör-cik).

Örnek

A: Are you ready to order? (Sipariş vermeye hazır mısınız?) B: Yes. I'd like the vegetable soup and a small salad, please. (Evet. Sebze çorbası ve küçük bir salata istiyorum lütfen.) A: Would you like some bread? (Biraz ekmek ister misiniz?) B: Yes, please. And a glass of water. (Evet, lütfen. Bir de bir bardak su.) Kalıp: I'd like ... please, a glass of water (ı glas ov vo-tır).

Dinleme: ölçü, süre ve uyarıları yakalamak

Tadım etkinliğinde konuşan kişi sizce yemeği mi tarif ediyor yoksa yorum mu yapıyor?

Dinlemede her sözcüğü yazmak gerekmez; sayı, süre ve uyarı yeter. Sık duyulanlar: two hundred grams (tu han-dırd grams), for twenty minutes (for twen-ti mi-nits), Don't touch the pan. It's hot. (Tavaya dokunma. Sıcak.) Don't forget the salt. (Tuzu unutma.) Don't artı fiil hem güvenlik hem sıradır; pan (pen) tavadır.

Yorum dinlerken vurgu çoğu zaman sıfattadır: really good, too salty (tu sol-ti) fazla tuzlu, not bad (nat bed) fena değil. too burada aşırı demektir; Türkçe de/da değildir. The cake was too sweet for me. (Pasta benim için fazla tatlıydı.) Öğrenci yemeği ve sorunu not eder; bu, doğru-yanlış dinleme sorularının temelidir.

Örnek

Öğretmen okur: Hi, I'm making soup. First, I cut two potatoes and one onion. Then I cook them in water for fifteen minutes. After that I add some salt. Don't add too much salt. Finally I serve the soup with bread. (Çorba yapıyorum. Önce iki patates ve bir soğan keserim. Sonra suda on beş dakika pişiririm. Biraz tuz eklerim. Çok tuz ekleme. Çorbayı ekmekle servis ederim.) Sorular: Kaç patates var? Süre ne kadar? Uyarı nedir?

Kendi kısa tarifini ve yorumunu üretmek

Uluslararası bir tadım masasında hangi yemeği tarif eder veya hangisi hakkında yorum yazarsınız?

Üretim can-do'su şudur: çok kısa bir tarif yazabilir veya üç-dört cümlelik yorum verebilirsiniz. Yesterday I cooked pasta for my family. It was easy and cheap. (Dün ailem için makarna pişirdim. Kolaydı ve ucuzdu.) Yorum modeli: The new cafe near the park is great. I had a sandwich. It was fresh. I recommend it. (Parkın yanındaki yeni kafe harika. Sandviç yedim. Taze idi. Tavsiye ederim.)

Sözlü paylaşımda sınırlı sözvarlığı yeter. In my opinion, homemade food is healthier than fast food. (Bence ev yemeği fast food'dan daha sağlıklıdır.) homemade (houm-meyd), healthier than (hel-ti-ır zen). Karşı görüş: I don't agree. Fast food is fine sometimes when you are busy. (Katılmıyorum. Meşgulken fast food bazen iyidir.) I don't agree (ay dount ı-gri) doğrudur; I am agree yanlışır.

Örnek

My favourite breakfast is bread, cheese and tea. It is simple and I eat it every morning. On Sundays I sometimes make pancakes. First I mix flour, milk and one egg. Then I cook them in a pan. They are sweet and I eat them with honey. (En sevdiğim kahvaltı ekmek, peynir ve çaydır. Basittir ve her sabah yerim. Pazarları bazen krep yaparım. Un, süt ve bir yumurta karıştırırım. Tavada pişiririm. Tatlıdır, balla yerim.) favourite (fey-vı-rıt), pancakes (peyn-keyks), honey (ha-ni).

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: recipe ile receipt aynı sanmak Doğrusu: recipe (re-sı-pi) yemek tarifidir; receipt (ri-sit) fiştir. Hesabı isterken Can I have the bill, please? (Hesabı alabilir miyim lütfen?) denir.
  • Yanlış: I am agree veya I very like this food demek Doğrusu: Doğrusu I agree ve I really like this food veya I like this food very much tir. very fiilin hemen önüne gelmez.
  • Yanlış: Her yiyeceği saymak: two breads, a water Doğrusu: bread, water, rice ve oil sayılamaz. some bread, two slices of bread, a glass of water kullanılır.
  • Yanlış: cooker ile aşçı demek Doğrusu: cooker çoğu zaman ocak veya fırın cihazıdır. Kişi için cook veya restoranda chef (şef) denir. I am a good cook. (İyi yemek yaparım.)
  • Yanlış: Tarifte her cümleyi you must ile yazmak Doğrusu: B1 tariflerde kısa emir yeter: Cut the onions. Add some salt. Uzun edilgen cümleler bir üst düzeyin işidir.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta (B2) tariflerde edilgen yapı ve daha uzun malzeme listeleri belirir. Restoran metinlerinde ima edilen eleştiri ve yazarın tutumu okunur; yalnızca good veya bad yetmez. Öğrenci yemek blogu ve kısa röportaj dinler, görüşünü örnekleyerek tartışır. Daha ince tat sözcükleri o düzeye bırakılır.

Özet

B1 öğrencisi açık bir tarifi sıra, ölçü ve temel pişirme fiilleriyle; kısa bir restoran yorumunu yemek, servis, fiyat ve ortam başlıklarıyla anlar. Görüş-gerekçe kalıpları hem okuma-dinlemede hem üretimde işe yarar. Türkçeden geçen recipe/receipt, sayılamayan isimler ve I am agree türü hatalar düzelince menü, video tarif ve kafe sohbeti yönetilebilir hale gelir.

Örnek sorular

1. Which ingredient is NOT usually found in a vegetable salad?
  1. Chicken
  2. Lettuce
  3. Tomato
  4. Cucumber
Cevabı göster
Doğru cevap: Chicken
Chicken is not a common ingredient in a vegetable salad, while lettuce, tomato, and cucumber are typical.
2. According to a restaurant review, what does 'service was slow' mean?
  1. The food arrived late.
  2. The food was delicious.
  3. The restaurant was crowded.
  4. The prices were high.
Cevabı göster
Doğru cevap: The food arrived late.
'Service was slow' means that customers had to wait a long time for their food.
3. Which kitchen tool do you need to mix cake ingredients?
  1. Whisk
  2. Knife
  3. Peeler
  4. Grater
Cevabı göster
Doğru cevap: Whisk
A whisk is used to mix or beat ingredients, especially for cakes.
4. What does 'The prices are reasonable' mean in a restaurant review?
  1. The food is not expensive.
  2. The food is not tasty.
  3. The restaurant is far away.
  4. The service is bad.
Cevabı göster
Doğru cevap: The food is not expensive.
'Reasonable prices' means the food is affordable and not costly.
5. In a recipe, what does 'a cup of milk' mean?
  1. A specific amount of milk measured by a cup.
  2. A glass of milk.
  3. A bottle of milk.
  4. A spoon of milk.
Cevabı göster
Doğru cevap: A specific amount of milk measured by a cup.
'A cup of milk' refers to a standard measuring cup, not just any cup or glass.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Günlük konuşma: Restoranda sipariş verme ve tercih belirtmeUygulama: Menü tasarla, sipariş diyaloğu yap ve tekrar et ›