QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Günlük konuşma: Deneyim sorma ve cevaplama diyaloğu

Yabancı Diller · İngilizce A2 · Deneyimler ve hobiler
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Deneyim sormak ve hobilerden söz etmek, A2 düzeyinde tanışmanın ötesine geçip kısa, anlaşılır bir sohbet kurmanın en işe yarar yoludur.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Deneyim paylaşmak sohbetin kapısıdır

Kafedeki iki arkadaş hangi seyahat deneyimlerini paylaşıyor olabilir?

İnsanlar tanışınca ad ve yaştan sonra sohbeti canlı tutmak için geçmiş deneyimlere döner. CEFR A2 can-do hedefi şudur: Öğrenci basit sorularla başkasının deneyimini sorabilir ve kendi deneyimini kısa cümlelerle anlatabilir. Resimdeki kafe sahnesi tam da bu becerinin günlük yerini gösterir. Telaffuz ipucu: experience ekspiriyıns, hobby hobi diye okunur.

Dünyada bu konu çoğunlukla iletişimsel yaklaşımla, çift çalışma ve gerçek cevaplarla öğretilir. Ezber diyalog ezberlemek yetmez; öğrenci kendi hayatından bir cümle kurmalıdır. Günlük hayatta otobüs durağında, aile yemeğinde ve okul gezisinde aynı sorular döner. A2'de amaç uzun hikâye değil, anlaşılır ve nazik kısa cümledir.

Türkçedeki hiç sözcüğünün işini İngilizcede çoğu zaman ever (evır) görür. Have you ever...? kalıbı zaman söylemez; sadece hayatında en az bir kez oldu mu diye bakar. Cevaptan sonra last year veya yesterday gelince geçmiş basit zamana geçilir. Bu iki adımı şimdi ayırmak, sonra karışıklığı azaltır.

Örnek

A: Have you ever been to Izmir? A: Hiç İzmir'e gittin mi? B: Yes, I have. I went last summer. B: Evet, gittim. Geçen yaz gittim. A: Did you like it? A: Sevdin mi? B: Yes, I did. It was great. B: Evet. Harikaydı.

Deneyim ve hobi sorma kalıpları

Bu resimdeki etkinliklerden hangisini hiç denedin?

Deneyim sormanın temel kalıbı Have you ever + V3? şeklindedir. Örnekler A2 sınırındadır: Have you ever played football? (hev yu evır pleyid futbol) Hiç futbol oynadın mı? Have you ever visited Istanbul? Hiç İstanbul'u ziyaret ettin mi? Have you ever cooked pasta? Hiç makarna pişirdin mi? Sık V3'ler: been (bin), seen (sin), eaten (itın), tried (trayd), played, visited, watched, met, cooked, danced.

Hobiler için kapı sorusu farklıdır: What do you like doing in your free time? (vat du yu layk duing in yor fri taym) Boş zamanında ne yapmayı seversin? What is your hobby? Hobin nedir? Do you like swimming? Yüzmeyi sever misin? Birinci grup hayatında oldu mu diye sorar; ikinci grup alışkanlığı sorar. İkisini ayırmak A2 can-do hedefinin tam ortasındadır.

Sohbeti uzatan kısa ek sorular da A2'dedir: When? Ne zaman? Where? Nerede? Who with? Kiminle? Was it fun? Eğlenceli miydi? Öğretmen resim gösterip Have you ever tried this? diye sorabilir. Önce dinlemek, sonra kendi cümleni kurmak daha güvenli bir yoldur.

Sık kullanılan bir kardeş kalıp Have you ever tried...? Hiç ... denedin mi? Yemek, spor ve sanat için çok işe yarar. Have you ever tried sushi? Hiç suşi denedin mi? Have you ever tried drawing? Hiç resim çizmeyi denedin mi? Telaffuz: tried trayd, drawing droing, sushi suşi.

Örnek

A: Have you ever tried cycling? A: Hiç bisiklet sürmeyi denedin mi? B: Yes, I have. B: Evet, denedim. A: What do you like doing at the weekend? A: Hafta sonu ne yapmayı seversin? B: I like reading and walking. B: Okumayı ve yürümeyi severim.

Deneyime cevap verme ve kısa detay

Bu resme bakarak kendi hobin hakkında evet veya hayır diye kısa cevap verir misin?

Olumlu kısa cevap Yes, I have. (yes ay hev) Evet, yaptım / denedim. Olumsuz kısa cevap No, I haven't. (no ay hevınt) Hayır, yapmadım. Henüz olmadı demek için Not yet. (not yet) Henüz değil. Hayatında hiç olmadı demek için I have never + V3. Örneğin I have never flown. Hiç uçakla uçmadım. Telaffuz: haven't hevınt, never nevır.

Kısa cevaptan sonra dinleyen genellikle detay bekler. Zaman sözcüğü gelince İngilizce geçmiş basit zamana geçer: I went, I saw, I ate, I met, I played. Örnek: Yes, I have. I went to Antalya last year. Evet, gittim. Geçen yıl Antalya'ya gittim. I saw a film yesterday. Dün bir film gördüm. A2 kuralı nettir: ever ile deneyim, yesterday / last week / in 2022 ile geçmiş basit.

Beğeni cevabı deneyim cevabından ayrı durur. Do you like music? sorusuna Yes, I do. / No, I don't. denir. Have you ever...? sorusuna Yes, I have. / No, I haven't. denir. Türkçe her ikisine de evet / hayır dediği için yardımcı fiili kopyalamayı unutmak çok yaygındır. Cevabı sorudaki yardımcı fiille eşle.

Nazik ve doğal bir kapanış da A2'dedir. It was fun. Eğlenceliydi. It was difficult but interesting. Zordu ama ilginçti. I want to try it one day. Bir gün denemek istiyorum. Bu cümleler sohbeti kırmaz, kapıyı açık bırakır.

Örnek

A: Have you ever been to a museum? A: Hiç müzeye gittin mi? B: No, I haven't. Not yet. B: Hayır, gitmedim. Henüz değil. A: Have you ever watched a football match? A: Hiç futbol maçı izledin mi? B: Yes, I have. I watched a match last Saturday. It was exciting. B: Evet. Geçen cumartesi bir maç izledim. Heyecanlıydı.

Hobiler, beğeni ve sıklık

Resimdeki kişiler boş zamanlarında ne yapıyor olabilir?

Hobi anlatırken A2'nin en güvenli kalıbı like / love / enjoy + Ving şeklindedir. I like reading. Okumayı severim. I enjoy swimming. Yüzmekten hoşlanırım. I love cooking. Yemek yapmayı çok severim. I don't like running. Koşmayı sevmem. Telaffuz: enjoy encöy, swimming suiming, cooking kuking. Fiilden sonra to değil, -ing gelir.

Sıklık sözcükleri hobiyi gerçek hayata bağlar: always, usually, sometimes, never (olveyz, yujuıli, samtaymz, nevır). I usually play football on Saturdays. Genelde cumartesileri futbol oynarım. I sometimes take photos in the park. Bazen parkta fotoğraf çekerim. I never play computer games at night. Gece hiç bilgisayar oyunu oynamam. Zaman ifadeleri de A2'dedir: every day, at the weekend, in the evening, after school.

Boş zaman soruları ve cevapları bir çift gibi ezberlenir. Soru: What do you do in your free time? Boş zamanında ne yaparsın? Cevap: In my free time I listen to music and draw. Boş zamanımda müzik dinler ve resim çizerim. Soru: How often do you dance? Ne sıklıkla dans edersin? Cevap: Once a week. / Twice a week. / Every day. Haftada bir. / Haftada iki. / Her gün.

Hobi listesini A2 kelimeleriyle tut: reading, swimming, football, basketball, music, cooking, drawing, dancing, cycling, walking, taking photos, singing, watching films, playing games. Uzun ve soyut sözcükler bu düzeyin işi değildir. Bir hobi seç, sıklık ekle, bir cümleyle nedenini söyle: I like walking because it is cheap and fun. Yürümeyi severim çünkü ucuz ve eğlenceli.

Örnek

A: What do you like doing in your free time? A: Boş zamanında ne yapmayı seversin? B: I enjoy cycling. I usually cycle at the weekend. B: Bisiklet sürmekten hoşlanırım. Genelde hafta sonu sürerim. A: How often do you cook? A: Ne sıklıkla yemek yaparsın? B: I cook twice a week. I love pasta. B: Haftada iki kez yaparım. Makarnayı çok severim.

Sanatsal deneyimler ve kısa diyalog

Bu resim hangi sanatsal hobiyi veya deneyimi çağrıştırıyor?

Sanat konuşması da aynı A2 kalıplarıyla yürür. Soru: Have you ever been to a museum? Hiç müzeye gittin mi? Have you ever played the guitar? Hiç gitar çaldın mı? Have you ever tried painting? Hiç resim yapmayı denedin mi? Do you like singing? Şarkı söylemeyi sever misin? Telaffuz: museum muyziım, guitar gitar, painting peynting, singing singing.

Cevap yine kısa artı bir detaydır. Yes, I have. I went to a museum last month. I saw old photos. Evet. Geçen ay müzeye gittim. Eski fotoğraflar gördüm. No, I haven't. I want to try it one day. Hayır. Bir gün denemek istiyorum. I like drawing but I don't like singing. Resim çizmeyi severim ama şarkı söylemeyi sevmem. Beğeni ile deneyimi aynı cümlede karıştırmamak yeter.

Dünyada dil sınıflarında sanat resmi, öğrenciye kendi hayatından bir cümle söyleme bahanesi olarak kullanılır. Herkesin müzeye gitmiş olması gerekmez; not yet de geçerli ve dürüst bir A2 cevabıdır. Günlük hayatta bir sergi, okul koro çalışması veya aile fotoğrafı bu konuşmayı başlatır. Amaç uzman gibi konuşmak değil, iki üç net cümle kurmaktır.

Kısa bir diyalog modeli ezberlenebilir ve sonra kendi hobinle değiştirilebilir. Önce soru, sonra kısa cevap, sonra bir geçmiş detay, en sonda beğeni. Bu dört adım A2 sohbetinin iskeletidir. Karşı tarafın cümlesini tekrar ederek zaman kazanabilirsin: A museum? That sounds interesting. Müze mi? Kulağa ilginç geliyor.

Örnek

A: Have you ever tried painting? A: Hiç resim yapmayı denedin mi? B: Yes, I have. I painted a tree at school. It was fun. B: Evet. Okulda bir ağaç resmettim. Eğlenceliydi. A: Do you like art? A: Sanatı sever misin? B: Yes, I do. I like taking photos in my free time. B: Evet. Boş zamanımda fotoğraf çekmeyi severim.

Telaffuz ipuçları ve Türkçe kaynaklı tuzaklar

Türkçe konuşan öğrencilerin en sık takıldığı yer, have sözcüğünün iki yüzüdür. Deneyim sorusunda have yardımcı fiildir ve hev diye okunur: Have you ever...? hev yu evır. Sahip olmak anlamındaki I have a bike ile karıştırılmamalıdır. been bin, seen sin, eaten itın, gone gon. read geçmişte red diye okunur. Bu listeyi yüksek sesle tekrar etmek, yazıdan daha çok işe yarar.

Türkçeden bire bir çeviri tuzakları nettir. Hiç gittin mi diye düşünüp Have you ever go veya Have you ever went demek yanlıştır; V3 gerekir. Dün sözcüğü varken I have seen it yesterday denmez; I saw it yesterday denir. I like play football eksiktir; I like playing football doğrudur. I enjoy to swim yerine I enjoy swimming kullanılır. Çift olumsuzluk I haven't never İngilizcede anlamı bozar; I have never yeter.

Soru ile cevabı eşlemek ayrı bir alıştırmadır. Have you ever...? için Yes, I have. / No, I haven't. Do you like...? için Yes, I do. / No, I don't. Did you like it? için Yes, I did. / No, I didn't. Türkçe hepsine evet dediği için ağız yardımcı fiili düşürür. Bir hafta boyunca her cevabı tam cümle söylemek bu hatayı hızla azaltır.

Pratik yol sadedir: Bir hobi seç, bir deneyim seç, dört cümle yaz, sesli oku. 1) I like dancing. 2) I dance at the weekend. 3) Have you ever tried dancing? 4) Yes, I have. I danced at a school party last year. Bu iskelet hem sınıfta hem gerçek hayatta taşınır. Emin olmadığın uzun sözcüğü kullanma; kısa ve doğru, yanlış ve süslüden iyidir.

Örnek

Yanlış: Have you ever went to Ankara? I have went yesterday. I like play guitar. Doğru: Have you ever been to Ankara? I went yesterday. I like playing the guitar. Türkçesi: Hiç Ankara'ya gittin mi? Dün gittim. Gitar çalmayı severim.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Have you ever went / go to Antalya? diye sormak. Doğrusu: Deneyim sorusunda fiilin üçüncü hali gerekir: Have you ever been to Antalya? veya Have you ever visited Antalya?
  • Yanlış: I have seen that film yesterday. gibi zamanlı cümlede have kullanmak. Doğrusu: yesterday, last week, in 2020 varsa geçmiş basit kullanılır: I saw that film yesterday. have deneyimde zaman söylemez.
  • Yanlış: I like play football. ve I enjoy to swim. Doğrusu: like, love, enjoy fiilinden sonra -ing gelir: I like playing football. I enjoy swimming.
  • Yanlış: Yes, I ever. veya I haven't never tried it. Doğrusu: Kısa cevap Yes, I have. / No, I haven't. Hiçbir zaman için tek olumsuz yeter: I have never tried it.
  • Yanlış: Her beğeni sorusuna Yes, I have demek. Doğrusu: Do you like...? sorusunun cevabı Yes, I do. / No, I don't. have yalnızca Have you ever...? ile eşleşir.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta (A2+ / B1) deneyim cümlelerine for, since, already, yet, just eklenir ve süre konuşulur. Hikaye anlatırken geçmişte devam eden iş için başka bir zaman daha gelir; A2'deki kısa I went / I saw iskeleti uzar. Hobilerde tercih ve karşılaştırma cümleleri, basit tavsiye ve used to gibi alışkanlık kalıpları devreye girer. Şimdiki görevin bu temeli hatasız ve kısa tutmaktır; süs sonra gelir.

Özet

A2'de deneyim Have you ever + V3? ile sorulur, kısa cevap Yes, I have / No, I haven't ile verilir; zamanlı detay geçmiş basite geçer. Hobiler like / enjoy + Ving ve sıklık sözcükleriyle anlatılır. Türkçeden çeviri tuzaklarını (yanlış V3, dün ile have, to yerine -ing) şimdi temizlemek, gerçek hayattaki kısa sohbeti mümkün kılar.

Örnek sorular

1. Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir kişiye deneyim sormak için uygundur?
  1. Have you ever been to London?
  2. I like playing football.
  3. She is reading a book.
  4. They are at the park.
Cevabı göster
Doğru cevap: Have you ever been to London?
Bir kişiye deneyim sormak için 'Have you ever...' kalıbı kullanılır. Diğer seçenekler deneyim sorma değildir.
2. Resimde bir kız dağa tırmanıyor. Ona hangi soruyu sorabilirsin?
  1. Have you ever climbed a mountain?
  2. Do you like pizza?
  3. Where is your bag?
  4. Can you swim?
Cevabı göster
Doğru cevap: Have you ever climbed a mountain?
Resimdeki deneyime uygun olarak 'Have you ever climbed a mountain?' sorusu sorulmalıdır.
3. Birisi sana 'Have you ever eaten sushi?' diye sordu. Aşağıdaki cevaplardan hangisi olumludur?
  1. Yes, I have.
  2. No, I haven't.
  3. I don't like sushi.
  4. Maybe later.
Cevabı göster
Doğru cevap: Yes, I have.
'Yes, I have.' olumlu bir cevaptır. Diğerleri olumsuz ya da alakasızdır.
4. 'No, I haven't.' cevabı hangi soruya uygun olur?
  1. Have you ever visited Paris?
  2. What is your name?
  3. How old are you?
  4. Where do you live?
Cevabı göster
Doğru cevap: Have you ever visited Paris?
'No, I haven't.' deneyim sorma sorularına verilen olumsuz bir cevaptır.
5. Bir arkadaşının yurt dışında bulunup bulunmadığını öğrenmek istiyorsun. Hangi soruyu sormalısın?
  1. Have you ever been abroad?
  2. Do you like chocolate?
  3. What time is it?
  4. Is it raining?
Cevabı göster
Doğru cevap: Have you ever been abroad?
Yurt dışında bulunma deneyimi 'Have you ever been abroad?' sorusu ile sorulur.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Kelime: Hobiler, beceriler ve yaşam deneyimleriOkuma-dinleme: Hobi kulübü tanıtımı ›