QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Kelime: Giysiler, renkler, bedenler ve fiyatlar

Yabancı Diller · Almanca A2 · Alışveriş ve Giyim
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Almanca A2 ile giysi adı, renk, beden ve fiyatı sorup anlayarak bir mağazada basit alışverişi kendi başına tamamlayabilirsin.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Vitrindeki giysileri adlandırmak

Vitrindeki giysilerden üçünü Almanca adıyla söyleyebilir misin?

CEFR A2 can-do hedefi şudur: Sık kullanılan giysileri görüp doğru artikel ile adlandırabilirsin. Almancada her giysinin cinsiyeti vardır; artikel olmadan cümle eksik kalır. Elbise das Kleid (das klayt), pantolon die Hose (di ho-ze), gömlek das Hemd (das hemt), bluz die Bluse (di blu-ze), etek der Rock (der rok), kazak der Pullover (der pul-o-ver), ceket die Jacke (di ya-ke), palto der Mantel (der man-tel), ayakkabı die Schuhe (di şu-e), tişört das T-Shirt (das ti-şört), kot pantolon die Jeans (di cins) temel listedir.

Dünyada bu konu vitrin, manken ve katalogla öğretilir; öğrenci nesneyi görüp adı bağlar. Mağaza das Geschäft (das ge-şeft) veya der Laden (der la-den), satıcı der Verkäufer / die Verkäuferin (fer-koy-fer / fer-koy-fe-rin)dir. Vitrin cümlesi: Schau mal, das Kleid im Schaufenster! (şau mal, das klayt im şau-fen-ster) — Şuna bak, vitrindeki elbise! Çoğulda die Kleider, die Hosen dersin; die Schuhe zaten çoğuldur. Nazik istek kalıbı A2’de yeter: Ich suche eine Jacke. (ih zu-he ay-ne ya-ke) — Bir ceket arıyorum. Ich hätte gern ein Hemd. (ih he-te gern ayn hemt) — Bir gömlek isterdim.

Örnek

İki arkadaş vitrine bakar. Das Kleid ist schön. Ist das eine Jacke oder ein Mantel? (das klayt ist şön. ist das ay-ne ya-ke o-der ayn man-tel) — Elbise güzel. Bu ceket mi palto mu? Das ist ein Mantel. Die Jacke ist kleiner. (das ist ayn man-tel. di ya-ke ist klay-ner) — Bu bir palto. Ceket daha küçük.

Renklerle giysiyi tanımlamak

Raftaki gömleklerin renklerini Almanca nasıl listelersin?

Can-do: Giysinin rengini basit cümleyle söyleyebilirsin. Temel renkler rot (rot) kırmızı, blau (blau) mavi, grün (grün) yeşil, gelb (gelp) sarı, schwarz (şvarts) siyah, weiß (vays) beyaz, braun (braun) kahverengi, grau (grau) gri, rosa (ro-za) pembe, lila (li-la) mor, orange (o-ran-je) turuncu, bunt (bunt) renklidir. En güvenli kalıp rengi isimden sonra koymaktır: Das Hemd ist blau. (das hemt ist blau) — Gömlek mavi. Die Hose ist schwarz. — Pantolon siyah. Die Jacke ist rot. — Ceket kırmızı.

A2’de bir adım ilerisi, rengi isimden önce parça kalıp olarak kullanmaktır: ein rotes Kleid (ayn ro-tes klayt), eine blaue Hose (ay-ne blau-e ho-ze), einen grauen Mantel (ay-nen grau-en man-tel). Tüm sıfat tablosunu bu ünitede ezberlemek gerekmez. Soru kalıpları: Welche Farbe haben Sie? (vel-he far-be ha-ben zi) — Hangi renginız var? Daha doğal hali Haben Sie das in Blau? (ha-ben zi das in blau) — Bu mavi olarak var mı? Türkçede sıfat çekilmez; bu yüzden rot Hemd demek yanlıştır. Ya Das Hemd ist rot. ya da ein rotes Hemd kullanılır.

Örnek

Haben Sie das Hemd in Weiß? (ha-ben zi das hemt in vays) — Bu gömlek beyaz var mı? Ja, hier. Das weiße Hemd kostet zwölf Euro. (ya, hir. das vay-se hemt kos-tet tsvölf oy-ro) — Evet, burada. Beyaz gömlek on iki avro.

Beden sormak ve prova etmek

Prova yapan müşteri bedeni ve rengi nasıl soruyor olabilir?

Can-do: Beden sorabilir, prova isteyebilir, giysinin uyup uymadığını söyleyebilirsin. Beden die Größe (di grö-se). Avrupa bedeni sayıyladır: Größe sechsunddreißig (zeks-unt-dray-sih) 36, achtunddreißig (aht-unt-dray-sih) 38, vierzig (fir-tsih) 40. Harf beden S, M, L, XL olarak kalır. Kalıplar: Welche Größe haben Sie? — Hangi bedeniniz var? Ich brauche Größe M. (ih brau-he grö-se em) — M beden lazım. Ich trage Größe achtunddreißig. (ih tra-ge grö-se aht-unt-dray-sih) — 38 giyerim.

Prova fiili anprobieren (an-pro-bi-ren)dir. Kann ich das anprobieren? (kan ih das an-pro-bi-ren) — Bunu deneyebilir miyim? Soyunma kabini die Umkleidekabine (di um-klay-de-ka-bi-ne) veya kısa die Umkleide. Uymak passen (pa-sen): Es passt. — Uyuyor. Es passt nicht. — Uymuyor. Es ist zu klein. (tsu klayn) çok küçük, zu groß (tsu groos) çok büyük, zu eng (tsu eng) çok dar, zu weit (tsu vayt) çok boldur. Satıcı sık sorar: Passt es? İletişimsel derslerde bu sahne rol oyunudur; bir öğrenci satıcı, biri müşteri olur. Türkçe bedenim 38 cümlesini Ich bin 38 diye çevirmek yanlıştır, çünkü yaş gibi anlaşılır.

Örnek

Kann ich die Jacke in Größe M anprobieren? Wo ist die Umkleide? (kan ih di ya-ke in grö-se em an-pro-bi-ren? vo ist di um-klay-de) — Ceketi M bedende deneyebilir miyim? Kabin nerede? Hinten links. Hier ist Größe M in Rot und in Blau. (hin-ten links. hir ist grö-se em in rot unt in blau) — Arkada solda. İşte kırmızı ve mavi M beden. Die blaue passt. Die rote ist zu eng. — Mavisi uyuyor. Kırmızısı çok dar.

Fiyat sormak ve anlamak

Mankenlerin etiketindeki fiyatı Almanca nasıl sorarsın?

Can-do: Fiyat sorabilir, basit sayıları avro ile anlayabilirsin. Temel soru Wie viel kostet das? (vi fil kos-tet das) — Bu ne kadar? Tekil nesnede kostet, çoğulda kosten kullanılır: Wie viel kosten die Schuhe? (vi fil kos-ten di şu-e). Fiyat der Preis (der prays), para birimi der Euro (der oy-ro) ve der Cent (der sent)tir. Almancada ondalık virgülle yazılır: 19,99 Euro okunuşu neunzehn Euro neunundneunzig (noyn-tse-en oy-ro noyn-unt-noyn-tsih) veya kısa neunzehn neunundneunzigdir.

Sıfatlar teuer (toy-er) pahalı, billig (bi-lih) ucuz, günstig (gün-stih) uygun fiyatlıdır. Das ist zu teuer. — Bu çok pahalı. Das ist nicht teuer. — Pahalı değil. Das Kleid kostet neunundvierzig Euro. (das klayt kos-tet noyn-unt-fir-tsih oy-ro) — Elbise kırk dokuz avro. Türkçe kaç para kalıbını Wie viel Geld? diye çevirmek doğal değildir; nesneyi koy: Wie viel kostet die Jacke? Etiketlerde fiyat ve beden çoğu zaman yan yanadır; bu yüzden manken üzerindeki yazıyı okumak sınıf dışı pratiktir. Sayıları yüze kadar net okumak, kasa ve vitrinde paniklemeyi azaltır.

Örnek

Wie viel kostet der Mantel? (vi fil kos-tet der man-tel) — Palto ne kadar? Er kostet neunundneunzig Euro. Der schwarze ist teurer, der graue ist günstiger. (er kos-tet noyn-unt-noyn-tsih oy-ro. der şvar-tse ist toy-rer, der grau-e ist gün-sti-ger) — Doksan dokuz avro. Siyahı daha pahalı, grisi daha uygun. Okay, ich nehme den grauen Mantel. — Tamam, gri paltoyu alıyorum.

Kasada ödemek ve alışverişi bitirmek

Kasada müşteri nasıl ödüyor, görevli fiş ve poşeti nasıl veriyor?

Can-do: Basit bir alışverişi kasada bitirebilirsin. Kasa die Kasse (di ka-se), ödemek bezahlen (be-tsa-len)dir. Karar cümlesi Das nehme ich. (das ne-me ih) — Bunu alıyorum. Satıcı sık sorar: Sonst noch etwas? (zonst noh et-vas) — Başka bir şey var mı? Toplam Das macht zwanzig Euro. (das maht tsvan-tsih oy-ro) — Yirmi avro tutuyor. Nakit bar (bar), kart mit Karte (mit kar-te)dır. Soru: Zahlen Sie bar oder mit Karte? (tsa-len zi bar o-der mit kar-te) — Nakit mi kart mı ödersiniz?

Fiş die Quittung (di kvi-tung), poşet die Tüte (di tü-te)dir. Eine Tüte, bitte. — Poşet lütfen. Die Quittung, bitte. — Fişi lütfen. Kapanış Vielen Dank. Auf Wiedersehen. (fi-len dank. auf vi-der-ze-en). Mağazada hitap Sie dir; du yalnızca çok samimi yerlerde duyulur. Kasa diyaloğunun sırası sabittir: seç, kasa, toplam, ödeme biçimi, fiş veya poşet, teşekkür. Bu sabit sıra, kelime az olsa da akıcı görünmeni sağlar ve dünyadaki A2 kitaplarında en çok prova edilen alışveriş metnidir.

Örnek

Das macht vierzig Euro fünfzig. Zahlen Sie bar oder mit Karte? (das maht fir-tsih oy-ro fünf-tsih. tsa-len zi bar o-der mit kar-te) — Kırk avro elli. Nakit mi kart mı? Mit Karte, bitte. Eine Tüte und die Quittung, bitte. (mit kar-te, bi-te. ay-ne tü-te unt di kvi-tung, bi-te) — Kartla lütfen. Bir poşet ve fiş lütfen. Hier bitte. Schönen Tag! (hir bi-te. şö-nen tak) — Buyurun. İyi günler!

Türkçe konuşanların sık yaptığı hatalar

Türkçede cinsiyet olmadığı için der, die, das rastgele seçilir. der Hose yanlıştır, doğrusu die Hose; die Hemd yanlıştır, doğrusu das Hemd; die Rock yanlıştır, doğrusu der Rocktur. İkinci hata, fiyatı Wie viel Geld? veya Was Preis? diye sormaktır. Doğru kalıp fiillidir: Wie viel kostet das Kleid? Üçüncü hata, bedeni yaş gibi söylemektir. Ich bin 38 veya Ich bin M satıcıya yaş gibi gelir. Doğrusu Ich habe Größe 38, Ich trage Größe M veya kısa Größe M, bitte olur.

Dördüncü hata, tezgâhta çok doğrudan Ich will das. (ih vil das) demektir. Anlaşılır ama kaba durur. A2 nazik kalıbı Ich hätte gern das. veya kasada Das nehme ich. Beşinci hata, rengi çekimsiz yapıştırmaktır: blau Jacke yerine eine blaue Jacke veya Die Jacke ist blau. Altıncı hata tekil-çoğul fiildir: Die Schuhe kostet değil Die Schuhe kosten; Das Kleid kosten değil Das Kleid kostet. Telaffuzda Größe sözcüğü grose değil grö-se okunur; Euro yuro değil oy-roya yakındır; Jacke ceket gibi j değil ya-kedir. Kalıbı bütün söylemek, harf harf çevirmekten daha çabuk düzeltir.

Örnek

Yanlış karışım: Ich will rot Hose, ich bin 38, wie viel Geld? Doğrusu: Ich hätte gern eine rote Hose in Größe achtunddreißig. Wie viel kostet die Hose? (ih he-te gern ay-ne ro-te ho-ze in grö-se aht-unt-dray-sih. vi fil kos-tet di ho-ze) — Otuz sekiz beden kırmızı bir pantolon isterdim. Pantolon ne kadar? Kasada da Das nehme ich. Mit Karte, bitte. yeter.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Bütün giysi adları dişildir, çünkü Türkçede giysi ve elbise dişil çağrışım verir. Doğrusu: Artikel ezber işidir ve üç cins de vardır: der Rock eril, das Kleid nötr, die Jacke dişil kalır.
  • Yanlış: Fiyat sorarken her zaman kosten denir. Doğrusu: Tekil nesnede Wie viel kostet das Hemd?, çoğulda Wie viel kosten die Schuhe? kullanılır.
  • Yanlış: Bedeni Ich bin 40 veya Ich bin M diye söylemek yeter. Doğrusu: Bu yaş gibi anlaşılır. Doğrusu Ich habe Größe 40 veya Ich trage Größe M kalıbıdır.
  • Yanlış: Fiyat 19.99 gibi noktayla yazılır ve okunur. Doğrusu: Almancada ondalık virgüldür: 19,99 Euro; konuşurken neunzehn Euro neunundneunzig denir.
  • Yanlış: Mağazada du ve Ich will das her zaman yeter. Doğrusu: Dükkânda resmi hitap Sie dir. Nazik istek Ich hätte gern ..., kasada Das nehme ich beklenir.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta, A2 sonu ve B1 başında, renk ve beden sıfatları tam çekim tablosuna yayılır. İade ve değişim dili eklenir: umtauschen, zurückgeben ve kısa şikayet cümleleri. Kıyafet kombinini uzun cümleyle betimleme, teurer als, genauso ... wie karşılaştırması ve weil ile gerekçe gelir. Online sipariş, kargo ve beden tablosu metinleri okuma B1’e taşınır. Şimdiki ünitenin artikel, renk, beden ve kasa kalıplarını otomatikleştirmek o metinlerin iskeleti olur.

Özet

Giysi adı ve artikeli, renk, beden ve fiyat A2 alışverişinin dört direğidir. Prova ve kasa kalıplarıyla nazik istek kurup basit bir satın almayı bitirebilirsin. Türkçeden gelen cinsiyet, beden ve kaç para aktarımlarını kalıp halinde düzeltmek, tek tek yeni kelime ezberlemekten daha çok anlaşılırlık kazandırır.

Örnek sorular

1. Aşağıdakilerden hangisi Almanca'da 'pantolon' anlamına gelir?
  1. die Hose
  2. das Hemd
  3. der Rock
  4. die Jacke
Cevabı göster
Doğru cevap: die Hose
'die Hose' Almanca'da 'pantolon' demektir. Diğer seçenekler farklı giysilerdir.
2. Almanca'da 'kırmızı' hangi seçenekte doğru verilmiştir?
  1. rot
  2. blau
  3. grün
  4. gelb
Cevabı göster
Doğru cevap: rot
'rot' Almanca'da 'kırmızı' anlamına gelir.
3. Almanca'da 'küçük beden' nasıl söylenir?
  1. klein
  2. groß
  3. lang
  4. kurz
Cevabı göster
Doğru cevap: klein
'klein' Almanca'da 'küçük' anlamına gelir ve beden için kullanılır.
4. Bir mağazada fiyat sormak için hangi cümle uygundur?
  1. Wie viel kostet das?
  2. Wo ist der Bahnhof?
  3. Wann beginnt der Film?
  4. Wer ist dein Freund?
Cevabı göster
Doğru cevap: Wie viel kostet das?
'Wie viel kostet das?' cümlesi 'Bu ne kadar?' anlamına gelir.
5. Aşağıdakilerden hangisi 'etek' anlamına gelir?
  1. der Rock
  2. die Bluse
  3. das Kleid
  4. die Mütze
Cevabı göster
Doğru cevap: der Rock
'der Rock' Almanca'da 'etek' demektir.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Dil bilgisi: Karşılaştırma ve üstünlük (Komparativ, Superlativ)Günlük konuşma: Mağazada ürün sorma ve değiştirme ›