QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Okuma-dinleme: Doktor önerisi ve eczane konuşması

Yabancı Diller · Almanca A2 · Sağlık ve Beden
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

A2 Almancasında sağlık dili, doktorda basit şikayetini anlatıp öneriyi anlamak ve eczanede doğru ilacı kibarca almaktır.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

A2’de sağlık konuşması: ne yapabilirim?

CEFR A2 can-do hedefi nettir: Öğrenci basit semptomları söyleyebilir, doktorun kısa ve yavaş önerisini anlayabilir, eczanede reçeteyi uzatıp doz sorabilir. Dünya genelinde bu ünite, Avrupa Konseyi’nin 1970’lerdeki Threshold Level çalışmalarından beri günlük hayatta kalma dilinin klasik parçasıdır; öğrenci gerçek bir ihtiyacı sınıfta prova eder. A2’de tıp fakültesi sözlüğü istenmez. Yeterli dağarcık şunlardır: Ich habe Fieber. (ih habe fiiber), Ich habe Husten. (ih habe hustın), Ich habe Halsschmerzen. (ih habe halsşmertsen), Ich habe Kopfschmerzen. (ih habe kopfşmertsen), Ich bin erkältet. (ih bin erkelttet).

Telaffuzu Türkçe harflerle tut: Arzt arst, Ärztin erstin, Apotheke apoteeke, Rezept rezept, Tablette tablete. Arzt sözcüğünü İngilizce arts gibi uzatmak Alman kulağına yabancıdır. Her Almanca sözcük ve cümleden hemen sonra Türkçesi ve okunuşu gelir. Amaç uzun ezber listesi değil, muayenehane veya eczane kapısından içeri girince paniklememektir. Sık yanlış anlamalar ayrı tutulur; çünkü Türkçeden bire bir çeviri burada en çok semptom ve sözdiziminde bozar.

Örnek

Can-do mini sahne: Öğrenci Guten Tag. Ich bin krank. Ich habe Fieber. (guuten taak. ih bin krank. ih habe fiiber) der ve Was soll ich tun? (vas zol ih tun) diye sorar. Doktor Sie müssen sich ausruhen. (zii müsen zih ausruun) der. Öğrenci bunu ‘dinlenmem lazım’ diye anlar ve Danke, Herr Doktor. (danke, her doktor) ile kapatır.

Muayenehanede şikayet ve sözlü öneri

Doktor hastaya sözlü olarak ne öneriyor olabilir?

Muayenehanede önce resmi selam gelir: Guten Tag, Herr Doktor. (guuten taak, her doktor) veya Guten Tag, Frau Doktor. (guuten taak, frau doktor). A2’de hitap her zaman Sie iledir; Türkiye’deki ‘sen’e kaymak kaba durur. Şikayet kalıbı neredeyse hep Ich habe ... şeklindedir: Ich habe Kopfschmerzen. (ih habe kopfşmertsen), Ich habe Magenschmerzen. (ih habe maagenşmertsen), Ich habe Schnupfen. (ih habe şnupfen). ‘Başım ağrıyor’u kelimesi kelimesine Mein Kopf schmerzt. diye çevirmek anlaşılır; ders standardı yine de Ich habe Kopfschmerzen. kalıbıdır.

Doktor süre ve ateş sorar: Seit wann? (zayt van), Haben Sie Fieber? (haaben zii fiiber). Cevap kısa tutulur: Seit gestern. (zayt gesstern), Seit zwei Tagen. (zayt tsvay taagen), Ja, ein bisschen. (yaa, ayn biischen). Öneri cümleleri modal fiille gelir: Sie müssen viel trinken. (zii müsen fiil trinken), Sie sollen im Bett bleiben. (zii zolen im bet blayben), Nehmen Sie diese Tabletten. (neemen zii diize tabletten). Fiil ikinci sırada veya sonda durur; Türkçe gibi *Sie müssen trinken viel demek yanlıştır.

Dinleme metinlerinde doktor yavaş ve tekrarlı konuşur. Öğrenci anahtar sözcükleri yakalar: trinken, ausruhen, Tabletten, zu Hause. Anlamadığı bir sözcükte A2 hakkı vardır: Wie bitte? (vii bite) veya Können Sie das bitte wiederholen? (könen zii das bite viiderhoolen). Bu, nezaket ve anlamayı aynı anda korur.

Örnek

Kısa diyalog: Hasta: Guten Tag. Ich habe Halsschmerzen und Husten. (guuten taak. ih habe halsşmertsen unt hustın) Doktor: Seit wann haben Sie das? (zayt van haaben zii das) Hasta: Seit drei Tagen. (zayt dray taagen) Doktor: Sie müssen viel Tee trinken und sich ausruhen. (zii müsen fiil tee trinken unt zih ausruun) Anlam: Üç gündür boğaz ağrısı ve öksürük vardır; bol çay ve istirahat önerilir.

Evde istirahat: çay, ilaç ve dinlenme

Hasta evde neden çay içiyor ve masada ilaç kutusu duruyor?

Doktorun en sık A2 önerilerinden biri evde kalmaktır: Bleiben Sie zu Hause. (blayben zii tsu hauze), Ruhen Sie sich aus. (ruuen zii zih aus). Resimdeki çay rastgele değildir; Trinken Sie viel Tee. (trinken zii fiil tee) ve Trinken Sie viel Wasser. (trinken zii fiil vaser) soğuk algınlığı diyaloglarının neredeyse sabit parçasıdır. Masadaki kutu ilacı gösterir: Nehmen Sie die Tabletten. (neemen zii dii tabletten). Doz A2’de basittir: dreimal am Tag (draymaal am taak), morgens und abends (morgens unt aabents), nach dem Essen (naah deem esen).

sich ausruhen dönüşlü bir eylemdir. Türkçe ‘kendini dinlendirmek’ diye düşünüp *Ich ausruhe mich demek sözdizimini bozar. Doğrusu ayrılabilen fiille Ich ruhe mich aus. (ih ruue mih aus) şeklindedir. Öğrenci kendi planını da A2 cümleleriyle söyleyebilir: Ich bleibe zu Hause. (ih blaybe tsu hauze), Ich trinke Tee. (ih trinke tee), Ich nehme die Tabletten. (ih neeme dii tabletten). Günlük hayatta bu sahne, kısa bir ses kaydında ‘yat, çay iç, tableti unutma’ diye özetlenir.

Yanlış anlama şudur: Evde kalmak her zaman ‘hiç hareket etme’ demek değildir; bir sonraki bölümdeki kısa yürüyüş, ateş düştükten sonraki iyileşme önerisidir. A2 metninde kein Fieber mehr (kayn fiiber meer) duyulursa istirahat ile hafif hareket birbirine karıştırılmaz.

Örnek

Somut olay: Ayşe grip olmuştur. Doktor Sie sollen zu Hause bleiben und Tee trinken. (zii zolen tsu hauze blayben unt tee trinken) demiştir. Evde masada Tabletten vardır. Ayşe Ich nehme die Tabletten dreimal am Tag. (ih neeme dii tabletten draymaal am taak) diye tekrarlar ve çayını içer.

Açık havada kısa yürüyüş önerisi

Hasta neden açık havada yürüyüş yapıyor?

Her hastalık tam yatak demek değildir. A2 dinleme ve okuma metinlerinde doktor bazen Gehen Sie spazieren. (geen zii şpatsiiren) veya Machen Sie einen Spaziergang. (mahen zii aynen şpatsiirgang) der. Bu, ağır gripte değil; ateş düştükten sonraki hafif iyileşme önerisidir. frische Luft (frişe luft) ‘temiz hava’ kalıbı sık geçer: Die frische Luft ist gut für Sie. (dii frişe luft ist guut für zii). Öğrenci bunu ‘doktor sokağı yasakladı’ diye tersine çevirmemelidir; bağlam iyileşmedir.

Dünyada sağlık ünitesi giderek sağlıklı yaşamla bağlanır: kısa yürüyüş, su, uyku. A2’de geçmiş zaman henüz zorunlu değildir; şimdiki zaman ve nazik emir yeter. Ich gehe jeden Tag spazieren. (ih gee yeden taak şpatsiiren) tam A2 cümlesidir. Türkçe ‘yürüyüş yapmak’ı İngilizce walk ile karıştırıp *machen Walk demek yanlıştır. Almanca eylem spazieren gehen olarak birlikte öğrenilir. Süre de A2’dir: zwanzig Minuten (tsvantsih minuten), eine halbe Stunde (ayne halbe ştunde).

Örnek

Diyalog parçası: Doktor: Sie haben kein Fieber mehr. Gehen Sie morgen spazieren. (zii haaben kayn fiiber meer. geen zii morgen şpatsiiren) Hasta: Wie lange? (vii lange) Doktor: Zwanzig Minuten. Das ist genug. (tsvantsih minuten. das ist genug) Anlam: Ateş düşmüştür; yarın yirmi dakikalık yürüyüş yeterlidir.

Eczanede konuşma: reçete ve ilaç

Eczacı hastaya hangi ilacı veriyor olabilir?

Almanya, Avusturya ve İsviçre’de Apotheke (apoteeke) çoğu kez kırmızı A ile tanınır; süpermarketten her ilacı almak A2 öğrencisinin sandığı kadar serbest değildir. Reçeteli ilaçta ilk soru Haben Sie ein Rezept? (haaben zii ayn rezept) olur. Hasta Ja, bitte. Hier ist das Rezept. (yaa, bite. hiir ist das rezept) der. Reçetesiz basit ihtiyaçta altın kalıp şudur: Ich hätte gern etwas gegen Husten. (ih hete gern etvas gegın hustın). etwas gegen ... ‘... için bir şey’ demektir: gegen Kopfschmerzen, gegen Schnupfen, gegen Halsschmerzen.

Eczacı doz ve uyarı söyler: Dreimal täglich. (draymaal teglih), Nicht mehr als zwei Tabletten. (niht meer als tsvay tabletten), Nach dem Essen. (naah deem esen). Öğrenci iki kısa soruyla kontrol eder: Wie oft? (vii oft), Wie lange? (vii lange). Kapanış Danke schön. Auf Wiedersehen. (danke şöön. auf viiderzeen) yeter. Meslek adı Apotheker / Apothekerin (apoteeker / apoteekerin) şeklindedir; eczacıyı Doktor sanmak veya İngilizce pharmacy demek karışıklık yaratır.

Eczane diyaloğu dünyada neredeyse her A2 kitabında ‘alışveriş + sağlık’ köprüsüdür. Öğrenci önce dinler, anahtar sözcükleri işaretler, sonra aynı kalıbı kendi semptomuyla tekrarlar. A2’de uzun yan etki listesi üretmek beklenmez; anlamak ve doz sormak yeter.

Örnek

Kısa eczane diyaloğu: Eczacı: Guten Tag. Kann ich Ihnen helfen? (guuten taak. kan ih iinen helfen) Hasta: Ja. Ich hätte gern etwas gegen Halsschmerzen. Hier ist das Rezept. (yaa. ih hete gern etvas gegın halsşmertsen. hiir ist das rezept) Eczacı: Nehmen Sie die Tabletten dreimal am Tag, nach dem Essen. (neemen zii dii tabletten draymaal am taak, naah deem esen) Hasta: Danke. Auf Wiedersehen.

Prospektüsü okumak ve sonraki kontrol

Hasta prospektüsü ve takvimdeki tarihi neden inceliyor?

İlaç kutusundaki yazılı kâğıt Almancada Packungsbeilage (pakungsbaylaage) adını taşır; A2’de ‘prospektüs’ diye karşılanır. Tam resmi adı ezber şart değildir ama dinlemede Lesen Sie die Packungsbeilage. (leesen zii dii pakungsbaylaage) çıkar. Öğrenci bütün metni çevirmez; kalın yazılmış Dosierung (doziirung), dreimal täglich ve nicht mit Alkohol (niht mit alkool) tarar. Nebenwirkungen (neebenvirkungen) ‘yan etkiler’ sözcüğü tanıdık olsun yeter; A2’de yan etki paragrafını uzman gibi özetlemek beklenmez.

Takvimdeki tarih sonraki kontroldür. Tipik cümleler: Kommen Sie in einer Woche wieder. (komen zii in ayner vohe viider), Der nächste Termin ist am Montag. (deer nehste termin ist am montaak). Öğrenci sorar: Wann muss ich wiederkommen? (van mus ih viiderkomen). Böylece okuma-dinleme zinciri kapanır: öneriyi anladın, ilacı aldın, yazılı uyarıyı taradın, randevuyu kaydettin. Günlük hayatta bu, kutuyu açıp kâğıdı okumak ve telefon takvimine tarih atmak kadar somuttur.

Örnek

Kısa okuma metni: Nehmen Sie 1 Tablette dreimal am Tag. Trinken Sie viel Wasser. Kommen Sie am Freitag wieder zum Arzt. (neemen zii ayns tablete draymaal am taak. trinken zii fiil vaser. komen zii am fraytaak viider tsum arst) Türkçesi: Günde üç kez bir tablet alın. Bol su için. Cuma günü doktora tekrar gelin.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Doktora ve eczacıya du demek samimiyet gösterir. Doğrusu: Muayenehane ve eczanede A2’de her zaman Sie kullanılır. du kaba veya çocukça durur.
  • Yanlış: Başım ağrıyor her zaman Mein Kopf ist krank veya yalnızca Mein Kopf tut weh diye çevrilir. Doğrusu: A2 standardı Ich habe Kopfschmerzen. kalıbıdır. Mein Kopf tut weh. anlaşılır ama ders dili haben + …schmerzen şeklindedir.
  • Yanlış: Sie müssen viel trinken cümlesinde viel, Türkçedeki gibi fiilden sonra gelir. Doğrusu: Doğrusu Sie müssen viel trinken. şeklindedir. *trinken viel A2 sözdizimini bozar.
  • Yanlış: Rezept İngilizcedeki recipe gibi yalnızca yemek tarifidir; eczanede işe yaramaz. Doğrusu: Almancada das Rezept hem yemek tarifi hem doktor reçetesidir. Eczanede ‘reçete’ anlamındadır.
  • Yanlış: Arzt ile Apotheke aynı yerdir; ilaç doğrudan doktordan alınır. Doğrusu: Arzt / Ärztin muayenehane ve hekimdir, Apotheke eczanedir. Reçeteli ilaç çoğu kez doktordan sonra eczaneden alınır.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta, yaklaşık B1’de, öğrenci semptomu geçmiş zamanla anlatır: Ich habe gestern Fieber gehabt. Sigorta (Krankenkasse), uzman hekim (Facharzt) ve acil servis (Notaufnahme) diline girer. Telefonla randevu alma, yan etkiyi basitçe bildirme ve daha uzun prospektüs paragraflarını tarama beklenir. A2’deki kısa emir ve Ich hätte gern kalıbı orada daha uzun, gerekçeli cümlelere bağlanır.

Özet

A2 sağlık ünitesinde öğrenci doktorda Ich habe … ile şikayetini söyler, Sie müssen / Sie sollen önerisini anlar. Eczanede reçete uzatır veya etwas gegen … ister; dozu dreimal am Tag ile kontrol eder. Evde istirahat, çay, kısa yürüyüş, prospektüs ve sonraki Termin aynı can-do zincirinin günlük parçalarıdır.

Örnek sorular

1. Doktor: „Sie müssen viel Wasser trinken.“ Bu cümlede doktor ne öneriyor?
  1. Bol su içmeyi
  2. Dışarı çıkmayı
  3. Çok uyumayı
  4. Egzersiz yapmayı
Cevabı göster
Doğru cevap: Bol su içmeyi
Cümlede 'viel Wasser trinken' ifadesi 'bol su içmek' anlamına gelir.
2. Eczanede hangisi doğru bir ilaç isteme cümlesidir?
  1. Ich hätte gern eine Salbe.
  2. Ich bin ein Arzt.
  3. Ich habe Durst.
  4. Ich spiele Fußball.
Cevabı göster
Doğru cevap: Ich hätte gern eine Salbe.
'Ich hätte gern eine Salbe.' ifadesi 'Bir merhem almak istiyorum.' anlamındadır ve eczanede kullanılır.
3. Doktor: „Nehmen Sie die Tabletten zweimal täglich.“ Ne sıklıkla ilaç alınmalı?
  1. Günde iki kez
  2. Haftada iki kez
  3. Ayda bir kez
  4. Her saat başı
Cevabı göster
Doğru cevap: Günde iki kez
'Zweimal täglich' ifadesi 'günde iki kez' anlamına gelir.
4. Aşağıdaki resimde hangi vücut bölgesi gösterilmektedir? (Bir el resmi)
  1. die Hand
  2. der Fuß
  3. das Ohr
  4. das Auge
Cevabı göster
Doğru cevap: die Hand
Resimde el gösterilmektedir. Almanca karşılığı 'die Hand'dır.
5. Eczacı: „Haben Sie ein Rezept?“ Bu soruya nasıl cevap verilir?
  1. Ja, hier ist es.
  2. Ich bin krank.
  3. Ich brauche Wasser.
  4. Guten Morgen!
Cevabı göster
Doğru cevap: Ja, hier ist es.
'Ja, hier ist es.' ifadesi 'Evet, işte burada.' anlamına gelir ve reçete sunarken kullanılır.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Günlük konuşma: Doktordan randevu alma ve şikâyet belirtmeUygulama: Sağlık sorunu anlatma ve öneri verme ›