QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Ekonomi ve tıp yüksek frekans uzmanlık terimleri

Yabancı Diller · Fransızca C2 · Uzmanlık Alanları ve Teknik Söylem
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

C2 Fransızcasında tıp ve ekonomi, yüksek frekanslı uzmanlık terimleri ve kalıplarla aynı teknik söylemin iki yüzü olarak okunur ve üretilir.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

C2 can-do: uzmanlık söylemini izlemek

Konferansta konuşmacı tıp ve ekonomi terimlerini neden aynı sahnede kullanıyor olabilir?

CEFR C2 can-do hedefi şudur: alanın tamamen senin uzmanlığın olmasa bile teknik bir konferansı, soru-cevap turunu ve yazılı özeti yüksek doğrulukla izleyebilirsin. Başarı her nadir kelimeyi ezberlemek değil, yüksek frekanslı iskeleti ve konuşmacının kaydını tanımaktır. Kesinleştirme les données corroborent (veriler doğruluyor), çekince ise il semblerait que (görünüşe göre) ile gelir.

Dünyada bu beceri çoğu zaman français sur objectifs spécifiques (belirli amaçlar için Fransızca) ve français de spécialité (uzmanlık Fransızcası) derslerinde, konferans simülasyonuyla öğretilir. İlki hızla işe yarayan iletişimi, ikincisi alanın kavramsal dokusunu öne çıkarır. Günlük hayatta aynı ayrım, acil servis formu ile ekonomi bülteni okumak arasında kendini gösterir.

Örnek

Konferans: — Pourriez-vous préciser l'impact budgétaire de ce protocole thérapeutique ? (Bu tedavi protokolünün bütçe etkisini netleştirebilir misiniz?) Telaffuz: thérapeutique ≈ te-ra-pö-tik. Yanıt: — Le rapport coût-efficacité demeure favorable, encore que les dépenses hospitalières aient augmenté. (Maliyet-etkinlik oranı olumlu kalır, gerçi hastane harcamaları artmış olsa da.) Encore que + subjonctif, ödün tanıyan C2 bağlacıdır.

Tıpta yüksek frekans: tanıdan gidişata iskelet

Sözlükte kardiyoloji terimleri sağlık finansmanı maddelerinin yanında neden duruyor?

Kardiyoloji metninin omurgası şunlardır: infarctus du myocarde (miyokard enfarktüsü, enfarktüs dü miyokard), hypertension artérielle (arteriyel hipertansiyon, ipertansiyön arteriyel), insuffisance cardiaque (kalp yetersizliği, ensüfizans kardiyak). Diagnostic tanı, pronostic gidişattır; ikisi karıştırılmaz. Électrocardiogramme sıkça ECG diye geçer.

Halk sağlığında prévalence (prevalans: o andaki olgu sıklığı) stok, incidence (ensidans: yeni olgu hızı) akıştır. Comorbidité eşlik eden hastalıkları, effet indésirable istenmeyen etkiyi, posologie doz rejimini anlatır. Kanıt kalıbı essai randomisé contrôlé (rastgele kontrollü deneme) C2 okumasında sık çıkar.

Örnek

Klinik not: Le patient présente une hypertension artérielle ancienne et une insuffisance cardiaque ; le pronostic dépendra de l'observance du traitement. (Hasta uzun süreli arteriyel hipertansiyon ve kalp yetersizliği göstermektedir; gidişat tedaviyi uyuma bağlı olacaktır.) Telaffuz: observance ≈ obzervans. Kalıp: établir un diagnostic (tanı koymak), assurer la prise en charge (bakımı üstlenmek).

Ekonomide yüksek frekans: makro iskelet ve kalıplar

Açık ders kitabı sayfasında ekonomi ve tıp terimleri neden yan yana vurgulanmış?

Ekonomi Fransızcasının omurgası produit intérieur brut (gayri safi yurt içi hasıla, prodüi interiyör brüt), kısaca PIB; inflation (enflasiyon); taux d'intérêt (faiz oranı, to denteret); déficit public (kamu açığı) ve pouvoir d'achat (satın alma gücü, pouvuar daşa) ile kurulur. Offre et demande arz ve taleptir. Liquidité nakit benzeri kolaylığı, amortissement varlığın dönemlere yayılan aşınmasını anlatır.

C2'de tekil kelime yetmez; fiil-isim kalıbı gerekir. Maîtriser l'inflation (enflasyonu dizginlemek), allouer des ressources (kaynak tahsis etmek), soutenir la croissance (büyümeyi desteklemek) yüksek frekanslıdır. Externalité (dışsallık) piyasada fiyatlanmayan yan etkidir; aşı veya tütün tam bu yüzden ekonomi diline girer.

Örnek

Bülten: Malgré un PIB en légère hausse, l'érosion du pouvoir d'achat alimente l'inquiétude des ménages. (GSYH hafif artsa da satın alma gücünün aşınması hanehalkı kaygısını besler.) Telaffuz: ménages ≈ menaj. Malgré + isim, ödün-karşıtlık için sık görünür. Yanlış arkadaş: kişi için tutumlu çoğu kez économe, économique ise iktisadi veya tasarruflu kaydıdır.

Kesişim: sağlık ekonomisi söylemi

Hastanede uzmanlar tıbbi kayıtla finansal veriyi neden aynı masada inceliyor?

Sağlık ekonomisi klinik kararı mali sonuçla aynı cümlede taşır. Anahtarlar: dépenses de santé (sağlık harcamaları), assurance maladie (hastalık sigortası), sécurité sociale (sosyal güvenlik, sekürite sosyal), mutuelle (tamamlayıcı sigorta, mütüel), remboursement (geri ödeme, rambursman), reste à charge (hastanın cebinden kalan tutar, rest a şarj). Fransa'da ticket modérateur sigortanın karşılamadığı hasta payıdır.

Karar dilinde rapport coût-efficacité (maliyet-etkinlik) ve allocation des ressources (kaynak tahsisi) omurgadır. Hekim indication thérapeutique (tedavi endikasyonu) derken yönetici contrainte budgétaire (bütçe kısıtı) der. Somut olay: stent protokolü klinik yarar gösterse bile le financement n'est pas encore sécurisé (finansman henüz güvenceye alınmamıştır) cümlesi kararı geciktirebilir.

Örnek

Koridor diyaloğu: — Le dossier clinique est solide, mais le reste à charge risque d'être trop élevé pour certains patients. (Klinik dosya sağlam, ancak bazı hastalar için cebinden kalan tutar fazla yüksek olabilir.) — Nous pourrions solliciter une prise en charge exceptionnelle auprès de l'assurance maladie. (Hastalık sigortasından istisnai bir üstlenme talep edebiliriz.) Telaffuz: solliciter ≈ solisite; exceptionnelle ≈ ekspsiyonel.

Kalıplar, nominalleşme ve akıcı teknik metin

Ders kitabı sayfasında Fransızca tıp-ekonomi terimleri nasıl vurgulanmış?

C2 teknik söylemin sırrı fiili isme çevirmektir. Décider yerine la prise de décision (karar alma), évaluer yerine l'évaluation médico-économique (tıbbi-ekonomik değerlendirme) gelir. Bu nominalleşme raporu sıkı ve mesafeli gösterir. Diğer kalıplar: il convient de (uygun olan ...mektir), eu égard à (göz önünde bulundurularak), sous réserve de (kaydıyla), en l'état actuel des connaissances (mevcut bilgi durumuyla).

Metin tutarlılığı gönderim zinciri ister: önce cette pathologie (bu patoloji), sonra ladite affection (söz konusu rahatsızlık), sonra celle-ci. Zincir çözülmezse paragraf kayar. Resmî nezaket de C2'dir: Je me permets d'insister sur la nécessité d'un suivi rapproché. (Yakın izlemin gerekliliği üzerinde durmama izin verin.) Telaffuz: je me permets ≈ jö mö perm.

Örnek

Rapor iskeleti: Eu égard à la prévalence croissante de l'insuffisance cardiaque, il convient de réévaluer l'allocation des lits de soins intensifs. (Kalp yetersizliğinin artan prevalansı göz önünde bulundurularak yoğun bakım yatak tahsisinin yeniden değerlendirilmesi uygun düşer.) Üç adım: gerekçe eu égard à, olgu prévalence croissante, öneri il convient de réévaluer.

Türkçe kaynaklı sık hatalar

Türkçe düşünen öğrenci yanlış arkadaşa yaslanır. Actuellement şu anda demektir, aslında değildir; aslında için en fait veya à vrai dire kullanılır. Éventuellement gerekirse / olası durumda anlamındadır, sonunda değildir. Sensible duyarlıdır; mantıklı çoğu kez raisonnable veya sensé olur. Tıpta contrôle tetkik veya kontrol muayenesi olabilir, her kontrol sözcüğüne yapıştırılmaz.

İkinci tuzak bire bir çeviridir. Günlük dilde crise cardiaque duyulur ama klinik metin infarctus du myocarde bekler. Sağlık sigortası her bağlamda assurance santé değildir; Fransa'da çoğu kez assurance maladie ve tamamlayıcısı mutuelle ayrılır. Cinsiyet: un infarctus, une hypertension, un pronostic, une comorbidité, un déficit, une inflation. Données verilerdir, doneler diye bırakılmaz.

Örnek

Düzeltme. Aklından geçen kalıp: Actuellement bu ilaç ekonomik. Doğrusu: En fait, ce médicament est coût-efficace, mais il n'est pas actuellement remboursé. (Aslında bu ilaç maliyet-etkindir, ancak şu anda geri ödenmemektedir.) Üç hata birlikte çözülür: zaman kemiği actuellement, nitelik coût-efficace, geri ödeme être remboursé.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: C2'de her tıbbi Latince terimi ezberlemek gerekir. Doğrusu: Yüksek frekanslı iskelet ve kalıplar yeter; nadir adlar sözlükle çözülür. Anlam tanı, gidişat, kanıt ve maliyet zincirindedir.
  • Yanlış: Ekonomi terimleri ile tıp terimleri ayrı dünyalardır ve aynı metinde geçmez. Doğrusu: Sağlık ekonomisi, hastane yönetimi ve kamu bütçesi metinleri ikisini sürekli örer. Konferans ve fatura bu kesişimin günlük kanıtıdır.
  • Yanlış: Prévalence ile incidence aynı sıklık demektir. Doğrusu: Prévalence stoktur (o andaki sıklık), incidence akıştır (yeni olgular). Karışırsa politika cümlesi tersine döner.
  • Yanlış: Fransızca tıp terimleri İngilizce ile bire bir aynıdır, uyum önemsizdir. Doğrusu: Kökler yakın olsa da cinsiyet, sıfat uyumu ve collocation Fransızcadır: essai contrôlé, effet indésirable.
  • Yanlış: Reste à charge hastane yatağı veya servis yükü demektir. Doğrusu: Reste à charge hastanın ödediği kalan tutardır. Yatak lit, yatış ise hospitalisation ile anlatılır.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta aynı terimler tam metin konferans özetine, karşıt görüşlü bir sağlık politikası denemesine ve sözlü savunmaya taşınır. Öğrenci bir protokolün maliyet-etkinliğini aracı dil olmadan savunur veya çürütür. Kaynakça ve dipnot diline français académique (akademik Fransızca) eklenir. Bu köprü staj raporu ve üniversite seminerine gider.

Özet

C2'de tıp ve ekonomi Fransızcası, yüksek frekanslı terimler ve kalıplar sayesinde aynı teknik söylemin iki yüzü olur. Öğrenci tanı, gidişat, kanıt, bütçe ve geri ödeme zincirini konferans ile raporda tanır. Türkçe kaynaklı yanlış arkadaşlar ve bire bir çeviriler ayıklanınca anlama ve üretim meslekî doğruluğa yaklaşır.

Örnek sorular

1. L’« assouplissement quantitatif » est une politique monétaire qui consiste à :
  1. augmenter les taux d’intérêt pour freiner l’inflation.
  2. acheter massivement des obligations d’État afin d’injecter des liquidités dans l’économie.
  3. réduire les dépenses publiques afin de diminuer le déficit budgétaire.
  4. imposer des quotas d’importation pour protéger l’industrie nationale.
Cevabı göster
Doğru cevap: acheter massivement des obligations d’État afin d’injecter des liquidités dans l’économie.
L’assouplissement quantitatif (quantitative easing) est une mesure non conventionnelle par laquelle la banque centrale achète des titres publics pour accroître la masse monétaire et stimuler l’activité économique.
2. Dans un rapport médical, le terme « insuffisance rénale chronique » désigne :
  1. une infection aiguë des voies urinaires.
  2. une diminution progressive et irréversible de la fonction des reins.
  3. une inflammation temporaire du foie.
  4. une fracture du bassin.
Cevabı göster
Doğru cevap: une diminution progressive et irréversible de la fonction des reins.
L’insuffisance rénale chronique se caractérise par une perte progressive et irréversible de la capacité des reins à filtrer le sang.
3. Quelle expression désigne la différence entre les recettes et les dépenses de l’État sur une année ?
  1. le taux de change
  2. le solde budgétaire
  3. la balance commerciale
  4. le taux d’escompte
Cevabı göster
Doğru cevap: le solde budgétaire
Le solde budgétaire est la différence entre les recettes fiscales et les dépenses publiques pour une période donnée.
4. Le sigle « ECG » correspond à :
  1. l’électrocardiogramme
  2. l’examen cytobiologique
  3. l’échographie cardiaque
  4. l’épreuve d’effort
Cevabı göster
Doğru cevap: l’électrocardiogramme
ECG est l’abréviation standard de l’électrocardiogramme, examen qui enregistre l’activité électrique du cœur.
5. Le « ratio d’endettement » d’une entreprise mesure :
  1. la part des dettes dans le financement total.
  2. le bénéfice net par action.
  3. le taux de rotation des stocks.
  4. la marge brute sur les ventes.
Cevabı göster
Doğru cevap: la part des dettes dans le financement total.
Le ratio d’endettement compare le montant des dettes au total des ressources de l’entreprise.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Tanımlık düşürme ve formül cümle (article zéro, énoncé définitoire)Uzman-laik çevirisi ve brifing kalıpları ›