İtalyanca A1'de selamlaşma ve kendini tanıtma, saate, kişiye ve ortama uygun kısa kalıplarla ilk teması başlatma becerisidir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Selamlaşmak neden ilk derstir?
Dünyanın birçok dil programında A1'in ilk can-do hedefi şudur: insanları selamlayabilirim, nasıllarını sorabilirim ve kısa, ezberlenmiş kalıplarla tepki verebilirim. İtalyanca da böyle öğretilir çünkü selam, diğer tüm cümlelerden önce kapıyı açan işlevdir. Resimdeki gibi yaşıt iki genç ilk kez tanışıp el sıkışırken çoğu zaman samimi dil seçer: Ciao (çao) hem merhaba hem hoşça kal demektir. El sıkışmak, özellikle ilk tanışmada İtalya'da da yaygındır; yanak öpüşü ise genellikle zaten tanışanlar arasındadır ve A1'de taklit etmek zorunda değilsin.
Derslerde selamlar kuru kelime listesi gibi değil, mini diyalog olarak verilir: önce duyarsın, sonra tekrarlarsın, sonra eşinle yer değiştirirsin. Kısa bir tarih notu yeter: Ciao Venedik ağzındaki eski bir nezaket sözünden bugünkü kısa, sıcak selama dönüşmüştür. Bunu derin etimoloji diye ezberleme; sadece neden bu kadar kısa ve neden hem giriş hem çıkış sorusuna cevap olsun. Aynı resimde bile ortam değişirse söz değişir: yaşıt arkadaşa Ciao, az tanıdığın bir yetişkine Salve (salve) veya Buongiorno (buoncorno) daha güvenlidir.
Örnek
Koridorda iki öğrenci: Ciao! Merhaba! Ciao, come stai? Merhaba, nasılsın? Bene, grazie. E tu? İyiyim, teşekkürler. Ya sen? Molto bene. Çok iyiyim. Vedalaşırken yine Ciao veya A dopo (a dopo) Sonra görüşürüz denir.
Günün saatine ve mekâna göre selam
İtalyancada günün dilimi selamı değiştirir. Buongiorno (buoncorno) sabah ve gün içi için iyi günler / günaydın karşılığıdır. Buonasera (buonasera) ikindi ve akşam diliminde iyi akşamlar için kullanılır. Buonanotte (buonanotte) iyi gecelerdir ve genellikle vedalaşırken, uykuya geçerken söylenir; akşam bir yere yeni girdiğinde selam olarak Buonanotte demek yanlıştır. Nötr ve güvenli kapı Salve'dir: çok samimi değil, kaba da değil, günün her saatinde işe yarar. A1 can-do hedefi şudur: alışılmış kısa ifadelerle günün saatine uygun nezaket gösterebilirim.
Kafede garsonla konuşurken yaşıt arkadaşınla konuştuğun dilin aynısını seçme. Garson bir yabancı ve hizmet ortamıdır; Buongiorno veya Buonasera ile başlamak yeter. Somut olay: Elif sabah kahve kuyruğuna girer, gülümser ve önce selam verir. Buongiorno! Günaydın! Garson: Buongiorno, prego. Günaydın, buyurun. Elif henüz uzun sipariş cümleleri kuramasa da selam kısmını doğru yapmıştır. Çıkarken Grazie, arrivederci! (gratsiye, arrivederçi) Teşekkürler, hoşça kalın demek A1 için tam ve yeterlidir. Prego (prego) hem rica ederim hem buyurun anlamına gelebilir; bağlam söyler.
Örnek
Kafede akşam: Buonasera! İyi akşamlar! Buonasera. Prego? İyi akşamlar. Buyurun? Grazie. Teşekkürler. Arrivederci! Hoşça kalın! Öğrenci burada adını söylemek zorunda değildir; selam ve teşekkür yeter.
Kendini tanıtmak: ad, kimlik, memnun oldum
Tanışmanın iskeleti üç parçadır: selam, ad, kısa nezaket sözü. Mi chiamo ... (mi kiyammo) adım ... demektir. Fiil chiamarsi (kiyammarsi) A1'de hazır kalıp olarak öğrenilir; bütün çekimleri ezberlemek zorunda değilsin, önce mi chiamo ve soru hali yeter. Sono ... (sono) ben ...-yim der: Sono studente. Öğrenciyim. Sono Elif. Elif'im. İkisi de doğrudur; doğal konuşmada ada Mi chiamo, mesleğe veya kısa kimliğe Sono daha sık gider. Karşı taraf samimiyse Come ti chiami? (kome ti kiyami) Adın ne? Resmiyse Come si chiama? (kome si kiyama) Adınız ne?
Hoca ile öğrenci sahnesi resmiyeti net gösterir. Yeni öğrenci sınıfa girer. Buongiorno, professore. Mi chiamo Deniz. Piacere. Günaydın hocam. Adım Deniz. Memnun oldum. Öğretmen: Piacere, Deniz. Sono il professore Marino. Memnun oldum Deniz. Ben öğretmen Marino. Piacere (piyaçere) tek başına memnun oldum yeter; uzun cümle A1'de şart değildir. Telaffuz: ch İtalyancada k sesidir, ci ise ç'ye yakındır. Bu yüzden Ciao çao, chiamo kiyammo olur. Hocaya Come sta? (kome sta) Nasılsınız denir; Come stai? (kome stay) yalnızca samimi sen içindir. Cevap kimlik değil hal bildirir: Sto bene, grazie. (sto bene, gratsiye) İyiyim, teşekkürler.
Örnek
Sınıfta ilk gün: Buongiorno. Mi chiamo Elif. Sono studentessa. Piacere. Günaydın. Adım Elif. Öğrenciyim. Memnun oldum. Piacere, Elif. Come sta? Memnun oldum Elif. Nasılsınız? Sto bene, grazie. E Lei? İyiyim, teşekkürler. Ya siz?
Markette ve sokakta kısa tanışma
Market kuyruğunda veya semt pazarında tanışma, sınıftaki tanışmadan daha kısa ve daha rastlantısaldır. Kimse senden uzun özgeçmiş beklemez. A1 can-do hedefi: basit kişisel sorulara basit cevap verebilirim. Ciao, mi chiamo Mert. E tu? Merhaba, adım Mert. Ya sen? Piacere, sono Aylin. Memnun oldum, ben Aylin. Bir bilgi daha eklenebilir: Sono turco. (sono turko) Türküm, erkek konuşmacı; Sono turca. (sono turka) Türküm, kadın konuşmacı. Millet adında bu küçük uyum A1'de erken gelir; bunu zor gramer diye erteleme, iki kelimelik bir alışkanlıktır.
Sık görülen olay: iki öğrenci aynı rafta. Biri sözü selamla açar, sonra adını söyler. Scusa (skuza) affedersin samimi, Scusi (skuzi) affedersiniz daha resmi ve yabancılar için daha güvenlidir. Ardından Di dove sei? (di dove sey) Nerelisin? Cevap kısa tutulur: Sono di Ankara. Ankaralıyım. Di burada yer bildirir. A1'de şehir adı yeter; bölge, mahalle ve uzun açıklama bir sonraki seviyenin işidir. Dünya genelinde bu ünite kişisel kimlik başlığı altında yürür: ad, ülke, şehir, öğrenci olup olmadığın. Markette amaç sohbeti uzatmak değil, anlaşılır ilk izlenim bırakmaktır.
Örnek
Market rafında: Ciao! Mi chiamo Mert. E tu? Merhaba! Adım Mert. Ya sen? Piacere, mi chiamo Aylin. Sono di İzmir. Memnun oldum, adım Aylin. İzmirliyim. Sono di Ankara. A dopo! Ankaralıyım. Sonra görüşürüz!
Dükkanda resmiyet: kırtasiye örneği
Kırtasiye dükkanında tezgahtar genellikle yabancı bir yetişkindir. Samimi Ciao bazen duyulur ama A1 öğrencisi için güvenli yol Buongiorno veya Salve'dir. Kendini tanıtmak her alışverişte şart değildir; yalnızca fiyat sorarken adını söylemezsin. Sipariş, kayıp eşya, okul listesi veya adının yazılması gereken bir durumda ise kısa tanıtım gerekir. Resimdeki sahne tam da budur: konuşma salt alışveriş olmaktan çıkmış, öğrenci adını vermiştir. A1 can-do: resmiyeti ayırt ederek çok kısa kişisel bilgi verebilirim.
Resmi dilde Lei (ley) siz karşılığıdır ve fiil üçüncü şahsa geçer. Come sta? nasılsınız demektir; Come stai? demek burada teklifsiz kaçabilir. Çıkış selamı Arrivederci veya daha resmi ArrivederLa (arrivederla) hoşça kalın olabilir; A1'de Arrivederci yeter. Signore (sinyore) beyefendi, Signora (sinyora) hanımefendi, okulda professore / professoressa (professore / professoressa) öğretmen için kullanılır. Günlük hayattaki yerini şöyle düşün: dükkan, ofis ve ilk kez gördüğün yetişkin = güvenli selam; bahçedeki arkadaş = Ciao. Bu ayrımı erken öğrenmek, sonra düzeltmekten kolaydır.
Örnek
Kırtasiyede: Buongiorno. İyi günler. Buongiorno. Prego. İyi günler. Buyurun. Mi chiamo Selin. Sono studentessa. Adım Selin. Öğrenciyim. Piacere, Selin. Memnun oldum Selin. Grazie, arrivederci! Teşekkürler, hoşça kalın!
Türkçe konuşanların sık düştüğü tuzaklar
Birinci tuzak herkese Ciao demektir. Türkçede merhaba geniş bir kapıdır; İtalyancada Ciao arkadaş, aile ve yaşıt kapısıdır. Hocaya, müdüre ve ilk kez gördüğün yetişkine Buongiorno veya Salve daha doğrudur. İkinci tuzak Sono bene demektir. Türkçe iyiyim olmak fiiline benzer; İtalyancada nasılsın sorusu stare (stare) fiiliyledir. Doğru cevap Sto bene. Sono kimlik içindir: Sono studente. Üçüncü tuzak akşam bir yere varınca Buonanotte ile selamlamaktır. Bu söz iyi geceler, uykuya yakın vedaya yakındır. Akşam karşılaşmasında Buonasera kullan.
Dördüncü tuzak Il mio nome è ... kalıbını benim adım diye bire bir çevirmektir. Anlaşılır ama doğal A1 kalıbı Mi chiamo ...'dir. Beşinci tuzak Lei varken Come stai? demektir; resmi sizde fiil değişir: Come sta? Telaffuz tuzakları da Türkçeden gelir: Ciao kiao veya siao değil, çao; Grazie Fransızca gibi grasi değil, gratsiye; chiamo çiamo değil kiyammo. Io mi chiamo gramer olarak mümkündür ama A1'de kalıp sade haliyle Mi chiamo'dur. Bunları ayrı bir hata listesi gibi değil, her diyalogdan sonra bir kontrol sorusu gibi kullan: Kime konuşuyorum, saat kaç, hal mi kimlik mi söylüyorum?
Örnek
Yanlış: hocaya Ciao, sono bene, il mio nome è Deniz. Doğrusu: Buongiorno, professore. Mi chiamo Deniz. Sto bene, grazie. Günaydın hocam. Adım Deniz. İyiyim, teşekkürler.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Herkese ve her saatte Ciao demek, merhaba ile aynı genişlikte bir söz sanmak. Doğrusu: Ciao samimi ve yaşıtlar arasıdır. Öğretmen, tezgahtar ve az tanıdığın yetişkin için Buongiorno, Buonasera veya Salve seçilir.
- Yanlış: Nasılsın sorusuna Sono bene diye cevap vermek. Doğrusu: Hal sormak stare ile gider: Sto bene. Sono kimlik içindir, örneğin Sono studentessa.
- Yanlış: Akşam bir yere girerken Buonanotte ile selamlamak. Doğrusu: Buonanotte veda ve gece dileğidir. Akşam karşılaşmasında Buonasera kullanılır.
- Yanlış: Benim adım diye Il mio nome è ... kalıbını ilk ve tek yol sanmak. Doğrusu: A1'de doğal ve beklenen kalıp Mi chiamo ...'dir. Sono ile ad da söylenebilir ama uzun iyelik cümlesi şart değildir.
- Yanlış: Lei ile konuşurken Come stai? demek veya Ciao'yu resmi kişiye taşımak. Doğrusu: Resmi sız Come sta? ister. Fiil kişiye göre değişir; yalnızca zamiri değiştirmek yetmez.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta, A2'de selam ve tanıtım tek cümle olmaktan çıkar, kısa sohbet olur. Telefonda açılış, kısa yazılı ileti ve biraz daha zengin nasılsın turları eklenir. Kendini tanıtma aile, günlük rutin ve basit beğenilerle birleşir; tu ve Lei seçimi diyalog içinde otomatikleşmeye başlar. Amaç artık yalnızca kapıyı açmak değil, iki üç tur konuşmayı düşmeden sürdürmektir.
Özet
A1'de selam saate ve kişiye göre seçilir: samimi Ciao, güvenli Salve, dilime göre Buongiorno veya Buonasera. Kendini tanıtmanın omurgası Mi chiamo, Sono ve Piacere'dir; hale Sto bene ile cevap verilir. Türkçeden gelen tuzaklar çoğunlukla herkese aynı selamı taşımak, Sono bene demek ve resmi fiili unutmaktır.