QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Tartışma ve Argüman Kelime Seti (These, Einwand, Abwägung)

Yabancı Diller · Almanca B2 · Toplumsal Tartışmalar ve Görüş Bildirme
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

B2 Almancasında güçlü bir toplumsal görüş; net bir These, temelli bir Einwand ve dürüst bir Abwägung ile kurulur.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

These: tartışmanın omurgası

Tezini sunan öğrenci cümleyi nasıl kısa tutuyor ve dinleyenler neden dikkat kesiliyor?

CEFR B2 öğrencisi tanıdık toplumsal konularda duruşunu açıkça ortaya koyabilir. Almancada bu duruşun adı These dir; okunuşu tee-ze şeklindedir. These kanıt isteyen tek bir iddiadır, uzun bir hikaye veya slogan değildir. Sınıfta tezini sunan öğrenci cümleyi kısa ve tartışılabilir tutarsa arkadaşları gerçekten dinler.

İşe yarayan ilk kalıp şudur: Ich vertrete die These, dass ... okunuşu ih fer-tree-te dii tee-ze das. Anlamı: Ben şu tezi savunuyorum ki ... İkinci kalıp: Meiner Ansicht nach sollte man ... okunuşu may-ner an-ziht nahh zol-te man, yani görüşüme göre kişi ... yapmalı. Meiner Ansicht nach den sonra dass gelmez; bu B2’de sık sınanan bir noktadır.

Dünyada tartışma öğretimi çoğu zaman önce tez, sonra gerekçe sırasını izler. Gerekçe için Dafür spricht vor allem, dass ... okunuşu da-für şpriht for al-lem das kullanılır. Kısa diyalog: A der ki Ich bin der Meinung, dass Handyverbote in der Schule sinnvoll sind. okunuşu ih bin der may-nung das han-di-fer-bo-te in der şuu-le zin-fol zint, Türkçesi okulda telefon yasağı bence anlamlıdır. B yanıtlar: Das ist eine klare These. Welche Gründe hast du? okunuşu das ist ay-ne klaa-re tee-ze vel-he grün-de hast duu, yani bu net bir tez, gerekçelerin neler?

Örnek

Somut tez metni: Ich vertrete die These, dass öffentliche Verkehrsmittel in Großstädten kostenlos sein sollten. okunuşu ih fer-tree-te dii tee-ze das öfent-li-he fer-keer-smit-tel in groos-ştet-ten kos-ten-los zayn zol-ten. Türkçesi: Büyük kentlerde toplu taşımanın ücretsiz olması gerektiği tezini savunuyorum. Gerekçe: Dafür spricht, dass weniger Autos die Luft verbessern. okunuşu da-für şpriht das vee-ni-ger au-tos dii luft fer-be-sern, yani daha az araba havayı iyileştirir. B2 kuralı: tez tek cümle, gerekçe ayrı cümle.

Einwand: nazik ve temelli itiraz

Karşı-argümanı sunan öğrenci hangi kalıbı kullanıyor ve not alan kişi neden dinlemeyi bırakmıyor?

Einwand okunuşu ayn-vant, itiraz demektir. B2’de amaç karşı tarafı kırmak değil, tezin zayıf noktasına gitmektir. Sert kalıp: Dagegen möchte ich einwenden, dass ... okunuşu da-gee-gen möh-h-te ih ayn-ven-den das. Daha yumuşak kalıp: Da bin ich anderer Meinung, weil ... okunuşu daa bin ih an-de-rer may-nung vayl; weil den sonra fiil cümle sonuna gider.

İyi bir itiraz kişisel saldırı taşımaz. Sık kalıp: Es stimmt zwar, dass ..., aber ... okunuşu es ştimt tsvaar das ... aa-ber, yani gerçi doğru ama. Unutulan noktayı hatırlatmak için: Man darf nicht vergessen, dass ... okunuşu man darf niht fer-ge-sen das. Dinleyen not alır, çünkü B2 tartışmasında karşı fikri kaydetmek saygı ve stratejidir.

Kısa diyalog, ücretsiz otobüs tezine itirazdır. A tezini söyledi. B der ki: Ein wichtiger Einwand wäre, dass die Kosten dann von allen Steuerzahlern getragen würden. okunuşu ayn vih-ti-ger ayn-vant vee-re das dii kos-ten dan fon a-len ştoy-er-tsaa-lern ge-traa-gen vür-den. Türkçesi: Önemli bir itiraz, maliyetin o zaman tüm vergi ödeyenlere bineceğidir. A yanıtlar: Das ist ein fairer Punkt. Ich notiere ihn. okunuşu das ist ayn fay-rer punkt ih no-tii-re iin, yani bu adil bir nokta, onu not ediyorum.

Örnek

Tez: okulda telefon yasağı. Einwand metni: Es stimmt zwar, dass Handys ablenken, aber viele Schüler nutzen sie für den Stundenplan und für Übersetzungen. okunuşu es ştimt tsvaar das han-dis ap-len-ken aa-ber fii-le şüü-ler nut-sen zii für den ştun-den-plaan unt für üü-ber-zet-sun-gen. Türkçesi: Gerçi telefonlar dikkati dağıtır ama birçok öğrenci onları ders programı ve çeviri için kullanır. Çözüm ipucu: önce kısmen kabul et, sonra asıl itirazı getir.

Argument ve Gegenargument: gerekçeli alışveriş

İki öğrenci birbirine karşı çıkarken hangi nazik kalıplar tartışmayı kavgaya çevirmiyor?

Tartışma tek kişinin konuşması değildir. Argument okunuşu ar-gu-ment, gerekçeli düşüncedir; Gegenargument okunuşu gee-gen-ar-gu-ment, karşı gerekçedir. B2 can-do şudur: tanıdık bir konuda görüşümü gerekçelerle savunabilir, başkasının görüşüne kırmadan karşı çıkabilirim. Güçlü gerekçe kalıbı: Ein starkes Argument dafür ist, dass ... okunuşu ayn ştar-kes ar-gu-ment da-für ist das.

Karşı çıkış kalıbı: Dem muss ich widersprechen, weil ... okunuşu deem mus ih vii-der-şpre-hen vayl, yani buna karşı çıkmalıyım çünkü. Anlamadığında B2 nezaketi şudur: Könntest du das genauer erklären? okunuşu kön-test duu das ge-nau-er er-klee-ren, daha kesin açıklar mısın. Bu soru saldırmadan zaman kazandırır ve karşı tarafı netleşmeye zorlar.

Somut olay: sosyal medya ve ders başarısı. A: Soziale Medien schaden der Konzentration von Jugendlichen. okunuşu zo-tsi-aa-le mee-di-en şaa-den der kon-tsen-tra-tsiyon fon yuu-gent-li-hen, yani sosyal medya gençlerin dikkatine zarar verir. B: Das sehe ich anders. Viele lernen über Videos sehr effektiv. okunuşu das zee-e ih an-ders fii-le ler-nen üü-ber vi-dee-os zeer e-fek-tiv. A kapatır: Trotzdem bleibt das Suchtpotenzial ein Problem. okunuşu trots-deem blaypt das zuht-po-ten-tsi-aal ayn pro-bleem, yine de bağımlılık potansiyeli bir sorundur.

Örnek

Mini metin, iki gerekçe yan yana. A: Ein starkes Argument für ein Handyverbot ist die bessere Konzentration. B: Ein Gegenargument ist, dass Schüler dann den Kontakt zu den Eltern verlieren. okunuşu ayn gee-gen-ar-gu-ment ist das şüü-ler dan den kon-takt tsu den el-tern fer-lii-ren. Türkçesi: Karşı gerekçe, öğrencilerin o zaman anne babayla bağı koparmasıdır. B2 ipucu: her gerekçeye bir örnek cümle ekle, istatistik uydurma.

Abwägung: artı ve eksi tartmak

Tahtadaki artı ve eksi listesi hangi kalıpla tek bir sonuca bağlanabilir?

Abwägung okunuşu ap-vee-gung, tartmak demektir; w harfi Almancada v gibi okunur. B2’nin klasik can-do’su şudur: bir konunun avantaj ve dezavantajlarını sistemli karşılaştırabilirim. En işlek kalıp: Einerseits ... andererseits ... okunuşu ay-ner-zayts ... an-de-rer-zayts, yani bir yandan ... öte yandan. Tahtada artı eksi yazmak Alman, Avusturya ve İsviçre okullarında da yaygındır: Vorteile okunuşu for-tay-le ve Nachteile okunuşu nahh-tay-le.

Tartımı sonuca bağlayan cümle: Wenn man die Vor- und Nachteile abwägt, kommt man zu dem Schluss, dass ... okunuşu ven man dii foor unt nahh-tay-le ap-veeekt komt man tsu deem şlus das. Türkçesi: Artı ve eksiler tartılınca şu sonuca varılır ki ... Kısmi kabul kalıbı: Zwar ... aber ... veya Zwar ... doch .... Karşılaştırma için: Im Vergleich zu früher ist ... okunuşu im fer-glayh tsu früü-er ist, eskisine kıyasla.

Sık yanlış anlama şudur: tartım kararsızlık değildir. Tartım, iki yanı gördüğünü gösterip yine de bir Fazit okunuşu faa-tsit yani sonuç seçmektir. Örnek sonuç: Nach Abwägung aller Argumente halte ich ein teilweises Verbot für sinnvoll. okunuşu nahh ap-vee-gung a-ler ar-gu-men-te hal-te ih ayn tayl-vay-zes fer-boet für zin-fol. Türkçesi: Tüm gerekçeleri tartınca kısmi yasağı anlamlı buluyorum.

Örnek

Tahta metni, ücretsiz toplu taşıma. Artı: Einerseits entlastet kostenloser Nahverkehr die Umwelt. okunuşu ay-ner-zayts ent-las-tet kos-ten-lo-zer naa-fer-keer dii um-velt. Eksi: Andererseits fehlen dann wichtige Einnahmen für Reparaturen. okunuşu an-de-rer-zayts fee-len dan vih-ti-ge ayn-naa-men für re-pa-ra-tuu-ren. Sonuç: Deshalb wäre ein günstiger Preis besser als ein Preis von null. Türkçesi: Bu yüzden sıfır fiyat yerine ucuz fiyat daha iyi olurdu.

Türkçe kaynaklı hatalar ve doğru kalıplar

Türkçeden birebir çeviri B2 tartışmasını en çok burada bozar. Bence demek için bei mir kullanılmaz; doğrusu meiner Meinung nach okunuşu may-ner may-nung nahh veya ich finde, dass ... okunuşu ih fin-de das. Katılıyorum demek: Ich bin mit dir einverstanden. okunuşu ih bin mit diir ayn-fer-ştan-den; mit den sonra isim yalın değil, Dativ ister. Çünkü için weil seçilirse fiil cümle sonuna gider: Ich bin dagegen, weil es zu teuer ist.

Meiner Meinung nach, dass das unfair ist. yanlıştır. Doğrusu ya Meiner Meinung nach ist das unfair. ya da Ich bin der Meinung, dass das unfair ist. Gerçi ... ama için zwar ... aber kullanılır. obwohl okunuşu op-vohl cümle başı bağlacıdır ve fiili sona atar: Obwohl es teuer ist, finde ich es sinnvoll. trotzdem okunuşu trots-deem ise yeni cümlede yine de anlamı verir.

Karşıyım için kısa ve doğru biçim: Ich bin dagegen. veya Ich bin gegen das Verbot. gegen den sonra Akkusativ gelir. Karşı argüman tek sözcüktür: Gegenargument; gegen Argument diye ayrı yazılmaz. Görüş bildirmek için sürekli ich denke, dass tekrarlamak B2’de zayıf durur; araya meiner Ansicht nach, ich bin überzeugt, dass okunuşu ih bin üü-ber-tsoykt das ve es scheint mir, dass serpiştir.

Örnek

Hatalı: Bei mir das ist nicht gut, weil die Schüler haben kein Handy. Düzeltilmiş: Meiner Meinung nach ist das nicht gut, weil die Schüler kein Handy haben. okunuşu may-ner may-nung nahh ist das niht guut vayl dii şüü-ler kayn han-di haa-ben. İkinci düzeltme: Ich bin gegen das totale Verbot, obwohl ich die Probleme verstehe. Türkçesi: Sorunları anlıyor olsam da tam yasağa karşıyım.

Dengeli tartışmayı hayata bağlamak

Artı ve eksileri tartan öğrenciler hangi kalıplarla ortak bir Fazit’e yaklaşabilir?

Klasik retorikte iddia, kanıt ve çürütme yan yanaydı; bugünkü Almanca tartışma dersi de benzer adımları kullanır. Okul tartışması, gazetedeki Kommentar okunuşu ko-men-taar ve işteki Stellungnahme okunuşu şte-lung-naa-me aynı iskeleti taşır: These, Einwand, Abwägung, Fazit. Günlük hayatta bu, ailede ev işi, sınıfta gezi kuralları veya stajda mesai tartışması olarak çıkar. Amaç kazanmak değil, gerekçeyi görünür kılmaktır.

Tam diyalog, evden çalışma konusudur. A: Ich vertrete die These, dass Homeoffice die Konzentration steigert. okunuşu ih fer-tree-te dii tee-ze das hoom-o-fis dii kon-tsen-tra-tsiyon ştay-gert. B: Dagegen möchte ich einwenden, dass der Kontakt im Team dann schwächer wird. A: Einerseits spare ich Zeit, andererseits fehlen spontane Gespräche. okunuşu ay-ner-zayts şpaa-re ih tsayt an-de-rer-zayts fee-len şpon-taa-ne ge-şpree-he. B: Nach Abwägung aller Punkte wäre ein Kompromiss sinnvoll: drei Tage im Büro. okunuşu nahh ap-vee-gung a-ler punk-te vee-re ayn kom-pro-mis zin-fol dray taa-ge im büü-ro. Türkçesi: Tüm noktalar tartılınca uzlaşı anlamlı olur, haftada üç gün ofis.

B2’de somut ve kişisel örnek yeter; uydurma yüzde veya sahte uzman adı kullanma. Dinlerken not al, itirazını zwar ... aber ile yumuşat, sonunda bir Fazit seç. Kısa kapanış kalıbı: Zusammenfassend möchte ich sagen, dass ... okunuşu tsu-zam-en-fa-sent möh-h-te ih zaa-gen das, özetle şunu söylemek isterim ki ... Bu cümle hem yazılı hem sözlü tartışmayı temiz bitirir.

Örnek

Dengeleyici kapanış metni: Einerseits gibt Homeoffice mehr Freiheit. Andererseits braucht ein Team echte Treffen. Deshalb halte ich ein hybrides Modell für den besten Weg. okunuşu ay-ner-zayts gipt hoom-o-fis meer fray-hayt an-de-rer-zayts brauht ayn tiim eh-te tre-fen des-halp hal-te ih ayn hüb-rii-des mo-del für den bes-ten veek. Türkçesi: Bir yandan evden çalışma daha çok özgürlük verir. Öte yandan bir ekip gerçek buluşmaya ihtiyaç duyar. Bu yüzden karma modeli en iyi yol olarak görüyorum.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Bence demek için bei mir veya meiner Meinung nach, dass demek. Doğrusu: Doğrusu meiner Meinung nach ist das ... veya ich bin der Meinung, dass ... şeklindedir; nach ile dass yan yana gelmez.
  • Yanlış: weil kullandıktan sonra Türkçe gibi fiili önde bırakmak: weil die Schüler haben kein Handy. Doğrusu: weil yan cümledir, fiil sonda durur: weil die Schüler kein Handy haben.
  • Yanlış: obwohl ile trotzdem aynı yerde, aynı dizilişle kullanılır sanmak. Doğrusu: obwohl bağlaçtır ve fiili sona atar; trotzdem yeni cümlede yine de anlamı verir ve fiil ikinci sıradadır.
  • Yanlış: Einwand’ı kişisel eleştiri veya Gegen Argument diye ayrı yazmak. Doğrusu: Einwand tezin zayıf noktasına giden nazik itirazdır; Gegenargument bitişik yazılır ve gerekçeli karşı düşüncedir.
  • Yanlış: Abwägung kararsızlık demektir, sonuç seçilmez. Doğrusu: Abwägung iki yanı gösterip yine de bir Fazit seçmektir; B2’de tartmak, kararsız kalmak değildir.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta, C1’e doğru, tartışma daha uzun ve daha mesafeli olur. Orada başkasının sözünü aktarmak için Konjunktiv I, yumuşatma için scheint, dürfte, man könnte gibi biçimler ve kaynak gösterme dili öne çıkar. Yazılı tür de büyür: kısa diyalog yerine çok paragraflı Erörterung ve resmi Stellungnahme yazılır. B2’de öğrendiğin These, Einwand ve Abwägung iskeleti aynı kalır; C1 ona nüans, alıntı ve daha az kişisel örnek ekler.

Özet

B2 tartışması üç taş üzerine kurulur: net These, temelli Einwand, dürüst Abwägung. Kalıplar ezber listesi değil, gerçek okul, aile ve iş konuşmasının iskeletidir. Türkçeden çeviri tuzaklarını bilip weil, zwar aber ve meiner Meinung nach dizilişini doğru kullanırsan görüşün hem anlaşılır hem nazik durur.

Örnek sorular

1. Aşağıdaki cümlede hangi kelime, bir tartışmada ileri sürülen ana fikri ifade eder?
  1. These
  2. Einwand
  3. Abwägung
  4. Zusammenfassung
Cevabı göster
Doğru cevap: These
Almanca B2 seviyesinde 'These' kelimesi, bir tartışmada öne sürülen ana iddiayı veya tezi belirtir.
2. Aşağıdaki cümlede hangi kelime, karşı tarafın iddiasına yöneltilen itirazı belirtir?
  1. These
  2. Einwand
  3. Abwägung
  4. Zielsetzung
Cevabı göster
Doğru cevap: Einwand
Almanca B2 seviyesinde 'Einwand' kelimesi, bir tartışmada karşı tarafın görüşüne yapılan itirazı ifade eder.
3. Aşağıdaki cümlede hangi kelime, farklı görüşlerin artı ve eksilerinin tartılmasını ifade eder?
  1. These
  2. Einwand
  3. Abwägung
  4. Zusammenfassung
Cevabı göster
Doğru cevap: Abwägung
Almanca B2 seviyesinde 'Abwägung' kelimesi, bir tartışmada farklı argümanların artı ve eksilerinin değerlendirilmesini belirtir.
4. Aşağıdaki cümlede hangi kelime, bir tartışmada karşı tarafın iddiasına yöneltilen itirazı belirtir?
  1. These
  2. Einwand
  3. Abwägung
  4. Zielsetzung
Cevabı göster
Doğru cevap: Einwand
Almanca B2 seviyesinde 'Einwand' kelimesi, bir tartışmada karşı tarafın görüşüne yapılan itirazı ifade eder.
5. Aşağıdaki cümlede hangi kelime, bir tartışmada öne sürülen ana iddiayı veya tezi belirtir?
  1. These
  2. Einwand
  3. Abwägung
  4. Zusammenfassung
Cevabı göster
Doğru cevap: These
Almanca B2 seviyesinde 'These' kelimesi, bir tartışmada öne sürülen ana iddiayı veya tezi belirtir.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Lassen Yapısı ve Bekommen-Edilgeni (lassen; bekommen-Passiv)Tartışma Yönetimi Kalıpları ve Panel Diyalogu ›