QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

İş ve kariyer kelime seti (contrato, jornada, promoción)

Yabancı Diller · İspanyolca B2 · İş Hayatı ve Kariyer
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Konu anlatımı

İş hayatında contrato, jornada ve promoción üçlüsü, B2 öğrencisinin çalışma koşullarını tarif etmesini, bir teklifi anlamasını ve kariyerini İspanyolca planlamasını mümkün kılar.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Üç kelime, bir iş hayatı haritası

Tahtadaki üç kelime ve basit semboller bu iş hayatı üçlüsünü nasıl hatırlatıyor?

CEFR B2 can-do hedefi şudur: öğrenci iş koşullarını tarif edebilir, bir teklifteki temel terimleri anlayabilir ve kariyer planını doğru cümlelerle anlatabilir. Dünyada bu konu çoğu zaman sahte iş ilanları, rol yapma ve kısa sözleşme metinleriyle öğretilir; amaç ezber liste değil, gerçek bir entrevista de trabajo (en-te-REW-sta de tra-BA-ho) yani iş görüşmesi içinde kelimeyi kullanmaktır. Tahtada üç sözcüğü sembolle görmek belleği görsele bağlar: kalem ve kâğıt contrato, saat jornada, merdiven promoción.

Telaffuz Türkçe harflerle netleşir. Contrato kon-TRA-to, vurgu ikinci hecededir ve el contrato erkek addır. Jornada hor-NA-da; İspanyolcadaki j, Türkçedeki h’ye yakındır, asla c gibi okunmaz. Promoción Latin Amerika’da pro-mo-SYON, İspanya’da c sesi dişler arasından gelir; la promoción dişil addır. Bu üçlü B2’yi aşmayan günlük iş İspanyolcasının omurgasıdır.

İş İspanyolcası öğretimi uzun süredir iletişimsel yaklaşıma yaslanır: öğrenci oferta de empleo (o-FER-ta de em-PLE-o) okur, soru sorar, cevap verir. Günlük hayatta üç kelime kahve molasında bile çıkar. Bir sonraki adım, aynı sözcükleri şikâyet, pazarlık ve gelecek planı cümlelerine yerleştirmektir.

Örnek

— ¿Qué tipo de contrato te han ofrecido? (ke Tİ-po de kon-TRA-to te an o-fre-Sİ-do) Sana ne tür bir sözleşme teklif ettiler? — Un contrato indefinido, con jornada completa y posibilidad de promoción. (un kon-TRA-to in-de-fi-Nİ-do, kon hor-NA-da kom-PLE-ta i po-si-bi-li-DAD de pro-mo-SYON) Belirsiz süreli bir sözleşme, tam gün çalışma ve terfi imkânı ile.

Contrato: imza, türler ve geri dönüşü zor an

İşe alımda imzalanan belgenin İspanyolcadaki adı nedir ve bu an neden önemlidir?

Contrato çalışma ilişkisinin yazılı çerçevesidir. B2’de en sık üç tür görülür: contrato indefinido (in-de-fi-Nİ-do) belirsiz süreli, contrato temporal (tem-po-RAL) belirli süreli, contrato en prácticas (en PRÁK-ti-kas) staj sözleşmesi. Kalıp firmar un contrato (fir-MAR un kon-TRA-to) sözleşme imzalamaktır; Türkçedeki yapmak kalıbı buraya taşınmaz. Resimdeki imza ânı tam da bu eylemdir: imza atılınca haklar ve yükümlülükler yazılı hale gelir.

Sık kullanılan cümleler B2 sınırını aşmaz. He firmado el contrato esta mañana. (e fir-MA-do el kon-TRA-to ES-ta ma-NYA-na) Bu sabah sözleşmeyi imzaladım. El contrato es de seis meses. (el kon-TRA-to es de seys ME-ses) Sözleşme altı aylıktır. Quiero un contrato indefinido. (KYE-ro un kon-TRA-to in-de-fi-Nİ-do) Belirsiz süreli bir sözleşme istiyorum. Öğrenci ayrıca las condiciones del contrato (las kon-di-SYO-nes del kon-TRA-to) sözleşme koşulları ifadesini tanımalıdır.

Dünyada bu konu çoğu ders kitabında iş ilanı okuma ve kısa rol yapma ile verilir; tarihçe olarak iletişimsel yöntem, ezber fiil listesinin yerini almıştır. Günlük hayatta stajyer, kasiyer veya yazılım stajı fark etmez: imzadan önce leer el contrato (le-ER el kon-TRA-to) sözleşmeyi okumak B2 can-do’sunun parçasıdır. Yanlış anlama şudur: sözleşme yalnızca maaş satırıdır; oysa süre, deneme süresi ve çalışma biçimi de metnin içindedir.

Örnek

— ¿El contrato incluye un periodo de prueba? (el kon-TRA-to in-KLU-ye un pe-RYO-do de PRWE-ba) Sözleşme deneme süresi içeriyor mu? — Sí, de dos meses, y luego pasa a indefinido. (si, de dos ME-ses, i LWE-go PA-sa a in-de-fi-Nİ-do) Evet, iki aylık; sonra belirsiz süreliye döner.

Jornada: zaman, ritim ve daha az çalışma süresi

Görseldeki daha az çalışma süresi fikri hangi İspanyolca kelimeyle bağlanır?

Jornada bir iş gününün süresini ve düzenini adlandırır; İngilizce journey ile akraba görünse de B2’de yolculuk değildir. Temel eşdizimler şunlardır: jornada laboral (hor-NA-da la-bo-RAL) çalışma süresi, jornada completa (kom-PLE-ta) tam gün, jornada parcial (par-SYAL) yarı zamanlı, media jornada (ME-dya hor-NA-da) yarım gün. Kalıp trabajar a jornada completa (tra-ba-HAR a hor-NA-da kom-PLE-ta) tam gün çalışmaktır. Telaffuz uyarısı: j her zaman h sesine yakındır.

Pratik sonuç günlük hayatta maaş kadar konuşulur. Tengo jornada parcial por la tarde. (TEM-go hor-NA-da par-SYAL por la TAR-de) Öğleden sonra yarı zamanlı çalışıyorum. En verano hacemos jornada intensiva. (en be-RA-no a-SE-mos hor-NA-da in-ten-Sİ-ba) Yazın yoğun ve daha kısa gün uyguluyoruz. Quiero reducir la jornada. (KYE-ro re-du-SİR la hor-NA-da) Çalışma süremi azaltmak istiyorum. Görseldeki daha az süre fikri tam da jornada reducida veya jornada parcial ile bağlanır.

Dünyada bu kelime iş-yaşam dengesi ünitelerinde, Avrupa’da ise yazın kısa mesai kültürüyle birlikte öğretilir. Sık yanlış anlama, jornada sözcüğünü yalnızca takvim günü sanmaktır; oysa kastedilen çoğu zaman saatlerin toplamı ve düzenidir. B2 öğrencisi sorabilir: ¿Cuál es la jornada semanal? (kwal es la hor-NA-da se-ma-NAL) Haftalık çalışma süresi nedir?

Örnek

— ¿Es jornada completa o parcial? (es hor-NA-da kom-PLE-ta o par-SYAL) Tam gün mü, yarı zamanlı mı? — Parcial, de veinte horas, y me va bien para estudiar. (par-SYAL, de BEYN-te O-ras, i me ba BYEN PA-ra es-tu-DYAR) Yarı zamanlı, yirmi saat; ders çalışmama da uyuyor.

Promoción: terfi, basamak ve dikkat edilmesi gereken çift anlam

Görseldeki terfi imkânı İspanyolcada hangi kelimeyle karşılanır ve başka ne anlama gelebilir?

Promoción iş bağlamında basamakta yükselmeyi, yani terfiyi adlandırır. Sık kalıplar: conseguir una promoción (kon-se-GİR U-na pro-mo-SYON) terfi almak, pedir una promoción (pe-DİR) terfi istemek, tener posibilidades de promoción (te-NER po-si-bi-li-DA-des de pro-mo-SYON) terfi imkânı olmak. Yakın sözcük ascenso (as-SEN-so) de B2’de aynı alanda dolaşır. Telaffuz: pro-mo-SYON; vurgu syon hecesine yakındır ve sözcük dişildir: una promoción interna (in-TER-na) iç terfi.

Çift anlam B2’de bilinçli öğretilmelidir. Mağazada promoción indirim, kampanya, vitrin fırsatı olabilir; ofiste ise kariyer basamağıdır. He conseguido una promoción a jefe de equipo. (e kon-se-Gİ-do U-na pro-mo-SYON a HE-fe de e-Kİ-po) Ekip şefliğine terfi aldım. Hay una promoción de verano en la tienda. (ay U-na pro-mo-SYON de be-RA-no en la TYEN-da) Mağazada yaz kampanyası var. Türkçe konuşan öğrenci ikinci anlamı kendi dilindeki promosyon sözcüğünden tanır; birinci anlamı ise bilinçli eklemelidir.

Dünyada kariyer ünitesi çoğu zaman hedef koyma ve geçmiş başarı anlatımıyla birleşir. Günlük hayatta mülakat sorusu şudur: ¿Dónde te ves dentro de cinco años? (DON-de te bes DEN-tro de SİN-ko A-nyos) Beş yıl sonra kendini nerede görüyorsun? Cevapta promoción doğal durur. Sık yanlış, her yükselişi yalnızca zam sanmaktır; terfi unvan, sorumluluk ve bazen jornada değişimini de getirir.

Örnek

— ¿Hay posibilidades de promoción en esta empresa? (ay po-si-bi-li-DA-des de pro-mo-SYON en ES-ta em-PRE-sa) Bu şirkette terfi imkânı var mı? — Sí, después de un año puedes pedir un ascenso. (si, des-PWES de un A-nyo PWE-des pe-DİR un as-SEN-so) Evet, bir yıl sonra terfi isteyebilirsin.

Üçlüyü bir arada kullanmak: pratik sonuçlar ve kısa diyalog

Daha az çalışma süresi, terfi imkânı ve sözleşme aynı sahnede nasıl bir iş hikâyesi anlatır?

B2 can-do’su kelimeleri tek tek bilmek değil, onları aynı konuşmada örmektir. Öğrenci şunu söyleyebilmelidir: sözleşme türünü, süreyi ve gelecek basamağını tek nefeste bağlamak. Firmaré un contrato indefinido a jornada parcial, con posibilidad de promoción. (fir-ma-RE un kon-TRA-to in-de-fi-Nİ-do a hor-NA-da par-SYAL, kon po-si-bi-li-DAD de pro-mo-SYON) Yarı zamanlı, belirsiz süreli bir sözleşme imzalayacağım; terfi imkânı da var. Görseldeki pratik sonuçlar tam bu cümlede birleşir: süre, imza, yükselme.

Kısa bir ofis sohbeti B2 düzeyini aşmaz ve günlük hayattaki yerini gösterir. İnsan kaynakları, staj koordinatörü veya bir arkadaş fark etmez; üç kelime aynı masada durur. Me han cambiado la jornada y ahora tengo más tiempo para formarme. (me an kam-BYA-do la hor-NA-da i a-O-ra TEM-go mas TYEM-po PA-ra for-MAR-me) Çalışma sürem değişti, şimdi kendimi yetiştirmek için daha çok zamanım var. Formarse burada eğitim almak, gelişmek anlamındadır ve terfi yolunun doğal parçasıdır.

Dünyada bu birleştirme çoğu zaman görev kartıyla öğretilir: öğrenci bir iş teklifini okur, üç soruya cevap verir. Sık yanlış anlama, üç kelimeyi ayrı kutulara kilitlemektir; gerçek hayatta ise birinin değişmesi diğerini çeker. Daha kısa jornada bazen terfiyi geciktirebilir; belirsiz süreli contrato ise promoción kapısını açabilir. Öğrenci neden-sonuç cümlesi kurmalıdır: Si firmo este contrato, podré pedir una promoción más adelante. (si FIR-mo ES-te kon-TRA-to, po-DRE pe-DİR U-na pro-mo-SYON mas a-de-LAN-te) Bu sözleşmeyi imzalarsam ileride terfi isteyebilirim.

Örnek

— He firmado el contrato. Es jornada reducida, pero hay promoción interna. (e fir-MA-do el kon-TRA-to. es hor-NA-da re-du-Sİ-da, PE-ro ay pro-mo-SYON in-TER-na) Sözleşmeyi imzaladım. Süre kısaltılmış ama iç terfi var. — Entonces te conviene: menos horas y un posible ascenso. (en-TON-ses te kon-BYE-ne: ME-nos O-ras i un po-Sİ-ble as-SEN-so) O zaman işine gelir: daha az saat ve olası bir terfi.

Türkçe kaynaklı sık hatalar

Birinci grup hata cinsiyet ve artikeldir. Türkçede cinsiyet olmadığı için öğrenci la contrato veya artikelsiz contrato es bueno diyebilir; doğrusu el contrato ve el contrato es bueno (el kon-TRA-to es BWE-no) sözleşmesi iyidir. Jornada ve promoción dişildir: la jornada completa, una promoción justa (HUS-ta) adil bir terfi. İkinci grup, Türkçe yapmak fiilinin her yere taşınmasıdır. Hacer un contrato günlük konuşmada duyulsa da B2’de hedef kalıp firmar un contrato veya ofrecer un contrato (o-fre-SER) sözleşme teklif etmektir.

Üçüncü grup, ses ve sahte dostlardır. Jornada sözcüğündeki j, Türkçe c değildir; hor-NA-da demek gerekir. Promoción Türkçedeki promosyon ile karışır: markette kampanya, işte terfi. Öğrenci He pillado una promoción gibi kalıpları iş bağlamında kullanmamalıdır; terfi için conseguir veya obtener una promoción (ob-te-NER) yeğlenir. Dördüncü grup, İngilizce journey etkisidir: jornada yolculuk cümlesine sokulmamalıdır. Beşinci grup, tam gün ile tam sözleşme karışımıdır: jornada completa süre, contrato indefinido ise sürenin belirsiz oluşudur; ikisi aynı şey değildir.

Düzeltme yolu ezber uyarı cümlesi değil, mini diyalog tekrarlarıdır. Öğrenci her yeni cümlede artikel, fiil ve anlam katmanını birden kontrol eder. El contrato, la jornada, la promoción üçlüsünü sesli tekrar etmek, Türkçe kopyayı kırar. B2 can-do burada şudur: hata yaptığını fark edip aynı turda doğrusunu söyleyebilmek.

Örnek

Yanlış: He hecho un contrato a jornada journey y he tomado promoción en el súper. Doğru: He firmado un contrato a jornada completa y he conseguido una promoción en el trabajo. (e fir-MA-do un kon-TRA-to a hor-NA-da kom-PLE-ta i e kon-se-Gİ-do U-na pro-mo-SYON en el tra-BA-ho) Tam gün bir sözleşme imzaladım ve işte terfi aldım.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Promoción her zaman Türkçedeki promosyon gibi indirim veya kampanyadır. Doğrusu: İş bağlamında asıl B2 anlamı terfidir. Mağaza cümlesinde kampanya olabilir; ofiste conseguir una promoción yükselmek demektir.
  • Yanlış: Jornada İngilizce journey gibi yolculuktur veya yalnızca takvim günüdür. Doğrusu: İş İspanyolcasında jornada çalışma süresi ve düzenidir: completa, parcial, intensiva. Yolculuk için başka sözcükler kullanılır.
  • Yanlış: Contrato dişildir veya Türkçedeki kontrat gibi artikelsiz gider. Doğrusu: Doğrusu el contrato erkek addır. La jornada ve la promoción ise dişildir; artikel ezberlenmeden cümle kurulmamalıdır.
  • Yanlış: Tam gün çalışma ile belirsiz süreli sözleşme aynı şeydir. Doğrusu: Jornada completa günlük veya haftalık saati, contrato indefinido ise ilişkinin süresinin açık uçlu oluşunu anlatır. İkisi birlikte gelebilir ama eşanlamlı değildir.
  • Yanlış: Sözleşme için her zaman hacer fiili yeter. Doğrusu: Hedef kalıp firmar un contrato imzalamak, ofrecer un contrato teklif etmektir. Yapmak kalıbı Türkçeden birebir taşınmamalıdır.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta öğrenci bu üç kelimeyi pazarlık, şikâyet ve resmi dilekçe diline taşır. C1’e giden yolda iş hukuku tadında ama hâlâ genel olan convenio, nómina, despido gibi sözcükler ve dilek kipi ile quiero que me cambien la jornada türü cümleler gelir. Metinler uzar: gerçek sözleşme maddesi, performans görüşmesi tutanağı, kariyer planı yazısı. Amaç artık kelime tanımak değil; koşul, itiraz ve gelecek senaryosunu İspanyolca yönetebilmektir.

Özet

Contrato, jornada ve promoción B2 iş İspanyolcasının omurgasıdır: imza, süre ve terfi aynı konuşmada örülür. Telaffuz, artikel ve Türkçe sahte dostlar bilinçli düzeltilmezse cümle yanlış yere kayar. Öğrenci bu üçlüyle bir teklifi anlayabilir, kısa diyalog kurabilir ve bir sonraki adımda daha resmi iş metinlerine geçebilir.

Aynı ünitedeki konular

‹ Mesleki değerlendirme yapıları (es importante que + subjuntivo)İş görüşmesi kalıpları ve kısa diyalog ›