A1 Almancasında günlük program, saat ve kısa kalıplarla gününü anlatmak ve arkadaşınla basit bir buluşma diyalogu kurabilmektir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Can-do hedefi ve günün resmi
CEFR A1 can-do bu konuda sadedir. Öğrenci, bildik sözcüklerle tipik bir gününü anlatabilir. Arkadaşının gününü saat sorarak öğrenebilir. Hedef paragraf yazmak değil, iki-üç turda anlaşılır olmaktır. Dünya genelinde başlangıç derslerinde günlük rutin, saat ve zaman çizelgesiyle öğretilir; çünkü herkesin günü vardır ve resimle bağlanır. Kahvaltı görseli ilk somut duraktır: kalkmak, yemek, okula gitmek.
Günün dilimleri A1’de üç kabadır. am Morgen (am mor-ğen) sabah, am Nachmittag (am nahh-mit-tahk) öğleden sonra, am Abend (am a-bent) akşam. Temel soru Was machst du? (vas mahhst du) yani ne yapıyorsun sorusudur. Zamanlı hali Was machst du um sieben Uhr? saat yedide ne yapıyorsun demektir. Telaffuz: Was vas, machst mahhst, Uhr uzun u:r. ich ih diye ince söylenir.
Günlük rutin, yirminci yüzyıldan beri başlangıç kitaplarının klasik konusudur; fiil, saat ve kişi zamiri bir arada çalışır. Konu, dilbilgisi gösterisi için değil, gerçek hayatta bugün ne yapıyorsun diye konuşabilmek için vardır. Resimdeki öğrenci program kâğıdına bakarak sırayı gösterir. Sen de kendi gerçek saatinle konuşursan cümle unutulmaz. Can-do cümlesini yüksek sesle söyle: Kendi sabahımı dört kısa cümleyle tarif edebilirim.
Örnek
Kalıp: Am Morgen frühstücke ich. Sabah kahvaltı ederim. Adımlar: zaman dilimi başta nettir; fiil ikinci sıradadır frühstücke (frü-ştük-e); özne ich fiilden sonra gelebilir. Telaffuz: frühstücken fü uzun, ştük, en. Türkçe sabah kahvaltı ederim sırasını bire bir taşıma; Almancada fiil ikinci sırayı bırakmaz.
Saat söylemek: programın iskeleti
A1’de saat çoğu zaman um ... Uhr kalıbıyla söylenir. um sieben Uhr (um zi-ben u:r) saat yedi, um acht Uhr (um aht u:r) saat sekiz, um drei Uhr (um dray u:r) saat üç, um zwanzig Uhr (um tsvan-tsih u:r) saat yirmi. Tablolarda 24 saat görülür; günlük konuşmada um acht Uhr abends akşam saat sekizde de yeter. halb (halp) buçuk A1’de sıktır: um halb acht Almanya’da yedi buçuktur, yani bir sonraki tam saate buçuk kala. Bu, Türkçe yedi buçuk sezgisinden farklıdır; cümleyi blok ezberle.
Saat sorusu Wie spät ist es? (vi şpe:t ist es) saat kaç demektir. Cevap Es ist drei Uhr. Program sorusu ise Um wie viel Uhr ...? (um vi fil u:r) saat kaçta demektir. Örnek: Um wie viel Uhr stehst du auf? Saat kaçta kalkıyorsun. Cevap: Ich stehe um sieben Uhr auf. Telaffuz: stehst şte:st, auf auf. Ayrılabilen fiil aufstehen parça parça öğrenilir: kök cümlede ikinci sırada, auf sonda durur.
Sınıfta saat pratiği program kâğıdına bakarak yapılır. Biri saati gösterir, diğeri sorar, kısa cevap gelir. Bu ezber liste değil konuşma turudur. Uhr hem duvardaki saat hem o’clock anlamındadır; sayıdan sonra Uhr koymak A1 ders standardıdır. um drei sokakta duyulabilir ama sen um drei Uhr de. Somut olay: öğrenci kâğıdında 08:00 görür ve um acht Uhr der; arkadaş zur Schule ekler.
Örnek
A: Um wie viel Uhr gehst du zur Schule? Saat kaçta okula gidiyorsun. B: Ich gehe um acht Uhr zur Schule. Saat sekizde okula giderim. Çözüm: gehen ge-en; zur Schule tsu:r şu-le kalıptır, A1’de zu der ayrıntısına girilmez. Fiil ikinci sırada gehe, saat bloğu um acht Uhr ortada, yer kalıbı sonda.
Konuşmayı planlamak: tahtada günlük program
Konuşma pratiğinin planlama aşaması üç basamaktır. Önce dört-beş durak yazılır. Sonra duraklar cümleye çevrilir. En sonda diyalog olur. A1 fiil listesi kısa tutulur: aufstehen kalkmak, frühstücken kahvaltı etmek, gehen gitmek, lernen çalışmak, essen yemek yemek, treffen buluşmak, fernsehen televizyon izlemek, schlafen gehen yatmaya gitmek. Hepsi şimdiki zamanda, ich ve du ile. Tahta, hata korkusunu azaltır çünkü cümle herkesin gözü önünde kurulur.
Sıra bağlacı A1’de dann (dann) sonra yeter. Zuerst (tsu-e:rst) önce de sık öğretilir. Zincir: Zuerst stehe ich um sieben Uhr auf. Dann frühstücke ich. Dann gehe ich um acht Uhr zur Schule. Fiil ikinci sırada kalır. dann birinci sırayı kapladığı için özne fiilden sonraya kayar. Türkçe sonra ben kahvaltı ederim cümlesindeki özne yeri Almancaya taşınmaz. Öğretmen tahtaya saat yazar, öğrenci fiili seçer, sınıf koro tekrarlar.
Kendi gerçek saatin en iyi malzemedir. Can-do: kendi sabahımı dört cümleyle tarif ederim. Nazik buluşma kalıbı Treffen wir uns um drei Uhr? (tref-en vir uns um dray u:r) üçte buluşalım mı demektir. Kabul Ja, gerne. (ya ger-ne) evet memnuniyetle. Red kısa tutulur: Nein, um vier Uhr. hayır saat dörtte. A1’de uzun gerekçe yok; alternatif saat yeter. Telaffuz: wir vi:r, uns uns, gerne ger-ne.
Örnek
Tahta notu: 07:00 kalk, 07:15 kahvaltı, 08:00 okul, 15:00 buluşma. Metin: Ich stehe um sieben Uhr auf. Dann frühstücke ich. Ich gehe um acht Uhr zur Schule. Um drei Uhr treffe ich dich. Yedide kalkarım. Sonra kahvaltı ederim. Sekizde okula giderim. Üçte seninle buluşurum. dich dih yani seni. treffe tref-e.
Koridorda kısa diyalog: üçte buluşmak
Günlük konuşmanın kalbi iki-üç turdur. A1 diyalogunda selam, saat, ne yapılacağı ve kapanış vardır. Selam Hallo! (ha-lo) veya Guten Tag! (gu-ten tahk). Soru Was machst du heute Nachmittag? (vas mahhst du hoy-te nahh-mit-tahk) bugün öğleden sonra ne yapıyorsun. Cevap kısa tutulur. Buluşma Treffen wir uns um drei Uhr? Onay Ja, um drei Uhr. Bis dann! (ya um dray u:r bis dann) evet saat üçte, görüşürüz. Somut olay: teneffüste iki öğrenci koridordadır; biri ödev, diğeri eve gitmeyi konuşur; ortak kilit saat üçtür.
A1’de gerekçe cümlesi zorunlu değildir. Okuldan sonra için kalıp nach der Schule (nahh de:r şu-le) yeter. Net saat um drei Uhr ile verilir. gegen drei Uhr üç civarı bu dersin üst sınırına yakındır; sen um kullan. Diyalog ezber şiir değil, değiştirilebilir iskelettir. Saat değişir, fiil değişir, iskelet kalır. Telaffuz: heute hoy-te, Nachmittag nahh-mit-tahk, treffen tref-en. Kapanış Bis dann ile Tschüss (çüs) yan yana gelebilir.
Can-do burada netleşir: arkadaşımla üç turda buluşma saati kararlaştırırım. Yanlış anlaşılma şudur: diyalog ezberlenince gerçek hayatta tek kelime değişince donulur. Donmamak için iskeleti yüksek sesle üç saatle tekrarla: üç, dört, beş. Her tekrarda yalnızca saati değiştir. Koridor gürültüsünde kısa cümle kazanır; uzun cümle kaybolur. Bu yüzden A1’de nazik ve kısa olmak bir nezaket kuralıdır, tembellik değil.
Örnek
Tam diyalog. A: Hallo! Was machst du um drei Uhr? Merhaba, saat üçte ne yapıyorsun. B: Ich lerne. Und du? Çalışıyorum, ya sen. A: Ich gehe nach Hause. Treffen wir uns um drei Uhr? Eve gidiyorum, üçte buluşalım mı. B: Ja, gerne. Bis dann! Evet memnuniyetle, görüşürüz. A: Bis dann! nach Hause nahh hau-ze eve doğru kalıbıdır.
Akşam yirmi: günü tamamlamak ve kontrol etmek
Günün sonu A1’de am Abend ve net saatle kapanır. Um zwanzig Uhr veya um acht Uhr abends aynı anı gösterir. Tipik cümleler: Ich lerne um acht Uhr. Saat sekizde çalışırım. Ich sehe um acht Uhr fern. (ay ze:e um aht u:r fern) saat sekizde televizyon izlerim. fernsehen ayrılır: sehe ... fern. Yatmak: Ich gehe um zehn Uhr schlafen. (ay ge-e um tse:n u:r şla-fen). Resimdeki 20:00, günün kapanış düğmesidir: program okunur, madde evet veya hayır ile işaretlenir.
Kontrol etmek A1’de programı okuyup doğrulamaktır. Soru: Lernst du um acht Uhr? Cevap: Ja, das stimmt. (ya das ştimt) evet doğru. Veya Nein, ich lerne um neun Uhr. hayır, dokuzda çalışırım. Bu hem dinleme hem düzeltme can-do’sudur. Günlük hayatta aile ödevin bitti mi diye sorar; Almanca karşılık kısa olur. Dünya sınıflarında akşam rutini sıkça saat çemberiyle kapanır: öğrenci günü baştan sona bir nefeste söyler. A1 nefesi üç-altı cümledir, kompozisyon değildir.
Telaffuz: zwanzig tsvan-tsih, Abend a-bent, schlafen şla-fen, zehn tse:n. Bir sonraki adımda sıklık zarfları gelecektir; şimdilik saat ve fiil yeter. Öğrenci 20:00’de kâğıdı baştan okur: sabah doğru mu, üçteki buluşma duruyor mu, akşam öğrenme saati kaydı mı. Bu, gerçek hayatta ajanda kontrolünün A1 halidir. Yanlış anlaşılma: kontrol uzun özeleştiri değildir; bir soru, bir kısa cevaptır.
Örnek
Akşam metni: Am Abend lerne ich um acht Uhr. Dann sehe ich fern. Um zehn Uhr gehe ich schlafen. Akşam saat sekizde çalışırım. Sonra televizyon izlerim. Saat onda yatarım. Kontrol: Gehst du um zehn Uhr schlafen? — Ja. Fiillere bak: lerne, sehe ... fern, gehe ... schlafen.
Türkçe kaynaklı sık hatalar
Türkçe kaynaklı en sık hata, sözcük sırasını Türkçe gibi bırakmaktır. Türkçe ben saat yedide kalkarım sırası Almancada Ich um sieben Uhr stehe auf diye yazılırsa yanlış olur. Doğru: fiil ikinci sırada, Ich stehe um sieben Uhr auf. İkinci sık hata, ayrılabilen fiilin ön ekini unutmaktır. Ich stehe um sieben Uhr yarım kalır; auf sonda durmalıdır. Aynı kural fernsehen için geçerlidir: Ich sehe um acht Uhr fern.
Üçüncü hata, isimlerin küçük harfle yazılmasıdır. Almancada her isim büyük harfle başlar: Uhr, Schule, zaman diliminde Morgen, Abend. Dördüncü hata, Türkçe ne yapıyorsun sorusundaki ne’yi ne diye taşımak veya was du machst demektir. Soru Was machst du? olmalı; fiil yine ikinci sıradadır. Beşinci hata, saat önünde in veya bei kullanmaktır. A1 standardı um dur: um drei Uhr.
Telaffuzda Türkçe h ile Almanca ch karışır. ich ih ince ve yumuşak, acht aht. Schule şu-le dir, skule değildir. spät şpe:t, früh fü uzun. Büyük harf ve um ... Uhr ikilisi yazılı çalışmada en çok puan kaybettiren iki noktadır. Düzeltme alışkanlığı üç sorudur: fiil ikinci sırada mı, auf veya fern sonda mı, isim büyük mü. Her diyalogdan sonra bu üç soruyu kendine sor.
Örnek
Yanlış iskelet: ich um drei Uhr treffen du. Doğru parça: Treffen wir uns um drei Uhr? — Ja, um drei Uhr. Çözüm: soruda fiil ikinci konumda treffen hemen wir den önce değil, kalıp Treffen wir uns olarak durur; saat bloğu um drei Uhr hiç bölünmez.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: um halb acht ifadesini sekiz buçuk sanmak Doğrusu: Almanya’da um halb acht 07:30 dur; bir sonraki tam saate buçuk kaladır. Cümleyi blok ezberle.
- Yanlış: Ich aufstehe um sieben Uhr. veya fiili sonda bırakmak Doğrusu: Ayrılan fiilde kök ikinci sıradadır, ön ek sonda durur: Ich stehe um sieben Uhr auf.
- Yanlış: Saat için in drei Uhr veya Türkçe saat üçte sırasını bire bir çevirmek Doğrusu: A1’de standart um drei Uhr dur. Uhr sayıdan sonra büyük harfle yazılır.
- Yanlış: was du machst? veya ne machst du demek Doğrusu: Soru Was machst du? dir. Was başta, fiil ikinci sırada, özne üçüncüdedir.
- Yanlış: Uhr ile Stunde yi karıştırmak; saati um drei diye eksik bırakmak Doğrusu: Uhr saat kaçta için, Stunde süre içindir. Ders standardı um drei Uhr olsun.
Bir adım ileri
A2’de sıklık zarfları gelir: immer, oft, manchmal. Saat dilimi incelir; çeyrek gibi yapılar eklenir. Gerekçe için weil ve dünü anlatmak için Perfekt başlar. Diyalog randevu iptali ve alternatif saat önerisine uzar. Yazılı iş kısa not veya basit e-posta olur. Bugünkü A1 iskeleti um, dann, ich ve du fiilleri o katın temelidir; şimdi kısa ve doğru tutmak yarın uzun cümleyi taşır.
Özet
A1’de günlük program, saat bloğu um ... Uhr ve kısa fiillerle gününü anlatmak, arkadaşınla üç turda buluşma kilitlemektir. Fiil ikinci sırada kalır; aufstehen ve fernsehen parçalanır; isimler büyük yazılır. Koridor, kahvaltı ve akşam yirmi aynı iskeleti kullanır: sor, söyle, onayla.