QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Düzenli mazi fiil (ذَهَبْتُ (zehebtu)، فَعَلَ (fe'ale))

Yabancı Diller · Arapça A2 · Geçmiş Olaylar
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Düzenli mazi fiil, üç harfli sağlam kökü şahıs ekleriyle çekerek dün ve kısa süre önce bitmiş olayları A2 düzeyinde açıkça anlatmanı sağlar.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Geçmişi anlatmak: A2 can-do ve mazi fiilin yeri

Öğretmenin tablosunda fiiller hangi şahıslara göre değişiyor?

Yabancı dil dersinde geçmiş zaman, dün ne yaptığımı kısa ve doğru söyleyebilmektir. CEFR A2’de öğrenci tanıdık konularda basit geçmiş cümleler kurar; uzun öykü veya edebî anlatım bu düzeyin işi değildir. Arapçada bitmiş işin temel aracı الْفِعْلُ الْمَاضِي (el-fi'lu l-mâdî) yani mazi fiildir. Öğretmenin tahtadaki tablosu aynı kökün ben, sen ve o diye nasıl değiştiğini gösterir; tabloyu yalnızca ezberlemek değil, şahıs ile eki eşlemek gerekir.

Dünyada Arapça öğretiminde düzenli mazi çoğu programda erken gelir, çünkü ekler kısa ve sesler nettir. Klasik nahiv geleneği üç harfli sağlam fiili الْفِعْلُ الصَّحِيحُ (el-fi'lu s-sahîhu) diye ayırır; elif, vav, ye taşımayan kökler bu ünitenin düzenli grubudur. Günlük hayatta ذَهَبَ (zehebe) gitti, كَتَبَ (ketebe) yazdı, دَرَسَ (derase) ders çalıştı sürekli karşına çıkar. Telaffuz ipucu: مَاضِي (mâdî) sözünde a uzundur, madi diye kısaltma. Haber cümlesinde fiil çoğu zaman baştadır: ذَهَبَ الْوَلَدُ إِلَى الْبَيْتِ (zehebe el-veledu ilel-beyti) Çocuk eve gitti. Türkçede özne önde gelir; Arapçada eylemi öne almak A2’nin ilk büyük alışkanlığıdır. Zaman sözcüğü olarak bu ünitede أَمْسِ (emsi) dün yeter.

Örnek

Soru kalıbı: مَاذَا فَعَلْتَ أَمْسِ؟ (mâzâ fe'alte emsi?) Dün ne yaptın? Cevap: دَرَسْتُ الْعَرَبِيَّةَ أَمْسِ (derestu l-arabiyyete emsi) Dün Arapça çalıştım. Kök دَرَسَ (derase), şahıs ben olduğu için biçim دَرَسْتُ (derestu) olmuştur.

فَعَلَ kalıbı ve üç harfli düzenli kök

Tahtadaki ذَهَبْتُ fiilinde hangi ek ben anlamını veriyor?

Arapça fiil bir kök etrafında döner. Öğretmenler model olarak فَعَلَ (fe'ale) kalıbını kullanır; fe, ayn ve lam harfleri yaptı anlamındaki ölçü sözcüğüdür. ذَهَبَ (zehebe) fiilinde ذ (zâl) fe yerinde, ه (he) ayn yerinde, ب (be) lam yerindedir. Düzenli mazinin yalın hali bu üç sessizin arasına fetha koyar: birinci harf fethalı, ikinci harf fethalı, üçüncü harf fethalı. Tahtada gördüğün ذَهَبْتُ (zehebtu) gitmek köküne ben ekinin eklenmiş halidir.

Kökün son harfi ekten önce sakin olur, yani sükûn alır: ذَهَبْ (zeheb) artı تُ (tu). Telaffuz: ze-heb-tu üç hecedir; he harfini fethalı okuyup zehebetu deme. Aynı mantık كَتَبْتُ (ketebtu) yazdım, فَتَحْتُ (fetehtu) açtım, جَلَسْتُ (celestu) oturdum fiillerinde işler. Nahiv kitapları asırlardır yeni fiili فَعَلَ (fe'ale) ölçüsüne vurarak öğretir; amaç kökü tanımaktır. A2’de sen فَعَلَ (fe'ale) tipine odaklanırsın; orta harekesi kesra veya ötre olan kalıplar sonra gelir. Deftere ders yazmak كَتَبَ (ketebe), kapıyı açmak فَتَحَ (feteha) bu kalıptandır.

Örnek

Kök harfleri kâf-te-be. Yalın mazi: كَتَبَ (ketebe) yazdı. Ben: son harfe sükûn, sonra tu: كَتَبْتُ (ketebtu) yazdım. Cümle: كَتَبْتُ الدَّرْسَ (ketebtu d-derse) Dersi yazdım.

Şahıs ekleri: ذَهَبْتُ biçiminden ذَهَبُوا biçimine

Defterdeki çekimde o kız biçimi hangisidir?

Defterde işaretlediğin tablo, aynı kökün şahsa göre giydiği eklerdir. هُوَ ذَهَبَ (huve zehebe) o erkek gitti: ek yok, yalın kalıp durur. هِيَ ذَهَبَتْ (hiye zehebet) o kız gitti: sona sakin تْ (t) gelir. أَنَا ذَهَبْتُ (ene zehebtu) ben gittim: تُ (tu) ötreli te. أَنْتَ ذَهَبْتَ (ente zehebte) sen erkek gittin: تَ (te) fethalı te. أَنْتِ ذَهَبْتِ (enti zehebti) sen kız gittin: تِ (ti) kesralı te. Yazılışta te harfi aynı görünebilir; hareke şahsı ayırır ve A2’de kulağın bu üç sesi ayırması gerekir.

Çoğulda نَحْنُ ذَهَبْنَا (nahnu zehebnâ) biz gittik: ek نَا (nâ) uzun a ile biter. أَنْتُمْ ذَهَبْتُمْ (entum zehebtum) siz erkekler gittiniz. هُمْ ذَهَبُوا (hum zehebû) onlar erkekler gittiler: ses uzun u’dur, sonda yazılan elif okunmaz. Telaffuz ipucu: ذَهَبُوا (zehebû) zehebuv diye kapanmaz. Zamiri söylemesen de ek şahsı taşır; yalnız ذَهَبْتُ (zehebtu) demek ben gittim demektir. Bu, Türkçedeki gittim ekinin gördüğü işe benzer; harfler ve harekeler ise tamamen başkadır. İkili şahıs ve kadın çoğul bu ünitenin hemen ardından gelir, şimdilik sekiz temel biçimi sağlam tut.

Örnek

هِيَ كَتَبَتْ الرِّسَالَةَ (hiye ketebet ir-risâlete) O kız mektubu yazdı. هُمْ دَرَسُوا فِي الْمَدْرَسَةِ (hum deresû fil-medreseti) Onlar okulda ders çalıştılar. نَحْنُ فَتَحْنَا الْبَابَ (nahnu fetehnâ l-bâbe) Biz kapıyı açtık.

Soru, cevap ve kısa diyalog

İki öğrenci konuşurken hangi zaman sözcüğünü kullanıyor?

A2 can-do: basit geçmiş soruyu anlayıp kısa cevap verebilirsin. Erkek arkadaşa مَاذَا فَعَلْتَ أَمْسِ؟ (mâzâ fe'alte emsi?) Dün ne yaptın? Kız arkadaşa مَاذَا فَعَلْتِ أَمْسِ؟ (mâzâ fe'alti emsi?) aynı soru kesralı te ile gider. Cevap fiille başlayabilir: ذَهَبْتُ إِلَى السُّوقِ (zehebtu iles-sûki) Çarşıya gittim. كَتَبْتُ الْوَاجِبَ (ketebtu l-vâcibe) Ödevi yazdım. جَلَسْتُ فِي الْبَيْتِ (celestu fil-beyti) Evde oturdum. Soru sözcükleri أَيْنَ (eyne) nereye, مَاذَا (mâzâ) ne, مَتَى (metâ) ne zaman, مَعَ مَنْ (me'a men) kiminle bu düzeyde yeter.

Kısa diyalog. Ali: أَيْنَ ذَهَبْتَ أَمْسِ؟ (eyne zehebte emsi?) Dün nereye gittin? Mert: ذَهَبْتُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ. وَأَنْتَ؟ (zehebtu ilel-medreseti. ve ente?) Okula gittim. Ya sen? Ali: ذَهَبْتُ إِلَى السُّوقِ مَعَ أَبِي (zehebtu iles-sûki me'a ebî) Babamla çarşıya gittim. Mert: مَاذَا فَعَلْتَ فِي السُّوقِ؟ (mâzâ fe'alte fis-sûki?) Çarşıda ne yaptın? Ali: فَتَحْتُ الْحَقِيبَةَ وَكَتَبْتُ الِاسْمَ (fetehtu l-hakîbete ve ketebtu l-isme) Çantayı açtım ve adı yazdım. Olumsuzluk A2’de مَا (mâ) ile yapılır ve fiilden hemen önce durur: مَا ذَهَبْتُ إِلَى السُّوقِ (mâ zehebtu iles-sûki) Çarşıya gitmedim. Telaffuz: أَمْسِ (emsi) sonda kesra ile emsi okunur, ames değil.

Örnek

Ayşe: هَلْ دَرَسْتِ الْعَرَبِيَّةَ أَمْسِ؟ (hel deresti l-arabiyyete emsi?) Dün Arapça çalıştın mı? Elif: نَعَمْ، دَرَسْتُ فِي الْبَيْتِ (ne'am, derestu fil-beyti) Evet, evde çalıştım. Olumsuz cevap: لَا، مَا دَرَسْتُ (lâ, mâ derestu) Hayır, çalışmadım.

Konuşma pratiği ve günlük hayattaki yer

Öğrenciler konuşurken fiilleri hangi şahısta kullanıyor?

Sınıf sohbetinin amacı tabloyu hayata bağlamaktır. Öğretmen dün akşam der, sen üç kısa cümle kurarsın: جَلَسْتُ فِي الْبَيْتِ (celestu fil-beyti) Evde oturdum. فَتَحْتُ الْكِتَابَ (fetehtu l-kitâbe) Kitabı açtım. كَتَبْتُ الدَّرْسَ (ketebtu d-derse) Dersi yazdım. Partner مَاذَا فَعَلْتَ؟ (mâzâ fe'alte?) diye sorar, sen fiilleri yan yana dizersin. Okul koridorunda ذَهَبْنَا إِلَى الصَّفِّ (zehebnâ iles-saffi) Sınıfa gittik demek bu ünitenin doğal yeridir.

İletişimsel yaklaşım dünyada çekim tablosunu kısa görevle izler: dünün sabahı, öğlesi, akşamı için birer mazi cümlesi. ذَهَبْتُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ صَبَاحًا (zehebtu ilel-medreseti sabâhan) Sabah okula gittim. كَتَبْتُ فِي الدَّفْتَرِ (ketebtu fid-defteri) Deftere yazdım. رَجَعْتُ إِلَى الْبَيْتِ (rece'tu ilel-beyti) Eve döndüm; رَجَعَ (rece'a) üç harfli düzenli köktür. Telaffuz ipucu: ayın harfini boğazdan tut, recetu diye yutma. İki fiili وَ (ve) ile bağlamak A2 için yeter: فَتَحْنَا الْبَابَ وَجَلَسْنَا (fetehnâ l-bâbe ve celesnâ) Kapıyı açtık ve oturduk.

Örnek

S1: مَتَى ذَهَبْتَ إِلَى السُّوقِ؟ (metâ zehebte iles-sûki?) Çarşıya ne zaman gittin? S2: ذَهَبْتُ أَمْسِ مَعَ صَدِيقِي (zehebtu emsi me'a sadîkî) Dün arkadaşımla gittim. S1: مَاذَا فَعَلْتُمْ هُنَاكَ؟ (mâzâ fe'altum hunâke?) Orada ne yaptınız? S2: كَتَبْنَا الِاسْمَ وَرَجَعْنَا (ketebnâ l-isme ve rece'nâ) Adı yazdık ve döndük.

Türkçe kaynaklı hatalar ve doğru alışkanlık

Türkçe konuşan öğrenci maziyi -di’li geçmişe bire bir kopyalar. Gittimdeki eki Arapçaya zehebim diye uydurmak işe yaramaz; doğru biçim ذَهَبْتُ (zehebtu) dir. İkinci sık hata fiili cümlenin sonuna koymaktır; ben okula zehebtu Türkçe dizimidir. Doğrusu fiili öne almaktır: ذَهَبْتُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ (zehebtu ilel-medreseti). Üçüncü hata هُوَ (huve) için ذَهَبْتُ (zehebtu) demektir; o erkek gitti yalın ذَهَبَ (zehebe) kalır ve te almaz. Dördüncü hata harekeleri yutmaktır: ذَهَبْتَ (zehebte), ذَهَبْتُ (zehebtu) ve ذَهَبْتِ (zehebti) aynı te harfiyle yazılır, şahsı hareke taşır.

Beşinci hata هِيَ ذَهَبَتْ (hiye zehebet) derken te’yi ötreli okumaktır; o te sakindir, zehebetü olmaz. Altıncı hata ذ (zâl) harfini Türkçe d gibi okumaktır; Modern Standart Arapçada dil ucu dişler arasında zâl’dır, dehebe değil ذَهَبَ (zehebe). Olumsuzlukta Türkçe gitmedim tek parça hissedilir; Arapçada مَا (mâ) ayrı durur ve fiil yine mazi çekiminde kalır: مَا ذَهَبْتُ (mâ zehebtu). لَمْ (lem) ile muzari kullanmak bir sonraki basamağın işidir. Yazarken ذَهَبُوا (zehebû) sonundaki elif durur ama okunmaz. Alışkanlık: her yeni fiili önce هُوَ (huve) yalın mazisiyle öğren, sonra تُ (tu) ekle.

Örnek

Yanlış: Ene medrese zeheb. Doğru: ذَهَبْتُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ (zehebtu ilel-medreseti). Yanlış: Hiye zehebtu. Doğru: هِيَ ذَهَبَتْ (hiye zehebet). Yanlış: Huve zehebte. Doğru: هُوَ ذَهَبَ (huve zehebe).

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Mazi fiilde ben demek için ayrı zamir yeter, ek şart değildir. Doğrusu: Zamir düşse bile sondaki تُ (tu) beni taşır; ذَهَبْتُ (zehebtu) tek başına gittim demektir.
  • Yanlış: ذَهَبَ (zehebe) her şahıs için aynı kalır, yalnız zamiri değiştirmek yeter. Doğrusu: Kök aynıdır ama ekler değişir; هُوَ ذَهَبَ (huve zehebe) ile أَنَا ذَهَبْتُ (ene zehebtu) farklı biçimlerdir.
  • Yanlış: هِيَ (hiye) için de ذَهَبْتُ (zehebtu) denir çünkü te görünür. Doğrusu: Kız üçüncü tekilde sakin te vardır: ذَهَبَتْ (zehebet); ötreli te yalnızca ben ekiidir.
  • Yanlış: Arapça cümlede özne mutlaka fiilden önce gelir. Doğrusu: Haber cümlesinde mazi fiil genelde baştadır: كَتَبَ الْوَلَدُ (ketebe el-veledu) Çocuk yazdı.
  • Yanlış: Olumsuz geçmiş için fiilin içine me sesi katılır. Doğrusu: مَا (mâ) fiilden önce ayrı bir sözcüktür: مَا كَتَبْتُ (mâ ketebtu) yazmadım.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta zayıf fiiller, yani kökünde elif, vav veya ye bulunanlar, ve كَانَ (kâne) ile geçmişteki isim cümlesi gelir. Muzariyi لَمْ (lem) ile olumsuzlamak, düzenli mazinin yanına ikinci geçmiş aracı olarak eklenir. Kadın çoğul, ikil çekim ve emir kipi A2 sonu ile B1 başında kapıyı açar. O zaman dün yaptığın işi neden yaptığını da kısa bağlaçlarla anlatmaya başlarsın.

Özet

Düzenli mazi, فَعَلَ (fe'ale) kalıbındaki üç harfli sağlam fiile şahıs eki getirerek bitmiş olayı anlatır. ذَهَبْتُ (zehebtu), ذَهَبَ (zehebe) ve ذَهَبَتْ (zehebet) biçimleri A2’de dün cümlelerinin omurgasıdır. Fiili öne al, harekeyi şahsa göre değiştir, Türkçe dizimi ve uydurma ekleri bırak.

Örnek sorular

1. Aşağıdaki cümlelerden hangisi “ذَهَبْتُ” fiilinin doğru kullanımını gösterir?
  1. ذَهَبْتُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ.
  2. ذَهَبَ إِلَى الْمَدْرَسَةِ.
  3. ذَهَبْنَا إِلَى الْمَدْرَسَةِ.
  4. ذَهَبُوا إِلَى الْمَدْرَسَةِ.
Cevabı göster
Doğru cevap: ذَهَبْتُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ.
ذَهَبْتُ fiili “ben gittim” anlamındadır; “تُ” eki birinci tekil şahıs için kullanılır. Diğer seçenekler farklı şahısları gösterir.
2. “فَعَلَ” fiilinin üçüncü tekil şahıs eril biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
  1. فَعَلْتُ
  2. فَعَلَ
  3. فَعَلْتِ
  4. فَعَلْنَا
Cevabı göster
Doğru cevap: فَعَلَ
فَعَلَ fiili “o (erkek) yaptı” anlamındadır; üçüncü tekil şahıs eril için ek yoktur. Diğer seçenekler farklı şahısları gösterir.
3. Aşağıdaki cümlelerden hangisi “أنا” öznesine uygun mazi fiil içerir?
  1. كَتَبَ الْوَلَدُ الرِّسَالَةَ.
  2. كَتَبْتُ الرِّسَالَةَ.
  3. كَتَبَتِ الْبِنْتُ الرِّسَالَةَ.
  4. كَتَبُوا الرِّسَالَةَ.
Cevabı göster
Doğru cevap: كَتَبْتُ الرِّسَالَةَ.
كَتَبْتُ fiili “ben yazdım” anlamındadır; “تُ” eki “أنا” öznesine aittir. Diğer seçenekler farklı şahısları gösterir.
4. “أنتَ” öznesine uygun mazi fiil biçimi hangisidir?
  1. فَهِمْتُ
  2. فَهِمَ
  3. فَهِمْتَ
  4. فَهِمْتِ
Cevabı göster
Doğru cevap: فَهِمْتَ
فَهِمْتَ fiili “sen (erkek) anladın” anlamındadır; “تَ” eki “أنتَ” öznesine aittir. Diğer seçenekler farklı şahısları gösterir.
5. Aşağıdaki cümlelerden hangisi “هي” öznesine uygun mazi fiil içerir?
  1. قَرَأَتِ الطَّالِبَةُ الْكِتَابَ.
  2. قَرَأَ الطَّالِبُ الْكِتَابَ.
  3. قَرَأْتُ الْكِتَابَ.
  4. قَرَأْنَا الْكِتَابَ.
Cevabı göster
Doğru cevap: قَرَأَتِ الطَّالِبَةُ الْكِتَابَ.
قَرَأَتِ fiili “o (dişi) okudu” anlamındadır; “تِ” eki “هي” öznesine aittir. Diğer seçenekler farklı şahısları gösterir.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

Geçmiş zaman sözlüğü (أَمْس (ems)، الْأُسْبُوعَ الْمَاضِي (el-usbû'a'l-mâdî)) ›