Almanca A1'de selamlaşma, vedalaşma ve kişisel bilgi, ilk 30 saniyede merhaba diyebilme, nasılsın sorabilme ve kendini kısaca tanıtabilme can-do becerisidir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Günün saatine göre selam vermek
Dünyada A1 Almanca derslerinin ilk saati neredeyse her zaman selamlaşmayla açılır; çünkü öğrenci hemen şu can-do hedefine ulaşır: insanları basit kalıplarla selamlayabilirim. Türkiye'de merhaba çoğu saate yeter. Almancada ise saat dilimi kalıbı değiştirir. Sabah için Guten Morgen (okunuşu: gú-ten mór-gen), gün içinde Guten Tag (gú-ten taak), akşam için Guten Abend (gú-ten aa-bent) kullanılır. Saatten bağımsız, arkadaşça ve kısa olan Hallo (há-lo) A1'de en sık duyacağın selamdır. Hi (hay) gençler arasında da işitilir ama derste önce Hallo ve Guten Tag yeter.
Sınıfta ilk kez tanışan iki öğrenci çoğu zaman el sıkışır; Almanca konuşulan ülkelerde bu jest ilk tanışmada hâlâ yaygındır. Kısa diyalog şöyledir: Hallo! — Merhaba! Guten Tag! — İyi günler! İki cümle de A1 sözcük sınırının içindedir. Öğretmene hitap ederken birçok okulda Guten Tag tercih edilir; akranına Hallo doğal durur. Gute Nacht (gú-te naht) bir varış selamı değildir; yatmadan önce veya gece ayrılırken söylenir. Telaffuz ipucu: Tag sözcüğünün sonundaki g, Türkçedeki sert ge gibi patlamaz; konuşmada yumuşak kapanır.
Can-do hedefi nettir: tanıdığın ve tanımadığın kişileri kısa, doğru selamlarla karşılayabilirsin. Günlük hayatta bu, kapıdan girerken öğretmene, yan sıradaki arkadaşa ve okulun müdürüne aynı anda farklı kapılar açmak demektir. Yanlış anlama şudur: tek bir merhaba herkese ve her saate yeter. Almanca A1'de yetmez; saat ve hitap birlikte seçilir.
Örnek
Somut olay: Ayşe sabah 08.10'da sınıfa girer. Öğretmene Guten Morgen, Frau Yılmaz! — Günaydın, Yılmaz Hanım! der. Yanındaki arkadaşa döner: Hallo, Mehmet! — Merhaba, Mehmet! İki selam da A1'dir; fark resmiyettedir.
Nasılsın sorusunu doğru kurmak
Selamdan hemen sonra gelen ikinci can-do şudur: insanların nasıl olduğunu sorabilir ve kısa cevap verebilirim. Türkçede nasılsın ve nasılsınız ayrımı vardır; Almancada aynı ayrım hazır kalıplarla yapılır. Arkadaşa: Wie geht's? (vi geyts) veya Wie geht es dir? (vi geyt es diir). Öğretmene ve tanımadığın yetişkine: Wie geht es Ihnen? (vi geyt es íi-nen). A1'de Wie bist du? nasılsın anlamına gelmez. Bu, Türkçedeki olmak fiilini bire bir taşımanın tipik tuzağıdır. Soru, gitmek fiilinin kalıplaşmış biçimidir; ezberlenecek bir parçadır, çözümlenecek bir denklem değildir.
Cevaplar kısa tutulur. Danke, gut. — Teşekkürler, iyiyim. Sehr gut, danke. — Çok iyiyim, teşekkürler. Es geht so. — İdare eder. Nicht so gut. — Pek iyi değil. Karşı soru arkadaşça Und dir? (und diir), nazikçe Und Ihnen? (und íi-nen) olur. Kısa diyalog: Guten Tag, Frau Demir! Wie geht es Ihnen? — İyi günler, Demir Hanım! Nasılsınız? Öğretmen çoğu sınıfta öğrenciye du kullanır ve Und dir? diyebilir; öğrenci tersine Ihnen ile cevap verir. Resmiyet sınırı burada öğrenilir. Telaffuz: geht içinde eh sesi açıktır; Ihnen uzun ii ile başlar.
Örnek
Sınıf sahnesi: Ece öğretmene döner. Guten Tag! Wie geht es Ihnen? — İyi günler! Nasılsınız? Öğretmen: Danke, sehr gut. Und dir? — Teşekkürler, çok iyiyim. Ya sen? Ece: Auch gut, danke! — Ben de iyiyim, teşekkürler!
Kişisel bilgiler: ad, yaş, şehir
CEFR A1 şöyle der: kendimi tanıtabilirim; ad, yaş, nereli olduğum ve nerede oturduğum hakkında soru sorup cevap verebilirim. Kalıplar sabittir ve A1 sözcük dağarcığının dışına çıkmaz. Ich heiße ... (ih háy-se) — Benim adım ... Mein Name ist ... (mayn náa-me ist) — Adım ... Ich bin ... Jahre alt. (ih bin ... yáa-re alt) — Ben ... yaşındayım. Ich komme aus ... (ih kó-me aus) — ...liyim. Ich wohne in ... (ih vóo-ne in) — ...de oturuyorum. Tahtaya yazılan üçlü Türkiye'de de sık kullanılır: ad, yaş, şehir. Bu üçlü, dünyadaki birçok A1 kitabının ilk ünitesinin iskeletidir.
Soru kalıpları da aynı sınırın içindedir. Wie heißt du? (vi hayst du) — Adın ne? Wie alt bist du? (vi alt bist du) — Kaç yaşındasın? Woher kommst du? (vóo-heer komst du) — Nerelisin? Wo wohnst du? (voo vónst du) — Nerede oturuyorsun? Örnek metin: Ich heiße Elif. — Benim adım Elif. Ich bin 15 Jahre alt. — 15 yaşındayım. Ich komme aus Ankara. — Ankaralıyım. Ich wohne in Ankara. — Ankara'da oturuyorum. Ülke söylenecekse A1'de hazır parça şudur: Ich komme aus der Türkei. — Türkiye'den geliyorum. Şehirde artikel yoktur; ülke adında bu kalıp ezberlenir.
Telaffuz: heiße içinde ei ikilisi ay okunur; ß uzun s gibidir. Jahre sözcüğündeki j, Türkçedeki j değil, y sesidir. Yaş söylerken sayıdan sonra Jahre alt düşmez. wohnen sözcüğünün w'si v okunur. Can-do burada somutlaşır: tahtadaki üç satırı sesli, doğru ve eksiksiz okuyabilirsin.
Örnek
Tahta metni: ad Can Yıldız, yaş 14, şehir İzmir. Can okur: Ich heiße Can Yıldız. Ich bin 14 Jahre alt. Ich wohne in İzmir. — Benim adım Can Yıldız. 14 yaşındayım. İzmir'de oturuyorum.
Yeni birine kendini tanıtmak
Yeni bir sınıf arkadaşı geldiğinde selam, nasılsın ve kişisel bilgi tek kısa diyalogda birleşir. Bu, dünyada tanışma etkinliğinin omurgasıdır. Kalıp: Hallo, ich bin Mert. — Merhaba, ben Mert. Daha tam hali: Hallo, ich heiße Mert. Und du? — Merhaba, benim adım Mert. Ya sen? Karşı taraf: Ich heiße Lara. Freut mich! (froyt mih) — Benim adım Lara. Memnun oldum! Freut mich A1'de tanışmanın kapanış cümlesidir; Türkçedeki memnun oldum karşılığıdır. El sıkışma bu sahnede de görülebilir; akranlar arasında bazen yalnızca gülümseme yeter.
Bağlaç olarak A1'de und yeter. Diyalog: Hallo! — Merhaba! Hallo, ich heiße Deniz. Wie heißt du? — Merhaba, benim adım Deniz. Adın ne? Ich heiße Emma. Woher kommst du? — Benim adım Emma. Nerelisin? Ich komme aus Bursa. Und du? — Bursalıyım. Ya sen? Ich komme aus Berlin. Freut mich! — Berlinliyim. Memnun oldum! Bu metin A1 sınırını aşmaz. Günlük hayatta aynı iskelet değişim öğrencisiyle, spor kulübünde ve komşu tanışmasında da çalışır. Can-do: yeni birine adımı söyleyebilir, onun adını sorabilir ve memnun oldum diyebilirim.
Örnek
Somut olay: Kapıda yeni öğrenci durur. Yerli öğrenci yaklaşır: Hallo, ich bin Selin. Willkommen! — Merhaba, ben Selin. Hoş geldin! Yeni öğrenci: Danke. Ich heiße Jonas. Ich komme aus Hamburg. — Teşekkürler. Benim adım Jonas. Hamburgluyum. Willkommen (víl-kom-men) A1'de hoş geldin için yeterlidir.
Vedalaşmak ve kapıyı kapatmak
Dersin can-do listesi selamı da vedayı da kapsar: temel selamlaşma ve vedalaşma ifadelerini kullanabilirim. En sık A1 vedası Tschüss! (çüs) tir; arkadaşça, kısa ve el sallamayla uyumludur. Biraz daha resmi olan Auf Wiedersehen (auf víi-der-zeen) hoşça kalın anlamındadır. Yakın gelecek için Bis morgen (bis mór-gen) yarın görüşürüz, Bis bald (bis balt) yakında görüşürüz demektir. Gute Nacht yalnızca gece yatış veya gece ayrılış içindir. Sınıftan çıkarken öğrenci çoğu zaman Tschüss! der ve el sallar; bu sahne tam bir A1 gerçekliğidir.
Öğretmene veda biraz daha nazik olabilir: Auf Wiedersehen, Frau Kaya! — Hoşça kalın, Kaya Hanım! Arkadaşa: Tschüss, bis morgen! — Hoşça kal, yarın görüşürüz! Telaffuz: Tschüss içindeki tsch Türkçedeki ç gibidir; ü kısa ve öndedir. Wiedersehen sözcüğünde w, v okunur; ie uzun ii gibi uzar. Günlük hayatta aynı ayrım serviste, dersin bitiminde ve evin kapısında işe yarar. Yanlış anlama, herkese aynı vedayı yapmaktır. A1'de iki kapı vardır: akran için Tschüss, yetişkin için çoğu zaman Auf Wiedersehen.
Örnek
Zil çalar. Ege kapıya yürür, döner ve el sallar: Tschüss! — Hoşça kal! Öğretmene başıyla selam verir: Auf Wiedersehen! — Hoşça kalın! İki veda, iki hitap düzeyi: akran grubu ve yetişkin.
Türkçe kaynaklı sık hatalar
Türkçeden bire bir çeviri, A1 selamlaşma ve tanışmada en büyük tuzaktır. Nasılsın diye düşünüp Wie bist du? demek yanlıştır; doğrusu Wie geht's? veya Wie geht es dir? dir. Ben 15 yaşındayım kalıbını Ich bin 15 alt. diye kısaltmak eksiktir; Jahre düşmez. Adım Ali'dir diye Ich heiße ist Ali. demek iki fiili üst üste bindirir; ya Ich heiße Ali. ya Mein Name ist Ali. seçilir. Bu üç hata, Türkçe cümle iskeletini Almancaya taşımak isteyen öğrencide aynı derste birden görülebilir.
Hitap karışması ikinci büyük hatadır. Türkçede sen ve siz vardır ama okulda öğretmene sen deme alışkanlığı bazen Almancaya du olarak sızar. Öğretmene Wie geht es dir? A1 sınıfında kaba kaçabilir; beklenen Wie geht es Ihnen? kalıbıdır. Üçüncü hata: Gute Nacht ile okula girmek. Türkçede iyi akşamlar ile iyi geceler bazen iç içe geçer; Almancada Guten Abend varış, Gute Nacht yatış ve gece ayrılışıdır. Dördüncü: Almanca adları küçük yazmak. Name ve Stadt büyük harfle başlar; ich ise küçük yazılır.
Telaffuz kaynaklı hatalar da Türkçeden gelir. Ich sözcüğündeki ch, h ile ş arası ince bir sestir; iç veya ik değildir. heiße hayse gibi okunur, heyze değil. wohnen w'si v okunur. Bu farkları abartmadan, kısa tekrarlarla düzeltmek A1 için yeterlidir. Can-do burada da pratiktir: kendi cümleni Türkçe kopyalamadan, hazır Almanca parçayla kurabilirsin.
Örnek
Yanlış iskelet: öğretmen selamı, nasılsın çevirisi, yaş ve adın üst üste binmesi. Doğru kısa metin: Guten Tag! Wie geht es Ihnen? Ich heiße Ece. Ich bin 15 Jahre alt. — İyi günler! Nasılsınız? Benim adım Ece. 15 yaşındayım.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Nasılsın demek için Wie bist du? denir. Doğrusu: Nasılsın için Wie geht's? veya Wie geht es dir? kullanılır. Wie bist du? bu anlamda A1 selamı değildir.
- Yanlış: Okula girerken Gute Nacht söylenebilir. Doğrusu: Gute Nacht yatmadan veya gece ayrılırken söylenir. Varışta Guten Abend, Guten Tag veya Hallo seçilir.
- Yanlış: Ich bin 14 alt. yeterlidir. Doğrusu: Doğrusu Ich bin 14 Jahre alt. cümlesidir. Jahre A1'de düşmez.
- Yanlış: Öğretmene her zaman du denir. Doğrusu: A1'de öğretmene çoğu okulda Sie kullanılır: Wie geht es Ihnen?
- Yanlış: Ich heiße ist ... doğrudur. Doğrusu: Ya Ich heiße ... ya Mein Name ist ... denir; iki kalıp birleştirilmez.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta, A2'de selam ve tanıtım kısa sohbete dönüşür. du ve Sie seçimi bağlama göre bilinçli hale gelir; e-posta ve telefon açılışı eklenir. Köken ile oturulan yer, aile ve basit hobiler tanıtıma katılır. Can-do, kendini tanıtmaktan kısa bir konuşmayı başlatıp kapatmaya gider.
Özet
A1'de selam saate ve hitaba göre seçilir; nasılsın sorusu Wie geht's? ailesindendir, Wie bist du? değildir. Ad, yaş ve şehir üçlüsü Ich heiße, Ich bin ... Jahre alt, Ich komme aus ve Ich wohne in ile kurulur. Veda akrana Tschüss, yetişkine çoğu zaman Auf Wiedersehen ile kapanır.