Vücut bölümlerini adlandırmak, yaygın hastalıkları basitçe anlatmak ve sağlıklı yaşam için A2 düzeyinde öneri vermek günlük iletişimde sizi güçlendirir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Vücut bölümleri: neren ağrıyor?
CEFR A2 can-do hedefi şudur: vücut bölümlerini adlandırabilir ve neresinin ağrıdığını basit cümleyle söyleyebilirsiniz. Dünyada bu konu çoğunlukla resimli kartlar, şarkılar ve Touch your head! (Taç yor hed!) gibi komut oyunlarıyla öğretilir çünkü kelimeler somut ve görünürdür. Günlük hayatta revirde, sporda, ayakkabı alırken veya bir düşme sonrası What's wrong? (Vats rong?) sorusu bu dağarcığı çağırır. Dil öğretiminde beden sözcükleri en eski konulardandır; önce işaret edilir, sonra cümleye bağlanır.
Temel sözcükler şunlardır: head (hed) baş, eye (ay) göz, ear (iır) kulak, nose (noz) burun, mouth (mauth) ağız, tooth (tuuth) diş ve çoğul teeth (tiith), neck (nek) boyun, shoulder (şoldır) omuz, arm (arm) kol, hand (hend) el, finger (fingır) parmak, chest (çest) göğüs, stomach (stamık) mide, back (bek) sırt, leg (leg) bacak, knee (ni) diz, foot (fut) ayak ve çoğul feet (fiit). Kalıplar: This is my arm. (Dis iz may arm.) Bu benim kolum. I have two hands. (Ay hev tu hends.) İki elim var. Ağrı için iki yol vardır: My knee hurts. (May ni hörts.) Dizim ağrıyor. I have a pain in my back. (Ay hev ı peyn in may bek.) Sırtımda ağrı var.
Kısa diyalog hedef dilde kalır, hemen ardından Türkçesi gelir. A: What's the matter? (Vats dı medır?) Ne oldu? B: My shoulder hurts. (May şoldır hörts.) Omzum ağrıyor. A: I'm sorry. Sit down, please. (Ayım sori. Sit daun, pliiz.) Üzgünüm. Lütfen otur. Bu konuşma A2 için yeterlidir; uzun tıbbi terim gerekmez. Sık görülen bir sonraki adım, aynı kelimeleri left (left) sol ve right (rayt) sağ ile birleştirmektir: My right foot hurts. (May rayt fut hörts.) Sağ ayağım ağrıyor.
Örnek
Soru: Dizinin ağrıdığını nasıl söylersin? Cevap 1: My knee hurts. Cevap 2: I have a pain in my knee. (Ay hev ı peyn in may ni.) Yanlış kalıp Dizim is pain olmaz; İngilizcede ağrıyan yer özne olur ve fiil hurts gelir. Çoğul dikkat: bir diş tooth, birçok diş teeth; bir ayak foot, iki ayak feet.
Yaygın hastalıklar ve belirtiler
A2 öğrencisi sık görülen hastalıkları ve belirtileri I have ... kalıbıyla anlatabilir. Dünyada bu ünite genelde doktor-hasta rol oyunuyla işlenir; amaç teşhis koymak değil, şikâyeti net söylemektir. Günlük hayatta nezle, grip, öksürük, ateş, baş ağrısı, mide ağrısı, diş ağrısı ve boğaz ağrısı en çok duyulan sözcüklerdir. Okulda devamsızlık notu, evde anne-baba ve eczane bu dili ister.
Kelimeler: a cold (ı kold) soğuk algınlığı, the flu (dö flu) grip, a cough (ı kof) öksürük, a fever (ı fiıvır) ateş, a headache (ı hedeyk) baş ağrısı, a stomachache (ı stamıkeyk) mide ağrısı, a toothache (ı tuutheyk) diş ağrısı, a sore throat (ı sor thro-ut) boğaz ağrısı. Cümleler: I have a cold. (Ay hev ı kold.) Nezlem var. I have a fever. (Ay hev ı fiıvır.) Ateşim var. I have a sore throat. Boğazım ağrıyor. Belirti için de I feel tired. (Ay fiıl tayırd.) Yorgun hissediyorum ve I feel sick. (Ay fiıl sik.) Kendimi hasta hissediyorum kullanılır.
Mini diyalog: Doctor: What's the matter? Student: I have a cough and a fever. (Ay hev ı kof end ı fiıvır.) Öksürüğüm ve ateşim var. Doctor: I see. Drink water and stay in bed. (Ay si. Drink vo-tır end stey in bed.) Anlıyorum. Su iç ve yatakta kal. Can-do: basit belirtileri sıralayabilir ve kısa bir öneriyi anlayabilirsiniz. ill (il) ve sick (sik) A2'de ikisi de hasta anlamındadır; I am ill. / I am sick. Hastayım.
Örnek
Somut metin. Ali okula mesaj yazar: I can't come to school today. I have the flu. I have a headache and a fever. (Ay kent kam tu skuul tıdey. Ay hev dö flu. Ay hev ı hedeyk end ı fiıvır.) Bugün okula gelemem. Grip oldum. Başım ağrıyor ve ateşim var. Bu dört cümle A2 için tam ve yeterlidir.
Sağlıklı yaşam alışkanlıkları
A2 can-do: günlük sağlıklı alışkanlıkları şimdiki zaman ve sıklık zarflarıyla anlatabilirsiniz. Konu dünyada genelde poster, kontrol listesi ve How often do you ...? (Hav ofın du yu?) sorusuyla öğretilir. Parkta yürümek, erken kalkmak, el yıkamak ve yeterince uyumak hem dil hem hayat becerisidir. Bu cümleler evde, sınıfta ve sosyal medyada sık tekrarlanır.
Yararlı kalıplar: I get up early. (Ay get ap örli.) Erken kalkarım. I wash my hands. (Ay voş may hends.) Ellerimi yıkarım. I drink a lot of water. (Ay drink ı lot ov vo-tır.) Çok su içerim. I sleep eight hours. (Ay sliip eyt avırz.) Sekiz saat uyurum. I go for a walk. (Ay go for ı vo-k.) Yürüyüşe çıkarım. Sıklık: always (olveyz) her zaman, usually (yuujuıli) genellikle, sometimes (samtaymz) bazen, never (nevır) hiç. Örnek: I usually go for a walk after school. (Ay yuujuıli go for ı vo-k aftır skuul.) Genellikle okuldan sonra yürüyüşe çıkarım.
Diyalog: A: What do you do to be healthy? (Vat du yu du tu bi helthi?) Sağlıklı olmak için ne yaparsın? B: I always drink water. I never go to bed late. (Ay olveyz drink vo-tır. Ay nevır go tu bed leyt.) Her zaman su içerim. Asla geç yatmam. A: That's a good idea. (Dets ı gud aydiı.) Bu iyi bir fikir. Park resmi tam da bu konuşmanın sahnesidir: hareket, hava ve rutin bir aradadır.
Örnek
Kontrol listesi metni. Every day I get up early, I wash my hands, I eat breakfast and I go for a walk. (Evri dey ay get ap örli, ay voş may hends, ay iit brekfıst end ay go for ı vo-k.) Her gün erken kalkarım, ellerimi yıkarım, kahvaltı ederim ve yürüyüşe çıkarım. Dört fiil, bir zaman ifadesi: A2 cümle iskeleti budur.
Egzersiz ve spor
A2'de spor hem kelime hem de do / play / go seçimi demektir. Dünyada bu ayrım çizelgeyle öğretilir: takım oyunlarında play, -ing biten etkinliklerde go, genel egzersizde do. Spor salonu, okul bahçesi ve park bu dilin doğal mekânıdır. Can-do: hangi sporu yaptığınızı ve ne sıklıkla yaptığınızı söyleyebilirsiniz.
Kalıplar: I do exercise. (Ay du eksırsayz.) Egzersiz yaparım. I do sport. / I do sports. Spor yaparım. I go to the gym. (Ay go tu dö cim.) Spor salonuna giderim. I go swimming. (Ay go sviming.) Yüzmeye giderim. I go running. Koşuya giderim. I ride a bike. (Ay rayd ı bayk.) Bisiklete binerim. I play football. (Ay pley futbol.) Futbol oynarım. I play basketball. Basketbol oynarım. I stretch. (Ay streç.) Esneme yaparım. Olumsuz: I don't do much exercise. (Ay dont du maç eksırsayz.) Pek egzersiz yapmam.
Diyalog: A: Do you do exercise? (Du yu du eksırsayz?) Egzersiz yapar mısın? B: Yes, I go to the gym on Mondays. I also play football. (Yes, ay go tu dö cim on mandeyz. Ay olso pley futbol.) Evet, pazartesileri spor salonuna giderim. Ayrıca futbol oynarım. A: Great! Exercise is good for you. (Greyt! Eksırsayz iz gud for yu.) Harika! Egzersiz senin için iyidir. Resimdeki farklı istasyonlar tam bu fiil seçimini görünür kılar.
Örnek
Seçim alıştırması. Yanlış: I make sport. / I play gym. Doğru: I do sports. ve I go to the gym. Futbol, basketbol, tenis gibi oyunlarda play; yüzme, koşu, bisiklet gibi -ing'li işlerde go; yoga veya genel idmanda do kullanılır.
Sağlıklı beslenme
A2 can-do: ne yediğinizi, neyi çok veya az yediğinizi basitçe söyleyebilirsiniz. Konu dünyada beslenme tabağı posteri, market listesi ve like / don't like ile bağlanır. Mutfak sahnesi kelimeyi eyleme çevirir: kesmek değil, adını koyup öneri vermek yeterlidir. Günlük hayatta kantin, ev ve piknik bu dağarcığı ister.
Kelimeler: fruit (fruut) meyve, vegetables (vecıtıblz) sebze, salad (selıd) salata, milk (milk) süt, water (vo-tır) su, breakfast (brekfıst) kahvaltı, junk food (cank fuud) abur cubur, sugar (şugır) şeker, healthy food (helthi fuud) sağlıklı yiyecek. Cümleler: I eat fruit every day. (Ay iit fruut evri dey.) Her gün meyve yerim. I eat a lot of vegetables. (Ay iit ı lot ov vecıtıblz.) Çok sebze yerim. I don't eat too much sugar. (Ay dont iit tu maç şugır.) Çok fazla şeker yemem. I drink milk for breakfast. (Ay drink milk for brekfıst.) Kahvaltıda süt içerim.
Diyalog: A: What do you eat to be healthy? (Vat du yu iit tu bi helthi?) Sağlıklı olmak için ne yersin? B: I eat salad and fruit. I don't eat junk food every day. (Ay iit selıd end fruut. Ay dont iit cank fuud evri dey.) Salata ve meyve yerim. Her gün abur cubur yemem. A: I like that. Let's cook together. (Ay layk det. Lets kuk tuge-dır.) Bunu beğendim. Hadi birlikte pişirelim. Let's ... (lets) hadi kalıbı A2 öneri dilinin yumuşak yoludur.
Örnek
Liste metni. For a healthy lunch I eat vegetables, I drink water and I don't eat too much junk food. (For ı helthi lanç ay iit vecıtıblz, ay drink vo-tır end ay dont iit tu maç cank fuud.) Sağlıklı bir öğle için sebze yerim, su içerim ve çok fazla abur cubur yemem. Üç bağlaçlı A2 cümlesi, mutfak resmiyle bire bir örtüşür.
Öneri vermek: should ve nazik kalıplar
A2 can-do: basit sağlık önerisi verebilir ve alabilirsiniz. Dünyada bu basamak doktor rolünden sonra gelir; amaç emir yağdırmak değil, nazik dil kullanmaktır. Parkta yürüyüş, öneri cümleleri için doğal bir sahnedir çünkü hava, hareket ve dinlenme bir aradadır. Temel araçlar should, shouldn't, Why don't you ...? ve Let's ... kalıplarıdır.
Kalıplar: You should drink water. (Yu şud drink vo-tır.) Su içmelisin. You should see a doctor. (Yu şud si ı doktır.) Doktora görünmelisin. You should take a rest. (Yu şud teyk ı rest.) Dinlenmelisin. You shouldn't eat too much junk food. (Yu şudınt iit tu maç cank fuud.) Çok fazla abur cubur yememelisin. You shouldn't go to bed late. Geç yatmamalısın. Daha yumuşak: Why don't you go for a walk? (Vay dont yu go for ı vo-k?) Neden yürüyüşe çıkmıyorsun? Why don't you see a doctor? Neden doktora görünmüyorsun? Let's drink water. Hadi su içelim. should den sonra to yoktur; fiil yalın gelir.
Diyalog: A: I have a headache. B: You should drink water. Why don't you take a rest? (Yu şud drink vo-tır. Vay dont yu teyk ı rest?) Su içmelisin. Neden dinlenmiyorsun? A: OK. That's a good idea. (Okey. Dets ı gud aydiı.) Tamam. Bu iyi bir fikir. Can-do burada kapanır: sorunu anlar, bir veya iki kısa öneri verir, karşılık alırsınız. Uzun tıbbi öğüt A2'nin dışındadır.
Örnek
Dönüştürme. Şikâyet: I feel tired. Öneri: You should sleep eight hours. / Why don't you go to bed early? (Vay dont yu go tu bed örli?) Şikâyet: I have a stomachache. Öneri: You shouldn't eat junk food. You should eat salad. Yanlış: You should to drink water. Doğru: You should drink water.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Nezle için I am cold demek. Doğrusu: I am cold. üşüyorum demektir. Nezle için I have a cold. denir.
- Yanlış: Dizim is pain / I have pain demek. Doğrusu: Ağrıyan yer özne olur: My knee hurts. veya I have a headache. / I have a pain in my knee.
- Yanlış: I make sport / I play gym demek. Doğrusu: Genel spor için do sports veya do exercise; salona gitmek için go to the gym; futbol için play football kullanılır.
- Yanlış: You should to drink water demek. Doğrusu: should ve shouldn't den sonra to gelmez: You should drink water.
- Yanlış: I am sickness / I have sick demek. Doğrusu: Hasta olmak: I am sick. / I am ill. / I feel sick. Hastalık adı için I have the flu.
Bir adım ileri
Bir sonraki basamakta, B1'e doğru, doktor randevusu uzar: belirtilerin ne zamandır sürdüğünü geçmiş zamanla anlatırsınız. Alerji, ilaç adı ve randevu saati gibi daha kesin bilgi girer. Öneride If I were you, ... ve You'd better ... gibi kalıplar eklenir. Metinler kısa e-posta ve revir notundan, gerçek bir muayene diyaloğuna doğru büyür.
Özet
A2'de vücut bölümleri, yaygın hastalıklar ve sağlıklı alışkanlıklar kısa, somut cümlelerle anlatılır. I have a headache., My knee hurts., I do exercise. ve You should drink water. günlük hayatta işe yarayan çekirdek kalıplardır. Resimler, mini diyaloglar ve Türkçeden gelen hataların düzeltilmesi bu üniteyi hem anlaşılır hem kullanılabilir kılar.