Edebi Fransızcada anlatıcı, konuşma dilinin passé composé kalıbını bir kenara bırakıp passé simple ve passé antérieur ile geçmiş olayları hem sıralar hem de hangisinin önce bittiğini gösterir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Edebi geçmişin kapısı: passé simple nedir?
Fransızcada dün olanı konuşurken çoğu kez passé composé kullanırız: Hier, j'ai ouvert le roman et j'ai lu le premier chapitre. (Dün romanı açtım ve ilk bölümü okudum.) Yazılı öykü ve romanda aynı olaylar passé simple ile gelir: J'ouvris le roman et lus le premier chapitre. (Romanı açtım ve ilk bölümü okudum.) Passé simple (pase sêmpl) yardımcı fiil almaz; tek parça çekilir ve anlatıcıya şunu dedirtir: ben sohbet etmiyorum, hikâye yazıyorum.
Konuşma dilinde bu zamanın yerini uzun süredir passé composé almıştır; C2 öğrencisi bu yüzden kulağın değil gözün zamanını tanır. Kısa diyalog: — Pourquoi l'auteur écrit-il elle partit et non elle est partie ? — Parce que le narrateur raconte, il ne converse pas. (— Yazar neden elle est partie değil de elle partit yazıyor? — Çünkü anlatıcı hikâye anlatıyor, sohbet etmiyor.) Can-do hedefiniz şudur: edebî bir paragraftaki passé simple fiilleri işaretleyebilir, kimin ne yaptığını sırayla Türkçeye aktarabilirim.
Dünyada bu konu çoğu kez bir roman sayfasıyla öğretilir, ezber listesiyle değil. Öğretmen açık bir metindeki fiilleri daire içine aldırır; öğrenci önce anlamı, sonra biçimi görür. Siz de masadaki romanı böyle okuyun: önce kim ne yaptı, sonra hangi çekim bunu anlatıyor.
Örnek
Le vent se leva, les volets claquèrent, puis le silence revint. (Rüzgâr kalktı, kepenkler çarptı, sonra sessizlik geri geldi.) Fiiller: se leva (sö löva), claquèrent (klakèr), revint (röven). Üçü de passé simpledır ve art arda tamamlanmış eylemleri dizir.
Passé simple nasıl kurulur?
-er fiillerinde gövdeye şu ekler gelir: je parlai (parle), tu parlas (parla), il parla (parla), nous parlâmes (nu parlaam), vous parlâtes (vu parlat), ils parlèrent (il parler). -ir ve birçok -re fiilinde ekler -is, -is, -it, -îmes, -îtes, -irent olur: elle finit (finit), nous finîmes (finîm). Şapka harf uzun ünlüyü hatırlatır; sondaki s ve ent çoğu kez okunmaz.
Düzensizler ezbersiz okunmaz. être: je fus, tu fus, il fut, nous fûmes, vous fûtes, ils furent (fü, fü, fü, füm, füt, für). avoir: j'eus, tu eus, il eut, nous eûmes, vous eûtes, ils eurent (jö, ü, ü, öm, öt, ür). faire je fis (fi), venir il vint (ven), voir elle vit (vi), prendre ils prirent (prir) kalıplarını bir kartta tutun. El yazısında bu ekler kelimenin sonunda ince ve net durur; yazarın kalemi anlatı kişisini bu ekle seçer.
Sık kalıp: üçüncü kişiler anlatıda aslan payını alır. Roman je parlai ile değil, il parla, elle partit, ils se turent ile yürür. Can-do: düzenli ve sık düzensiz fiilleri üçüncü tekil ve çoğulda tanıyabilir, kısa bir anlatı cümlesinde doğru eki seçebilirim.
Örnek
Elle ouvrit le tiroir, prit la lettre et se tut. (Çekmeceyi açtı, mektubu aldı ve sustu.) Çözüm: ouvrir → ouvrit (uvri); prendre → prit (pri); se taire → se tut (sö tü). Üçü de üçüncü tekil passé simple.
Anlatıcı sesi ve edebî metinde görünüş
Passé simple yalnızca bir çekim değil, bir sestir. Anlatıcı olayları dışarıdan, bitmiş ve seçilmiş halkalar gibi dizer; okur «şimdi tanıklık ediyorum» değil, «bana bir hikâye anlatılıyor» duygusunu alır. El yazısı bir sayfada bu ses, kısa fiil gövdeleri ve net eklerle görünür: Il entra. Il salua. Il s'assit. (İçeri girdi. Selam verdi. Oturdu.) Noktalı ritim, anlatıcının olayı kesip biçtiğini gösterir.
Dünyada bu konu çoğu kez bir karşıt metinle öğretilir. Albert Camus, L'Étranger romanında bilinçli olarak passé composé seçmiştir: Aujourd'hui, maman est morte. (Bugün annem öldü.) Bu seçim, klasik hikâye sesini kırar ve kahramanı mesafesiz, neredeyse günlük bir ağızla konuşturur. Karşılaştırın: klasik bir anlatı Sa mère mourut. (Annesi öldü) derdi. Aynı olay, iki ayrı anlatıcı duruşu demektir.
Can-do hedefiniz: bir sayfada anlatıcının passé simple ile mi, yoksa konuşma geçmişiyle mi durduğunu ayırt edebilir; bu seçimin mesafeyi nasıl değiştirdiğini bir cümleyle açıklayabilirim. Metni yüksek sesle okurken ekleri yutmayın; mourut (muru) ile est morte (e mort) kulağa da ayrı düşmelidir.
Örnek
Klasik ses: Le juge frappa du bois et l'audience commença. (Yargıç tahtaya vurdu ve duruşma başladı.) Camus tarzi kırık ses: Le juge a frappé du bois et l'audience a commencé. (Yargıç tahtaya vurdu ve duruşma başladı.) Anlam yakın, anlatıcı duruşu farklıdır.
Passé antérieur: geçmişin içinde daha önce biten
Passé antérieur (pase antéryör), edebî anlatıda «daha önce bitmiş olanı» gösterir. Kuruluşu şudur: avoir veya être fiilinin passé simpleı + geçmiş ortaç. Quand il eut refermé le manuscrit, le silence s'installa. (Elyazmasını kapattığında sessizlik çöktü.) Çizelgede önce eut refermé (ü röferme) biter, sonra s'installa (sêstala) gelir. Konuşmada bu işi çoğu kez plus-que-parfait veya passé composé görür.
Bu zaman tek başına gezmez; yanında bir passé simple anlatı fiili ister. Sık bağlaçlar: quand, lorsque, dès que, aussitôt que, après que, à peine ... que. Dès qu'elle fut entrée, on se tut. (O girer girmez herkes sustu.) être ile giden fiillerde ortaç cins ve sayıya uyar: elle fut entrée (fü antre), elles furent parties (für parti). À peine ile sık sık devrik yapı gelir: À peine eut-il refermé la porte que le téléphone sonna. (Kapıyı kapar kapamaz telefon çaldı.)
Can-do: bir zaman çizelgesinde iki geçmiş eylemi doğru sıraya koyabilir; bağlaçlı cümlede hangisinin passé antérieur, hangisinin passé simple olduğunu gösterebilirim. Unutmayın: bu zaman «çok eski olduğu için» değil, «anlatı içinde önce bittiği için» seçilir.
Örnek
Çizelge: 1) mektubu bitirmek 2) mühürlemek. Cümle: Lorsqu'il eut achevé sa lettre, il la cacheta. (Mektubunu bitirdiğinde onu mühürledi.) eut achevé (ü aşöve) önce biter; cacheta (kaşöta) sonra gelir. Konuşma karşılığı kabaca Quand il avait achevé sa lettre, il l'a cachetée. olur; edebî omurga ise yukarıdaki çifttir.
İki zaman yan yana: anlatının omurgası
Edebî bir paragraf çoğu kez şöyle yürür: zemin için imparfait, asıl olay halkası için passé simple, o halkadan hemen önce biten iş için passé antérieur. La lampe brûlait encore. Dès qu'il eut posé la clé, il s'assit et ferma les yeux. (Lamba hâlâ yanıyordu. Anahtarı bırakır bırakmaz oturdu ve gözlerini yumdu.) Daktilo sahnesi bunu somutlar: yazar önce biteni, sonra ana eylemi, arka planda süreni ayrı tuşlarla seçer.
Kısa diyalog, öğrencinin metni nasıl soracağını gösterir. — Quel verbe marque l'action antérieure ? — eut posé. — Et le récit principal ? — Il s'assit et ferma les yeux. (— Önceki eylemi hangi fiil gösteriyor? — eut posé. — Asıl anlatı? — Il s'assit ve ferma les yeux.) Can-do: kısa bir edebî pastişte bu üç katmanı bilinçle dizabilirim; rastgele süs diye passé antérieur eklemem.
Günlük hayatta bu omurgayı bir klasik sayfada, bir tarih anlatısında veya bir öykü yarışması metninde görürsünüz. Konuşurken kullanmanız beklenmez; yazarken, özellikle anlatı ödevinde, anlatıcı sesini bu çifte zamanla kurmanız beklenir. Bir sonraki okuma ödevinizde her fiilin katmanını kenara not edin: zemin, halka, önce biten.
Örnek
Pastiş: La cour était déserte. Après qu'ils eurent refermé le portail, le maître apparut et tendit la lettre. (Avlu ıssızdı. Kapıyı kapattıktan sonra öğretmen belirdi ve mektubu uzattı.) était zemin (imparfait); eurent refermé (ör röferme) önce biten; apparut (aparü), tendit (tandi) ana halka.
Türkçe konuşanların tuzakları
Türkçede görülen geçmiş -di ve duyulan geçmiş -miş vardır. Öğrenci yazılı ve «kitap gibi» diye passé simpleı hemen -mişe çevirir: Il partit için «gitmiş» der. Bu yanlıştır. Edebî anlatıdaki passé simple çoğu kez kesin, anlatıcının üstlendiği bir geçmişdir; Türkçede karşılığı genellikle -dilidir: «gitti». -miş ancak gerçekten dolaylı, aktarılmış veya kuşkulu bir ses varsa devreye girer.
İkinci tuzak, konuşma çekimini yazıya yapıştırmaktır: il a partit veya j'ai parlai gibi çift işaretler. Passé simple yardımcı almaz. Üçüncü tuzak, passé antérieurü her «önce» için kullanmaktır; bu zaman bağlaçlı, bitmiş ve çoğu kez hemen önceki eylem içindir. Dördüncü tuzak telaffuzdur: parlâmes sonundaki s okunmaz (parlaam), il eut «il öt» değil «il ü»dür. Can-do: kendi cümlenizi yüksek sesle okuyup hem eki hem anlamı Türkçe -di ile denetleyebilirim.
Dünyada bu hatalar, anadili geçmişi iki kanalla (görülen / duyulan) ayıran öğrencilerde sık görülür. Çözüm ezber değil, yan yana çeviridir: her passé simple cümlesini bir kez -di, bir kez -miş ile okuyun; hangisinin anlatıcıya yakıştığını duyacaksınız.
Örnek
Yanlış çeviri: Elle ouvrit la fenêtre. → «Pencereyi açmış.» Doğrusu: «Pencereyi açtı.» Yanlış biçim: Elle a ouvrit. Doğrusu ya konuşma Elle a ouvert. ya anlatı Elle ouvrit. (uvri).
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Passé simple çok eski olduğu için bugün hiçbir metinde yok. Doğrusu: Konuşmada yok denecek kadar azdır; buna karşılık romanda, öyküde, tarih anlatısında ve bazı uzun gazete yazılarında hâlâ anlatının omurgasıdır.
- Yanlış: Passé simple Türkçedeki -mişli geçmiş gibidir çünkü kitaptadır. Doğrusu: Anlatıcının üstlendiği bitmiş olaydır; ilk karşılığı çoğu kez -dili geçmiştir. -miş ancak dolaylı veya kuşkulu bir ses varsa seçilir.
- Yanlış: Passé antérieur ile plus-que-parfait aynı şeydir, biri yazılı biridir konuşma. Doğrusu: İkisi de «daha önce biteni» gösterebilir; ancak passé antérieur edebî dizide, bağlaçlı ve çoğu kez hemen önceki tamamlanmış eylem içindir. Plus-que-parfait hem konuşmada hem yazıda zemin ve geri plan için daha geniştir.
- Yanlış: je parlai ile j'ai parlai veya il a partit kurulabilir. Doğrusu: Passé simple tek parçadır, yardımcı almaz. Passé composé ise avoir veya être + ortaçtır: j'ai parlé, il est parti.
Bir adım ileri
Bir sonraki adımda asıl derinlik, imparfait ile passé simple arasındaki görünüş karşıtlığıdır: süren zemin ile kesilip seçilmiş olay halkası. Onun hemen ardından discours indirect libre gelir; anlatıcı kahramanın iç sesini tırnak açmadan taşır ve zaman seçimi bu sesi ele verir. Kısa öykü pastişi yazmak, C2'nin üretim can-do'sudur: üç katmanı bilinçle dizmek. Daha ileride metin yorumu, aynı fiil seçiminin anlatıcı mesafesini nasıl kurduğunu paragraf paragraf açar.
Özet
Passé simple edebî anlatının bitmiş olay halkasını tek parça çekimle kurar; konuşmadaki passé composénun yazılı karşılığıdır. Passé antérieur o halkanın hemen öncesinde biten eylemi yardımcı fiilin passé simpleı artı ortaç ile gösterir. Türkçe konuşan öğrenci bu zamanları -mişe değil, çoğu kez -dili kesin geçmişe yaklaştırmalı, telaffuzu ve yardımcı-ek karıştırmasını ayrı denetlemelidir.