QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Uygulama: Geçmiş deneyimlerini anlatıp soru-cevap yapma

Yabancı Diller · Almanca A2 · Geçmiş Deneyimler
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

A2 düzeyinde Perfekt zamanıyla geçmiş deneyimleri kısa cümlelerle anlatabilir, soru sorabilir ve karşındakinin anılarına doğal tepki verebilirsin.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Geçmiş deneyimleri konuşmak: A2 can-do hedefi

İki kişi eski bir fotoğrafa bakarken hangi soruları soruyor olabilir?

A2 can-do hedefin şudur: Geçmişteki etkinlikleri ve kişisel deneyimleri kısa, anlaşılır cümlelerle anlatabilirim; karşımdakine ne yaptığını, nerede olduğunu ve kiminle olduğunu sorabilirim. Dünyada Almanca öğretimi bu hedefi neredeyse her zaman konuşma Perfekt (perfekt) zamanı üzerinden kurar. Berlin’de bir kafede, Viyana’da bir parkta veya Zürich’te bir yurt odasında insanlar dün ne yaptıklarını ich habe ... gemacht (ih haabe ... gemakht) kalıbıyla söyler. Yazılı masallardaki Es war einmal (es vaar aynmaal) kalıbı bu ünitenin konuşma hedefi değildir.

Eski bir fotoğraf, sohbeti başlatmanın evrensel yoludur. Biri Schau mal, das Foto! (şau mal, das foto) der. Diğeri zamanı sorar: Wann war das? (van vaar das). Cevap bir zaman ifadesidir: Das war vor zwei Jahren, in den Sommerferien. (das vaar foor tsvay yaaren, in den zomerfeerien). Telaffuz ipuçları: vor (foor), Jahren (yaaren), Sommerferien (zomer-feerien); j harfi Türkçedeki y gibidir. Bu üç adımlı zincir (göster, zamanı sor, deneyimi söyle) her kültürde işler.

Tarihçe notu: Konuşma dilinde Perfektin Präteritumun yerini alması uzun bir süreçtir; 19. yüzyıldan beri özellikle güney lehçelerinde anlatı zamanı Perfekttir. Bu yüzden A1 sonu ve A2 ders kitapları önce haben (haaben) ve sein (zayn) yardımcı fiillerini yerleştirir. Senin işin kural ezberlemek değil, bir fotoğrafa bakıp üç cümle kurup bir soru sorabilmektir.

Örnek

A: Schau mal, das alte Foto! (şau mal, das alte foto) Bak, şu eski fotoğraf! B: Oh, wer ist das? (o, veer ist das) Aa, bu kim? A: Das bin ich mit meinem Bruder. Das war 2019. (das bin ih mit maynem bruuder. das vaar tsvay binz noyn tseen) Bu ben ve erkek kardeşim. 2019’du. B: Was habt ihr gemacht? (vas habt iir gemakht) Ne yaptınız? A: Wir haben am See gespielt und Eis gegessen. (viir haaben am zee geşpiilt unt ays gegeesen) Gölde oynadık ve dondurma yedik.

Perfekt cümlesinin iskeleti: yardımcı fiil ve Partizip II

Tahtadaki zaman çizelgesine hangi yıllar ve hangi fiillerin Partizip II hali yazılmış olabilir?

Konuşma Perfekt cümlesi iki parçadan oluşur: ikinci konumdaki yardımcı fiil ve cümlenin sonundaki Partizip II (partitsiip tsay). Çoğu fiil haben alır: Ich habe Fußball gespielt. (ih haabe fusbal geşpiilt). Yer değiştirme, hareket ve durum değişikliği fiilleri ile sein, bleiben, werden fiilleri sein alır: Ich bin nach Ankara gefahren. (ih bin naah ankara gefaaren). Ich bin zwei Wochen geblieben. (ih bin tsvay vohen gebliiben). Yardımcı fiil kişiye göre değişir: ich habe / du hast / er hat / wir haben / ihr habt / sie haben ve ich bin / du bist / er ist / wir sind / ihr seid / sie sind.

Düzenli fiillerde Partizip II çoğu kez ge- + kök + -t biçimindedir: gemacht, gelernt, gekauft, gesagt, gewohnt (gemakht, gelernnt, gekauft, gezaakt, gevohnt). Sık A2 düzensizleri ezberlenir: gegangen, gefahren, gekommen, gesehen, gegessen, getrunken, gewesen, gehabt, geschrieben, gelesen, getroffen, genommen, gefunden, geschlafen, aufgestanden. Telaffuz: gemacht (ge-MAKHT, ch Bach’taki hı gibi), gewesen (ge-VEY-zen), gegangen (ge-GAN-gen), gesehen (ge-ZEEN), gegessen (ge-GE-sen). Zaman ifadeleri cümlenin başına veya ortaya konur, fiil yine ikinci konumdadır: Gestern habe ich meine Oma besucht. (gestern haabe ih mayne oma bezuuht).

Kısa bir zaman çizelgesi anlatıyı düzenler. Tahtaya üç nokta yeter: 2018: Schule, 2022: Urlaub in Antalya, gestern: Hausaufgaben. Her noktaya bir Perfekt cümlesi bağlanır: 2018 bin ich in die neue Schule gekommen. (tsvay binz akhtseen bin ih in dii noye şuule gekomen). 2022 habe ich in Antalya Urlaub gemacht. Gestern habe ich Hausaufgaben gemacht. (gestern haabe ih hausaufgaaben gemakht). Bu iskelet hem yazmayı hem konuşmayı taşır.

Örnek

Kalıp: zaman + yardımcı fiil + özne (eğer zaman baştaysa) + diğer bilgiler + Partizip II. Letztes Jahr bin ich mit meiner Familie nach Izmir gefahren. (letstes yaar bin ih mit mayner famiilye naah izmir gefaaren) Geçen yıl ailemle İzmir’e gittim. Dort haben wir den Strand gesehen und viel Eis gegessen. (dort haaben viir den ştrand gezeen unt fiil ays gegeesen) Orada plajı gördük ve çok dondurma yedik. Soru: Wie lange seid ihr geblieben? (vii lange zayt iir gebliiben) Ne kadar kaldınız? Cevap: Wir sind eine Woche geblieben. (viir zint ayne vohhe gebliiben).

Türkçe konuşanların sık yaptığı hatalar

Türkçede tek bir geçmiş zaman (-di) hem konuşmayı hem yazıyı taşır; Almancada A2 konuşması Perfekt, bazı sık fiiller ve yazılı anlatı ise Präteritum ister. Bu yüzden ich machte, ich ging, ich sah gibi biçimler konuşmada erken ve yanlış yerde kullanılır. A2’de konuşurken hedef şudur: ich habe gemacht, ich bin gegangen, ich habe gesehen. sein ve habenın geçmişi konuşmada da war / hatte olarak kalabilir: Ich war müde. Ich hatte keine Zeit. (ih vaar müüde. ih hate kayne tsayt). Ama ich ging henüz senin günlük silahın değildir.

İkinci büyük tuzak yardımcı fiildir. Türkçe gitmek, gelmek, kalmak fiilleri olmak ile kurulmaz; Almancada ise gehen, fahren, kommen, bleiben, sein, werden, aufstehen sein ister. Ich habe nach Berlin gefahren yanlıştır; doğrusu Ich bin nach Berlin gefahren (ih bin naah berlin gefaaren). Tersine essen, trinken, spielen, lernen, kaufen, sehen, machen haben ister: Ich bin Pizza gegessen yanlıştır. Üçüncü tuzak söz dizimidir. Türkçe yüklemi sonda tutar ama Almanca yardımcı fiili ikinci konuma, Partizip IIyi en sona koyar. Ich habe gespielt Fußball gestern yerine Gestern habe ich Fußball gespielt (gestern haabe ih fusbal geşpiilt) denir.

Dördüncü tuzak ge- önekinin unutulması ve olumsuzluktur. Ich habe macht değil Ich habe gemacht. Olumsuzluk nicht genellikle Partizip IIden hemen önce gelir: Ich habe nicht geschlafen. (ih haabe niht geşlaafen). Soru eki yok: Hast du das gemacht? (hast du das gemakht). Telaffuzda hast (hast, s sert), hat (hat), sind (zint), seid (zayt) karışmasın. Bu dört hatayı bir kontrol listesi gibi kullan: yardımcı fiil, ge-, son konum, zaman başta.

Örnek

Yanlış: *Ich habe nach Istanbul gegangen gestern. Doğru: Gestern bin ich nach Istanbul gegangen. (gestern bin ih naah istanbul gegangen) Dün İstanbul’a gittim. Yanlış: *Ich bin meine Hausaufgaben gemacht. Doğru: Ich habe meine Hausaufgaben gemacht. (ih haabe mayne hausaufgaaben gemakht) Ödevlerimi yaptım. Yanlış konuşma: *Ich sah einen Film. A2 konuşması: Ich habe einen Film gesehen. (ih haabe aynen film gezeen).

Soru sormak ve cevap vermek

Sınıf önünde anı anlatan öğrenciye dinleyenler hangi soruları sorabilir?

Anlatmak tek başına A2 can-do’su değildir; soru alıp soru sormak da hedeftir. Evet-hayır soruları yardımcı fiili başa alır: Hast du das Foto gemacht? (hast du das foto gemakht) Bu fotoğrafı sen mi çektin? Bist du allein gefahren? (bist du alayn gefaaren) Yalnız mı gittin? W-soruları en başa W-sözcüğünü koyar, yardımcı fiil hemen ardından gelir: Was hast du gemacht? Wo bist du gewesen? (voo bist du gevezen) Wann seid ihr angekommen? (van zayt iir angekomen) Mit wem hast du gesprochen? (mit vem hast du geşprohen) Wie lange habt ihr gespielt? (vii lange habt iir geşpiilt) Warum bist du zu Hause geblieben? (vaarum bist du tsuu hauze gebliiben).

Cevaplar kısa tutulabilir. Ja, habe ich. veya tam cümle Ja, ich habe das Foto gemacht. Hayır: Nein, ich habe das nicht gemacht. Olumsuz soruya olumlu cevap için Doch (dohh) kullanılır: Hast du keine Zeit gehabt? — Doch, ich habe Zeit gehabt. Dinlerken tepki vermek sohbeti canlı tutar: Wirklich? (virklih) Gerçekten mi? Das ist interessant. (das ist intere-sant) Oh, schön! (o, şöön) Und dann? (unt dan) Ya sonra? Sınıf önünde bir öğrenci anlatır, diğerleri en az iki soru sorar; bu, dünyadaki iletişimsel Almanca derslerinin klasik uygulamasıdır.

Soru sözcüklerini ezberlerken telaffuzu da kilitle: was (vas), wo (voo), wann (van), wer (veer), wie (vii), warum (vaarum), wie lange (vii lange), mit wem (mit vem). w her zaman v gibi okunur. Anlatıcı cevapta aynı Partizip IIyi tekrar etmek zorunda değildir; yeni bilgi ekler: Was hast du in Berlin gemacht? — Ich habe Museen besucht und Döner gegessen. (ih haabe muzeen bezuuht unt dööner gegeesen).

Örnek

Schüler: Letztes Jahr bin ich mit der Klasse nach Cappadocia gefahren. (letstes yaar bin ih mit der klase naah kapadokia gefaaren) Geçen yıl sınıfla Kapadokya’ya gittim. Lehrerin: Was habt ihr dort gemacht? (vas habt iir dort gemakht) Schüler: Wir haben die Ballons gesehen. Ich habe viele Fotos gemacht. (viir haaben dii balons gezeen. ih haabe fiile fotos gemakht) Mitschülerin: Bist du in einem Ballon geflogen? (bist du in aynem balon gefloogen) Bir balona bindin mi? Schüler: Nein, ich bin nicht geflogen. Aber das war trotzdem super. (nayn, ih bin niht gefloogen. aaber das vaar trotsdeem zuuper).

Tatil deneyimlerini fotoğrafla anlatmak

Öğrenciler telefonlarındaki hangi tatil anını anlatıyor olabilir?

Tatil, A2’nin en sık geçmiş konu başlığıdır çünkü sözcükler somut ve tekrara açıktır: Urlaub, Ferien, Strand, Meer, Berge, Hotel, Zelt, Stadt, Bus, Zug, Flugzeug, schwimmen, wandern, fotografieren, besuchen, bleiben. Kalıp hazırdır: Im letzten Urlaub bin ich nach ... gefahren / geflogen. (im letsten urlaub bin ih naah ... gefaaren / gefloogen). Ich habe im Hotel gewohnt. veya Wir haben im Zelt geschlafen. (viir haaben im tselt geşlaafen). Jeden Tag habe ich im Meer geschwommen. (yeeden taak haabe ih im meer geşvomen). Telefon fotoğrafı göstermek sahneyi gerçek kılar: Schau, das bin ich am Strand. (şau, das bin ih am ştrand).

Soru-cevap tatili uzatır. Wo warst du? (voo vaarst du) aslında seinın Präteritumudur ve A2’de bu kalıp günlük hayatta çok duyulur; eşdeğeri Wo bist du gewesen?dir. Wie war das Wetter? (vii vaar das veter) — Es war heiß und sonnig. (es vaar hays unt zoniğ). Hast du Souvenirs gekauft? (hast du souvenirz gekauft) — Ja, ich habe eine Tasse gekauft. Beğeni ve abartı A2’de basittir: Das war toll / super / langweilig / teuer / billig. (das vaar tol / zuuper / langvayliğ / toyer / biliğ). Böylece anlatı yalnızca fiil listesi olmaz, değerlendirme de eklenir.

Sık yanlış anlama: Urlaub machen ile Ferien haben karışır. Urlaub çoğu kez işten alınan tatil, Ferien okul tatilidir; A2’de ikisi de ich habe Urlaub / Ferien gemacht veya ich war im Urlaub ile geçer. Hareket fiilini unutma: bir şehre gitmek sein + gefahren / geflogen / gegangen; orada bir şey yapmak haben + gemacht / gesehen / gegessen. İki cümlelik mini anlatı yeter: önce yol, sonra etkinlik.

Örnek

A: Schau, das Foto von meinem Urlaub! (şau, das foto fon maynem urlaub) Bak, tatil fotoğrafım! B: Wo bist du gewesen? (voo bist du gevezen) A: Ich bin mit meinen Eltern nach Antalya geflogen. (ih bin mit maynen eltern naah antalya gefloogen) B: Was habt ihr gemacht? A: Wir haben am Strand gelegen und abends Eis gegessen. Das Hotel war sehr schön. (viir haaben am ştrand gelegen unt aabents ays gegeesen. das hotel vaar zeer şöön) Plajda uzandık ve akşamları dondurma yedik. Otel çok güzeldi. B: Wie lange seid ihr geblieben? A: Eine Woche. (ayne vohhe).

Çocukluk anıları ve doğum günü

Kafedeki albümde hangi çocukluk doğum günü ayrıntısı görünüyor olabilir?

Çocukluk anlatısı A2’de zaman ifadesi als ich klein war (als ih klayn vaar) ile açılır. Bu kalıp Präteritum içerir ama ezberlenmiş bir kapı cümlesidir; devam yine Perfekttir: Als ich klein war, habe ich oft mit Puppen gespielt. (als ih klayn vaar, haabe ih oft mit pupen geşpiilt). Wir haben in einem kleinen Haus gewohnt. (viir haaben in aynem klaynen haus gevohnt). Doğum günü sözcükleri somuttur: Geburtstag, Geschenk, Torte, Kuchen, Kerzen, Party, Freunde, Familie, singen, wünschen. Zum Geburtstag habe ich ein Fahrrad bekommen. (tsum geburtstaak haabe ih ayn faarraat bekomen) Doğum gününde bisiklet aldım (bana verildi).

Albüm üzerinden sohbet yavaş ve güvenlidir. Öğretmen sorar: Wie alt warst du da? (vii alt vaarst du daa) O zaman kaç yaşındaydın? Wer war auf der Party? (veer vaar auf der parti) Was hast du gewünscht? (vas hast du gevünşt) Ne dilemiştin? Öğrenci fotoğrafa bakarak cevaplar. Duygu da A2 sözcükleriyle eklenir: Ich war glücklich / aufgeregt / traurig. (ih vaar glüklih / aufgereekt / trauuriğ). Das war der beste Tag. (das vaar der beste taak). Böylece anlatı yalnızca olay değil, izlenim de taşır; bu, bir sonraki düzeydeki öykülemeye basamaktır.

Kültür notu: Almanca konuşulan ülkelerde çocuk doğum gününde Hurra, hurra, hurra ve Zum Geburtstag viel Glück şarkıları yaygındır; A2’de şarkı ezberlemek zorunda değilsin ama Wir haben gesungen und Kuchen gegessen (viir haaben gezungen unt kuuhen gegeesen) cümlesi her albüme uyar. Sık karışan fiil: bekommen (almak, kendine gelmek) haben ile gider: ich habe ... bekommen, ich bin bekommen değildir.

Örnek

Lehrerin: Schau, das Foto. Was war das? (şau, das foto. vas vaar das) Schüler: Das war mein achter Geburtstag. Ich war acht Jahre alt. (das vaar mayn ahter geburtstaak. ih vaar aht yaare alt) Lehrerin: Was hast du bekommen? Schüler: Ich habe eine Gitarre bekommen. Wir haben Torte gegessen und gespielt. (ih haabe ayne gitaare bekomen. viir haaben torte gegeesen unt geşpiilt) Gitar aldım. Pasta yedik ve oynadık. Lehrerin: War die Party zu Hause? Schüler: Ja, wir sind zu Hause geblieben. Es war schön. (yaa, viir zint tsuu hauze gebliiben. es vaar şöön).

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Konuşurken her geçmiş cümleyi ich ging, ich machte, ich sah diye kurmak. Doğrusu: A2 konuşmasında asıl zaman Perfekt’tir: ich bin gegangen, ich habe gemacht, ich habe gesehen. war ve hatte kalabilir; diğer Präteritum biçimleri henüz günlük hedef değildir.
  • Yanlış: Ich habe nach Berlin gefahren / ich bin Pizza gegessen. Doğrusu: Hareket ve yer değiştirme fiilleri ile bleiben, sein, werden yardımcı fiil olarak sein alır. Yemek, içmek, oynamak, öğrenmek, görmek, yapmak haben alır.
  • Yanlış: Ich habe gespielt Fußball gestern veya ich habe macht. Doğrusu: Zaman başta veya ortada, yardımcı fiil ikinci konumda, Partizip II en sonda durur: Gestern habe ich Fußball gespielt. Düzenli fiillerde ge- unutulmaz: gemacht, gelernt, gekauft.
  • Yanlış: Olumsuz soruya evet-hayır ile Türkçe mantığıyla cevap vermek; soru eki aramak. Doğrusu: Olumsuz soruya olumlu cevap Doch ile verilir. Soru, yardımcı fiilin başa alınmasıyla kurulur: Hast du das gemacht? Bist du gewesen? Türkçe -mi ekinin karşılığı ayrı bir sözcük değildir.
  • Yanlış: Wo warst du? duyunca bunun A2’de yasak olduğunu düşünmek veya her yerde gewesen kullanmayı reddetmek. Doğrusu: Wo warst du? ve Wie war das? kalıpları günlük hayatta çok yaygındır; sein ve haben’ın Präteritum’u A2’de kabul edilir. İstersen Wo bist du gewesen? de diyebilirsin.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta (A2 sonu ve B1) yazılı anlatı için Präteritum genişler: sagte, ging, sah, gab gibi sık fiiller metinlerde belirir. Plusquamperfekt (ich hatte gemacht, ich war gegangen) daha önceki geçmişi ayırmak için gelir. Anlatı bağlaçları dann, danach, plötzlich, deshalb ve weil ile uzar; sen artık üç cümle değil kısa bir öykü kurarsın. Konjunktiv II ile geçmişe dönük nazik dilekler (Ich hätte gern ...) B1 sohbetine eklenir. Şimdilik işin üç sağlam Perfekt cümlesi ve iki iyi sorudur.

Özet

A2’de geçmiş deneyim, konuşma Perfekt’i, doğru yardımcı fiil ve sonda duran Partizip II ile anlatılır. Fotoğraf, tatil ve çocukluk anısı somut can-do sahneleridir; soru-cevap olmadan anlatı yarım kalır. Türkçeden gelen tek geçmiş zaman alışkanlığını, yanlış haben/sein seçimini ve söz dizimini bilinçli kontrol ederek doğal bir sohbet ortağı olursun.

Örnek sorular

1. Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yere hangi fiil doğru şekilde gelir? Letztes Jahr _______ ich nach Berlin gefahren.
  1. bin
  2. habe
  3. war
  4. hatte
Cevabı göster
Doğru cevap: bin
Geçmiş zamanda hareket fiilleriyle 'sein' yardımcı fiili kullanılır. 'Ich bin nach Berlin gefahren.' doğru kullanımdır.
2. Aşağıdaki görseldeki kişi ne zaman yüzmüştür? (Görselde bir takvimde 'Montag' işaretli, yanında yüzme havuzu var.)
  1. Am Montag
  2. Am Freitag
  3. Am Sonntag
  4. Am Mittwoch
Cevabı göster
Doğru cevap: Am Montag
Görselde 'Montag' işaretli ve yüzme havuzu var. Kişi pazartesi günü yüzmüştür: 'Am Montag'.
3. Bir arkadaşına geçen hafta sonu ne yaptığını sormak için hangi cümle uygundur?
  1. Was hast du am Wochenende gemacht?
  2. Wie geht es dir?
  3. Wo wohnst du?
  4. Hast du Geschwister?
Cevabı göster
Doğru cevap: Was hast du am Wochenende gemacht?
'Was hast du am Wochenende gemacht?' cümlesi, geçen hafta sonu yapılanları sormak için kullanılır.
4. Aşağıdaki metne göre Anna ne yaptı? "Letzten Sommer habe ich in Italien Urlaub gemacht."
  1. Italya'da tatil yaptı.
  2. Almanya'da çalıştı.
  3. Evde kaldı.
  4. Yüzme öğrendi.
Cevabı göster
Doğru cevap: Italya'da tatil yaptı.
Metinde Anna, 'Italien Urlaub gemacht' diyor. Yani İtalya'da tatil yaptı.
5. Aşağıdaki görselde bir konser sahnesi ve kalabalık var. Kişi bu deneyimini nasıl anlatır?
  1. Ich war auf einem Konzert.
  2. Ich gehe ins Kino.
  3. Ich spiele Fußball.
  4. Ich lese ein Buch.
Cevabı göster
Doğru cevap: Ich war auf einem Konzert.
Konser deneyimi için 'Ich war auf einem Konzert.' cümlesi kullanılır.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Okuma-dinleme: Kısa biyografi ve röportaj