B1 öğrencisi günlük yiyecek, içecek ve beslenme tercihlerini basit cümlelerle anlatır, sorar ve gerekçelendirir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Günlük öğünler ve yeme alışkanlıkları
Dünyada dil derslerinde yiyecek konusu neredeyse her zaman erken ünitelerdendir; çünkü herkes yer ve içer, konu evrenseldir. CEFR B1 can-do hedefi şudur: günlük yeme alışkanlığını anlatabilir ve başkasınınkini sorabilirsin. İngilizcede üç ana öğün vardır: breakfast (brek-fıst) kahvaltı, lunch (lanç) öğle yemeği, dinner (dinır) akşam yemeği. Ara öğün için snack (snek) denir.
Alışkanlık cümlesi geniş zaman ve sıklık zarfı ister. I always have breakfast at home. (Ay olveyz hev brek-fıst et houm.) Her zaman kahvaltıyı evde yaparım. She sometimes skips lunch. (Şi samtaymz skips lanç.) O bazen öğle yemeğini atlar. We never eat a heavy dinner. (Vi nevır it ı hevi dinır.) Asla ağır bir akşam yemeği yemeyiz. Türkçede kahvaltı yapmak deriz; İngilizcede öğünü yemek için çoğu zaman have breakfast (hev brek-fıst) veya eat breakfast (it brek-fıst) kullanılır. make breakfast (meyk brek-fıst) ise kahvaltıyı hazırlamak demektir. Sıklık zarfları fiilden önce gelir: always (olveyz), usually (yujuıli), often (ofın), sometimes (samtaymz), rarely (reırli), never (nevır).
Örnek
Kısa diyalog: What do you usually have for breakfast? (Vat du yu yujuıli hev for brek-fıst?) Kahvaltıda genellikle ne yersin? I usually have cheese, olives and tea. Sometimes I eat eggs. (Ay yujuıli hev çiz, olivz end ti. Samtaymz ay it egz.) Genellikle peynir, zeytin ve çay alırım. Bazen yumurta yerim. I never skip breakfast because it is important. (Ay nevır skip brek-fıst bikoz it iz impörtınt.) Kahvaltıyı asla atlamam çünkü önemlidir.
Yiyecek grupları ve temel kelime dağarcığı
B1 düzeyinde yiyecekler gruplarla öğrenilir; bu yöntem birçok ülkede lexical set olarak kullanılır. Meyve fruit (frut), sebze vegetables (vecıtıbılz), et meat (mit), balık fish (fiş), süt ürünleri dairy (deıri), tahıl grains (greynz) ve kuruyemiş nuts (nats) temel kümelerdir. Somut örnekler B1 sınırını aşmaz: apple (epıl) elma, banana (bınanə) muz, orange (orınc) portakal, carrot (kerıt) havuç, tomato (tımeitou) domates, potato (pıteitou) patates, chicken (çikin) tavuk eti, beef (bif) sığır eti, rice (rays) pirinç, bread (bred) ekmek, cheese (çiz) peynir, egg (eg) yumurta.
İngilizcede hayvan adı ile et adı bazen farklıdır: cow (kau) inek, beef (bif) sığır eti; pig (pig) domuz, pork (pork) domuz eti. Bu ayrım Norman döneminde Fransızcanın etkisiyle yerleşmiştir. Genel konuşurken fruit ve bread çoğu zaman sayılamaz kabul edilir: I eat fruit every day. (Ay it frut evri dey.) Her gün meyve yerim. Tek bir elma için an apple (ın epıl) denir. vegetables ise genellikle çoğul kullanılır: Eat more vegetables. (It mor vecıtıbılz.) Daha çok sebze ye. Tad kelimeleri tercihi anlatır: sweet (svit) tatlı, salty (solti) tuzlu, sour (sauır) ekşi, bitter (bitır) acı-kekre, spicy (spaysi) baharatlı.
Örnek
Sınıf örneği: My favourite fruit is an apple. I also like bananas. I eat vegetables with lunch. I do not eat much meat. (May feyvırıt frut iz ın epıl. Ay olsa laik bınanız. Ay it vecıtıbılz vid lanç. Ay du not it maç mit.) En sevdiğim meyve elmadır. Muzu da severim. Öğle yemeğinde sebze yerim. Çok et yemem.
İçecekler, açlık-susuzluk ve eat-drink ayrımı
İçecekler günlük rutinin ikinci yarısıdır. water (votır) su, tea (ti) çay, coffee (kofi) kahve, milk (milk) süt, fruit juice (frut cus) meyve suyu, ayran yoksa açıklanır: Türkiye'de ayran için çoğu öğrenci ayran der, İngilizcede bazen yoghurt drink (yogırt drink) denir. Gazlı içecek fizzy drinks (fizi drinkz) veya soda (soudı) B1 için yeterlidir. I drink a lot of water. (Ay drink ı lot ov votır.) Çok su içerim. She does not drink coffee at night. (Şi daz not drink kofi et nayt.) O gece kahve içmez.
Aç ve susuz olmak sıfatla söylenir: I am hungry. (Ay em hangri.) Açım. I am thirsty. (Ay em törsti.) Susadım. Türkçe kaynaklı sık hata, açlığı isim gibi kurmaktır; İngilizcede I have hunger denmez. Yeme ve içme fiili yiyeceğe göre değişir: çorba İngilizcede içilmez, yenir. I eat soup. (Ay it sup.) Çorba yerim. I drink tea. (Ay drink ti.) Çay içerim. Sağlık cümleleri B1'de kısa tutulur: Water is good for you. (Votır iz gud for yu.) Su senin için iyidir. Too many fizzy drinks are bad for your teeth. (Tu meni fizi drinkz ar bed for yor tit.) Çok fazla gazlı içecek dişlerin için kötüdür. too much (tu maç) sayılamaz, too many (tu meni) sayılabilir adlarla gelir.
Örnek
Diyalog: Would you like some tea or water? (Vud yu laik sam ti or votır?) Çay mı su mu istersin? Water, please. I am very thirsty. (Votır, pliz. Ay em veri törsti.) Su lütfen. Çok susadım. I do not drink fizzy drinks. I prefer juice. (Ay du not drink fizi drinkz. Ay prifer cus.) Gazlı içecek içmem. Meyve suyunu tercih ederim.
Taze, dondurulmuş ve organik yiyecekler
Günlük tercihte yiyeceğin nasıl üretildiği de konuşulur. fresh (freş) taze, frozen (frouzın) dondurulmuş, organic (organik) organik, homemade (hoummeyd) ev yapımı, processed food (prosesd fud) işlenmiş gıda B1 kelimeleridir. Fresh fruit is better than frozen fruit, but frozen vegetables are also healthy. (Freş frut iz betır den frouzın frut, bat frouzın vecıtıbılz ar olsa helthi.) Taze meyve dondurulmuş meyveden iyidir ama dondurulmuş sebzeler de sağlıklıdır. Organic food (organik fud) tarım ilacı az kullanılarak üretilmiş yiyecek anlamında günlük dilde geçer; bilimsel ayrıntı bu düzeyin dışındadır.
Birçok ülkede öğretmen gerçek paket, pazar fotoğrafı veya tabak modeli gösterir; eski gıda piramidi yerine bugün sıkça tabak resmi kullanılır. Öğrenci karşılaştırma yapabilir: I buy fresh tomatoes from the market. (Ay bay freş tımeitouz from dı market.) Pazardan taze domates alırım. Frozen peas are cheap and easy. (Frouzın piz ar çip end izi.) Dondurulmuş bezelye ucuz ve kolaydır. My family prefers homemade food to fast food. (May femıli priferz hoummeyd fud tu fast fud.) Ailem ev yemeğini fast fooda tercih eder. prefer ... to ... (prifer ... tu ...) kalıbı B1'in temel tercih yapısıdır; than buraya uymaz.
Örnek
Somut metin: On Sundays we cook at home. We use fresh vegetables and olive oil. We do not buy much processed food. Organic eggs are expensive, but we sometimes buy them. (On sandeyz vi kuk et houm. Vi yuz freş vecıtıbılz end oliv oyl. Vi du not bay maç prosesd fud. Organik egz ar ikspensiv, bat vi samtaymz bay dem.) Pazar günleri evde pişiririz. Taze sebze ve zeytinyağı kullanırız. Çok işlenmiş gıda almayız. Organik yumurta pahalıdır ama bazen alırız.
Markette seçim, miktar ve sipariş kalıpları
Alışveriş konuşması B1 can-do listesinde yer alır: öğrenci basit alışverişi yapabilir, miktar sorabilir, nazikçe isteyebilir. Sayılabilir-sayılamaz ayrımı burada işe yarar. How many apples do you need? (Hau meni epılz du yu nid?) Kaç elmaya ihtiyacın var? How much milk do you want? (Hau maç milk du yu vant?) Ne kadar süt istersin? Ölçü kalıpları somuttur: a kilo of tomatoes (ı kilo ov tımeitouz) bir kilo domates, a bottle of water (ı botıl ov votır) bir şişe su, a loaf of bread (ı louf ov bred) bir somun ekmek, a packet of rice (ı pekit ov rays) bir paket pirinç, a bar of chocolate (ı bar ov çoklıt) bir tablet çikolata.
Seçim cümleleri kısa tutulur. I look for fresh food. (Ay luk for freş fud.) Taze yiyecek ararım. This bread is cheap but not very healthy. (Dis bred iz çip bat not veri helthi.) Bu ekmek ucuz ama pek sağlıklı değil. There is too much sugar in this juice. (Der iz tu maç şugır in dis cus.) Bu meyve suyunda çok fazla şeker var. There are not enough vegetables in my basket. (Der ar not inaf vecıtıbılz in may basket.) Sepetimde yeterince sebze yok. Nazik istek: Can I have a kilo of apples, please? (Ken ay hev ı kilo ov epılz, pliz?) Bir kilo elma alabilir miyim lütfen? I'd like some cheese. (Ayd laik sam çiz.) Peynir istiyorum. I'd like (ayd laik) I would like (ay vud laik) demektir ve I want (ay vant) fiilinden daha kibardır.
Örnek
Market diyaloğu: Can I help you? (Ken ay help yu?) Yardımcı olabilir miyim? Yes, please. I'd like a loaf of bread and some cheese. How much is the milk? (Yes, pliz. Ayd laik ı louf ov bred end sam çiz. Hau maç iz dı milk?) Evet lütfen. Bir somun ekmek ve biraz peynir istiyorum. Süt ne kadar? It is ten liras. We also have fresh yoghurt. (It iz ten lirız. Vi olsa hev freş yogırt.) On lira. Taze yoğurdumuz da var. Great. I do not need sugar today. (Greyt. Ay du not nid şugır tıdey.) Harika. Bugün şekere ihtiyacım yok.
Beslenme tercihleri, gerekçe ve kısa konuşma
Tercih anlatmak B1'in kalbidir. Sevmek-sevmemek: I like fish. (Ay laik fiş.) Balığı severim. I love fruit. (Ay lav frut.) Meyveyi çok severim. I do not like spicy food. (Ay du not laik spaysi fud.) Baharatlı yemeği sevmem. I hate junk food. (Ay heyt cank fud.) Abur cuburu nefret ederim. Daha güçlü olumsuz: I can't stand fizzy drinks. (Ay kent stend fizi drinkz.) Gazlı içeceğe dayanamam. En sevilen için favourite (feyvırıt) kullanılır: My favourite drink is tea. (May feyvırıt drink iz ti.) En sevdiğim içecek çaydır. Karşılaştırarak tercih: I prefer tea to coffee. (Ay prifer ti tu kofi.) Çayı kahveye tercih ederim. İki seçenek arasında: I'd rather eat salad than pizza. (Ayd radır it selıd den pitsı.) Pizzadan ziyade salata yemeyi tercih ederim.
Gerekçe because ile eklenir ve B1 cümlesi tamamlanır. I eat salad because it is healthy. (Ay it selıd bikoz it iz helthi.) Salata yerim çünkü sağlıklıdır. I do not eat nuts because I am allergic to them. (Ay du not it nats bikoz ay em ılorcik tu dem.) Fıstık yemem çünkü onlara alerjim var. I am a vegetarian. I do not eat meat. (Ay em ı vecıteriyın. Ay du not it mit.) Vejetaryenim. Et yemem. Dengeli beslenme kısa tutulur: A balanced diet has fruit, vegetables, grains and some protein. (I belınst dayıt hez frut, vecıtıbılz, greynz end sam proutiin.) Dengeli beslenmede meyve, sebze, tahıl ve biraz protein vardır. Öğrenci kendi gününü anlatabilir: sabah ne yer, öğle ne içer, neden fast food az yer. Bu, dünyada role-play ve mini sunumla öğretilir; amaç ezber liste değil, kendi hayatını hedef dilde kurmaktır.
Örnek
İki kişilik konuşma: Do you like fast food? (Du yu laik fast fud?) Fast food sever misin? Not really. I prefer homemade food. I'd rather cook at home than eat in a restaurant. (Not rili. Ay prifer hoummeyd fud. Ayd radır kuk et houm den it in ı restıront.) Pek değil. Ev yemeğini tercih ederim. Restoranda yemektense evde pişirmeyi tercih ederim. What is your favourite healthy snack? (Vat iz yor feyvırıt helthi snek?) En sevdiğin sağlıklı atıştırmalık nedir? An apple or yoghurt. They are easy and good for me. (In epıl or yogırt. Dey ar izi end gud for mi.) Elma veya yoğurt. Kolaylar ve benim için iyiler.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Açım demek için I have hunger veya I am hunger demek. Doğrusu: Doğrusu I am hungry. (Ay em hangri.) Susuzluk için I am thirsty. (Ay em törsti.) Açlık ve susuzluk İngilizcede sıfattır.
- Yanlış: I prefer pizza than pasta veya I prefer pizza from pasta demek. Doğrusu: Tercih kalıbı prefer A to B (prifer ey tu bi) şeklindedir: I prefer pizza to pasta. (Ay prifer pitsı tu pastı.) I'd rather (ayd radır) ile ise than gelir: I'd rather eat pizza than pasta.
- Yanlış: Çorba için I drink soup; ekmek için breads; et için chickens demek. Doğrusu: İngilizcede çorba yenir: eat soup (it sup). Genel ekmek sayılamaz: bread (bred), a loaf of bread (ı louf ov bred). Hayvan eti çoğul yapılmaz: chicken (çikin) tavuk eti, chickens canlı tavuklar olabilir.
- Yanlış: I very like tea veya I like very tea demek. Doğrusu: Beğenme fiili very ile araya sıkıştırılmaz. I like tea very much. (Ay laik ti veri maç.) veya I really like tea. (Ay rili laik ti.) denir.
- Yanlış: Kahvaltıyı I make breakfast her bağlamda kullanmak; sebzeyi hep tekil vegetable yazmak. Doğrusu: make breakfast hazırlamaktır; yemek için have breakfast veya eat breakfast daha sıktır. Sebze sözcüğü listelerde çoğul gider: vegetables (vecıtıbılz).
Bir adım ileri
Bir sonraki adımda, kabaca B2'de, öğrenci yalnızca ne yediğini değil neden yediğini tartışır. Uzun gerekçe, karşı görüş ve basit tartışma metinleri gelir: vejetaryenlik, gıda israfı, okul menüsü. Tarif metinleri daha uzun okunur; şikayet ve öneri dilbilgisi sipariş konuşmasına eklenir. Kültür karşılaştırması derinleşir: öğün saatleri, baharat, misafir sofrası. Sen şimdi alışkanlık, tercih ve market cümlesini kurabiliyorsan, sonra aynı kelimelerle fikir savunmaya geçersin.
Özet
B1'de yiyecek konusu öğün, grup, içecek, taze-organik ayrımı, market miktarı ve tercih kalıplarından oluşur. Her hedef dil ögesi have breakfast, prefer tea to coffee, I'd rather eat salad gibi kısa, günlük cümlelerle kurulur. Amaç menüde, sohbette ve alışverişte kendini doğru ve nazik anlatmaktır.