Fransızcada gerçekleşmemiş, gerçekleşme olasılığı düşük görülen veya varsayımsal bir durumu anlatmak için si yan cümlesinde imparfait, ana cümlede ise conditionnel présent kullanılır.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Gerçek dışı koşulun temel anlamı
Bir koşulun gerçekleşmediğini, gerçekleşme ihtimalinin düşük olduğunu veya varsayımsal olduğunu anlatırken si ile başlayan cümlede imparfait, sonuç cümlesinde conditionnel présent kullanılır. Türkçede bu yapı genellikle “Eğer hava güzel olsaydı, yürüyüşe çıkardım.” şeklinde çevrilir.
Örneğin Si le temps était beau, je sortirais. cümlesi “Hava güzel olsaydı dışarı çıkardım.” demektir. Burada konuşan kişi havanın güzel olmadığını veya şu anda dışarı çıkmanın gerçekçi görünmediğini belirtir. Bu nedenle yapı, olağan bir planı değil, genellikle bir varsayımı ya da hayali anlatır.
Örnek
Si le temps était ensoleillé, je ferais une promenade. — Hava güneşli olsaydı yürüyüş yapardım. était sözcüğü imparfait, ferais sözcüğü ise conditionnel présent biçimindedir.
Cümlenin kuruluşu ve fiil biçimleri
Temel sıra şöyledir: Si + imparfait, conditionnel présent. Örneğin Si j’avais du temps, je m’assiérais dans un café. cümlesinde avais “zamanım olsaydı” anlamını, m’assiérais ise “otururdum” anlamını taşır. Koşul bölümü önce veya sonra gelebilir: Je m’assiérais dans un café si j’avais du temps.
Imparfait çoğunlukla fiilin nous biçimindeki köküne şu eklerin getirilmesiyle kurulur: -ais, -ais, -ait, -ions, -iez, -aient. Conditionnel présent ise çoğu fiilde gelecek zaman köküne aynı kişi eklerinin getirilmesiyle kurulur. Örneğin parler fiilinde je parlerais, “konuşurdum”; finir fiilinde je finirais, “bitirirdim” anlamındadır.
Örnek
Si nous avions une table libre, nous prendrions un café. — Boş bir masamız olsaydı kahve içerdik. avions koşul bölümündeki imparfait, prendrions ise sonuç bölümündeki conditionnel présent biçimidir.
Günlük konuşmalarda varsayım ve hayal
Bu yapı, gerçekleşmemiş bir planı hayal ederken çok kullanışlıdır. Bir gezi iptal olmuşsa veya bir araç bozulmuşsa kişi alternatif durumu anlatabilir: Si mon ordinateur fonctionnait, je regarderais les photos de Lyon. Bu cümle “Bilgisayarım çalışsaydı Lyon fotoğraflarına bakardım.” anlamına gelir.
Kısa konuşmalarda bir kişi koşulu, diğeri sonucu söyleyebilir. Si tu avais un billet pour Lyon, tu ferais quoi? — “Lyon için biletin olsaydı ne yapardın?” Je visiterais le centre-ville et je mangerais dans un petit restaurant. — “Şehir merkezini gezerdim ve küçük bir restoranda yemek yerdim.” Bu örneklerde konuşanlar gerçek bir planı değil, varsayımsal bir durumu tartışır.
Örnek
— Si ton ordinateur marchait, tu regarderais les photos du voyage? — Bilgisayarın çalışsaydı gezi fotoğraflarına bakar mıydın? — Oui, je regarderais les photos et je choisirais un hôtel. — Evet, fotoğraflara bakar ve bir otel seçerdim.
Olumsuz cümleler, sorular ve nazik ifadeler
Olumsuzlukta ne ve pas birlikte kullanılır. Örneğin Si le vol n’était pas annulé, je voyagerais à Paris. cümlesi “Uçuş iptal edilmese Paris’e seyahat ederdim.” anlamına gelir. Sonuç bölümünde de olumsuzluk olabilir: Je ne resterais pas à la maison. — “Evde kalmazdım.”
Soru kurarken koşul cümlesi başta veya sonda bulunabilir: Si tu avais plus de temps, qu’est-ce que tu ferais? — “Daha fazla zamanın olsaydı ne yapardın?” Conditionnel présent kipi, nazik önerilerde de kullanılabilir: Vous pourriez prendre le métro. — “Metroya binebilirsiniz.” Burada pourriez, doğrudan emir vermek yerine daha yumuşak bir öneri sunar.
Örnek
Si mon vol n’était pas annulé, je visiterais le musée du Louvre. — Uçuşum iptal edilmese Louvre Müzesini ziyaret ederdim. Mais maintenant, je ne partirais pas. — Ama şimdi gitmezdim.
Sık kullanılan düzensiz biçimler ve anlam ilişkisi
Bazı fiillerde conditionnel présent kökü düzenli değildir; ancak kişi ekleri yine aynıdır. Önemli örnekler şunlardır: être → je serais “olurdum”, avoir → j’aurais “sahip olurdum”, aller → j’irais “giderdim”, faire → je ferais “yapardım” ve pouvoir → je pourrais “-ebilirdim”.
Koşul ile sonuç arasında anlam ilişkisi açık olmalıdır. Si j’étais moins fatigué, je sortirais ce soir. cümlesinde yorgunluk, dışarı çıkmayı engelleyen durumdur. Si j’avais assez d’argent, j’achèterais un nouveau téléphone. cümlesinde ise yeterli paranın olmaması, yeni telefon alamama nedenidir.
Örnek
Si j’avais plus d’argent, j’irais à Lyon et je ferais beaucoup de photos. — Daha fazla param olsaydı Lyon’a gider ve çok fotoğraf çekerdim. avais ve irais biçimlerine, ayrıca ferais düzensiz köküne dikkat edilmelidir.
Geçmişte gerçekleşmemiş koşullarla karıştırmama
B1 düzeyinde önemli bir ayrım vardır: Si + imparfait + conditionnel présent genellikle şimdi veya gelecek için gerçek dışı bir durumu anlatır. Örneğin Si le musée était ouvert, nous le visiterions. — “Müze açık olsaydı onu ziyaret ederdik.” Müze şu anda kapalıdır; sonuç hâlâ düşünülebilir.
Geçmişte gerçekleşmemiş bir koşulu anlatmak için ileride daha ayrıntılı öğrenilecek başka bir yapı kullanılır: Si + plus-que-parfait + conditionnel passé. Örneğin Si le musée avait ouvert plus tôt, nous l’aurions visité. — “Müze daha erken açılsaydı onu ziyaret ederdik.” Burada olay geçmişte kalmıştır ve artık sonuç değiştirilemez.
Örnek
Si le musée était ouvert aujourd’hui, nous le visiterions. — Müze bugün açık olsaydı onu ziyaret ederdik. Si le musée avait ouvert hier, nous l’aurions visité. — Müze dün açılmış olsaydı onu ziyaret ederdik. İlk cümle şimdiki durumu, ikinci cümle geçmişte kaçırılmış olasılığı anlatır.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Koşul cümlesinde gelecek zaman kullanılır: Si j’aurai le temps, je sortirais. Doğrusu: Bu gerçek dışı koşul yapısında si bölümünde gelecek zaman değil, imparfait kullanılır: Si j’avais le temps, je sortirais. — Zamanım olsaydı dışarı çıkardım.
- Yanlış: Si cümlesinden sonra her zaman conditionnel gelir. Doğrusu: Bu gerçek dışı koşul yapısında si bölümünde imparfait, ana cümlede conditionnel présent bulunur. Bu yapıda her iki bölüme de conditionnel koymak yanlıştır.
- Yanlış: Si j’étais ve si j’aurais aynı biçimde kullanılabilir. Doğrusu: Être fiilinin imparfait biçimi j’étais, avoir fiilinin conditionnel biçimi ise j’auraistir. Doğru örnek: Si j’étais libre, j’aurais plus de temps.
- Yanlış: Türkçedeki “-seydi” eki, Fransızcada doğrudan -rais ekiyle karşılanır. Doğrusu: Türkçedeki koşul bölümü Fransızcada çoğunlukla imparfait ile kurulur: Si le temps était beau. “Giderdim” gibi sonuç ise je partirais olur.
Bir adım ileri
Bir üst düzeyde geçmişte gerçekleşmemiş koşullar daha sistemli biçimde ele alınır ve plus-que-parfait ile conditionnel passé karşılaştırılır. Ayrıca varsayım, pişmanlık ve eleştiri anlatan Si j’avais su... gibi kalıplar öğrenilir. Koşul cümleleri, à condition que, à moins que ve dans le cas où gibi başka bağlaçlarla da çeşitlenir. Böylece yalnızca hayali planlar değil, geçmiş kararların sonuçları ve daha karmaşık düşünceler de anlatılabilir.
Özet
Gerçek dışı şimdiki veya gelecekteki koşullarda si + imparfait ve ana cümlede conditionnel présent kullanılır. Koşul bölümü gerçekleşmemiş, düşük olasılıklı veya varsayımsal durumu; sonuç bölümü ise bu durumda yapılacak eylemi gösterir. Gelecek zamanın bu tür si cümlelerinde kullanılmamasına ve geçmişteki gerçek dışı koşulların farklı bir yapıyla anlatılmasına dikkat edilmelidir.