B1 öğrencisi doktor randevusu alabilir, belirtilerini kısa cümlelerle anlatabilir ve günlük sağlık tavsiyesini anlayıp uygulayabilir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Konunun yeri, tarihçesi ve can-do hedefleri
Dünyada yabancı dil derslerinde sağlık ünitesi genellikle günlük ihtiyaçlar başlığı altında öğretilir. CEFR B1 can-do hedefi açıktır: öğrenci I can make a doctor's appointment (ay ken meyk ı doktırz epoyntmınt) diyebilir, belirtilerini anlatabilir ve basit tavsiyeyi anlayabilir. Okulda öğrendiğimiz bu dil, uzun tıp tarihi değil; turizm, göç ve günlük hayatta ayakta kalma İngilizcesi geleneğindendir. Günlük hayatta bu dil telefonla randevuda, bekleme odasında ve muayene odasında işe yarar.
Sağlıklı yaşam görseli yalnızca spor ve sebzeyi değil, dil olarak healthy habits (helti hebits) kalıbını da hatırlatır. B1 sözcükleri şunlardır: appointment (epoyntmınt), patient (peyşınt), nurse (nörs), symptoms (simptıms), advice (advays). Üst düzey tıp terimleri bu seviyede yoktur. Şimdilik kısa ve net cümle yeter; uzun hastalık öyküsü bir sonraki basamaktadır.
Örnek
Can-do örneği: I'd like to make an appointment for tomorrow morning. (ayd layk tu meyk en epoyntmınt for tımorrow morning) Yarın sabah için randevu almak istiyorum.
Doktor randevusu almak
Randevu almak için telefon veya resepsiyon kullanılır. Temel kalıp I'd like to make an appointment (ayd layk tu meyk en epoyntmınt) şeklindedir. Türkçedeki randevu almak fiili İngilizcede take değil make ile kurulur. Resepsiyonist gün ve saat sorar: What day is good for you? (vot dey iz gud for yu) Sizin için hangi gün uygun? Bekleme odası için sözcük waiting room (veyting rum) yeterlidir.
Kısa bir diyalog ezberlemek B1 için yeterlidir. Hasta adını, şikayetini bir cümleyle ve uygun saati söyler. I need to see a doctor. I have a bad headache. (ay nid tu si ı doktır. ay hev ı bed hedeyk) Doktora görünmem lazım. Kötü bir baş ağrım var. Tarih söylerken on Monday at ten (on mandey et ten) kalıbı bu düzeydedir. Geç kalırsanız I'm sorry I'm late (aym sori aym leyt) demeyi unutmayın.
Örnek
Diyalog: Resepsiyonist: Hello, Central Clinic. How can I help you? (helou, sentrıl klinik. hau ken ay help yu) Merhaba, Merkez Klinik. Size nasıl yardımcı olabilirim? Hasta: Hello. I'd like to make an appointment with Doctor Brown, please. (helou. ayd layk tu meyk en epoyntmınt viz doktır braun pliz) Merhaba. Doktor Brown ile randevu almak istiyorum lütfen. Resepsiyonist: Is Thursday at three o'clock OK? (iz tırzdey et triı oklok okey) Perşembe saat üç uygun mu? Hasta: Yes, that's fine. Thank you. (yes, zets fayn. tenk yu) Evet, uygun. Teşekkürler.
Muayenede belirtileri anlatmak
Muayene odasında doktor önce sorar: What's the matter? (vots dı medır) veya How do you feel? (hau du yu fil) Sorun nedir? / Nasıl hissediyorsun? B1 öğrencisi organ ve belirti sözcüklerini bilir: headache (hedeyk), stomachache (stamıkeyk), sore throat (sor trot), cough (kof), fever (fivır), cold (kould). Kalıp I have a headache (ay hev ı hedeyk) veya My head hurts (may hed hörts) şeklindedir. Süre sormak için How long have you had this? (hau long hev yu hed zis) Ne zamandır bu sende var? kullanılır; cevap since yesterday (sins yestırdey) veya for two days (for tu deyz) olabilir.
Doktor bazen vücut dilini de kullanır: Open your mouth, please. (oupın yor maut pliz) Ağzını aç lütfen. Take a deep breath. (teyk ı dip bret) Derin nefes al. Hasta net ve kısa konuşmalıdır. It hurts when I swallow. (it hörts ven ay svalou) Yutkununca acıyor. Abartılı veya çok teknik sözcük B1 hedefini aşar. Amaç, doktorun sizi anlamasıdır; roman yazmak değildir.
Örnek
Diyalog: Doktor: Good morning. What's the problem today? (gud morning. vots dı problem tıdey) Günaydın. Bugün sorun nedir? Hasta: I have a sore throat and a cough. I also have a fever. (ay hev ı sor trot end ı kof. ay olso hev ı fivır) Boğazım ağrıyor ve öksürüğüm var. Ayrıca ateşim var. Doktor: How long have you had these symptoms? (hau long hev yu hed diz simptıms) Bu belirtilerin ne zamandır var? Hasta: For three days. (for tri deyz) Üç gündür.
Klinikte hemşireyle konuşmak
Birçok klinikte önce hemşire sizi karşılar. Hemşire nurse (nörs), tansiyon blood pressure (blad preşır), ateş temperature (temprıçır) sözcükleri B1 içindedir. Hemşire diyebilir: Please sit down. I need to check your temperature. (pliz sit daun. ay nid tu çek yor temprıçır) Lütfen otur. Ateşine bakmam lazım. Hasta da sorabilir: Is it high? (iz it hay) Yüksek mi? Kısa cevaplar yeter: A little. (ı litıl) Biraz.
Hemşire bazen kilo, boy veya alerji sorar. Are you allergic to any medicine? (ar yu alörcik tu eni medisin) Herhangi bir ilaca alerjin var mı? Cevap No, I'm not. (nou aym not) veya Yes, I am allergic to penicillin. (yes ay em alörcik tu penisilin) olabilir. Penisilin sözcüğü okulda sık geçer; uydurma ilaç adları kullanmayın. Hemşire yön tarif de eder: Please wait here. The doctor will see you soon. (pliz veyt hir. dı doktır vil si yu sun) Lütfen burada bekleyin. Doktor sizi yakında görecek.
Örnek
Somut olay: Ali beklerken hemşire gelir. Hemşire: Can I have your name, please? (ken ay hev yor neym pliz) Adınızı alabilir miyim lütfen? Ali: Ali Yılmaz. Hemşire: Please put this under your tongue. (pliz put zis andır yor tang) Lütfen bunu dilinin altına koy. Ali: OK. Is my temperature high? (okey. iz may temprıçır hay) Tamam. Ateşim yüksek mi? Hemşire: It's 38. You should see the doctor now. (its tırti eyt. yu şud si dı doktır nau) Otuz sekiz. Şimdi doktora görünmelisin.
Doktordan sağlık tavsiyesi almak
Tavsiye için B1'in temel kipı should (şud) ve shouldn't (şudınt) tir. You should drink a lot of water. (yu şud drink ı lot ov votır) Bol su içmelisin. You shouldn't go to school today. (yu şudınt gou tu skul tıdey) Bugün okula gitmemelisin. have to (hev tu) zorunluluk bildirir: You have to take this medicine twice a day. (yu hev tu teyk zis medisin tvays ı dey) Bu ilacı günde iki kez almalısın. rest (rest) dinlenmek, stay in bed (stey in bed) yatakta kalmak, eat healthy food (it helti fud) sağlıklı yiyecek yemek sık geçer.
Doktor bazen reçete verir: prescription (priskripşın). Take one pill after meals. (teyk van pil aftır milz) Yemeklerden sonra bir hap al. Eczanede aynı cümleyi gösterebilirsiniz. Sağlıklı yaşam tavsiyesi hastalık dışında da kullanılır: You should exercise three times a week. (yu şud eksırsayz tri taymz ı vik) Haftada üç kez spor yapmalısın. Don't eat too much sugar. (dount it tu maç şugır) Çok şeker yeme. Bu cümleler hem klinik hem günlük sohbet için yeterlidir.
Örnek
Diyalog: Doktor: You have a cold. It isn't serious. (yu hev ı kould. it izınt siriıs) Nezlen var. Ciddi değil. Hasta: What should I do? (vot şud ay du) Ne yapmalıyım? Doktor: You should rest and drink tea with lemon. You shouldn't play football this week. (yu şud rest end drink ti viz lemın. yu şudınt pley futbol zis vik) Dinlenmeli ve limonlu çay içmelisin. Bu hafta futbol oynamamalısın. Hasta: Do I need medicine? (du ay nid medisin) İlaç lazım mı? Doktor: Yes. Take this twice a day after meals. (yes. teyk zis tvays ı dey aftır milz) Evet. Bunu günde iki kez yemekten sonra al.
Türkçe kaynaklı sık hatalar
Türkçe düşünüp İngilizce konuşmak bu konuda çok hata üretir. En sık yanlış take an appointment demektir; doğrusu make an appointment (meyk en epoyntmınt) tir. İkinci sık hata artikelsiz hastalık adıdır: I have headache yanlış, I have a headache (ay hev ı hedeyk) doğrudur. Aynı kural a cold, a cough, a fever için de geçerlidir. advice sayılamaz; advices denmez, some advice (sam advays) denir.
Ağrı anlatırken I am pain veya I have pain my head kalıpları yanlıştır. Doğrusu I have a pain in my head veya daha doğal My head hurts (may hed hörts) şeklindedir. I am sick hasta olmak anlamına gelebilir ama mide bulantısı için İngilizler çoğu zaman I feel sick (ay fil sik) der. Doktora gitmek go to doctor değil go to the doctor's (gou tu dı doktırz) tir. Bu hataları bilinçli düzeltmek, akıcı görünmekten daha önemlidir.
Örnek
Düzeltme örneği: Yanlış: I take appointment because I am pain in stomach. Doğru: I need to make an appointment because my stomach hurts. (ay nid tu meyk en epoyntmınt bikoz may stamık hörts) Randevu almam lazım çünkü midem ağrıyor.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Randevu için take an appointment demek Doğrusu: İngilizcede kalıp make an appointment şeklindedir. Take usedilmez.
- Yanlış: I have headache veya I have cold demek Doğrusu: Çoğu hastalık adının başında a gelir: I have a headache, I have a cold.
- Yanlış: Doktor advices verdi demek Doğrusu: Advice sayılamaz bir addır. Some advice veya a piece of advice denir; çoğulu advices değildir.
- Yanlış: I am pain veya I have pain my arm demek Doğrusu: Doğrusu My arm hurts veya I have a pain in my arm kalıbıdır. Am pain kullanılmaz.
- Yanlış: Go to doctor demek Doğrusu: Konuşma dilinde go to the doctor's denir. The ve iyelik eki unutulmamalıdır.
Bir adım ileri
Bir üst düzeyde öğrenci daha uzun hastalık öyküsü anlatır, geçmişteki ameliyat veya alerjileri bağlaçlarla birleştirir. Sigorta, uzman hekim ve tahlil sonucu gibi konular B2 sözcük dağarcığına girer. Should yerine had better, ought to ve if you rest, you will feel better gibi koşullu cümleler çoğalır. Siz şimdilik randevu, belirti ve kısa tavsiyeyi sağlam tutun; karmaşık tıp metinleri sonraki basamağın işidir.
Özet
B1 öğrencisi make an appointment, I have a headache ve you should rest gibi kalıplarla klinikte işini görebilir. Her İngilizce sözcük ve cümle hedef dil etiketinde, telaffuz Türkçe harflerle verilmiştir. Türkçeden gelen take an appointment, artikelsiz hastalık adı ve advice çoğulu gibi hatalar bilinçli çalışılarak düzeltilir.