Aynı yer-yön edatı duran bir şeyi anlatırken Dativ, o yere giden hareketi anlatırken Akkusativ alır; bu yüzden bunlara Wechselpräpositionen denir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Dokuz edat, iki soru: Wechselpräpositionen nedir?
Almancada yer ve yön için dokuz edat birlikte öğrenilir: an, auf, hinter, in, neben, über, unter, vor ve zwischen. Bunlara Wechselpräpositionen (vek-sel-pre-po-zit-siyo-nen) denir; çünkü aynı edat, durağan konumda başka, harekette başka hâl alır. Dünya genelinde A2 derslerinde konu neredeyse her zaman masa, elma, çanta ve dolap gibi sınıf nesneleriyle öğretilir. Öğretmen elmayı masanın üstünde tuttuğunda konum, elmayı masanın altına koyduğunda yön söz konusudur.
Bu dokuz edatı iki soru yönetir: Wo? (vo) yani nerede ve Wohin? (vo-hin) yani nereye. Wo? duran yeri sorar ve edattan sonra Dativ gelir. Wohin? bir yere doğru gidişi sorar ve edattan sonra Akkusativ gelir. Türkçedeki -de/-da ile -e/-a ayrımı benzer iş görür; Almanca bunu artikel değiştirerek gösterir. CEFR A2 can-do hedefi şudur: öğrenci odadaki nesnelerin yerini basit cümleyle tarif eder ve bir şeyi nereye koyduğunu söyler.
Ezberlenecek iskelet kısadır. Konum kalıbı: Wo? + Wechselpräposition + Dativ. Yön kalıbı: Wohin? + Wechselpräposition + Akkusativ. Henüz mecaz anlam, uzun betimleme veya uzun edatlı fiil listesi beklenmez. Resimdeki öğretmenin elması tam da bu iki kalıbı görünür kılar: üstünde durmak ile altına koymak.
Örnek
Konum: Der Apfel liegt auf dem Tisch. (Elma masanın üstünde duruyor.) Hareket: Der Lehrer legt den Apfel unter den Tisch. (Öğretmen elmayı masanın altına koyuyor.) auf dem Tisch içinde dem Dativ’dir; unter den Tisch içinde den Akkusativ’dir.
Wo ile Dativ, wohin ile Akkusativ
Kırmızı fincan pencere pervazında duruyorsa soru şudur: Wo ist die Tasse? (vo ist dii ta-se). Cevap konum bildirir: Die Tasse steht auf dem Fensterbrett. (Fincan pencere pervazının üstünde duruyor.) Aynı fincanı yere, pencerenin altına koyunca hareket vardır: Ich stelle die Tasse unter das Fenster. (Fincanı pencerenin altına koyuyorum.) Duran nesne için A2’de sık fiiller liegen (lii-gen: yatay durmak), stehen (şteen: dik durmak), sitzen (zit-sen: oturmak) ve asılı olmak anlamında hängen (hen-gen) fiilleridir; bunlar Wo? ile Dativ ister.
Hareket fiilleri nesneyi bir yere götürür: legen (lee-gen: yatay koymak), stellen (ştel-len: dik koymak), setzen (zet-sen: oturtmak) ve asmak anlamında hängen. Kalıp: Ich lege veya Ich stelle artı nesne artı edat artı Akkusativ yer. Artikel tablosu A2’nin kalbidir. Eril tekil: Dativ dem, Akkusativ den. Dişil: Dativ der, Akkusativ die. Nötr: Dativ dem, Akkusativ das. Çoğul: Dativ den, Akkusativ die.
Kısa diyalog bu tabloyu hayata bağlar. Wo steht die Tasse? — Sie steht auf dem Fensterbrett. (Fincan nerede duruyor? — Pervazın üstünde.) İkinci tur: Wohin stellst du die Tasse? — Ich stelle sie unter das Fenster. (Fincanı nereye koyuyorsun? — Pencerenin altına.) auf ve unter aynı ailedendir; değişen edat değil, hâldir. Durağan mı hareket mi diye sormak, doğru artikeli seçmenin ilk adımıdır.
Örnek
Die Tasse steht auf dem Fensterbrett. sorusu Wo? olduğu için Dativ dem gelir. Ich stelle die Tasse unter das Fenster. sorusu Wohin? olduğu için Akkusativ das gelir.
in mi auf mu? İçerisi ile yüzeyi ayırmak
in (in) içinde ve içine demektir; auf (auf) üstünde ve üstüne demektir. Çekmecenin içindeki kitap: Das Buch liegt in der Schublade. (Kitap çekmecenin içinde duruyor.) Çekmecenin üstündeki kitap: Das Buch liegt auf der Schublade. (Kitap çekmecenin üstünde duruyor.) İkisi de Wo? olduğu için Dativ vardır: in der, auf der; çünkü die Schublade dişildir. Hareket olursa artikel Akkusativ’e döner: Ich lege das Buch in die Schublade. ve Ich lege das Buch auf die Schublade.
Türkçe kitabı çekmeceye koydum cümlesi bazen içini bazen üstünü düşündürür; Almanca bu belirsizliği kaldırır. Kapalı hacimler — oda, çanta, dolap, çekmece, okul — çoğunlukla in alır. Düz yüzeyler — masa, sandalye, yatak, yer, rafın üstü — çoğunlukla auf alır. im kısaltması in dem demektir; ins kısaltması in das demektir. A2’de bu iki kısaltmayı tanımak yeter; başka kısaltma avına çıkmaya gerek yoktur.
Somut diyalog: Wo ist mein Buch? — Es liegt in der Schublade. (Kitabım nerede? — Çekmecenin içinde.) Wohin legst du das Buch? — Ich lege es auf den Tisch. (Kitabı nereye koyuyorsun? — Masanın üstüne.) İşe yarar kalıplar şunlardır: in der Tasche (çantanın içinde), in der Schule (okulda), im Zimmer (odada), auf dem Tisch (masanın üstünde), auf dem Stuhl (sandalyenin üstünde).
Örnek
Konum: Das Buch liegt in der Schublade. Hareket: Lisa legt das Buch auf die Schublade. Birincide dişil Dativ der, ikincide dişil Akkusativ die vardır; edatlar da iç ile üstü ayırır.
Üst, alt, kenar: auf, unter, über, an ve von sınırı
unter (un-ter) altında ve altına demektir. über (ü-ber) çoğu zaman temas etmeden üstünde, üzerine demektir. an (an) dikey kenarda ve kenara demektir: duvar, tahta, pencere kenarı. auf temas eden üst yüzeydir. A2’deki somut ayrım yeter: kitap masadaysa auf dem Tisch; lamba masanın hemen üstündeyse bazen über dem Tisch. Duvara asılı harita: Die Karte hängt an der Wand. (Harita duvarda asılı.) Tahtaya yazmak yön bildirir: Ich schreibe das Wort an die Tafel. (Sözcüğü tahtaya yazıyorum.)
Öğrenciler kitabı dolabın üst rafına koyunca hareket vardır: Wir stellen die Bücher auf das Regal. (Kitapları rafa koyuyoruz.) das Regal nötr olduğu için Akkusativ auf das olur. Kitabı raftan indirmek ise Wechselpräposition değildir; ayrılma bildirir ve her zaman Dativ alan von (fon) kullanılır: Wir nehmen die Bücher vom Regal. Türkçe rafa ve raftan tek ek farkıdır; Almancada hem edat hem hâl değişir. Bu yüzden von dokuzlu listeye katılmaz.
Üç adımlı diyalog aynı sahneyi bağlar. Wohin stellst du die Bücher? — Auf das Regal. (Kitapları nereye koyuyorsun? — Rafa.) Wo sind die Bücher jetzt? — Sie stehen auf dem Regal. (Şimdi nerede? — Rafın üstünde duruyorlar.) Und jetzt? — Wir nehmen sie vom Regal. (Ya şimdi? — Raftan alıyoruz.) Böylece Wohin? artı Akkusativ, Wo? artı Dativ ve von artı Dativ yan yana görünür.
Örnek
Ich stelle das Buch auf das Regal. (rafa, Akkusativ). Sonra Das Buch steht auf dem Regal. (rafta, Dativ). Sonra Ich nehme das Buch vom Regal. (raftan; von her zaman Dativ).
Ön, arka, yan, ara: vor, hinter, neben, zwischen
vor (foor) önünde ve önüne, hinter (hin-ter) arkasında ve arkasına, neben (nee-ben) yanında ve yanına, zwischen (tsvi-şen) arasında ve arasına demektir. Sıra üstündeki çanta konumdur: Die Tasche liegt auf dem Tisch. (Çanta sıranın üstünde duruyor.) Aynı çanta sıranın önünde yerdeyse hem auf dem Boden (yerde) hem vor dem Tisch (sıranın önünde) doğru olabilir. zwischen iki nesne ister: Die Tasche steht zwischen dem Stuhl und dem Tisch. (Çanta sandalye ile sıranın arasında duruyor.)
Hâl kuralı değişmez. Konum: Die Tasche steht vor dem Tisch. Hareket: Ich stelle die Tasche vor den Tisch. (Çantayı sıranın önüne koyuyorum.) Eril der Tisch Dativ’de dem Tisch, Akkusativ’de den Tisch olur. Bu dem / den farkı kulağa küçük gelir ama duruyor ile koyuyorum anlamını ayırır. neben ile de aynı oyun vardır: Der Stuhl steht neben dem Tisch. ve Ich stelle den Stuhl neben den Tisch.
Sınıf diyaloğu: Wo liegt deine Tasche? — Sie liegt auf dem Tisch. (Çantan nerede? — Sıranın üstünde.) Öğretmen: Stell sie bitte vor den Tisch, auf den Boden. (Lütfen onu sıranın önüne, yere koy.) Öğrenci: Okay, ich stelle die Tasche vor den Tisch. A2 can-do şudur: öğrenci çanta, kitap ve sandalye gibi nesneleri vor, hinter ve neben ile yerleştirip yerini sorabilir.
Örnek
Die Tasche liegt auf dem Tisch. (üstünde, Dativ). Ich stelle die Tasche vor den Tisch. (önüne, Akkusativ). Çoğul Dativ: Das Heft liegt zwischen den Büchern. (Defter kitapların arasında).
Türkçe kaynaklı tuzaklar ve doğru kalıplar
Türkçede yer ekleri isme yapışır: masada, masaya, masadan. Artikel yoktur; bu yüzden birçok öğrenci edattan sonra der Tisch deyip bırakır. Doğrusu edattan sonra hâle göre artikel seçmektir: auf dem Tisch, auf den Tisch. İkinci tuzak her yer ifadesine Dativ basmaktır; çünkü yer eşittir Dativ diye ezberlenir. Yer durağansa Dativ, yere gidiliyorsa Akkusativ’dir. Üçüncü tuzak Türkçe -de ekini her zaman in sanmaktır: okulda için in der Schule doğru olsa da masada için auf dem Tisch gerekir.
Dördüncü tuzak legen / liegen ve stellen / stehen çiftlerini karıştırmaktır. liegen ve stehen konumdur ve Dativ ister; legen ve stellen harekettir ve Akkusativ ister. Das Buch liegt auf dem Tisch. doğrudur; Das Buch legt auf dem Tisch yanlıştır. Beşinci tuzak zu ve nach ile bu dokuz edatı karıştırmaktır. Şehre gitmek nach Berlin ile, bazı kişilere veya duraklara gitmek zu artı Dativ ile; odaya girmek ise ins Zimmer ile Akkusativ ister.
Zihinde üç soru kalsın. Durağan mı hareket mi? İçerisi mi yüzey mi ön-arka-yan mı? Artikel hangi hâlde? Yanlış kalıbı tekrar etme; doğrusunu yüksek sesle söyle. Niyet kitabı masaya koymaksa Ich lege das Buch auf dem Tisch denmez. Doğrusu Ich lege das Buch auf den Tisch. Çünkü legen harekettir ve Wohin? Akkusativ ister.
Örnek
Kontrol listesi: Wo? → Dativ (dem, der, dem, den). Wohin? → Akkusativ (den, die, das, die). in iç, auf üst yüzey, an dikey kenar, von ayrılma ve Wechsel değil.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Edattan sonra hep yalın artikel kullanmak: auf der Tisch gibi. Doğrusu: Edattan sonra hâl seçilir. Konumda auf dem Tisch, harekette auf den Tisch denir.
- Yanlış: Yer anlatan her cümlede Dativ kullanmak. Doğrusu: Yalnız Wo? Dativ ister. Wohin? varsa Wechselpräposition Akkusativ alır.
- Yanlış: Türkçe -de/-da ekini her zaman in sanmak ve masada için in demek. Doğrusu: Kapalı hacim için in, düz yüzey için auf kullanılır: in der Schule, auf dem Tisch.
- Yanlış: liegen ile legen, stehen ile stellen fiillerini aynı sanmak. Doğrusu: liegen ve stehen durur (Dativ); legen ve stellen koyar (Akkusativ).
- Yanlış: von, zu veya nach edatlarını Wechselpräposition sanmak. Doğrusu: Dokuzlu liste an auf hinter in neben über unter vor zwischen ile biter. von her zaman Dativ alır.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta, B1’de, aynı edatlar somut yerden çıkıp kalıplaşmış fiillere girer: warten auf, sprechen über, denken an. Orada artık Wo-Wohin sorusu yetmez; fiilin istediği hâl ezberlenir. Ayrıca darauf, darin, daran gibi zamirli biçimler ve wo ile kurulan göreli cümleler gelir. A2’de nesneyi masaya koymayı sağlam öğrenmek, o sonraki kalıpların zeminidir.
Özet
Wechselpräpositionen dokuz edattır ve Wo? ile Dativ, Wohin? ile Akkusativ alır. in içi, auf yüzeyi, an dikey kenarı; vor hinter neben zwischen unter über ise çevreyi anlatır. Türkçe ek alışkanlığını bırakıp önce durağan mı hareket mi diye sormak, A2’de doğru cümleyi kurmanın en kısa yoludur.