Basit bir alışveriş listesini ve menüyü tarayarak okuyup dinlediğinde A1 düzeyinde ne alınacağını, ne yenileceğini ve kabaca ne kadar tutacağını anlayabilirsin.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Alışveriş listesi ve A1 can-do hedefi
CEFR A1 can-do hedefi şudur: Bildik bir alışveriş listesini okuyup hangi yiyeceklerin yazıldığını söyleyebilir ve yavaş bir konuşmada ürün adını yakalayabilirim. Almancada bu belgeye der Einkaufszettel (alışveriş listesi; telaffuz: ayın-kaufs-tse-tıl) denir ve çoğu zaman tam cümle değil, alt alta yazılmış isimlerden oluşur. Dünyada konu genelde gerçek kâğıt liste ve parmakla takip ile öğretilir çünkü A1 öğrencisi önce kelimeyi görmeli, sonra sesi eşleştirmelidir. Günlük hayatta mutfak tezgâhındaki kâğıt, telefon notu veya üç ürünlük bir rica aynı beceriyi ister.
İnsanlar unutmamak için uzun zamandır liste yazmıştır; bugünün kâğıdı veya telefonu aynı işi görür. A1'de uzun tarif okumazsın, yalnızca ürünü ve bazen sayıyı tanırsın: 2 Äpfel (iki elma; tsvay ep-fel) yazıyorsa hem meyveyi hem adedi anlarsın. Milch (süt; milh, ch ince hıh) ve Wasser (su; va-ser, w harfi v okunur) içecek olarak listede sık çıkar. Şimdilik hedef okuyup seçmektir; uzun sipariş cümlesi bir sonraki basamakta gelir.
Örnek
Örnek liste: Brot (ekmek; brot) / Milch / Käse (peynir; kee-ze) / Tomaten (domatesler; to-maa-ten) / Wasser. Soru: Listede içecek var mı? Cevap: Evet, Milch ve Wasser. İkinci soru: Meyve var mı? Cevap: Hayır; Tomaten sebzedir, elma yazılmamıştır.
Menü nedir ve restoranda ne ararım?
Restoran, kafe veya okul kantininde eline verilen karta die Speisekarte (menü; şpay-ze-kar-te) denir. A1 can-do hedefi basittir: Kısa bir menüde yemek, içecek ve fiyatı bulabilirim. Menü listeden farklı olarak gruplu durur ama sen önce tanıdık kelimelere bakarsın: Suppe (çorba; zu-pe), Salat (salata), Pizza, Wasser, Tee (çay; tee), Kaffee (kahve; ka-fe). Fiyat Euro (oy-ro) ile yazılır; Almanya ve Avusturya'da kuruş virgülle ayrılır, 3,50 € üç avro elli demektir.
Dünyada menü okuma çoğu zaman görev temelli işlenir: en ucuz içeceği bul, suyun fiyatını söyle, bildiğin bir yemeği işaretle. Günlük hayatta aile yemeği, gezi molası ve kantin sırası bu kelimeleri tekrar ettirir. Bileşik kelimede A1 stratejisi baştaki tanıdık parçayı yakalamaktır; Tomatensuppe içinde Tomaten ve Suppe görünür. Menünün bütün satırını anlamak zorunda değilsin; işine yarayanı seçmek bu düzey için yeterlidir.
Örnek
Kısa menü: Suppe 4 € / Salat 5 € / Pizza 8 € / Wasser 2 € / Tee 2 €. Soru: Was kostet die Pizza? (Pizza ne kadar?) Cevap: Die Pizza kostet 8 Euro. (Pizza 8 avro tutar.) En ucuz içecek: Wasser ve Tee, ikisi de 2 Euro.
A1 yiyecek sözcükleri, article ve üç kalıp
A1 yiyecek dağarcığı sınırlı ve somuttur. Eril: der Käse, der Apfel (elma; ap-fel), der Kaffee, der Tee, der Saft (meyve suyu; zaft). Dişil: die Milch, die Butter (tereyağı; bu-ter), die Tomate, die Banane, die Pizza, die Suppe. Nötr: das Brot, das Wasser, das Ei (yumurta; ay), das Obst (meyve, genel ad). Çoğul sık gelir: Äpfel, Eier, Tomaten; Almancada isimler her zaman büyük harfle yazılır.
İşe yarayan üç kalıp yeter: Ich brauche ... (bana ... lazım), Ich möchte ... (istiyorum; möhş-te), Was kostet ...? (ne kadar?). Miktar için sayı yeter: ein Brot, eine Banane, zwei Äpfel, drei Eier; yokluk kein Brot, keine Milch ile söylenir. Tahtaya liste yazmak büyük harfi ve articleı kas hafızasına yerleştirir; duvardaki broşür ile menü aynı kelimenin farklı basılı metinlerde durduğunu gösterir. Telaffuz ipucu: zwei tsvay, z her zaman ts, ch ince bir hıh, ä açık e.
Örnek
Tahta listesi: Einkaufszettel: 1 Brot, 2 Äpfel, Milch, Käse, Eier. Cümle: Ich brauche Brot und Milch. (Bana ekmek ve süt lazım.) Soru: Möchtest du Käse? (Peynir ister misin?) Cevap: Ja, bitte. Ich möchte Käse. (Evet, lütfen. Peynir istiyorum.) Olumsuz: Ich brauche kein Fleisch. (Bana et lazım değil.)
Okuma stratejisi: liste, fiş ve menüyü tarama
A1 okuma her kelimeyi çevirmek değil taramaktır: büyük harfli isimleri, sayıları ve € işaretini ara. der Einkaufszettel ne alacağını, die Speisekarte ne yiyebileceğini ve fiyatı, der Kassenbon (market fişi; ka-sen-bon) ne alıp ne ödediğini söyler. Üç belge aynı çekirdek kelimeleri tekrar ettiği için karşılaştırma birçok ülkede kullanılan bir ders görevidir. Listede Wasser görüp menüde Wasser 2 € ve fişte yine Wasser bulmak kelimeyi üç bağlama kilitler.
Sık düşülen tuzak, menüdeki her satırı anlamak zorunda olduğunu sanmaktır; anlamadığını atlar, bildiğini seçersin. Fiyatta virgül kuruştur, binlik değildir: 2,50 € iki avro ellidir. Resimli menüde fotoğrafla yazıyı eşleştirmek A1 için meşru ve etkilidir. Öğretmen fişi sesli okur, sen menüde aynı ürünü bulursan okuma ile dinleme birleşir; sınavdaki bilgi tarama sorusu da böyle çözülür.
Örnek
Liste: Milch, Brot, Äpfel. Fiş: Brot 2,20 €, Milch 1,10 €, Käse 3,00 €. Listede olup fişte olmayan: Äpfel. Fişte olup listede olmayan: Käse. Menüde Apfelkuchen (elmalı pasta) görürsen A1'de Apfel parçasını tanıman yeter; pastanın tarifini bilmek zorunda değilsin. Toplam fiş: 2,20 + 1,10 + 3,00 = 6,30 €.
Dinleme: markette ve restoranda kısa diyalog
A1 dinleme can-do hedefi, yavaş ve net konuşulduğunda market veya sipariş konuşmasında ürünü, sayıyı ve basit fiyatı yakalayabilmektir. Market kalıpları kısadır: Haben Sie Brot? (Ekmeğiniz var mı?), Ja. Sonst noch etwas? (Evet. Başka bir şey?), Nein, danke. (Hayır, teşekkürler). Restoran kalıbı Ich möchte eine Pizza und Wasser, bitte. şeklindedir; bitte bi-te, danke dan-ke okunur. Broşür (der Prospekt) indirimi resimle gösterir; öğretmen menüde aynı ürünü işaretleyerek okuma-dinleme köprüsü kurar.
Dinlerken tüm cümleyi yazmazsın; ürün, adet ve fiyat kutusunu doldurursun ve kaydı iki kez dinlemek normaldir. Türkçe kaynaklı bekleyiş, kelimelerin Türkçe sırayla geleceğini sanmaktır; Almancada çekimli fiil ikinci sıradadır: Ich möchte Wasser. kelime kelime ben isterim su gibi durur. Sayıları 1-12 otomatik tanı: eins, zwei, drei, vier, fünf, sechs, sieben, acht, neun, zehn, elf, zwölf (ayns, tsvay, dray, fiir, fünf, zeks, zii-ben, aht, noyn, tseen, elf, tsvölf). sechs zeks diye okunur; vier fiirdir çünkü v çoğu zaman f sesidir.
Örnek
Diyalog. Garson: Guten Tag! Was möchten Sie? (İyi günler! Ne istersiniz?) Sen: Ich möchte eine Suppe und ein Wasser, bitte. (Bir çorba ve bir su istiyorum, lütfen.) Garson: Die Suppe kostet 4 Euro. Ist das okay? (Çorba 4 avro. Tamam mı?) Sen: Ja, danke. Dinleme sorusu: İçecek nedir? Cevap: Wasser. Yemek nedir? Cevap: eine Suppe. Fiyat: 4 Euro.
Türkçeden gelen tuzaklar ve dört maddelik kontrol
Türkçede article olmadığı için der, die, das unutulur veya her şeye die denir; oysa das Brot ama die Milch ve der Käse ayrı ezber ister. İsimleri küçük harfle yazmak da çok yaygındır; milch yanlış, Milch doğrudur. Nazik istek Ich möchte ... bitte ile kurulur; kelimesi kelimesine ben istiyorum diye Ich will kullanmak bu düzeyde sert duyulabilir. Einkaufszettel evde ve markette alınacaklardır, Speisekarte restoranda seçileceklerdir; ikisini aynı belgemiş gibi kullanmak anlamı bozar.
Çoğulda umlaut unutulur: zwei Apfel yanlış, zwei Äpfel doğrudur; ein Ei, zwei Eier çiftini de ezberle. Telaffuz tuzakları: w = v, Euro oy-ro, Käse kee-ze, Milch içinde ince ch. Derse girmeden dört soru sor: İsim büyük harf mi, article doğru mu, sayı ve € görünüyor mu, bilmediğim satırı atlayıp bildiğimi işaretledim mi? Bu kontrol hem liste hem menü okumasını A1 sınırında tutar.
Örnek
Yanlış: ich will milch und brot. Doğru: Ich möchte Milch und Brot, bitte. Yanlış: Was kostet Pizza? Doğru: Was kostet die Pizza? Yanlış çoğul: zwei Apfel. Doğru: zwei Äpfel. Yanlış belge adı: restoranda Einkaufszettel istemek. Doğru: Die Speisekarte, bitte. (Menüyü lütfen.)
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Menüdeki her kelimeyi ve her kategoriyi anlamak zorundayım. Doğrusu: A1'de tanıdığın yiyecek adını, sayıyı ve € işaretini taraman yeter; anlamadığın satırı atlamak doğru bir stratejidir.
- Yanlış: Fiyattaki virgül Türkçedeki gibi binlik ayırır; 2,50 çok büyük bir sayıdır. Doğrusu: Alman ve Avusturya fiyat yazımında virgül kuruşu ayırır. 2,50 € iki avro elli demektir.
- Yanlış: Almanca isimler de Türkçe gibi küçük harfle yazılır. Doğrusu: Her isim büyük harfle yazılır: Milch, Brot, Pizza. Küçük harf yazımı A1'de hemen göze batan bir hatadır.
- Yanlış: Ich will ile Ich möchte aynı nazik istektir; article olmasa da olur. Doğrusu: A1'de nazik sipariş Ich möchte ... bitte ile kurulur ve eine Pizza, ein Wasser gibi article ister.
- Yanlış: Speisekarte ile Einkaufszettel aynı şeydir, ikisi de listedir. Doğrusu: Biri restoranda yemek seçmek, diğeri markette alınacakları hatırlamak içindir; yerleri ve soruları farklıdır.
Bir adım ileri
A2'de aynı belgeler uzar: geçmiş zamanla ne aldığını anlatır, ein bisschen (biraz) ve viel (çok) gibi miktar sözcüklerini kullanır, siparişe kısa bir gerekçe eklersin. Vejetaryen tercih, basit alerji cümlesi ve hesap isteme kalıbı Die Rechnung, bitte. diyaloga girer. Okuma metinleri kısa broşür paragrafı veya basit tarif olabilir; dinlemede garson biraz daha hızlı konuşur. A1'de tanıdığın kelime çekirdeği durur, üzerine cümle bağlama ve geçmiş anlatım biner.
Özet
Alışveriş listesi ürünü, menü ise yemeği ve fiyatı A1 düzeyinde tarayarak okumanı sağlar. Dinlemede kısa kalıplar, sayılar ve bitte / danke yeter; her kelimeyi çevirmek hedef değildir. Article, isimlerde büyük harf, virgüllü fiyat ve Ich möchte kalıbı, Türkçeden gelen hataların en sık düzeltildiği yerlerdir.