QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Bakış açısı kaydırarak hikâye anlatma kalıpları

Yabancı Diller · Fransızca C2 · Edebi Anlatı ve Anlatıcı Sesi
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Bakış açısını kaydırmak, aynı olayı farklı bilinçlerin, bilgi sınırlarının ve ses özelliklerinin içinden geçirerek anlatının anlamını ve duygusal etkisini değiştirmektir.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

1. Bakış açısı ile anlatıcı sesini ayırmak

Aynı olayda hangi anlatıcı daha fazla bilgiye sahip görünüyor?

Bakış açısı, olayların kimin algısından ve hangi bilgi sınırları içinden sunulduğudur. Anlatıcı sesi ise bu olayları aktaran dilin kişiliğidir: soğukkanlı, alaycı, çekingen, öfkeli ya da güvenilmez olabilir. Birinci tekil anlatıcıda anlatıcı genellikle olayın içindedir; ancak her birinci tekil anlatıcı aynı ölçüde dürüst veya bilgili olmak zorunda değildir.

Fransızcada anlatıcı sesini kurarken zaman seçimi, sözcüklerin duygusal değeri ve cümle ritmi önem taşır. İç konuşmaya yaklaşan anlatımda düşünce akışı, kesintiler ve soru cümleleri kullanılabilir; dışarıdan gözlemleyen anlatımda ise hareketler ve görülebilir ayrıntılar öne çıkar. Okur, yalnızca ne olduğunu değil, anlatıcının olayı nasıl çerçevelediğini de izler.

Örnek

Je suis entré dans la salle, certain que tout le monde m'attendait. Türkçesi: Herkesin beni beklediğinden emin olarak salona girdim. Il entra dans la salle et comprit, au silence général, qu'il s'était trompé. Türkçesi: Salona girdi ve genel sessizlikten yanıldığını anladı. İlk cümlede olay, karakterin kendi kesinliği içinden verilir; ikinci cümlede ise üçüncü kişi anlatımıyla karakterin yanıldığını fark etmesi aktarılır.

2. Birinci kişi anlatımı: sınırlı bilgi ve öznel ses

Birinci kişi anlatıcı ile üçüncü kişi anlatıcı arasında hangi bilgi farkı görülüyor?

Birinci kişi anlatımında temel kalıp, anlatıcının yaşadığı veya gözlediği olayları kendi bakışından aktarmasıdır. Je me souviens de cette soirée. ifadesi, “O akşamı hatırlıyorum.” anlamına gelir; anlatıcı burada hem tanıklık eder hem de hatırlama biçimini okura gösterir. Bu anlatım, yakınlık ve içtenlik sağlayabilir; fakat anlatıcı başkalarının zihnini doğrudan bilemez.

Bakış açısını değiştirmek isteyen yazar, aynı olayı birinci kişi anlatıcının yanlış yorumu üzerinden kurabilir. Daha sonra başka bir bölümde gerçeği bilen bir karakterin sesi verilebilir. Böylece okur, ilk anlatıcının eksik bilgisiyle daha geniş gerçeklik arasındaki farkı kendisi tamamlar; bu teknik, güvenilmez anlatıcı etkisi oluşturabilir.

Örnek

J'ai vu Claire sourire. Elle était heureuse de me revoir, j'en étais convaincu. Türkçesi: Claire'in gülümsediğini gördüm. Beni yeniden gördüğü için mutlu olduğuna emindim. Je ne savais pas que Claire souriait pour cacher son inquiétude. Türkçesi: Claire'in kaygısını gizlemek için gülümsediğini bilmiyordum. İlk cümle anlatıcının yorumunu kesin gerçek gibi sunar. İkinci cümle ise geçmişteki bilgisizliği açıkça kabul ederek anlatıcının sınırlılığını gösterir. J'en étais convaincu kalıbı, bağlama göre “Buna ikna olmuştum” veya “Bundan emindim” anlamındadır.

3. Sınırlı üçüncü kişi: karaktere yakın, bilgi bakımından sınırlı

Anlatıcı sesi hangi noktada karakterin iç sesiyle karışıyor?

Sınırlı üçüncü kişi anlatımında kişi zamiri üçüncü tekildir; ancak anlatım çoğunlukla tek bir karakterin algılarıyla sınırlıdır. Anlatıcı il veya elle diyebilir, fakat başka kişilerin düşüncelerini kesin biçimde açıklamaz. Bu yöntem, birinci kişinin yakınlığını korurken anlatıcıya daha esnek bir dil sağlar.

Bakış açısı kaydırmanın güçlü bir biçimi, anlatıcının cümlesini karakterin doğrudan veya dolaylı sesiyle kesiştirmektir. Elle ouvrit la porte. Quelle idée absurde ! cümlesinde ikinci bölüm, anlatıcının yorumu değil, karakterin zihninden yükselen bir düşünce gibi okunur. Bu geçişte tırnak işareti kullanılmasa bile bağlam ve sözcük seçimi ses değişimini sezdirir.

Örnek

Luc regarda la valise près de la fenêtre. Quel idiot il avait été de croire qu'elle resterait ! Türkçesi: Luc pencerenin yanındaki valize baktı. Onun kalacağını düşünmekle ne büyük aptallık etmişti! Burada dış anlatıcı Luc'un hareketini verir; ardından Quel idiot il avait été ifadesi Luc'un kendini suçlayan iç sesine yaklaşır. Türkçede bu geçişi “Ne aptallık etmişti!” biçiminde aktararak anlatıcının mesafesini azaltabiliriz.

4. Her şeyi bilen anlatıcı: zaman ve bilinçler arasında geçiş

Her şeyi bilen anlatıcı, karakterlerin hangi gizli bilgilerini aynı anda gösterebilir?

Her şeyi bilen anlatıcı, olayların geçmişini, karakterlerin düşüncelerini ve bazen gelecekte olacakları okura sunabilir. Fransızcada bu anlatımda fiil zamanları olayların sırasını ve karakterlerin bilgi durumunu belirtmeye yardımcı olur: Il savait “biliyordu”, elle ignorait “o bilmiyordu” gibi fiiller farklı bilinç düzeylerini aynı sahnede karşılaştırabilir. Ancak her şeyi bilen anlatıcı da mutlaka tarafsız değildir; bir karakteri yüceltebilir, diğerini eleştirebilir veya ince bir ironi kurabilir.

Bakış açısı kaydırırken geçişin açık bir işareti yararlı olur. Paul croyait être seul. À l'autre bout de la rue, Marie l'observait. cümlelerinde önce Paul'un inancı, sonra Marie'nin gizli gözlemi verilir. Okur böylece bir karakterin bilmediğini öğrenir ve anlatı gerilimi oluşur.

Örnek

Paul croyait avoir gagné. Il ne savait pas que Marie avait déjà envoyé la lettre. Türkçesi: Paul kazandığını sanıyordu. Marie'nin mektubu çoktan gönderdiğini bilmiyordu. Quant à Marie, elle regrettait déjà sa décision, mais elle ne le montrerait pas. Türkçesi: Marie'ye gelince, kararından şimdiden pişmanlık duyuyordu; fakat bunu göstermeyecekti. Bu kısa parçada bakış açısı Paul'dan Marie'ye kayar. Quant à... kalıbı, “...e gelince” anlamıyla yeni bir bilinç alanı açmak için kullanılabilir.

5. Aynı sahneyi yeniden yazma ve ses geçişi

Üç panelde değişen şey olay mı, yoksa olayın anlatılma biçimi mi?

Bir sahneyi dönüştürmenin en etkili yolu, olay örgüsünü sabit tutup anlatıcının bilgi ve tutumunu değiştirmektir. Önce sahnedeki çıplak eylemleri belirleyin: kapının açılması, mektubun görülmesi ve karakterin susması gibi. Sonra her versiyonda şu soruları sorun: Kim görüyor? Kim neyi bilmiyor? Hangi duygu açıkça söyleniyor, hangisi ima ediliyor?

Ses geçişi yapılırken bağlaçlar, hitaplar ve değerlendirme sözleri yardımcı olur. À vrai dire “doğrusunu söylemek gerekirse”, pourtant “oysa” ve d'après lui “ona göre” anlamlarıyla anlatıcının tutumunu görünür kılar. Telaffuz ipucu olarak À vrai dire yaklaşık “a vre dir”, pourtant “pur-tan”, d'après lui ise “dapre lüi” biçiminde söylenir; Fransızcadaki burundan söylenen sesler Türkçedeki seslerle tam olarak aynı değildir.

Örnek

Je poussai la porte. La lettre était là, sur la table. Je sus immédiatement qu'elle allait tout changer. Türkçesi: Kapıyı ittim. Mektup oradaydı, masanın üzerinde. Her şeyi değiştireceğini hemen anladım. Il poussa la porte. Une lettre l'attendait sur la table, mais il n'en comprit pas encore la portée. Türkçesi: Kapıyı itti. Masanın üzerinde onu bekleyen bir mektup vardı; fakat mektubun önemini henüz anlayamadı. Il poussa la porte. La lettre venait de Marie, qui espérait encore le faire changer d'avis. Türkçesi: Kapıyı itti. Mektup, onun fikrini değiştirmesini hâlâ uman Marie'den geliyordu. İlk versiyonda kişisel kesinlik, ikincide sınırlı bilgi, üçüncüde ise mektubu yazan kişinin amacı öne çıkarılmıştır.

6. Türkçe kaynaklı hatalar ve uygulama yöntemi

Türkçe konuşan öğrenciler bazen Fransızcada anlatıcı değiştiğinde zamirleri ve bilgi sınırını anlatıcıya göre uyarlamaz. Oysa je, il ve elle seçimi yalnızca dilbilgisel bir ayrıntı değildir; bilginin kime ait olduğunu gösterir. Bir başka hata, anlatıcının bildiği ile karakterin bildiğini karıştırmaktır. Karakter bilmiyorsa, sınırlı bakış açısında onun düşüncesi gerçekmiş gibi kesinleştirilmemelidir.

Türkçede özne çoğu zaman cümleden anlaşılır; Fransızcada ise özne zamiri genellikle açıkça yazılır. Ayrıca Türkçedeki “-miş” duyulan geçmiş zamanının her kullanımını Fransızcadaki tek bir geçmiş zamanla karşılamak doğru değildir; bağlama göre il aurait dit “söylediği söyleniyor” veya il a dit “söyledi” gibi farklı yapılar gerekir. Uygulamada önce aynı sahneyi üç cümleyle özetleyin, sonra her versiyonda anlatıcıyı, bilgi sınırını ve duygusal tonu değiştirin.

Örnek

Yanlış yaklaşım: Je savais ce que Marie pensait, alors que la scène était racontée par un narrateur limité à Paul. Türkçesi: Sahne Paul ile sınırlı bir anlatıcı tarafından anlatılırken Marie'nin ne düşündüğünü bildiğimi söylemek tutarsızdır. Daha uygun yaklaşım: Paul imaginait que Marie était calme, mais son visage fermé lui inspirait un doute. Türkçesi: Paul, Marie'nin sakin olduğunu düşünüyordu; fakat Marie'nin kapalı ifadesi Paul'da kuşku uyandırıyordu. İkinci cümlede Marie'nin gerçek düşüncesi verilmez; yalnızca Paul'un gözlemi ve yorumu aktarılır.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Birinci kişi anlatıcı her zaman doğruyu söyler. Doğrusu: Birinci kişi yalnızca anlatımın karakterin ağzından geldiğini gösterir. Karakter yanılabilir, bilgiyi saklayabilir veya olayları kendi duygularına göre çarpıtabilir.
  • Yanlış: Üçüncü kişi anlatıcı her şeyi bilen anlatıcıdır. Doğrusu: Üçüncü kişi yalnızca kişi zamirini belirtir. Üçüncü kişi anlatıcı tek bir karakterin bilgisiyle sınırlı olabilir veya bütün karakterlerin düşüncelerini bilebilir.
  • Yanlış: Bakış açısı değişince olay örgüsü de mutlaka değişmelidir. Doğrusu: Aynı olaylar ve eylemler korunabilir; değişen şey, olayların hangi bilinçten, hangi bilgi sınırıyla ve hangi ses tonuyla sunulduğudur.
  • Yanlış: Anlatıcı ile karakterin iç sesi aynı şeydir. Doğrusu: Anlatıcı olayları düzenleyen ses, karakterin iç sesi ise karakterin zihninden geçen düşüncedir. Yazar bunları birbirine yaklaştırabilir; fakat okurun geçişi sezebilmesi için dilsel ipuçları vermelidir.
  • Yanlış: Fransızcada geçmiş zaman seçimi bakış açısını etkilemez. Doğrusu: Zaman seçimi, bağlama göre anlatıcının olaylara uzaklığını, hatırlama biçimini ve kesinlik derecesini etkileyebilir. Bu nedenle zamirler, fiil zamanları ve değerlendirme ifadeleri birlikte incelenmelidir.

Bir adım ileri

Bir üst sınıfta bu konu, anlatımın bir karakterin bilgisiyle, yalnızca dışarıdan görülebilenlerle veya geniş bir bilgi alanıyla kurulması gibi anlatım biçimleriyle daha sistemli biçimde ele alınır. Öğrenciler ayrıca doğrudan anlatım, dolaylı anlatım ve karakterin sözlerini anlatıcıya yaklaştıran anlatım arasındaki farkları inceleyebilir. Fransız edebiyatında anlatıcının güvenilirliği, ironi ve birden çok sesin kullanımı üzerine kısa metin karşılaştırmaları yapılır. Bir sonraki adım, aynı sahneyi yeniden yazmakla kalmayıp farklı anlatıcı seçimlerinin okurun etik yargısını nasıl değiştirdiğini savunan kısa bir çözümleme yazmaktır.

Özet

Bakış açısı, olayın kimin bilgisi ve algısı içinden aktarıldığını; anlatıcı sesi ise bu aktarımın nasıl bir dilsel ve duygusal biçim aldığını gösterir. Birinci kişi, sınırlı üçüncü kişi ve her şeyi bilen anlatıcı aynı sahneyi farklı bilgi sınırlarıyla kurabilir. Başarılı bir bakış açısı kaydırmada zamirler, fiil zamanları, iç ses ve geçiş kalıpları birlikte ve tutarlı kullanılmalıdır.

Örnek sorular

1. Aşağıdaki cümlede hangi ifade, anlatıcının bakış açısını birinci tekil şahıstan üçüncü tekil şahsa kaydırdığını gösterir?
  1. Je me suis levé et j’ai regardé par la fenêtre.
  2. Il se leva et regarda par la fenêtre.
  3. Nous nous sommes levés et avons regardé par la fenêtre.
  4. Tu t’es levé et tu as regardé par la fenêtre.
Cevabı göster
Doğru cevap: Il se leva et regarda par la fenêtre.
İlk cümlede anlatıcı birinci tekil şahıs (je) kullanırken, ikinci cümlede üçüncü tekil şahıs (il) kullanılarak bakış açısı kaydırılmıştır.
2. Aşağıdaki cümlede hangi ifade, anlatıcının bakış açısını üçüncü tekil şahıstan birinci tekil şahsa kaydırdığını gösterir?
  1. Elle ouvrit la porte et entra dans la pièce.
  2. J’ouvris la porte et entrai dans la pièce.
  3. Ils ouvrirent la porte et entrèrent dans la pièce.
  4. Tu ouvris la porte et entras dans la pièce.
Cevabı göster
Doğru cevap: J’ouvris la porte et entrai dans la pièce.
İlk cümlede anlatıcı üçüncü tekil şahıs (elle) kullanırken, ikinci cümlede birinci tekil şahıs (je) kullanılarak bakış açısı kaydırılmıştır.
3. Aşağıdaki cümlede hangi ifade, anlatıcının bakış açısını birinci çoğul şahıstan üçüncü tekil şahsa kaydırdığını gösterir?
  1. Nous marchions dans la forêt.
  2. Il marchait dans la forêt.
  3. Vous marchiez dans la forêt.
  4. Tu marchais dans la forêt.
Cevabı göster
Doğru cevap: Il marchait dans la forêt.
İlk cümlede anlatıcı birinci çoğul şahıs (nous) kullanırken, ikinci cümlede üçüncü tekil şahıs (il) kullanılarak bakış açısı kaydırılmıştır.
4. Aşağıdaki cümlede hangi ifade, anlatıcının bakış açısını üçüncü çoğul şahıstan birinci tekil şahsa kaydırdığını gösterir?
  1. Ils regardaient le ciel étoilé.
  2. Je regardais le ciel étoilé.
  3. Nous regardions le ciel étoilé.
  4. Vous regardiez le ciel étoilé.
Cevabı göster
Doğru cevap: Je regardais le ciel étoilé.
İlk cümlede anlatıcı üçüncü çoğul şahıs (ils) kullanırken, ikinci cümlede birinci tekil şahıs (je) kullanılarak bakış açısı kaydırılmıştır.
5. Aşağıdaki cümlede hangi ifade, anlatıcının bakış açısını birinci tekil şahıstan ikinci tekil şahsa kaydırdığını gösterir?
  1. Je pris le livre et le lus.
  2. Tu pris le livre et le lus.
  3. Il prit le livre et le lut.
  4. Nous prîmes le livre et le lûmes.
Cevabı göster
Doğru cevap: Tu pris le livre et le lus.
İlk cümlede anlatıcı birinci tekil şahıs (je) kullanırken, ikinci cümlede ikinci tekil şahıs (tu) kullanılarak bakış açısı kaydırılmıştır.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Anlatı fiilleri ve duyusal betimleme sözlüğüSerbest dolaylı anlatılı kısa öykü pasajı ›