QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Okuma-dinleme: Kısa ev ve mahalle betimlemesi

Yabancı Diller · İngilizce A1 · Ev ve Mahalle
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Kısa ve net İngilizce cümlelerle evimizi ve mahallemizi betimlemek, başkalarının ev ve mahalle anlatılarını da okuyup dinleyerek anlamak A1 öğrencisinin günlük hayatta kullanacağı ilk gerçek iletişim becerilerindendir.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Ev, yuva ve odalar: ilk sözcükler

Resimde evin hangi odasını görüyorsunuz?

CEFR A1 can-do hedefi açıktır: Öğrenci evindeki odaları ve çok temel eşyaları adlandırabilir; yavaş, net ve kısa bir ev betimlemesini dinleyerek veya okuyarak kim, nerede, ne var sorularına cevap verebilir. Dünyada neredeyse bütün başlangıç kitapları tanışma ve aileden sonra ev ünitesine geçer; çünkü ev evrensel bir konudur ve resim, gerçek nesne ve sınıfın kendisi somut malzeme sunar. İletişimsel yaklaşım 1970’lerden beri ezber kelime listesi yerine hemen kullanılabilir cümleleri öne çıkarır. Türkiye’de ortaöğretim A1 öğrencisi de aynı yoldan gider: önce adlandırır, sonra kısa cümle kurar, sonra dinler.

Hedef dildeki temel sözcükleri tek tek ve telaffuzuyla öğrenelim. house (haus) bir bina olarak evidir. home (hom) yaşadığımız yer, yuva duygusunu taşır; A1’de ikisini de duyarsınız. room (rum) oda, kitchen (ki-çin) mutfak, bedroom (bed-rum) yatak odası, bathroom (baas-rum) banyo, living room (li-ving rum) oturma odasıdır. garden (gar-dın) bahçe, door (dor) kapı, window (vin-do) penceredir. İlk kalıplar şunlardır: This is my house. Bu benim evim. This is the kitchen. Bu mutfak. My house is small. Evim küçük.

Örnek

Öğretmen resmi gösterip yavaşça söyler: This is the living room. There is a sofa. Bu oturma odası. Bir kanepe var. Öğrenci aynı cümleyi tekrar eder. Sonra öğretmen sorar: Is the living room big? Oturma odası büyük mü? Beklenen A1 cevap: Yes, it is. Evet, öyle. veya No, it is small. Hayır, küçük.

Evin içindeki eşyalar ve basit sıfatlar

Resimde hangi eşyaları görüyorsunuz?

A1’de eşya listesi kısadır ve günlük hayatta gerçekten kullanılan nesnelerle sınırlıdır. table (tey-bıl) masa, chair (çeer) sandalye, bed (bed) yatak, sofa (so-fa) kanepe, TV (ti-vi) televizyon, lamp (lemp) lamba sözcükleri yeter. Sıfatlar da azdır: big (big) büyük, small (smol) küçük, nice (nays) güzel veya hoş, old (old) eski, new (nyu) yeni. Cümle kalıbı şudur: The bed is big. Yatak büyük. The chair is old. Sandalye eski. The lamp is new. Lamba yeni.

Okuma-dinleme metinlerinde bu sözcükler resimle birlikte gelir. Öğrenci metni dinlerken resmi işaretler; bu, dünyada çok kullanılan bir A1 tekniğidir ve kulak-göz bağını kurar. Kısa bir dinleme örneği şöyle olabilir: This is my bedroom. The bed is small. There is a lamp. Bu benim yatak odam. Yatak küçük. Bir lamba var. Öğrenci yatak odası, küçük yatak ve lamba bilgilerini yakalar. Günlük hayatta bir arkadaşınız size odasının fotoğrafını gönderdiğinde de aynı üç cümleyi kullanırsınız. Sık yapılan bir yanlış, her nesneye uzun sıfat yığmaktır; A1’de bir sıfat yeter.

Örnek

Kısa metin: My kitchen is small. There is a table. There are two chairs. The table is new. Mutfağım küçük. Bir masa var. İki sandalye var. Masa yeni. Sorular: Mutfak büyük mü? Hayır. Masa var mı? Evet. Kaç sandalye var? İki. Masa eski mi? Hayır, yeni.

There is ve There are: evde ne var?

İngilizcede bir yerde bir şeyin varlığını söylemek için there is (der iz) ve there are (der ar) kullanılır. Tekil için There is a bed. Bir yatak var. Çoğul için There are two chairs. İki sandalye var. Olumsuz A1’de çoğu zaman kısaltılır: There isn’t a garden. Bahçe yok. Soru: Is there a park? Park var mı? Cevap: Yes, there is. Evet, var. No, there isn’t. Hayır, yok. Çoğul soru: Are there two bedrooms? İki yatak odası var mı?

Bu kalıp ev ve mahalle betimlemesinin omurgasıdır. Türkçede var tek bir sözcüktür; İngilizcede sayıya göre is veya are değişir. Bu yüzden dinlerken bu iki sese kulak vermek gerekir. Kısa diyalog: A: Is there a bathroom? Banyo var mı? B: Yes, there is. It is small. Evet, var. Küçük. A: Are there two bedrooms? İki yatak odası var mı? B: No, there is one bedroom. Hayır, bir yatak odası var. Sınıfta ev planı üzerinde bu diyalog defalarca tekrarlanır; amaç ezber değil, kulağın kalıbı tanımasıdır.

Örnek

Somut olay: Öğretmen ev planını gösterir ve yavaş okur. There is a kitchen. There are three rooms. There isn’t a garden. Bir mutfak var. Üç oda var. Bahçe yok. Öğrenci planı dinleyerek doğru odayı boyar. Bu, birçok ülkede A1 dinleme alıştırmasının klasik biçimidir ve okuma-dinleme can-do’sunu aynı anda çalıştırır.

Mahalledeki evlerin dış görünümü

Resimdeki evler büyük mü, küçük mü?

Mahalle, evin sokağa açılan yüzüdür. A1 sözcükleri sınırlıdır: street (striit) sokak, neighbourhood (ney-bö-hud) mahalle, flat (flet) daire. Sıfatlar yine big, small, old, new, nice ile kalır. Kalıplar: I live in a house. Bir evde oturuyorum. I live in a flat. Bir dairede oturuyorum. The house is old. Ev eski. There is a garden. Bir bahçe var. The houses are small. Evler küçük. Dış görünüm betimlemesi dünyada fotoğraflı kartpostallar ve benim kasabam projeleriyle öğretilir.

Öğrenci kendi sokağını üç cümleyle yazar; bu hem yazma hem okuma alıştırmasıdır. Örnek okuma metni: This is my street. The houses are small. There is a garden. It is nice. Bu benim sokağım. Evler küçük. Bir bahçe var. Güzel. Dinlerken öğrenci küçük evler ve bahçe bilgilerini işaretler. Günlük hayatta bir turist size eviniz nasıl diye sorduğunda da bu üç cümle yeter. Tarihçe notu: Yol tarifi ve mahalle haritaları A2’ye bırakılır; A1’de amaç yalnızca durağan bir fotoğrafı sözcüklerle çizmektir. Sık yanlış anlama, mahalleyi uzun bir turist rehberi gibi anlatmaya çalışmaktır; A1’de üç net cümle bir sayfadan iyidir.

Örnek

Kısa diyalog: A: Where do you live? Nerede oturuyorsun? B: I live in a small house. It is near the park. Küçük bir evde oturuyorum. Parka yakın. A: Is it new? Yeni mi? B: No, it is old. But it is nice. Hayır, eski. Ama güzel.

Mahallede yerler: park, dükkân, okul

Resimde mahallede insanlar ne yapıyor?

Mahalledeki yerler A1’de az sayıda ve çok somuttur. park (park) park, shop (şop) dükkân, school (skuul) okul, cafe (ka-fey) kafe, bus stop (bas stop) otobüs durağıdır. Yer bildiren sözcükler: near (niır) yakın, next to (nekst tu) yanında, in (in) içinde. Cümleler: There is a park near my house. Evimin yakınında bir park var. The shop is next to the school. Dükkân okulun yanında. The bus stop is near the cafe. Otobüs durağı kafeye yakın. Bu kalıplar günlük hayatta kaybolmamak için ilk adımdır.

Sosyal yaşam betimlemesi, mahallenin sadece binalardan ibaret olmadığını gösterir. Kısa metin: My neighbourhood is quiet. There is a park. There is a small shop. The school is near my house. Mahallem sakin. Bir park var. Küçük bir dükkân var. Okul evime yakın. quiet (kuay-ıt) sakin, busy (bi-zi) kalabalık anlamındadır; A1’de mahalle için bu iki sıfat yeter. Dünyada öğrenciler kendi mahalle haritalarını çizer ve üç cümle yazar; bu hem okuma hem yazma can-do’sunu besler. Dinleme görevi çoğu zaman harita üzerine işaret koymaktır: öğretmen next to deyince öğrenci doğru kutuyu boyar.

Örnek

Dinleme: There is a cafe next to the park. The cafe is small. It is nice. Parkın yanında bir kafe var. Kafe küçük. Güzel. Öğrenci haritada kafeyi parkın yanına koyar. Bu alıştırmanın amacı next to kalıbını kulakla yakalamaktır.

Komşular, kısa diyaloglar ve okuma metni

Resimde insanlar birbirleriyle nasıl selamlaşıyor?

Komşu sözcüğü A1’de neighbour (ney-bör) olarak geçer. Çoğul neighbours (ney-börz). Basit cümle: My neighbours are nice. Komşularım hoş. Sosyal etkileşim diyalogları çok kısadır ve selamla başlar. A: Hello! I live here. Merhaba! Ben burada oturuyorum. B: Hi! I live in that house. Selam! Ben şu evde oturuyorum. A: Is there a shop near here? Buraya yakın dükkân var mı? B: Yes, there is. It is next to the park. Evet, var. Parkın yanında. Bu diyalog hem okuma hem dinleme hem konuşma can-do’sunu aynı anda taşır.

Okuma-dinleme metinleri A1’de kırk ile altmış sözcüğü geçmez; şimdiki zaman ve there is / there are ile yazılır. Örnek metin: Hi, I am Ali. I live in a small house. There are two rooms. The kitchen is big. There is a garden. My neighbourhood is quiet. There is a park near my house. My neighbours are nice. Merhaba, ben Ali. Küçük bir evde oturuyorum. İki oda var. Mutfak büyük. Bir bahçe var. Mahallem sakin. Evimin yakınında bir park var. Komşularım hoş. Öğrenci bu metni dinledikten sonra doğru-yanlış sorularına cevap verir: Ev büyük mü? Hayır. Park var mı? Evet. Komşular hoş mu? Evet. Bir sonraki adım, aynı metni kendi adı ve kendi eviyle yeniden yazmaktır.

Örnek

Sınıf diyaloğu: A: Do you live in a house or a flat? Evde mi dairede mi oturuyorsun? B: I live in a flat. It is small. There is a shop next to my flat. Dairede oturuyorum. Küçük. Dairemin yanında bir dükkân var. Bu diyalog, bir sonraki basamak olan şehirde yol tarifi konusuna köprü kurar.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: I live a house veya I live house demek (Türkçedeki oturmak fiilini prepozisyonsuz aktarmak). Doğrusu: İngilizcede yaşanan yer in ister: I live in a house. I live in a flat. Prepozisyon düşmez.
  • Yanlış: There is two rooms demek; var sözcüğünü her sayıda aynı bırakmak. Doğrusu: Tekilde There is a room. Çoğulda There are two rooms. Dinlerken is ve are sesini ayırt etmek gerekir.
  • Yanlış: My house big demek; Türkçedeki Evim büyük kalıbını olduğu gibi çevirmek. Doğrusu: Özne ile sıfat arasına is gelir: My house is big. The kitchen is small.
  • Yanlış: in kitchen veya in park demek; the sözcüğünü atlamak. Doğrusu: Bilinen oda ve yerlerde A1’de genellikle the kullanılır: in the kitchen, in the park, next to the school.
  • Yanlış: house ile home sözcüklerini her cümlede aynı sanmak. Doğrusu: house binadır, home yaşanan yerdir. This is my house. Bu benim evim. I go home. Eve gidiyorum.

Bir adım ileri

Bir üst düzeyde, A2’de öğrenci evini daha uzun betimler: kat sayısı, mobilya rengi, mahalledeki süre (five minutes from school) ve geçmişte oturduğu yer. there is / there are kalıbına some ve any eklenir; yol tarifi (turn left, go straight on) ve karşılaştırma (bigger than) gelir. Okuma metinleri seksen-yüz sözcüğe çıkar; öğrenci kendi mahallesini kısa bir paragrafla yazar ve dinlediği bir ilan metninden kira, oda sayısı gibi bilgileri ayıklar.

Özet

A1’de ev ve mahalle betimlemesi az sözcük, there is / there are ve birkaç sıfatla yapılır. Öğrenci kısa metinleri okuyup dinleyerek oda, eşya ve yakın yer bilgisini yakalar; kendi evini üç-dört cümleyle anlatır. Bir sonraki basamak daha uzun paragraf, yol tarifi ve karşılaştırma olacaktır.

Örnek sorular

1. Which word means 'a place where you sleep'?
  1. Bedroom
  2. Kitchen
  3. Garden
  4. Garage
Cevabı göster
Doğru cevap: Bedroom
'Bedroom' is the room where people sleep. The other options are different parts of a house.
2. Where can you buy bread in the neighborhood?
  1. Bakery
  2. School
  3. Hospital
  4. Library
Cevabı göster
Doğru cevap: Bakery
You buy bread at a bakery. The other places do not sell bread.
3. My mother cooks in the ____.
  1. kitchen
  2. bathroom
  3. bedroom
  4. garage
Cevabı göster
Doğru cevap: kitchen
The kitchen is the room where people cook food.
4. Which one is usually in the living room?
  1. Sofa
  2. Shower
  3. Oven
  4. Bed
Cevabı göster
Doğru cevap: Sofa
A sofa is commonly found in the living room. The other items belong to different rooms.
5. Dinleme: 'There is a park next to my house.' Soru: What is next to the house?
  1. Park
  2. School
  3. Shop
  4. Bank
Cevabı göster
Doğru cevap: Park
The listening says there is a park next to the house.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Günlük konuşma: Yer tarif etme ve konum sormaUygulama: Evini veya mahalleni tanıtma ve tekrar ›