Arapçada muzari fiil, çoğunlukla şu anda veya düzenli olarak yapılan işleri anlatır; kişi değişince fiilin başındaki harf de değişebilir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
1. Muzari fiil nedir?
Muzari fiil, Arapçada çoğunlukla şu anda yapılan veya düzenli olarak tekrarlanan işleri anlatır. Türkçedeki “gidiyorum” ve bağlama göre “giderim” anlamlarına karşılık gelebilir. “Gitmek” fiilinin Arapçadaki temel biçimi ذَهَبَ (zehebe) şeklindedir; ancak “ben gidiyorum” derken أَذْهَبُ (ezhebu) kullanılır.
أَذْهَبُ (ezhebu) kelimesi “ben gidiyorum” anlamındadır. Bu fiilin başındaki أَ ile başlayan biçim, eylemi yapan kişinin “ben” olduğunu gösterir. Örneğin öğrenci sabah okula giderken şöyle diyebilir: أَنَا أَذْهَبُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ (ena ezhebu ile'l-medreseti). Bunun Türkçesi “Ben okula gidiyorum.” demektir.
Örnek
Çözümlü örnek: “Ben okula gidiyorum.” cümlesinde özne “ben” olduğu için أَنَا (ena) ve أَذْهَبُ (ezhebu) kullanılır. Tam cümle: أَنَا أَذْهَبُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ (ena ezhebu ile'l-medreseti).
2. أَذْهَبُ (ezhebu) ve يَذْهَبُ (yezhebu)
أَذْهَبُ (ezhebu) “ben gidiyorum”, يَذْهَبُ (yezhebu) ise “o, erkek, gidiyor” anlamındadır. İki fiilin kökü aynıdır; fark, baştaki harftir. أَ ile başlayan biçim birinci tekil kişiyi, يَ ile başlayan biçim ise burada üçüncü tekil erkek kişiyi gösterir.
Arapçada özne çoğu zaman fiilden sonra da gelebilir. Bu nedenle يَذْهَبُ الطَّالِبُ (yezhebu't-talibu) “Öğrenci gidiyor.” demektir. Fiilden önce kişi zamiri kullanmak da mümkündür: هُوَ يَذْهَبُ إِلَى السُّوقِ (huve yezhebu ile's-suki), yani “O, pazara gidiyor.” Başlangıç düzeyinde özneyi açıkça söylemek, cümleyi anlamayı kolaylaştırır.
Örnek
Karşılaştırma: أَنَا أَذْهَبُ إِلَى الْحَدِيقَةِ (ena ezhebu ile'l-hadikati) = Ben parka gidiyorum. هُوَ يَذْهَبُ إِلَى الْحَدِيقَةِ (huve yezhebu ile'l-hadikati) = O parka gidiyor. Burada yalnızca kişi ve fiilin başındaki harf değişmiştir.
3. Nereye gittiğini söylemek
Bir yere gitmeyi anlatırken çoğunlukla إِلَى (ilâ) edatı kullanılır. إِلَى (ilâ) “-e, -a” veya “-e doğru” anlamı verir. Okul, ev, cami, pazar ve park gibi yer adlarıyla kullanılabilir: إِلَى الْبَيْتِ (ile'l-beyti) “eve”, إِلَى الْمَسْجِدِ (ile'l-mescidi) “camiye” demektir.
Basit bir soru-cevap kalıbı günlük konuşmada çok işe yarar. أَيْنَ تَذْهَبُ؟ (eyne tezhebu?) “Nereye gidiyorsun?” sorusudur. Bu derste hedefimiz özellikle “ben gidiyorum” ve “o gidiyor” biçimleridir; bu nedenle cevap şöyle verilebilir: أَنَا أَذْهَبُ إِلَى الْبَيْتِ (ena ezhebu ile'l-beyti). “Ben eve gidiyorum.”
Örnek
Kısa diyalog: أَيْنَ تَذْهَبُ؟ (eyne tezhebu?) — Nereye gidiyorsun? أَنَا أَذْهَبُ إِلَى السُّوقِ. (ena ezhebu ile's-suki.) — Ben pazara gidiyorum. Soru ve cevapta hedef yer, إِلَى (ilâ) edatından sonra gelir.
4. Sınıfta dinleme ve cevap verme
Sınıfta öğretmen bir cümle söyler, öğrenci de fiili ve kişiyi belirleyerek cevap verir. Öğrenci, kendisi hakkında konuşuyorsa أَذْهَبُ (ezhebu) demelidir. Başka bir erkek öğrenci veya erkek kişi hakkında konuşuyorsa يَذْهَبُ (yezhebu) kullanılır.
Örneğin öğretmen tahtaya أَنَا أَذْهَبُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ (ena ezhebu ile'l-medreseti) yazabilir. Öğrenci bunu “Ben okula gidiyorum.” diye okur. Tahtada هُوَ يَذْهَبُ إِلَى الْمَسْجِدِ (huve yezhebu ile'l-mescidi) yazıyorsa anlamı “O camiye gidiyor.” olur. Okurken ذ harfinin Türkçedeki tam karşılığı olmadığını, peltek ve yumuşak bir “z” gibi söylendiğini hatırlamak yararlıdır.
Örnek
Sınıf çalışması: Öğretmen “Ben parka gidiyorum.” anlamındaki cümleyi ister. Doğru cevap: أَنَا أَذْهَبُ إِلَى الْحَدِيقَةِ (ena ezhebu ile'l-hadikati). Öğretmen “O okula gidiyor.” derse doğru cevap: هُوَ يَذْهَبُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ (huve yezhebu ile'l-medreseti).
5. Günlük rutin ve tekrar
Muzari fiil yalnızca o anda gerçekleşen bir hareketi değil, düzenli yapılan işleri de anlatabilir. Öğrenci her sabah okula gidiyorsa أَنَا أَذْهَبُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ (ena ezhebu ile'l-medreseti) cümlesini kullanabilir. “Sabah” anlamındaki صَبَاحًا (sabâhan) kelimesi eklenirse zaman daha açık olur: أَنَا أَذْهَبُ صَبَاحًا إِلَى الْمَدْرَسَةِ (ena ezhebu sabâhan ile'l-medreseti).
Kısa bir günlük rutin metni şöyle olabilir: أَنَا أَذْهَبُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ صَبَاحًا. هُوَ يَذْهَبُ إِلَى السُّوقِ مَسَاءً. (ena ezhebu ile'l-medreseti sabâhan. huve yezhebu ile's-suki mesâen.) Bunun anlamı “Ben sabah okula gidiyorum. O akşam pazara gidiyor.” şeklindedir. Bu tür kısa cümleler, kelimeleri ezberlemekten çok onları günlük bir durum içinde kullanmayı sağlar.
Telaffuzda أَذْهَبُ (ezhebu) ve يَذْهَبُ (yezhebu) kelimelerinin sonundaki بُ (bu) hecesi belirgin söylenir. ذ (zel) harfi, Türkçedeki “z” sesine yaklaşır; fakat dil ucu üst ve alt dişlerin arasına hafifçe gelir. Arapçada kısa ünlüler önemli olduğu için “ezhebe” demek yerine أَذْهَبُ (ezhebu), “yezhebe” demek yerine يَذْهَبُ (yezhebu) denmelidir.
Örnek
Çözümlü günlük rutin örneği: “Ben sabah okula gidiyorum, o akşam eve gidiyor.” cümlesi şöyledir: أَنَا أَذْهَبُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ صَبَاحًا، وَهُوَ يَذْهَبُ إِلَى الْبَيْتِ مَسَاءً. (ena ezhebu ile'l-medreseti sabâhan, ve huve yezhebu ile'l-beyti mesâen.) وَ (ve) bağlacı iki cümleyi birleştirir.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: “Ben gidiyorum” demek için يَذْهَبُ (yezhebu) kullanılır. Doğrusu: Doğrusu أَذْهَبُ (ezhebu) şeklindedir. يَذْهَبُ (yezhebu) burada “o, erkek, gidiyor” anlamına gelir.
- Yanlış: Arapçada fiilin önüne her zaman Türkçedeki gibi ayrı bir kişi kelimesi yazmak gerekir. Doğrusu: Arapçada özne bazen fiilden sonra gelebilir veya cümlede açıkça yazılmayabilir. Başlangıçta أَنَا (ena) ve هُوَ (huve) zamirlerini kullanmak anlamayı kolaylaştırır; ancak bunlar her cümlede zorunlu değildir.
- Yanlış: إِلَى (ilâ) kelimesi “içinde” anlamına gelir. Doğrusu: إِلَى (ilâ) “-e, -a” veya “-e doğru” anlamındadır. “İçinde” anlamı için başka bir yapı kullanılır; bu derste gitme yönünü anlatırken إِلَى (ilâ) kullanılır.
- Yanlış: يَذْهَبُ (yezhebu) bütün kişiler için değişmeden kullanılır. Doğrusu: Muzari fiil kişiye göre değişir. Bu ünitede özellikle أَذْهَبُ (ezhebu) “ben gidiyorum” ve يَذْهَبُ (yezhebu) “o, erkek, gidiyor” ayrımını öğreniyoruz.
Bir adım ileri
Bir sonraki aşamada muzari fiilin diğer kişilerle çekimi öğrenilir: sen, biz, siz ve onlar için farklı başlangıç harfleri kullanılır. Ayrıca kız öğrenci veya kadın kişi için يَذْهَبُ (yezhebu) yerine farklı bir biçim olan تَذْهَبُ (tezhebu) ele alınır. Günlük rutin konusu büyütülerek “uyanıyorum, ders çalışıyorum ve eve dönüyorum” gibi birkaç eylem art arda anlatılabilir. Daha ileri düzeyde olumsuz cümleler, soru kelimeleri ve zaman ifadeleriyle daha uzun konuşmalar kurulacaktır.
Özet
Muzari fiil, çoğunlukla şu anda yapılan veya düzenli tekrarlanan işleri anlatır. أَذْهَبُ (ezhebu) “ben gidiyorum”, يَذْهَبُ (yezhebu) ise “o, erkek, gidiyor” demektir. Bir yere gitmeyi söylemek için çoğunlukla إِلَى (ilâ) kullanılır: أَنَا أَذْهَبُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ (ena ezhebu ile'l-medreseti), yani “Ben okula gidiyorum.”